Kalıcı yatırım bedeli, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmelidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3030 E. 2021/4436 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İntifa hakkının terkini sırasında lehtarın resmi merci önünde bedeli aldığına dair açık beyanı, bakiye intifa bedeli talebini engeller. Kalıcı yatırım bedeli, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı dava dışı üçüncü kişi ise ancak ona yöneltilebilir; davalıya karşı açılan bu talep pasif husumet yokluğundan reddedilmelidir.
Ele alınan sorunlar
Bakiye intifa bedeli talebi (terkin sırasındaki açık beyan) → ret
İddia: Davacı, intifa hakkının erken sona ermesi nedeniyle bakiye süreye ilişkin intifa bedelinin güncellenmiş değerinin iadesini istemiştir.
Gerekçe: İntifa hakkının terkinine ilişkin tescil istem belgesinde lehtar şirket temsilcisinin, intifa hakkının tamamından belirli bir bedeli aldığını ve çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ettiğini resmi merci önünde açıkça beyan etmesi karşısında, bakiye süreye ilişkin intifa bedeli talebinin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Kalıcı yatırım bedeli talebinde pasif husumet → kabul
İddia: Davalı, kalıcı yatırım bedeli talebinin kendisine yöneltilemeyeceğini temyizinde ileri sürmüştür.
Gerekçe: Kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece benimsenen 'Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı'nda malzeme bedelinin dava dışı üçüncü şirkete ödeneceğinin yazılı olması ve bayilik sözleşmesinin tarafının da dava dışı başka bir şirket olması karşısında, kalıcı yatırım bedeli talebinin bu dava dışı şirkete yöneltilmesi gerekir. Davalı hakkındaki bu talebin pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken kısmen kabulüne ve bu husustaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kalıcı yatırım bedeli talebinin sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmesi, aksi halde pasif husumet yokluğundan reddi yönünde emsal.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Pasif husumet (davalı sıfatı): kalıcı yatırım bedeli talebi, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmelidir; husumet yokluğunda talep esasa girilmeden reddedilir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
intifa hakkının terkini↗ resmi beyanın bağlayıcılığı↗ pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu↗ kalıcı yatırım bedeli↗ sebepsiz zenginleşme↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3328 E. 2023/5546 K.
Ortak:sebepsiz zenginleşme · dava şartı · Alacak
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu «intifa hakkının» terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket «temsilcisinin» intifa hakkının «terkini» ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki «lehtarı» olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan «sabit yatırımların» mahallinde yapılan «keşif» ile belirlenen «rayiç değerinin» 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2014/1089 E. ve 2017/1316 K. sayılı kararıyla davaya konu «intifa hakkının» terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket «temsilcisinin» intifa hakkının «terkini» ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki «lehtarı» olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000,00 TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67 TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan «sabit yatırımların» mahallinde yapılan «keşif» ile belirlenen «rayiç değerinin» 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım · intifa hakkı · rayiç değer · keşif · sözleşmenin feshi · lehtar · bayilik sözleşmesi · pasif husumet yokluğu
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2017 tarih, 2014/1089 E. ve 2017/1316 K. sayılı kararıyla davaya konu «intifa hakkının» terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket «temsilcisinin» intifa hakkının «terkini» ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki «lehtarı» olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000,00 TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67 TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan «sabit yatırımların» mahallinde yapılan «keşif» ile belirlenen «rayiç değerinin» 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle «sebepsiz zenginleşme» oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2019 tarih, 2018/479 E. ve 2019/691 K. sayılı kararıyla 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde «intifa hakkının» «terkini» ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki «lehtarı» olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" denildiğinden intifa bedeline yönelik talebin reddedilmesinin yerinde olduğu, «sabit yatırımların» davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından yaptırılmış olması nedeniyle ve keşfen yapılan inceleme ile davalının bu yatırımları kullanarak ticarete devam ettiği dolayısıyla bu yatırımların taşınmaza değer kattığının bu nedenle bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin davalıdan talep edilebileceği, «sözleşmenin feshi» tarihinde davalının elinde kalan bedele hükmedilmesinde ve davalının kötü niyetli zenginleşen olmaması nedeniyle «temerrüt faizi» talebi için «ihtar» gerekmekte ise de davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faize hükmedilmesini kabul etmesi ve mahkemece bu hususun gözetilmesi karşısın …
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen «intifa hakkının» Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona erdiğini, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancı ile davalıya ödenen intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin miktarının güncellenmiş değerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 39.727,00 TL intifa hakkı bedeli, 121.304,00 TL kalıcı yatırımlar bedeli toplamı olan 161.031,00 TL'nin Rekabet Kurulu kararının yayınlandığı 12.03.2009 tarihinden itibaren ticari «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; «bayilik sözleşmesinin» 13.03.2008 tarihinde imzalandığını ve 13.03.2013 tarihi itibariyle «geçersiz» hale geldiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacının bahsettiği yatırımların sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğunu, talep edilen bedelin ve faizin fahiş olduğunu, mahkemece bedel iadesine karar verilecek ise de sözleşmenin «fesih» tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4696 E. 2015/2982 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sabit yatırım bedeli · sabit yatırım · intifa hakkı · keşif · açılmamış sayılma · geçersizlik · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davada davacı tarafça davalı ...'dan sadece kalıcı «sabit yatırım bedelinin» intifa süresinin sona ermesinden sonra kullanılamayan dönemine ilişkin tutarlarının tahsilini istendiği anlaşılmakla, ancak davacının bayisi olarak kullanılmakta olan taşınmaz üzerine davacı tarafça yapılan teknik yatırımların taraflar arasındaki işletme sözleşmesinin gereği olarak, sözleşme süresine bakılmaksızın ve hizmetin yapılması devamı için zorunlu yatırımlar olması sebebiyle davacının sabit yatırım bedeli yönünden iade talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacının davalı şirket yönünden asıl ve birleşen dava olarak davanın takip edilmediği bildirildiğinden asıl ve birleşen davada davalı şirket yönünden HMK 150. madde gereğince ayrı ayrı «açılmamış sayılmasına», davacının asıl ve birleşen davada davalı ... hakkındaki davasının asıl ve birleşen dava itibarıyla ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen dava, davacı lehine «intifa hakkı» tesis edilmiş olan taşınmazda davacı tarafından yapılmış ve davalı yan uhdesine geçmiş «sabit yatırımların» anlaşmasının «geçersiz» kalan süresine ilişkin kısmına isabet eden tutarın güncellenmiş değerinin tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece mahallinde yapılacak «keşif» ile davacı yanca iddia edilen kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise akdin feshinden sonra da davalı yanın aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam edip etmediği bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımların taşınmaza değer kattığının yani davalı yanın yapılan kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı yanca talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3030 E. , 2021/4436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.11.2017 tarih ve 2014/1089 E. - 2017/1316 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/479 E. - 2019/691 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona erdiğini, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancı ile davalıya ödenen intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin miktarının güncellenmiş değerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 39.727,00 TL intifa hakkı bedeli, 121.304,00 TL kalıcı yatırımlar bedeli toplamı olan 161.031,00 TL'nin Rekabet Kurulu kararının yayınlandığı 12.03.2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; bayilik sözleşmesinin 13/03/2008 tarihinde imzalandığını ve 13.03.2013 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacının bahsettiği yatırımların sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğunu, talep edilen bedelin ve faizin fahiş olduğunu, mahkemece bedel iadesine karar verilecek ise de sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" denildiğinden intifa bedeline yönelik talebin reddedilmesinin yerinde olduğu, sabit yatırımların davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından yaptırılmış olması nedeniyle ve keşfen yapılan inceleme ile davalının bu yatırımları kullanarak ticarete devam ettiği dolayısıyla bu yatırımların taşınmaza değer kattığının bu nedenle bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin davalıdan talep edilebileceği, sözleşmenin feshi tarihinde davalının elinde kalan bedele hükmedilmesinde ve davalının kötü niyetli zenginleşen olmaması nedeniyle temerrüt faizi talebi için ihtar gerekmekte ise de davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faize hükmedilmesini kabul etmesi ve mahkemece bu hususun gözetilmesi karşısında taraf vekillerinin istinaf isteklerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona ermesi sebebiyle bakiye intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin alacak davasıdır. Davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin tarafı dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu gibi dosya içeriğinde bulunan kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece de benimsenen 20.03.2014 tarihli "Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı" başlıklı belgede, "yukarıdaki belirtilen malzemelerin bedelini Total A.Ş.'ye ödeyeceğini belirterek alınmamıştır." yazılı olup, bu kalıcı yatırım bedeline ilişkin talebin dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davalı hakkındaki kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi ve bu husustaki istinaf isteğinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre tarafların kalıcı yatırım bedeline yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691284700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz