İstirdat | Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4032 E. 2023/6204 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- bir yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sabit yatırım bedeli↗ denkleştirici adalet ilkesi↗ sabit yatırım↗ rekabet kurulu kararı↗ intifa hakkı↗ ticari temerrüt faizi↗ rayiç değer↗ ara karar↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ yenileme↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ istirdat↗ temerrüt faizi↗ geçersizlik↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle sona ermesinden dolayı bakiye süreye isabet eden sabit yatırım bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4195 E. 2023/451 K.
Ortak:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · zamanaşımı bir yıllık
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle sona ermesinden dolayı bakiye süreye isabet eden «sabit yatırım bedelinin» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4696 E. 2015/2982 K.
Ortak:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · intifa hakkı · geçersizlik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle sona ermesinden dolayı bakiye süreye isabet eden «sabit yatırım bedelinin» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaAsıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · açılmamış sayılma · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7419 E. 2022/8652 K.
Ortak:intifa hakkı
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · keşif · bayilik sözleşmesi · fesih · terkin · kesin hüküm
Benzer bu kararda… fiilen devam ettiğine ilişkin somut bir tespite yer verilmediği gibi davacı tarafından da davalı şirketin sözleşmenin feshinden sonra ticaretine fiilen devam ettiği «kesin» olarak ispatlanamadığı, davalı tarafından sunulan kayıtlardan da davalı şirketin fiilen her hangi bir satış yapmadığı, dava dışı Gön-Pet şirketinin ise ilk olarak 2019 yılında bayilik lisansı aldığı gözetildiğinde davalı şirketin davacı şirket ile sözleşmesinin feshinden sonra fiilen ticari faaliyetine devam etmediği kanaati oluştuğu, bozma ilamında akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği" hususuna yer verildiği, öncelikle davalının yatırımlarına devam edip etmediğinin tespiti gerektiğine işaret edildiği, benzer konuda verilen Yargıtay kararında açıkça kalıcı yatırımların sözleşmenin feshinden sonra ticarete devam edilmesi halinde istenebileceğinin karara bağlandığı, Rekabet Kurumu'nun 2002/2 sayılı Tebliği uyarınca davalı şirketin sözleşmenin «fesih» edildiği 18.09.2010 tarihinden sonra ticaretine devam etmediği sonucuna ulaşıldığından, davacının kalıcı yatırım bedelini ve diğer bedelleri talep edemeyeceğinin kabul edildiği, dava konusu «intifa hakkının» dava tarihi itibariyle «terkin» edilmediğinin dosyada mevcut tapu kayıtlarından anlaşıldığı, intifa hakkı terkin edilmeden bakiye intifa bedeli yönünden dava açılamayacağı gözetilerek bu talep yö …
Dava, «bayilik sözleşmesinden» kaynaklanan kalıcı yatırım bedellerinin tahsili talebine ilişkindir.
Dairemizin 02.06.2015 tarihli 2014/17471 Esas-2015/8137 Karar sayılı ve 21.10.2019 tarih 2018/2185 Esas 2019/4849 Karar sayılı ilamlarında mahkemece mahallinde «keşif» yapılarak davacı tarafından iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı yatırım …
Bozma ilamları ve «bozma sonrası» alınan bilirkişi raporlarında davalının fiilen ticaretine devam ettiği ve kalıcı yatırımların taşınmaza değer kattığı sabittir.
3 benzer karar daha
-
Kalıcı yatırım bedeli, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmelidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3030 E. 2021/4436 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «intifa hakkının» terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket «temsilcisinin» intifa hakkının «terkini» ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki «lehtarı» olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan «sabit yatırımların» mahallinde yapılan «keşif» ile belirlenen «rayiç değerinin» 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3398 E. 2020/5461 K.
Ortak:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle sona ermesinden dolayı bakiye süreye isabet eden «sabit yatırım bedelinin» davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… resi’nin 2013/2027 esas ve 2013/6269 karar sayılı ve 08.04.2013 tarihli ilamı ile " Davacı Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca davalı ile aralarındaki «bayilik sözleşmesinin» sona erdiğini belirterek, davalıya verilen «sabit yatırım bedellerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin davacı tarafça 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiği, bu nedenle «sabit yatırım bedellerini» isteyemeyeceği kabul edilmiş, davanın reddine karar verilmiştir.Yanlar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 30/b maddesinde ''tarafların ihtiyari dışındaki sebeplerle ticaretin devamına mani herhangi bir halin zuhur etmesi durumunda sözleşmenin «fesih» hali'' düzenlenmiş, 31 maddede ise feshin sonuçları konusunda düzenleme getirilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · bayilik sözleşmesi · fesih · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece Dairemiz bozma kararında belirtildiği şekilde mahallinde yapılacak «keşif» ve «bilirkişi incelemesi» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşımaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın, aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının, yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde, bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilip varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.’’gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, sözleşmenin davacı tarafça 18.09.2010 tarihinde sona erdirildiği, bu nedenle «sabit yatırım bedellerini» isteyemeyeceği kabul edilmiş, davanın reddine karar verilmiştir.Yanlar arasındaki «bayilik sözleşmesinin» 30/b maddesinde ''tarafların ihtiyari dışındaki sebeplerle ticaretin devamına mani herhangi bir halin zuhur etmesi durumunda sözleşmenin «fesih» hali'' düzenlenmiş, 31 maddede ise feshin sonuçları konusunda düzenleme getirilmiştir.
… resi’nin 2013/2027 esas ve 2013/6269 karar sayılı ve 08.04.2013 tarihli ilamı ile " Davacı Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca davalı ile aralarındaki «bayilik sözleşmesinin» sona erdiğini belirterek, davalıya verilen «sabit yatırım bedellerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yanlar arasındaki 01.12.2004 tarihli «bayilik sözleşmesinin» Rekabet Kurulu'nun 2002/2 sayılı tebliği uyarınca davacı tarafından sona erdirildiği mahkemenin kabulündedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4072 E. 2022/5850 K.
Ortak:intifa hakkı · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle «intifa hakkının» devam etmesi halinde bakiye intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, davacı tarafça davalı yetkililerine intifa hakkının «terkini» hususunda vekaletname verilmiş ise de davacının basiretli bir «tacir» gibi davranarak intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği, bakiye intifa hakkı talebinin yerinde olmadığı, davacının kalıcı yatırım bedelleri ile ilgili iki faturaya dayandığı, ikinci faturadaki hizmetin istasyonun açılması sırasında mutlaka yapılması gereken bir iş olup kalıcı yatırım niteliğinde olmadığı ve bedelinin talep edilemeyeceği, birinci «fatura» yönünden ise davalının «sebepsiz zenginleşmesi» yapılan keşifte alınan rapora göre 16.764,73 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 16.764,73 TL tazminatın sözleşmenin sona erme tarihi olan 20/07/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa ve Bakanlar Kurulunun dönemler itibariyle belirlemiş olduğu oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «bayilik sözleşmesine» dayalı olarak tesis edilen intifa bedeli ile gayrinakdi yatırım bedelinin, sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayalı olarak davalıdan tahsil edilmesi taleplerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bayilik sözleşmesi · ticari faiz · yargılama giderleri · fatura · terkin · tacir · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, dava tarihi itibariyle «intifa hakkının» devam etmesi halinde bakiye intifa hakkı bedeli talep edilemeyeceği, davacı tarafça davalı yetkililerine intifa hakkının «terkini» hususunda vekaletname verilmiş ise de davacının basiretli bir «tacir» gibi davranarak intifa hakkını terkin ettirdikten sonra dava açması gerektiği, dava tarihi itibariyle intifa hakkının devam ettiği, bakiye intifa hakkı talebinin yerinde olmadığı, davacının kalıcı yatırım bedelleri ile ilgili iki faturaya dayandığı, ikinci faturadaki hizmetin istasyonun açılması sırasında mutlaka yapılması gereken bir iş olup kalıcı yatırım niteliğinde olmadığı ve bedelinin talep edilemeyeceği, birinci «fatura» yönünden ise davalının «sebepsiz zenginleşmesi» yapılan keşifte alınan rapora göre 16.764,73 TL olarak belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 16.764,73 TL tazminatın sözleşmenin sona erme tarihi olan 20/07/2011 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa ve Bakanlar Kurulunun dönemler itibariyle belirlemiş olduğu oranlarda «ticari faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Dava yığılmasının varlığı halinde dava biçimsel açıdan tek bir dava gibi görünmesine karşın ortada birden fazla davanın varlığı nedeniyle mahkemece her bir talep bakımından ayrı ayrı hüküm kurulması, «yargılama giderleri» ve özellikle «vekalet ücretinin» tayin ve takdirinin de her bir talep bakımından verilen kararın gerektici nedenleri gözetilerek yapılması zorunludur.
1-Dava, «bayilik sözleşmesine» dayalı olarak tesis edilen intifa bedeli ile gayrinakdi yatırım bedelinin, sözleşmenin erken sonlanması nedeniyle «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine dayalı olarak davalıdan tahsil edilmesi taleplerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4032 E. , 2023/6204 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
DAVA TARİHİ 17.05.2012
HÜKÜM
Kısmen kabul
KARAR DÜZELTME İSTEYEN Davacı vekili
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen 27.09.2002 tarihli protokol kapsamında davacı şirkete 23.10.2027 tarihine kadar intifa hakkı verildiğini, Rekabet Kurumunun düzenlenmeleri çerçevesinde intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, davalının sözleşmenin geçersiz kılındığı 18.09.2010 ile 23.10.2027 tarihleri arası dönem için sebepsiz zenginleştiğini, denkleştirici adalet ilkesi uyarınca kalıcı teknik yatırım olarak ödenen bedelin alım gücünün, ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılarak iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek 492.753,00 TL'nin 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sebepsiz zenginleşmenin doğduğunu iddia ettiği 18.09.2010 tarihinden itibaren 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 66 ncı maddesine göre davanın bir yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davacının aynı konuda açtığı davanın erken açıldığı gerekçesiyle reddedildiğini, davacının bu davadan sonra dava açma süresinin zamanaşımına uğradığını, davacının protokole göre taleplerini açıklaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki intifa hakkı sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı ile sona ermesi nedeniyle davalı tarafın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, kaldı ki sekiz sene süre ile sözleşme gereğince bu taşınır eşyaların, tarafların anlaşmalarına uygun olarak davacının da kazanç sağlayacağı şekilde sözleşmeye uygun olarak kullanıldığı, bu nedenle bunların güncellenmiş değerlerinin talep edilemeyeceği, sözleşme gereği kullanıldığı ve davalı tarafça mevcut hâliyle iade edilebileceği de bildirilmiş olmakla, ancak rayiç ikinci el değerinin istenebileceği, makine ve techizatların dava tarihi itibariyle toplam ikinci el değerinin 15.100,00 TL olduğu ve davacının bu tutarı talep etmekte haklı olduğu, sabit yatırımlar yönünden, taraflar arasında düzenlenen intifa hakkı sözleşmesinin 18.09.2010 tarihinde sonlandığı, davacı tarafından taşınmaza yapılan sabit yatırımlara ilişkin aldırılan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu uyarınca, kalıcı/sabit yatırımların zamanla deforme olduğu ve yenilendiği, taşınmaza değer katmadığı, ayrıca davalı yararına fayda sağlamadığı, dolayısıyla davacı tarafından taşınmaza yapılan sabit yatırımlara yönelik davalıdan talep edilebilecek bir bedel bulunmadığı, davacının sabit yatırım bedeline yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 15.100,00 TL'nin dava tarihi olan 17.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.01.2023 tarih, 2021/4195 E. ve 2023/451 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu kalıcı teknik yatırımların davalı tarafından kullanıldığını ve taşınmaza değer kattığı ilk bozma öncesi alınan raporlarla tespit edilmiş olup bozma sonrasında alınan ve yerel Mahkeme tarafından da karara dayanak yapılan 27.11.2018 tarihli bilirkişi raporunun ise hem Yargıtay bozma kararına hem de yerel Mahkeme ara kararına aykırı şekilde düzenlendiğini, Yargıtay bozma ilamı uyarınca, dava konusu yatırımların davaya konu istasyonda bulunmasının, davalı tarafından hâlen kullanılarak ticarete devam ediliyor olmasının, davalının sebepsiz zenginleştiği hususunun ispatı için yeterli olduğu hâlde bilirkişiler tarafından taşınmazın konumu ve çevresel özellikleri itibari ile rayiç değerinin zaten sürekli arttığı ve yapılan yatırımların rayiç değerine etkisinin olmadığı şeklinde yorumun nazara alınmaması gerektiğini, davalının yerel Mahkeme dosyasına sunduğu 20.03.2013 tarihli dilekçesi ile dava konusu kalıcı teknik yatırımların toplam bedelinin 170.441,56 TL olduğuna dair beyanının, dava konusu kalıcı teknik yatırımların müvekkili şirkete iade edilmediği, kalıcı teknik yatırımların davalı tarafından hâlen kullanıldığı ve kalıcı teknik yatırımların toplam bedellerinin en az 170.441,56 TL olduğunun, davalının da kabulünde olduğu şeklinde nazara alınarak dava konusu kalıcı teknik yatırımların toplam bedelinin 170.441,56 TL olduğunu kabul etmemek kaydıyla davalının kabulü dahilinde, dava konusu kalıcı teknik yatırımların toplam bedelinin 170.441,56 TL’den düşük olmaması gerektiğini, duran varlıkların kalıcı teknik yatırımların güncellenmiş değerlerinin esas alınması gerekirken ikinci el kullanılmış değerlerinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, kararı usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek;
kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasındaki bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle sona ermesinden dolayı bakiye süreye isabet eden sabit yatırım bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981391000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz