İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2763 E. 2020/5207 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri nakit alacak↗ gayrinakdi alacak↗ nakit alacak↗ kefalet tarihi↗ depo talebi↗ teminat mektubunun nakde çevrilmesi↗ akdi faiz oranı↗ akdi faiz↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ kötü niyet tazminatı↗ garantörlük↗ tbk 99↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kefil↗ kötü niyet↗ temerrüt faizi↗ taahhütname↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının kefil sıfatıyla nakit alacak yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, çek bedellerinin depo edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre gayrinakit alacak talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin gayri nakit alacak yönünden yerinde olduğu, davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45.
maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir akdi faiz oranı veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, nakdi ve gayrinakdi çek bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde gayrinakdi alacak kapsamında depo talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın çek bedelinin depo edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince kefilin çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü kaldırılarak yeniden hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden gayrinakdi alacak yönünden depo talebinin dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkemesinin gayri nakdi depo talebine yönelik kararı doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8131 E. 2013/11101 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalılar müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalamışlardır.
Sözleşmenin 13. maddesi hükmüne göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu «kefiller» de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, alacaklının «gayri nakdi kredi» nedeniyle «depo» talep hakkının varlığının ancak yargılama ile anlaşılabileceği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · gayri nakdi kredi · hesap kat · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaŞti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile reddine karar verilmiştir.Dosya içinde mevcut kredi sözleşmelerini M..
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek alacak «muaccel» hale gelmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini isteyen alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, bankacılık işleminden kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2640 E. 2013/4199 K.
Ortak:depo kararı · müteselsil kefil · kefil · çek · temerrüt
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Benzer bu karardaŞti’nin borçlu, diğer davalıların müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile sözleşmeleri imzaladıkları, sözleşmenin 12. ve 35. maddeleri hükümlerine göre, «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin her zaman banka tarafından istenebileceği şart koşulmuş ve borçlu kefiller de bu sözleşmeyi imzalayarak bu şartları aynen kabul etmişlerdir.
Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · borçlunun temerrüdü · hesap kat · i̇i̇k 257 · muacceliyet · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, elde bulunan «çek» bedellerine ilişkin olarak riskin henüz gerçekleşmediği, gayri nakdi alacak olarak ifade edilen talep yönünden İİK'nın «257». maddesinde düzenlenen hallerin mevcudiyeti konusunda delil sunulmadığı gerekçesiyle, talebin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 5.300,41 TL yönünden «ihtiyati haciz» kararı verilmiş, fazlaya ilişkin talep ise reddedilmiştir.
Şti. arasında düzenlenen sözleşmeler ile adı geçen şirkete kredi kullandırıldığını, diğer borçluların ise «kredi sözleşmelerinin» müteselsil borçlu ve kefilleri olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini ileri sürerek, «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan inceleme sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Şti’ne kullandırılan «gayrinakdi kredi» bedelleri için «hesap kat» edilerek «borçlular temerrüde» düşürülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, gayrinakdi krediler yönünden bankanın «muaccel» bir alacağının mevcut olmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15233 E. 2016/575 K.
Ortak:gayri nakit alacak · gayrinakdi alacak · nakit alacak · depo kararı · müteselsil kefil · kefalet · garantörlük · kefil
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın «nakit alacak» yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki «çek» yaprakları bedellerinin «depo» edilmesi talebinin kabulüne, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, hakkında «ihtiyati haciz» istenenlerden ...'nin «kredi sözleşmesinde» kredi kullanan dava dışı borçluya, 6.000.000,00 TL artırımla 8.000.000,00 TL üzerinden «kefil» olduğu, kefil borçlulardan ...'ın ise «kefaletinin» «teminatını» teşkil etmek üzere ...
Noterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kat ihtarı · hesap kat · i̇i̇k 257 · ipotek · genel kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaNoterliği tarafından düzenlenen 17.10.2014 tarih ve .... yevmiye sayılı «hesap kat ihtarnamesinde», «gayrinakit alacaklar» yönünden «depo» istemi de mevcut olup, söz konusu «kat ihtarı», aleyhine «ihtiyati haciz» istenen müşterek borçlu ve müteselsil kefillere tebliğ edilmiş olduğundan TBK’nın 586/1 maddesinde düzenlenen ifada gecikme ve ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun da gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Ancak, dosya içinde mevcut ve aleyhine «ihtiyati haciz» istenenlerin müşterek borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatı ile imzalarının bulunduğu 02.08.2011 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» 13. ve 31.07.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin ise 11. maddelerinde «gayrinakdi kredi» bedellerinin bankaya «depo» edilmesinin, her zaman banka tarafından istenebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.
23/10/2013 gün .....y. ile 990.000,00 TL'lik «ipotek» verdiği görülmekle, hakkında «ihtiyati haciz» istenen «kefil» borçlulara tebliğ olunan ....
Mahkemece, nakit krediden dolayı «ihtiyati haciz» talebi kabul edilmiş ve iade edilmeyen «çek» yaprakları sebebiyle bankanın «hamile» ödemekle yükümlü olduğu yasal karşılıklar, meri «teminat» mektupları ve .... kredisi nedeniyle «garanti» edilen alacaklar toplamından oluşan ve «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep ise reddedilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4527 E. 2013/6101 K.
Ortak:gayrinakdi alacak · depo kararı · çek · teminat
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının «kefil» sıfatıyla «nakit alacak» yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, «çek» bedellerinin «depo» edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre «gayrinakit alacak» talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin «gayri nakit alacak» yönünden yerinde olduğu, davacının «teminat mektubunun nakde çevrilmesi» nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde «temerrüt faizine» ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir «akdi faiz oranı» veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin kabulüne, «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, nakdi ve gayrinakdi «çek» bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde «gayrinakdi alacak» kapsamında «depo» talebinde bulunmuştur.
İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın «çek» bedelinin «depo» edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince «kefilin» çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü «kaldırılarak yeniden» hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden «gayrinakdi alacak» yönünden «depo talebinin» dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve «taahhütlerinden», mevzuattan kaynaklanan çek «garanti» tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya «müteselsil kefil» sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ... sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, «kefalet tarihlerini» kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkem …
Benzer bu karardaAncak somut durumda bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun .... maddesinin .... bendi gereği karşı tarafça iade edilmeyen «çek» yapraklarının, «ibrası» ve karşılığının bulunmaması halinde herbir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktarın çek hesabı lehine tesis edilmiş ve dönülemez nitelikte gayrinakdi bir kredi olduğu, ayrıca taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» .... maddesine istinaden bankanın bu nevi alacakları ile ilgili nakit «depo» ve «teminat» talep hakkının mevcut bulunduğu gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» talep eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» isteminin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 556.772,42 TL'lik alacağın temini bakımından tüm borçluların «malvarlığının» ihtiyaten haczine, on bir adet «çek» yaprağının düzenlendiğine dair belge sunulmadığı için 11.000,00 TL «gayrinakdi alacak» tutarına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi kredi · malvarlığına ilişkin dava · ibra · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
Benzer bu karardaAncak somut durumda bankanın 5941 sayılı Çek Kanunu'nun .... maddesinin .... bendi gereği karşı tarafça iade edilmeyen «çek» yapraklarının, «ibrası» ve karşılığının bulunmaması halinde herbir çek yaprağı için ödemekle yükümlü olduğu miktarın çek hesabı lehine tesis edilmiş ve dönülemez nitelikte gayrinakdi bir kredi olduğu, ayrıca taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» .... maddesine istinaden bankanın bu nevi alacakları ile ilgili nakit «depo» ve «teminat» talep hakkının mevcut bulunduğu gözden kaçırılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle «ihtiyati haciz» talep eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, talep ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» isteminin kısmen kabulü ile nakdi alacak tutarı olan 556.772,42 TL'lik alacağın temini bakımından tüm borçluların «malvarlığının» ihtiyaten haczine, on bir adet «çek» yaprağının düzenlendiğine dair belge sunulmadığı için 11.000,00 TL «gayrinakdi alacak» tutarına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
İstem, «ihtiyati haciz» kararı verilmesine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle «gayrinakdi kredi» niteliğindeki alacak kalemine yönelik talep reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2763 E. , 2020/5207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2017 tarih ve 2016/718 E- 2017/857 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.02.2019 tarih ve 2018/982 E- 2019/143 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının dava dışı Kareyapı Ltd. Şti. ile davacı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinden müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduğunu, davacının teminat mektubu tazmini, ticari ve spot krediler, ticari kredi kartından kaynaklanan nakit ve 18 adet çek yaprağının borçlu yedinde bulunmasından kaynaklanan gayri nakit riskinin depo edilmesinden doğan kredi alacağının ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının kredi borçlarından sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla dava konusu kredi borçlarından sorumluluğunun olduğu, hükme esas alınan rapora göre davacının raporda hesaplanan miktar kadar alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalının kefil sıfatıyla nakit alacak yönünden davacıya karşı sorumlu olduğu, çek bedellerinin depo edilmesi yönünden, taraflar arasında imzalanan sözleşmede kefilin bu bedelden açıkça sorumlu olduğunun düzenlenmediği, buna göre gayrinakit alacak talebinin reddi gerektiği, davalının istinaf talebinin gayri nakit alacak yönünden yerinde olduğu, davacının teminat mektubunun nakde çevrilmesi nedeniyle oluşan tazminat alacağına uygulanacak faiz oranı yönünden temyiz isteminin, 28.12.2011 tarihli sözleşmenin 45. maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenleme yapılmış ise de, sözleşmenin 45.
maddesinde temerrüt faizine ilişkin düzenlemede herhangi bir akdi faiz oranı veya miktarı belirtilmediği, davacı bankanın kredi müşterisine ve kefillerine hiçbir şekilde bildirilmeyen en yüksek akdi faiz oranı ve temerrüt faiz oranının tespitinde esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirkete uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %24.24 olup temerrüt faiz oranının da buna göre %36.36 olacağı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin gayrinakit alacak yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına ve buna göre yeniden hüküm kurulmasına; davanın kısmen kabulüne, itirazın nakit alacak yönünden kabul edilen miktar üzerinden kaldırılmasına, borçlu nezdindeki çek yaprakları bedellerinin depo edilmesi talebinin reddine, icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, nakdi ve gayrinakdi çek bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı banka takip talebinde gayrinakdi alacak kapsamında depo talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince her ne kadar gerekçede sözleşmenin ilgili maddesinden bahsedilmeksizin davalı tarafın çek bedelinin depo edilmesi talebi yönünden de sorumluluğuna gidilecek şekilde hüküm kurulmuş ve ilk derece mahkemesi kararının davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine istinaf mahkemesince kefilin çek depo bedelinden sorumlu tutulabilmesi için bu hususta özel bir düzenlemenin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin bu yöndeki hükmü kaldırılarak yeniden hüküm verilmiş ise de, icra takibinin konusunu teşkil eden gayrinakdi alacak yönünden depo talebinin dayanağını teşkil eden 30.10.2012 tarihli sözleşmenin (10.9).maddesinde açıkça “Müteselsil kefiller, bankanın merkez ve tüm şubelerinde müşteri lehine açılmış veya açılacak her türlü krediler ile bu kredilere ilişkin olarak doğmuş ve doğacak tüm borç ve taahhütlerinden, mevzuattan kaynaklanan çek garanti tutarlarından (Çek kanunu uyarınca bankanın ödemekle yükümlü olduğu yasal ödeme tutarlarından) ve gerek yalnız olarak gerekse diğer kişilerle birlikte asaleten veya müteselsil kefil sıfatıyla krediler sebebiyle doğmuş ve doğacak bütün borçlarından, ...
sorumlu olduklarını, sorumlu oldukları azami miktarı, kefalet tarihlerini kendi el yazılarıyla belirtmek suretiyle ve imzalarıyla TBK’nun ilgili hükümlerine uygun olarak aşağıda kabul etmişlerdir...” düzenlemesi karşısında istinaf mahkemesinin gayri nakdi depo talebine yönelik kararı doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, dava dosyasının Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626511300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz