Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7267 E. 2023/340 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü↗ tebligat usulsüzlüğü↗ ticaret sicilinden re'sen terkin↗ istinaf kanun yolu↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ re'sen terkin↗ ek tasfiye işlemleri↗ hukuki menfaat↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ kanun yolu↗ sicilden terkin↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ infaz↗ üçüncü kişi↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/570 E., 2022/66 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı, davacı ...’in Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyaları ile ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’sen terkin işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılmış olup Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5430 E. 2023/6150 K.
Ortak:ihtar usulü · istinaf kanun yolu · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · ek tasfiye işlemleri · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, «ihyası» talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’«sen terkin» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece «yargılama giderlerinin» müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’«sen terkin» işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu «yasal hasım» olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağını, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.01.2022 tarihli, 2021/570 E. ve 2022/66 K. sayılı kararıyla; «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 18.01.2023 tarih, 2022/7267 E. ve 2023/340 K. sayılı kararıyla dava, «terkin» edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında «üçüncü kişiler» tarafından açıldığı, mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden «kaydı» silinen şirketin ek «tasfiye» amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve «tasfiye işlemleri» için şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin «istinaf kanun yolu» başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü i …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · resen terkin · kazanılmış hak · vekalet ücreti
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicilinden resen terkini» yapılan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
… çesinde özetle; kanun gereği zorunlu işlem tesis eden taraf olup davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, Ticaret Sicil Memurlukları Tasfiye/Ek «tasfiye», «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olduklarından davanın kabulü halinde «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını ve müvekkili davalı kurum aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmediğini, davacının davasının süresinde açılmadığını, müvekkilince şirketin ticaret sicilindeki adresine ve sicil kayıtlarına göre şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere «ihtar» yollanmış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6662 E. 2024/436 K.
Ortak:ihtar usulü · re'sen terkin · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, «ihyası» talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’«sen terkin» edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, «şirket ihyası» davalarında kanun gereği zorunlu «yasal hasım» olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle «tespit davası» açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’«sen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, «şirketin ihyası» için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, şirketin «tasfiye»/ek tasfiyesi için «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince «terkin» işlemi öncesinde yapılması gereken «ihtarın» öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin «temsilcisine» «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan «ticaret sicil» gazetesinde ilân sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’«sen terkin» edilen şirketin ihyasını talep etmekte «hukuki yararının» bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
Benzer bu karardaŞti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
İstinaf Sebepleri Dahili davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin müvekkiline usulünce tebliğ edilmediğini, re’«sen terkin» işleminin hukuk ve mevzuata uygun gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ticaret sicilindeki adresine ve şirketi «temsil» ve ilzama yetkili olanlara «ihtar» gönderdiğini, «ihtarın tebliğ» alınması ya da alınmaması halinin de düzenlendiğini, bu halde ihtarın ulaşmadığı durumlarda «tebligat» yerine geçeceğinin belirtildiğini, posta barkodları dikkate alınarak müzekkere ile akıbetlerinin sorulabileceğini, ek tasfiyeye ilişkin değerlendirme yapılmadan sadece «ihya» değerlendirilmesi yapılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırılık taşıdığını, müvekkilinin «yasal hasım» olduğunu, «yargılama giderleri», «harç» ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gayri faal şirket · ticaret sicilinden resen terkin · sınırlı ihya · talep aşımı · ihtar tebliği · ihtarat · resen terkin · ihya davası
Benzer bu karardaDavacı tarafça «sınırlı ihya» kararı verilmesi ve «tasfiye memuru atanması» istenmese dahi 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin genel amacının «gayri faal şirketleri» sicilden temizleme olduğu hususu gözetildiğinde «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin sadece aleyhine açılan dava dosyası ile sınırlı ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi «talep aşımı» niteliğinde olmayacağından dava dosyası ile sınırlı ihyaya ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kur …
Şti. hasım gösterilerek «rücuen tazminat davası» açıldığı, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiği, bu nedenlerle şirketin ihyasına karar verilmesinin talep edildiği, dava dilekçesinin davada «yasal hasım» olan Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğüne tebliğinin sağlandığı, müdürlükçe yapılan «ihtar» ve 04.07.2014 tarih 8605 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlanan «ilana» rağmen süresi içerisinde bildirimde bulunmadığı için şirketin 30.06.2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, sicil dosyasının içerisinde yer aldığı üzere şirkete veya şirketin «temsilcisine» ihtarın gönderildiğine dair tebliğ mazbatasının veya belgesinin bulunmadığı, ilana dair bir takım posta evraklarının yer aldığı, posta evraklarının yapılan sorgulamasında tebliğe dair hususların bulunmadığı, ancak Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan ilan metninin bulunduğu, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, «ticaret sicil» dosyasının incelenmesi neticesinde dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata ya da belgenin bulunmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan sureti ile yapılan «ihtarın usule» aykırılık taşıdığı, bu yüzden dava dışı şirketin terkininin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu «ihya» talebinin «hak düşürücü süreye» tabi tutulamayacağı, davanın süresinde açıldığı, hukuka aykırı terkin sebebiyle ihyası istenen şirkete «tasfiye memuru atanmaksızın» şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği, davanın açılmasına davalı Çorlu Ticaret Sicil Müdürlüğü sebebiyet verdiğinden «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davalı ...
Şti.’nin «ihyası davası» açılması için süre verdiğini ileri sürerek ...
… Sİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereği «ticaret sicil müdürlüklerince» kapsam dahilindeki şirketlere bir «ihtar» gönderileceği, bu şirketler «tasfiye memuru» bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edileceği, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanının ise ticaret sicilinden re'sen silineceği, ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmünün uygulanmayacağı gibi sicilden «kaydı» silinen şirket alacaklıları ile «hukuki menfaati» bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği, şirkete ve şirketin «temsilcisine» tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesindeki «ilan» sureti ile yapılan «ihtaratın» usulüne uygun olmadığı, re’«sen terkin» işlemlerinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirkete ve şirketin temsilcilerine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmadığı durumlarda ihtar koşulunun yerine getirildiği ispatlanamayacağından usulüne uygun geçerli bir terkin işleminden söz edilemeyeceği, bu yüzden 5 yıllık dava açma süresi olan «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, davacı adına ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7267 E. , 2023/340 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/898 Esas, 2022/1436 Karar
DAVA TARİHİ 07.10.2021
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/570 E., 2022/66 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı, davacı ...’in Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyaları ile ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.
İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’sen terkin işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılmış olup Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.
Ek tasfiyesine karar verilmesi istenilen şirket 14.08.2015 tarihinde sicilden terkin edilmiş, eldeki dava ise 07.10.2021 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Kanun'un geçici 7/15 maddesinde "... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeblere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri" düzenlenmiştir.
Şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden terkin edilmiş olmasına davanın 07.10.2021 tarihinde açılmış bulunmasına göre somut uyuşmazlık yönünden yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre gerçekleşmiştir.
İlk derece mahkemesince ihya sebebi olarak kabul edilen "geçici 7 inci maddede öngörülen tebligatların usulsüz olduğu" hususu, ancak hak düşürücü süre içinde açılan davada ihya sebebi olarak incelenebilecek bir husustur.
Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle, yasada düzenlenen ihya sebeblerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı yoktur.
Aksi düşüncenin kabulü "hak düşürücü süre" müessesinin niteliğine aykırıdır.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936258100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz