Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5430 E. 2023/6150 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ istinaf kanun yolu↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ kanun yolu↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli, 2022/898 E. ve 2022/1436 K. sayılı kararıyla; mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye memuru atanması ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile esas hakkında yeniden hüküm kurulduğu ancak Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olduğundan bu kez ihyasına karar verilen şirkete, şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanması ile ihyanın Çorlu 1. İş Mahkemesi'nin 2021/145 Esas ve Çorlu 2. İş Mahkemesi'nin 2021/83 Esas sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek tasfiye, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olduklarından davanın kabulü halinde yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden resen terkini yapılan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7267 E. 2023/340 K.
Ortak:ihtar usulü · istinaf kanun yolu · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü i …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, «ihyası» talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’«sen terkin» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «yargılama giderlerinin» müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’«sen terkin» işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağını, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · yargılama gideri
Benzer bu karardaKararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «yargılama giderlerinin» müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’«sen terkin» işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağını, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6662 E. 2024/436 K.
Ortak:ihtar usulü · ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicilinden resen terkini» yapılan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaŞti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’«sen terkin» işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olanlara «ihtar» gönderdiğini, «ihtarın tebliğ» alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda «tebligat» yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece «ihya» değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayri faal şirket · sınırlı ihya · talep aşımı · ihtar tebliği · ihtarat · ihya davası · hukuki menfaat · rücuen alacak
Benzer bu karardaDavacı tarafça «sınırlı ihya» kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının «gayri faal şirketleri» sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi «talep aşımı» niteliğinde olmayacağından dava dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kur …
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
Şti.’ne karşı açılan «rücuen alacak» davasında anılan şirketin re’«sen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemenin ...
Şti.’nin «ihyası davası» açılması için süre verdiğini ileri sürerek ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5430 E. , 2023/6150 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Dava kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Tekirdağ İl Müdürlüğü hasım gösterilerek, davacı ... için Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 Esas sayılı dosyası, davacı ... için Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 Esas sayılı dosyası ile, davacıların Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açıldığını, ancak Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, ilgili dosyalarda adı geçen şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini, şirketin son adresinin Merkez/Tekirdağ olduğunu beyanla Levanteks Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar verilerek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, durumun tescil ve ilan edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı sicil memurluğunca yapılan tescil ve ilan işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiğinin tescil ve ilan olunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 15 nci bendi uyarınca davacının davasının süresinde açılmadığını, Ticaret Sicil Müdürlükleri'nin şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olması nedeniyle davanın kabulü halinde davalı kurumun yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını beyanla davanın reddi ile davada yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 12.10.2022 tarihli, 2022/898 E. ve 2022/1436 K. sayılı kararıyla; mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı gözetilerek ihya kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken ayrıca tasfiye memuru atanması ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile esas hakkında yeniden hüküm kurulduğu ancak Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olduğundan bu kez ihyasına karar verilen şirkete, şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanması ile ihyanın Çorlu 1.
İş Mahkemesi'nin 2021/145 Esas ve Çorlu 2. İş Mahkemesi'nin 2021/83 Esas sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek tasfiye, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olduklarından davanın kabulü halinde yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden resen terkini yapılan şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981784500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz