6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7267 E. 2023/340 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtar usulü tebligat usulsüzlüğü ticaret sicilinden re'sen terkin istinaf kanun yolu yargılama giderlerinden sorumluluk re'sen terkin ek tasfiye işlemleri hukuki menfaat ticaret sicilinden terkin yasal hasım şirketin tasfiyesi şirketin ihyası tasfiye memuru atanması kanun yolu sicilden terkin tespit davası yargılama giderleri ihya infaz üçüncü kişi tasfiye memuru tüzel kişilik hak düşürücü süre kaldırma ve yeniden hüküm ihtar limited şirket hukuki yarar yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye terkin dava sebebi cy/cy kaydı yükleten (shipper) temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2021/570 E., 2022/66 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı, davacı ...’in Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyaları ile ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’sen terkin işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılmış olup Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5430 E. 2023/6150 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6662 E. 2024/436 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7267 E.  ,  2023/340 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/898 Esas, 2022/1436 Karar

DAVA TARİHİ 07.10.2021

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/570 E., 2022/66 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...’in Çorlu 1. İş Mahkemesinin 2021/145 E. sayılı, davacı ...’in Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyaları ile ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nde fiilen çalıştıklarının tespiti talebiyle tespit davası açtıklarını, ancak söz konusu şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edildiğinin yapılan yargılamada öğrenildiğini, şirketin ihyası için dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek ...Tekstil Boya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tüzel kişiliğinin ihyasına, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan tescil ve ilân işlemlerinin mevzuata ve hukuka uygun olduğunu, ihyası talep olunan şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden re’sen terkin edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca davanın süresinde açılmadığını, şirket ihyası davalarında kanun gereği zorunlu yasal hasım olunması nedeniyle davanın kabulü hâlinde davalının yargılama giderlerinden sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 14.08.2015 tarihinde ticaret sicilinden re’sen silindiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereğince terkin işlemi öncesinde yapılması gereken ihtarın öncelikle şirkete ya da yetkililerine tebliğ edilmesi gerektiği, ancak dava dışı şirkete veya şirketin temsilcisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı, şirkete veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan ticaret sicil gazetesinde ilân sureti ile yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından davanın hak düşürücü süreye tabi olmadığı, davacının devam eden davalar kapsamında re’sen terkin edilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunduğu, davanın açılmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama giderlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, şirketin Çorlu 1.

İş Mahkemesinin 2021/145 E. ve Çorlu 2. İş Mahkemesinin 2021/83 E. sayılı dosyasının yargılaması ve verilecek kararın infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirket ortağının tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılama giderlerinin müvekkiline yükletilmesine karar verildiğini, re’sen terkin işleminin usul ve kanuna uygun olması ve bu davada zorunlu yasal hasım olmaları nedeniyle davanın kabulü hâlinde müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece şirketin ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına, dolayısıyla tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı ve terkin tasfiye neticesinde olmadığından ihya kararının dava dosyaları ile sınırlı tutulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, davanın kabulü ile şirketin ihyasına, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereği ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Dava, terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılmış olup Mahkemece 6102 sayılı Kanun’un 7 inci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden kaydı silinen şirketin ek tasfiye amacıyla dava dilekçesinde belirtilen dosyalarla sınırlı olmak üzere ihyasına ve tasfiye işlemleri için şirkete tasfiye memuru atanmasına ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesi (ihya) istemine ilişkindir.

Ek tasfiyesine karar verilmesi istenilen şirket 14.08.2015 tarihinde sicilden terkin edilmiş, eldeki dava ise 07.10.2021 tarihinde açılmıştır.

6102 sayılı Kanun'un geçici 7/15 maddesinde "... Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeblere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri" düzenlenmiştir.

Şirketin 14.08.2015 tarihinde sicilden terkin edilmiş olmasına davanın 07.10.2021 tarihinde açılmış bulunmasına göre somut uyuşmazlık yönünden yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre gerçekleşmiştir.

İlk derece mahkemesince ihya sebebi olarak kabul edilen "geçici 7 inci maddede öngörülen tebligatların usulsüz olduğu" hususu, ancak hak düşürücü süre içinde açılan davada ihya sebebi olarak incelenebilecek bir husustur.

Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle, yasada düzenlenen ihya sebeblerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı yoktur.

Aksi düşüncenin kabulü "hak düşürücü süre" müessesinin niteliğine aykırıdır.

Açıklanan nedenle davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/936258100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.