Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/6662 E. 2024/436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gayri faal şirket↗ ihtar usulü↗ ticaret sicilinden resen terkin↗ sınırlı ihya↗ talep aşımı↗ ihtar tebliği↗ ihtarat↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ hukuki menfaat↗ rücuen alacak↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ tebligat kanunu m.35↗ vekalet ücreti takdiri↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ rücuen tazminat↗ cy/cy şerhi↗ tazminat davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ ihtar↗ limited şirket↗ havale↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ terkin↗ harç↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/ 977 E., 2023/103 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Tekirdağ Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Çorlu Ticaret sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’ne karşı açılan rücuen alacak davasında anılan şirketin re’sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemenin ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin ihyası davası açılması için süre verdiğini ileri sürerek ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin ihyasını, bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasını talep etmiştir. Davacı vekili 02.10.2023 havale tarihli dilekçesi ile ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu’nda kayıtlı olduğunu haricen öğrendiklerini belirterek anılan Kurumun davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ve dahili davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderileceği, bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin temsilcisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki ilan sureti ile yapılan ihtaratın usulüne uygun olmadığı, re’sen terkin işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacı adına ... Taşımacılık Pazarlama İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti. hasım gösterilerek rücuen tazminat davası açıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada yasal hasım olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan ihtar ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin temsilcisine ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ticaret sicil dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın kabulüne, ... ... Pazarlama İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’sen terkin işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili olanlara ihtar gönderdiğini, ihtarın tebliğ alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda tebligat yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece ihya değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerektiği, şirket ve temsilcisine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, Mahkemece de tespit edildiği üzere sicil dosyasında da tebligat evrakının ve tebliğ şerhinin bulunmadığı, istinaf aşamasında sunulan evrakların da tebligat evrakı olmadıkları, yapılan terkin işleminin şeklen hukuka uygunluk taşımadığı, geçici 7 nci madde kapsamında kabul edilemeyeceğinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanamayacağı, kaldı ki 05.09.2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih, 2023/33 E., 2023/117 K. sayılı kararı uyarınca işbu davalarda 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, usulsüz işlemi nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı gerekçesiyle dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında sadece ihtar ifadesi ile yetinildiğini, hatta bu konu üzerinde tartışmaların yapılmasına engel olmak istediğini gösterir biçimde “Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da ... ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” denilerek ihtarın şeklini, ihtarın tebliğ edilmesi zaruretini belirlemediğini, gerekçede de ihtarla ilgili hiçbir konuya değinilmediği, ihtarın salt gönderilmesinin arandığını, bu ihtarın ilgililerin sicil adreslerine yollandığını, ancak tevsik edici bulunmayarak müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet verdiği yorumuyla aleyhte yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edildiğini, ihtarların Kanunun aradığı içerikte olmakla beraber noterden yada iadeli posta yerine adi posta ile yapıldığını, hiç ihtar ya da bildirim yapılmamasından söz edilemeyeceğini, barkod ve evrakların tebliğ ispatı aranmamasına rağmen yetersiz görüldüğünü, bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılamayacağını, Mahkemece posta barkodları dikkate alınarak müzekkere yazılmak suretiyle posta akıbetleri sorulması gerekmekte iken bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollandığını, müvekkilinin terkin işleminde bir usulsüzlüğün bulunmadığını, yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ile sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, davacının ihyasını talep ettiği şirket aleyhine açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ikame edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince şirketin tam ihyasına karar verilmiş, tasfiye memuru atanmasına gerek görülmemiştir. Davacı tarafça sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının gayri faal şirketleri sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde ticaret sicilinden terkin edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep aşımı niteliğinde olmayacağından dava dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5430 E. 2023/6150 K.
Ortak:ihtar usulü · ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · re'sen terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’«sen terkin» işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olanlara «ihtar» gönderdiğini, «ihtarın tebliğ» alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda «tebligat» yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece «ihya» değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicilinden resen terkini» yapılan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · şirketin tasfiyesi · kanun yolu · infaz · üçüncü kişi · kazanılmış hak
Benzer bu karardaDairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü i …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın «infazı» ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının «tasfiye memuru» olarak atanmasına karar verilmiştir.
… arıyla; mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına, dolayısıyla «tasfiye memuru atanmasına» gerek olmadığı ve «terkin» tasfiye neticesinde olmadığından «ihya» kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7267 E. 2023/340 K.
Ortak:ihtar usulü · re'sen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaŞti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’«sen terkin» işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olanlara «ihtar» gönderdiğini, «ihtarın tebliğ» alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda «tebligat» yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece «ihya» değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, «ihyası» talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’«sen terkin» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle «tespit davası» açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, şirketin «tasfiye»/ek tasfiyesi için «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf kanun yolu · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · şirketin tasfiyesi · kanun yolu · tespit davası · infaz · üçüncü kişi
Benzer bu karardaDava, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından açılmış olup Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye …
Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle «tespit davası» açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, şirketin «tasfiye»/ek tasfiyesi için «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, «ihyası» talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’«sen terkin» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/6662 E. , 2024/436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/1353 Esas, 2023/1445 Karar
DAHİLİ DAVALI
Çorlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/ 977 E., 2023/103 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın Tekirdağ Ticaret Sicil Müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Çorlu Ticaret sicil Müdürlüğü yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’ne karşı açılan rücuen alacak davasında anılan şirketin re’sen terkin edildiğinin öğrenildiğini, taraf teşkilinin sağlanması açısından Mahkemenin ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin ihyası davası açılması için süre verdiğini ileri sürerek ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin ihyasını, bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanmasını talep etmiştir. Davacı vekili 02.10.2023 havale tarihli dilekçesi ile ... Taşımacılık Paz. İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti.’nin Çorlu Ticaret Sicil Memurluğu’nda kayıtlı olduğunu haricen öğrendiklerini belirterek anılan Kurumun davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ve dahili davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere bir ihtar gönderileceği, bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin temsilcisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki ilan sureti ile yapılan ihtaratın usulüne uygun olmadığı, re’sen terkin işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacı adına ...
Taşımacılık Pazarlama İnş. Taah. San. Tic. ve Ltd. Şti. hasım gösterilerek rücuen tazminat davası açıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada yasal hasım olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan ihtar ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan ilana rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin temsilcisine ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ticaret sicil dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan ihtarın usule aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebinin hak düşürücü süreye tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın kabulüne, ... ... Pazarlama İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’sen terkin işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili olanlara ihtar gönderdiğini, ihtarın tebliğ alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda tebligat yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece ihya değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin yasal hasım olduğunu, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerektiği, şirket ve temsilcisine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, Mahkemece de tespit edildiği üzere sicil dosyasında da tebligat evrakının ve tebliğ şerhinin bulunmadığı, istinaf aşamasında sunulan evrakların da tebligat evrakı olmadıkları, yapılan terkin işleminin şeklen hukuka uygunluk taşımadığı, geçici 7 nci madde kapsamında kabul edilemeyeceğinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanamayacağı, kaldı ki 05.09.2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarih, 2023/33 E., 2023/117 K.
sayılı kararı uyarınca işbu davalarda 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği, usulsüz işlemi nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulacağı gerekçesiyle dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında sadece ihtar ifadesi ile yetinildiğini, hatta bu konu üzerinde tartışmaların yapılmasına engel olmak istediğini gösterir biçimde “Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da ... ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.” denilerek ihtarın şeklini, ihtarın tebliğ edilmesi zaruretini belirlemediğini, gerekçede de ihtarla ilgili hiçbir konuya değinilmediği, ihtarın salt gönderilmesinin arandığını, bu ihtarın ilgililerin sicil adreslerine yollandığını, ancak tevsik edici bulunmayarak müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet verdiği yorumuyla aleyhte yargılama giderleri ve vekalet ücreti takdir edildiğini, ihtarların Kanunun aradığı içerikte olmakla beraber noterden yada iadeli posta yerine adi posta ile yapıldığını, hiç ihtar ya da bildirim yapılmamasından söz edilemeyeceğini, barkod ve evrakların tebliğ ispatı aranmamasına rağmen yetersiz görüldüğünü, bu hususta bir iddia yokken değerlendirme yapılamayacağını, Mahkemece posta barkodları dikkate alınarak müzekkere yazılmak suretiyle posta akıbetleri sorulması gerekmekte iken bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, ihtarların şirkete ve şirket temsilcisine yollandığını, müvekkilinin terkin işleminde bir usulsüzlüğün bulunmadığını, yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti ile sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirket ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğünün aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, davacının ihyasını talep ettiği şirket aleyhine açtığı davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla ikame edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince şirketin tam ihyasına karar verilmiş, tasfiye memuru atanmasına gerek görülmemiştir. Davacı tarafça sınırlı ihya kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının gayri faal şirketleri sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde ticaret sicilinden terkin edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep aşımı niteliğinde olmayacağından dava dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016932000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz