İcra takibine itirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3325 E. 2025/1463 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
defter ibrazından kaçınma↗ ticari defter ibrazı↗ ihtarat↗ mazeret↗ icra inkâr tazminatı↗ ticari defter ve kayıtlar↗ ba formu↗ ticari defter kayıtları↗ yemin↗ kesin süre↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ ticari defter↗ fatura↗ asıl alacak↗ yasal faiz↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/381 E., 2023/1210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında sözlü olarak akdedilen mal tedarik anlaşmasına göre müvekkilinin davalıya 30.08.2022 tarihinde 1.220.310,61 TL bedelli fatura keserek teslim ettiğini, ancak davalı tarafça fatura bedeli ödenmeyince davalı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2022/89183 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkilinin teslim aldığı her ürünün bedelini ödediğini, davaya konu fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın fatura tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm ticari defterlerini ibraz ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun ihtarat yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği defter ibrazından kaçınmış sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat kaydının ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine teslim edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA formu ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, mal teslim olgusunun kanıtlandığı, aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı ticari defterlerine de dayanmıştır. Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220/3 hükmünde belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir. Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222/3 hükmü uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken usule uygun olmayan şekilde verilen ihtar neticesinde eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2224 E. 2023/5950 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar · ticari defter
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Anılan Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:peşin satış karinesi · çekin bedelsizliği · delil değerlendirmesi · yemin delili · yazılı delil · satış sözleşmesi · bedelsizlik · ifa
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının «çekin bedelsiz» kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların «teslim» edilmediğine dair «yazılı delil» ortaya koyulmadığı gibi «yemin deliline» de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı v …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı «sebepsiz zenginleşme» olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, «satış sözleşmesinde» tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda «ifa» etmeleri kural olduğundan, «peşin satış karinesi» uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal «teslim» edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/1622 E. 2025/75 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · ihtar · ticari defter · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Hal böyle olunca öncelikle davalı şirkete «pay defterini» HMK'nın 220/3 maddesi uyarınca «ibraz» etmesi, ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da pay defterinin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkemece duruma göre davalı şirket aleyhine olan hususları kabul etmiş sayılacağı şeklinde açıklayıcı «ihtar» edilmesi ve sonrasında oluşacak sonuca göre inceleme yapılması gerekirken «ispat yükünün» tayininde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220. maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket pay devri · limited şirket ortaklığı · pay devri · ortaklar kurulu kararı · münhasırlık · hisse devri · pay defteri · ispat yükü
Benzer bu karardaDeğerlendirme ve Gerekçe Dava, davacının davalı «limited şirket ortaklığından» 25.02.2010 tarihi itibariyle ayrıldığının tespitine, davalı şirketin ticaret şirketindeki dosyasına tescili istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince 6762 sayılı TTK 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı TTK) 520. maddesi uyarınca «limited şirket pay devrinin» geçerli olabilmesi için devrin «pay defterine» kaydedilmesinin de gerektiği, davacı tarafça devrin pay defterine işlendiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
… lge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki kanun dönemine ilişkin kanun hükmü ve Yargıtay uygulamalarına bakıldığında geçerli bir «pay devrinin» olması ve bunun sicile işlenebilmesi için devrin şirket «pay defterine» de işlenmiş olması gerektiği, gerçekten devir tarihinde geçerli mülga 6762 sayılı TTK'nın 520/1. maddesinin "Bir payın devri, şirket hakkında ancak şirkete bildirilmek ve pay defterine kaydedilmek şartiyle hüküm ifade eder." şeklinde düzenlendiği, Yargıtay içtihatında geçerli bir pay devrinden söz edilebilmesi için bunun deftere de işlenmiş olması gerektiğinin belirtildiği yine içtihatla «ispat yükünün» davacıda olduğuna işaret edildiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar ver …
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından dava dilekçesine ekli olarak sunulan «hisse devrine» ilişkin sözleşme ve ayrıca «ortaklar kurulu» kararının kabulüne ilişkin noter onaylı sureti ile «ticaret sicil» gazetesindeki hisse devrine ilişkin «ilan» sureti dosyada yer almakta olup, Mahkemece bu ortaklar kurulu kararının «pay defterinde» yer alıp almadığının tespiti bakımından HMK'nın 220. maddesi uyarınca pay defterini davalı şirketten isteyerek hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının deft …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1928 E. 2019/1901 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, 60.000,00 TL alacağın 18/03/1999 tarihinden itibaren % 220 «temerrüt» faiziyle birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1369 E. 2017/2931 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar · ticari defter
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının verilen sürede «ticari defterlerini ibraz» etmediği, sadece mizan ve muavin dökümlerini dosyaya sunduğu, buna göre faturaların davalı adına kesildiği, bu belgelere göre davacının davalıdan alacaklı olduğu, ancak faturalar ekinde sunulan anlaşmaların dava dışı ...
Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Mahkemece, taraf vekillerinin hazır bulunduğu 06.02.2014 tarihli celsede "Taraf vekillerinin belirtilen inceleme gün ve saatinde «ticari defter» ve kayıtları ile belgelerini «ibraz» etmemeleri halinde ticari defter ve kayıtlarını delil olarak bildirmekten vazgeçmiş sayılacakları hususu" «ihtar» edilmişse de HMK'nın 220. maddesi uyarınca işlem yapılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ikrar · icra takibine itiraz
Benzer bu kararda2-) Dava, alt taşıma hizmeti karşılığında düzenlenen faturalara dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkin olup, davacı delil listesinde «ticari defter» ve kayıtlara dayanmış, davalı vekili de müvekkiline ait ticari defter ve kayıtlarını delil listesinde göstermiştir.
HMK'nın 220. maddesi uyarınca, «ibrazı» istenen belgenin («ticari defterlerin»), ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için «kesin» bir süre verir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3960 E. 2025/2432 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ihtarat · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaDavacı, iddiasını ispat etmek için delil olarak davalının «ticari defterlerine» de dayanmış olup; HMK'nın 220. maddesi; "(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu «ikrar» ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin «ibrazı» için «kesin» bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin «yemin teklif» edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir." hükmünü haiz olup, aynı Kanun'un 222. maddesinde ise; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların «ticari defterlerinin ibrazına» kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olm …
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın «ıslah» dilekçesi vererek «münhasıran» davalı «ticari defterlerine» dayandıklarını bildirdiği, ancak karşı tarafın ticari defterlerine münhasıran dayanmanın delillerin mahkemeye sunulması sırasında olması gerektiği, davacının bildirmiş olduğu tüm «delilleri toplanıp» incelendikten sonra iddiasını ya da savunmasını ispat edemeyeceğini anlayarak «tahkikat» aşamasında karşı tarafın «ticari defterlerini delil» olarak kabul edeceğini beyan etmenin bu anlamda münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmak olarak kabul edilemeyeceği, keza her iki tarafın ticari defterlerini delil olarak gösterdikten sonra, kendi ticari defterlerinin kanuna uygun tutulmadığının tespit edilmesinden sonra, karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinden faydalanarak münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanamayacağı, eldeki uyuşmazlıkta «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının dayandığı «havale» makbuzlarının iddiasını ispatlamaya yeterli olmayan «karine» gereği borç ödemesi olarak kabul edilen evraklardan sayıldığı, dava değeri dikkate alındığında alacağın senetle ispatlanması gerektiği, bu konuda herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, «yemin deliline» başvurulmayacağının da duruşmada beyan edildiği, sonuç olarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının «ıslah» dilekçesi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222/5. hükmü gereğince delil olarak «münhasıran» davalı tarafın «ticari defterlerine» dayandığı, davalının «ihtaratlı» davetiyeye rağmen ticari defterlerin ibrazdan kaçındığı, bu nedenle davacının iddiasını ispat ettiği, davalıdan talep etmiş olduğu miktar kadar alacaklı olduğunun kabul edildiği, «alacağın likit olması» nedeniyle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacının icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 616.000,00 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 123.200,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter delili · alacağın likit olması · kesin mehil · aleyhe delil · ticari defter incelemesi · delillerin toplanmaması · ek mehil · yemin teklifi
Benzer bu karardaSomut olayda, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmış, 17.01.2019 tarihli «ara» karar kapsamında «bilirkişilerce inceleme» yapılıp rapor sunulmuş ve raporda davalı şirket yetkilisinin «ticari defterleri incelemeye» «ibraz» etmekten kaçındığı belirtilerek davalı ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılamamış ise de, davalının ticari defter ve kayıtlarının da davacının delil listesine göre ve davanın mahiyeti itibariyle incelenmesi gerektiğinden, davalıya ticari defter ve kayıtların ibrazı için HMK'nın 220/3. maddesi uyarınca bu maddede belirtilen husus «ihtar» edilerek «kesin mehil» verilmesi, süresi içerisinde defter kayıtlarının ibraz edilmesi halinde davacının iddiaları bakımından davalı defterlerinin bilirkişiye incelettirilerek sonucuna g …
İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafın «ıslah» dilekçesi vererek «münhasıran» davalı «ticari defterlerine» dayandıklarını bildirdiği, ancak karşı tarafın ticari defterlerine münhasıran dayanmanın delillerin mahkemeye sunulması sırasında olması gerektiği, davacının bildirmiş olduğu tüm «delilleri toplanıp» incelendikten sonra iddiasını ya da savunmasını ispat edemeyeceğini anlayarak «tahkikat» aşamasında karşı tarafın «ticari defterlerini delil» olarak kabul edeceğini beyan etmenin bu anlamda münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanmak olarak kabul edilemeyeceği, keza her iki tarafın ticari defterlerini delil olarak gösterdikten sonra, kendi ticari defterlerinin kanuna uygun tutulmadığının tespit edilmesinden sonra, karşı tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesinden faydalanarak münhasıran karşı tarafın ticari defterlerine dayanamayacağı, eldeki uyuşmazlıkta «ispat yükünün» davacıda olduğu, davacının dayandığı «havale» makbuzlarının iddiasını ispatlamaya yeterli olmayan «karine» gereği borç ödemesi olarak kabul edilen evraklardan sayıldığı, dava değeri dikkate alındığında alacağın senetle ispatlanması gerektiği, bu konuda herhangi bir belgenin dosyaya sunulmadığı, «yemin deliline» başvurulmayacağının da duruşmada beyan edildiği, sonuç olarak davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
İhtaratlı «kesin mehile» rağmen, «ticari defter» ve kayıtların sunulmaması halinde, belirtilen madde hükümlerine göre davanın esası değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının «ıslah» dilekçesi ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 222/5. hükmü gereğince delil olarak «münhasıran» davalı tarafın «ticari defterlerine» dayandığı, davalının «ihtaratlı» davetiyeye rağmen ticari defterlerin ibrazdan kaçındığı, bu nedenle davacının iddiasını ispat ettiği, davalıdan talep etmiş olduğu miktar kadar alacaklı olduğunun kabul edildiği, «alacağın likit olması» nedeniyle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacının icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 616.000,00 TL üzerinden takip talebindeki şartlarla devamına, kabul edilen miktar üzerinden belirlenen 123.200,00 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafça istinaf edilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3199 E. 2023/7125 K.
Ortak:ticari defter ibrazı · ihtarat · mazeret · ticari defter ve kayıtlar · ticari defter kayıtları · yemin · kesin süre · ihtar
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş ve davalı vekili tarafından «ticari defterler ibraz» edilmemiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda «ticari defterlerin ibrazı» konusunda yapılacak «ihtarat» bakımından ve ibraz etmeme halinde varılacak sonuç bakımından 6100 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin geçerliliğini koruduğu anlaşıldığından, mahkemece yapılan «ihtarın» usulüne uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
6100 sayılı Kanunun 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ‘Belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir’ hükmü yer almaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ödeme karinesi · fatura içeriğine itiraz · kapalı fatura · ödeme savunması · ticari teamül · ticari defter incelemesi · borca itiraz · teamül
Benzer bu karardaHukuk Dairesinin 05.12.2013 tarihli 2013/6767 E., 2013/22167 K.), tarafların «ticari defter» ve kayıtlarının kapalı faturaya ilişkin «ödeme karinesinin» aksini ispat edebileceğine ve «ispat yükünün» davalı da olduğuna dair içtihat geliştiğini, müvekkilinin alacağının bulunduğu ... iken ve davalı tarafından ödeme yapıldığına dair evrak sunulmadan davalı tarafın «ticari defterlerinin incelenmesine» dahi gerek duyulmadan «ticari teamüle» dayanarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının «fatura içeriğine itiraz» etmediği, «borca itirazında» da kapalı faturanın borcun ödendiği anlamına geldiğini belirterek «ödeme savunmasında» bulunduğunu, bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya satmış olduğu muhtelif ... ve işçilik alacağı için 176.164,71 TL'lik «fatura» düzenlediğini, bedelin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine 152.218,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, davalı tarafından faturanın kapalı kesilmesi sebebiyle borcu olmadığı gerekçesi ile borca ve ferilerine itiraz etmesi sonucu takibin durduğunu, faturanın kapalı kesilmesinin davalının borcu olmadığı anlamına gelmeyeceğini, davalının mal alışverişini inkâr etmediğini, «fatura içeriğine itiraz» etmediğini, borcunu zımnen kabul ettiğini, faturanın açık veya kapalı olmasının «ticari teamüllerden» kaynaklı bir uygulama olduğunu, taraflar arasındaki alacak borç durumunun tarafların «ticari defter» ve kayıtları incelenmek suretiyle araştırılması ve borcun varlığı ile ilgili tespit edilecek kayıtlara göre karar verilmesi gerektiğini, fatura konusu malların «tesliminin» taraf imzaları ile ... olduğunu belirterek itirazın iptaline, % 20'den ... olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
… faturanın kapalı olarak düzenlenmiş olmasının bedelin ödendiğini ... başına ispat etmediğini, faturanın kapalı olması halinde ödemenin yapıldığı yönündeki karinenin «kesin» bir «karine» olmayıp aksini ispatının mümkün olduğunu, müvekkili şirket tarafından faturanın söz konusu şekilde düzenlenmiş olmasının taraflar arasındaki ... ilişkisine dayandığını, müvekkili şirketin «ticari defterlerine» göre takip tarihi itibari ile takipte talep edilen miktardan daha fazla davalıdan alacaklı olduğunun kayıtlı olduğunu, bunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, takibe konu faturanın kapalı kesilmesinin davalının borcu olmadığını göstermeyeceğini, davalının mal alışverişini inkâr etmeyip «fatura içeriğine itiraz» etmediğini ve borcu olduğunu zımnen kabul ettiğini, faturanın açık veya kapalı olmasının «ticari teamüllerden» kaynaklı bir uygulama olduğunu, taraflar arasındaki alacak-borç durumunun her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle borcun varlığı ile ilgili …
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibe ekli faturanın «kapalı fatura» olduğunu, fatura tanzim edildikten sonra ... veya alt kısmının davacı satıcı tarafından imzalandığını, bunun fatura bedelinin ödendiği anlamına geldiğini, kapalı faturanın ödemeye «karine» teşkil ettiğini, bu durumda «ispat yükünün» yer değiştirdiğini, mevcut karine karşısında davacının fatura bedelini tahsil etmediğini kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine, davacının kötü niyetli …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:ticari defter ve kayıtlar · yemin · ticari defter · fatura · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen «kesin süre» içerisinde davacı tarafın «fatura» tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm «ticari defterlerini ibraz» ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun «ihtarat» yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği «defter ibrazından kaçınmış» sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat «kaydının» ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine «teslim» edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA «formu» ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının «temerrüde» düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından «işlemiş faiz» talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL «asıl alacak» hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda «yasal faiz» uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar veril …
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Değerlendirme ve Gerekçe 1.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı «ticari defterlerine» de dayanmıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yemin teklifi
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3325 E. , 2025/1463 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/27 Esas, 2024/494 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/381 E., 2023/1210 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında sözlü olarak akdedilen mal tedarik anlaşmasına göre müvekkilinin davalıya 30.08.2022 tarihinde 1.220.310,61 TL bedelli fatura keserek teslim ettiğini, ancak davalı tarafça fatura bedeli ödenmeyince davalı aleyhine Samsun İcra Müdürlüğünün 2022/89183 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu, müvekkilinin teslim aldığı her ürünün bedelini ödediğini, davaya konu fatura konusu malların müvekkiline teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın fatura tarihi itibariyle gerekli olan 2022 ve 2023 yılı tüm ticari defterlerini ibraz ettiği, davalı tarafın ise yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini sunduğu, fatura tarihi itibarıyla yalnızca 2022 yılı ticari defterlerinin ibraz edilmesi yeterli görülebilir ise de, davalı taraf tutmakla mükellef olduğu defteri kebir ve envanter defterini sunmadığı, bu durumda mahkemece defterlerin ibrazına ilişkin 06.09.2023 tarihli celsesinde verilen ve usulüne uygun ihtarat yapılan süreye rağmen tüm ticari defterlerini sunmayan davalının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 220/3 hükmü gereği defter ibrazından kaçınmış sayılması gerektiği, alınan bilirkişi raporunda ise davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, birbirini doğruladığı, dava konusu yapılan faturanın kayıtlı olduğu tahsilat kaydının ise bulunmadığı, öte yandan Gaziler Vergi Dairesinin davalının 08/22 dönemi BA formunda davacıdan 1 adet belgeyle KDV hariç 1.035.216,35 TL alış yaptığını bildirdiği, dava konusu faturayı vergi dairesine kendisinin bildirmiş olduğu, bu hususun ise fatura konusu malların kendisine teslim edildiğini gösterdiği, takip konusu faturanın BA formu ile davalı tarafından bizzat vergi dairesine bildirilmiş olması, verilen usulüne uygun süreye rağmen yalnızca 2022 yılı yevmiye defterini ibraz ederek diğer tutulması zorunlu ticari defterlerini ibraz etmemek suretiyle defterlerini ibraz etmemiş sayılması, davacı tarafın ticari defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulması, takip konusu faturanın kayıtlı olup karşılığında tahsilat gözükmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde takip konusu fatura içeriği emtianın davalı tarafa teslim edildiği, bedelinin ise ödenmediği kanaatine varıldığı, takip öncesi davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin başkaca delil de sunulmadığı anlaşıldığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği, fatura konusu malların teslim edildiğinin kabul edilmesi ve bir başka dava dosyasındaki başka bir faturayla ilgili değerlendirmelerin somut bu dosyada değerlendirilmesinin mümkün görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 1.220.310,61 TL asıl alacak hakkındaki itirazın iptaline takibin devamına, asıl alacağa takip tarihi sonrası %9 ve değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faiz talebinin reddine, asıl alacak likit olmakla %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe konu faturanın davalı tarafça BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, mal teslim olgusunun kanıtlandığı, aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davacı dava dilekçesinde, açıkça davalı ticari defterlerine de dayanmıştır. Mahkemece 06.09.2023 tarihli celsede davalı vekiline ticari defterlerini sunması için kesin süre verilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir. Bilindiği üzere HMK'nın 219. maddesi kapsamında taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Anılan Kanun'un 222/1 hükmü gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. HMK'nın 220/3 hükmünde belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Aynı Kanun'un 222/3 hükmü gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Bu durumda mahkemece, davalıya anılan Kanun'un 222/3 hükmü uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edilebileceği ve davacının belge içeriği konusundaki beyanının kabul edilebileceği ihtarını havi HMK'nın 94. maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken usule uygun olmayan şekilde verilen ihtar neticesinde eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2.Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1141656600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz