6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kalıcı yatırım bedeli, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmelidir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3030 E. 2021/4436 K. · · İlk derece: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

İntifa hakkının terkini sırasında lehtarın resmi merci önünde bedeli aldığına dair açık beyanı, bakiye intifa bedeli talebini engeller. Kalıcı yatırım bedeli, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı dava dışı üçüncü kişi ise ancak ona yöneltilebilir; davalıya karşı açılan bu talep pasif husumet yokluğundan reddedilmelidir.

Ele alınan sorunlar

Bakiye intifa bedeli talebi (terkin sırasındaki açık beyan) → ret

İddia: Davacı, intifa hakkının erken sona ermesi nedeniyle bakiye süreye ilişkin intifa bedelinin güncellenmiş değerinin iadesini istemiştir.

Gerekçe: İntifa hakkının terkinine ilişkin tescil istem belgesinde lehtar şirket temsilcisinin, intifa hakkının tamamından belirli bir bedeli aldığını ve çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ettiğini resmi merci önünde açıkça beyan etmesi karşısında, bakiye süreye ilişkin intifa bedeli talebinin reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Kalıcı yatırım bedeli talebinde pasif husumet → kabul

İddia: Davalı, kalıcı yatırım bedeli talebinin kendisine yöneltilemeyeceğini temyizinde ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece benimsenen 'Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı'nda malzeme bedelinin dava dışı üçüncü şirkete ödeneceğinin yazılı olması ve bayilik sözleşmesinin tarafının da dava dışı başka bir şirket olması karşısında, kalıcı yatırım bedeli talebinin bu dava dışı şirkete yöneltilmesi gerekir. Davalı hakkındaki bu talebin pasif husumet yokluğundan reddi gerekirken kısmen kabulüne ve bu husustaki istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kalıcı yatırım bedeli talebinin sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmesi, aksi halde pasif husumet yokluğundan reddi yönünde emsal.

Usul tespitleri

Dava şartı
Pasif husumet (davalı sıfatı): kalıcı yatırım bedeli talebi, sözleşmenin tarafı ve bedelin muhatabı olan kişiye yöneltilmelidir; husumet yokluğunda talep esasa girilmeden reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
intifa hakkının terkini resmi beyanın bağlayıcılığı pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu kalıcı yatırım bedeli sebepsiz zenginleşme

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3328 E. 2023/5546 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4696 E. 2015/2982 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3030 E.  ,  2021/4436 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 27.11.2017 tarih ve 2014/1089 E. - 2017/1316 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/479 E. - 2019/691 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalıya ait taşınmaz üzerinde davacı lehine tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona erdiğini, intifa hakkının süre bitimine kadar süreceği inancı ile davalıya ödenen intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedelinin kullanılmayan süreye ilişkin miktarının güncellenmiş değerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek 39.727,00 TL intifa hakkı bedeli, 121.304,00 TL kalıcı yatırımlar bedeli toplamı olan 161.031,00 TL'nin Rekabet Kurulu kararının yayınlandığı 12.03.2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili; bayilik sözleşmesinin 13/03/2008 tarihinde imzalandığını ve 13.03.2013 tarihi itibariyle geçersiz hale geldiğini, davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacının bahsettiği yatırımların sözleşmenin süresine bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlar olduğunu, talep edilen bedelin ve faizin fahiş olduğunu, mahkemece bedel iadesine karar verilecek ise de sözleşmenin fesih tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden talebin yerinde olmadığı, davaya konu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların mahallinde yapılan keşif ile belirlenen rayiç değerinin 82.010,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğundan iadesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00 TL'nin 25.07.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya yönelik isteğin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinafa başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, 25.03.2014 tarihli tescil istem belgesinde intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" denildiğinden intifa bedeline yönelik talebin reddedilmesinin yerinde olduğu, sabit yatırımların davalıya ait taşınmaz üzerine davacı tarafından yaptırılmış olması nedeniyle ve keşfen yapılan inceleme ile davalının bu yatırımları kullanarak ticarete devam ettiği dolayısıyla bu yatırımların taşınmaza değer kattığının bu nedenle bakiye süreye isabet eden kalıcı yatırım bedelinin davalıdan talep edilebileceği, sözleşmenin feshi tarihinde davalının elinde kalan bedele hükmedilmesinde ve davalının kötü niyetli zenginleşen olmaması nedeniyle temerrüt faizi talebi için ihtar gerekmekte ise de davalının cevap dilekçesinde sözleşmenin feshi tarihinden itibaren faize hükmedilmesini kabul etmesi ve mahkemece bu hususun gözetilmesi karşısında taraf vekillerinin istinaf isteklerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle istinaf isteklerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğinin reddine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dava, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı nedeniyle süresinden önce sona ermesi sebebiyle bakiye intifa bedeli ile kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin alacak davasıdır. Davacı ile imzalanan bayilik sözleşmesinin tarafı dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu gibi dosya içeriğinde bulunan kalıcı yatırım bedelinin hesabına esas alınan ve mahkemece de benimsenen 20.03.2014 tarihli "Teslim Alınmamış Malzemeler Tutanağı" başlıklı belgede, "yukarıdaki belirtilen malzemelerin bedelini Total A.Ş.'ye ödeyeceğini belirterek alınmamıştır." yazılı olup, bu kalıcı yatırım bedeline ilişkin talebin dava dışı Gamsız Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davalı hakkındaki kalıcı yatırım bedeli isteğine ilişkin davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kısmen kabul kararı verilmesi ve bu husustaki istinaf isteğinin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bakiye intifa bedeli isteğine yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, bozma nedenine göre tarafların kalıcı yatırım bedeline yönelik sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 26.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/691284700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Kısmen onandı, kısmen bozuldu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/479 E. 2019/691 K.

İntifa hakkı bedelinde terkin senedindeki ibraname niteliğinde beyan

Gerekçe özeti

İntifa hakkı sahibi, intifa hakkının terkini sırasında resmi merci önünde bedel aldığına ilişkin açık beyanda bulunmuşsa, bu beyan sonrasında bakiye süreye ilişkin intifa bedelini ayrıca talep edemez. Buna karşılık, taşınmaz maliki sıfatıyla bayilik sözleşmesinin tarafı olan kişi, sözleşmenin süresinden önce sona ermesi halinde, taşınmazına yapılan ve taşınmaza değer katan kalıcı/sabit yatırımların bakiye süreye isabet eden bedelinden sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sorumludur; bu yatırımın değeri, yapıldığı tarihteki değil, sözleşmenin fesih tarihindeki rayiç değeri üzerinden hesaplanır. Sebepsiz zenginleşme alacağında, zenginleşenin iyiniyetli olduğu ve kötüniyetinin ispatlanamadığı hallerde temerrüt için ihtar/bildirim şarttır; ancak davalı taraf faizin belirli bir tarihten işletilmesini kabul etmişse bu tarih esas alınabilir.

Emsal değeri

Akaryakıt bayilik sözleşmelerine bağlı intifa hakkının Rekabet Kurulu düzenlemeleri nedeniyle süresinden önce sona ermesi halinde, taşınmaz malikinin sabit yatırım bedelinden sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde sorumlu tutulabileceği ve bu bedelin fesih tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirme, benzer bayilik/intifa uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: intifa hakkı sebepsiz zenginleşme bayilik sözleşmesi Rekabet Kurulu düzenlemesi grup muafiyeti kalıcı/sabit yatırım bedeli husumet temerrüt faizi ibraname niteliğinde beyan terkin

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/479

KARAR NO 2019/691

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/11/2017

NUMARASI 2014/1089 Esas 2017/1316 Karar

DAVA

Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2019

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 13.03.2008 tarihli bayilik sözleşmesi bulunduğunu,sözleşme gereğince tesis edilen intifa hakkının Rekabet Kurumunun düzenlemeleri çerçevesinde 24/07/2013 tarihinde sona erdiğini, intifa hakkının 25/07/2023 tarihine kadar süreceği inancı ile intifa hakkına karşılık davalıya intifa bedeli ve kalıcı yatırım bedeli ödemesi yapıldığını,intifanın terkin edildiğini belirterek, intifa hakkı için ödenen bedelin güncellenmiş değeri olan 39.727-TL'nin ve kalıcı yatırımlar için ödenen bedelin güncellenmiş değeri olan 121.304-TL'nin toplamı olan 161.031-TL'nin 12/03/2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili ; sözleşmenin 13/03/2013 itibarı ile geçersiz hale geldiğini, sözleşme fesih olduğundan ve sözleşmedeki yetki şartıda uygulanamayacağından davanın davalının ikametgahında açılması gerekirken yetkisiz mahkemede açıldığını, sebepsiz zenginleşmeye göre açılan davanın sözleşmenin geçersiz hale geldiği tarihten 1 yıl sonrasında BK.nun 66.maddesi gereği zamanaşımına uğradığını, intifa bedelinin ve teknik yatırım bedelinin iade edilemeyeceğini, teknik yatırım bedelinin süreye bakılmaksızın yapılması gereken yatırımlarla ilgili olduğunu, iade kararı verilecek olsa bile talep edilen tutarın ve istenen faizin fahiş olduğunu, iade kararı verilecekse bile faizin sözleşmenin sona ermesi tarihinden uygulanması gerekeceğini,intifa tesis edilen yerdeki yatırımları Çorlu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından tespit edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı tarafından, sözleşme gereğince davalıya kurulan intifa hakkına bağlı olarak ödeme yapıldığı, ayrıca yatırım bedeli ödendiği, davalıya ait petrol istasyonun bulunduğu yerde talimat yoluyla yatırımların rayiç değerlerinin belirlendiği, bunların toplam değerinin 82.010-TL olduğunun tespit edildiği, bu tutarın sözleşmenin sona ermesiyle sebepsiz zenginleşme oluşturduğu, iadesi gerektiği,davaya konu intifa hakkının terkinine ilişkin 25/03/2014 tarih ve 7238 sayılı Ergene Tapu Müdürlüğü tescil istem belgesinde davacı şirket temsilcisinin intifa hakkının terkini ile ilgili olarak "yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz üzerindeki lehtarı olduğunuz intifa hakkının tamamından 1.000-TL bedeli aldığımızdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkini talep ederim" ibaresinin yer aldığı, bilirkişi raporunda kalan süreye ilişkin olarak 40.316,67.-TL tutarın iadesinin gerektiği belirtilmiş ise de davacı şirket yetkilisinin resmi merci önündeki açık beyanı dikkate alınarak intifa hakkına ilişkin tutar yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 82.010,00.-TL'nin 25/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1- Davacı vekili; intifa hakkının terkininden dolayı davalı tarafından müvekkiline bedel ödenmediğini, ... taşınmaz maliki olan babası ...’nun intifa hakkının süresinden önce terkini nedeniyle tapu harcını az ödeyebilmek için tapu müdürlüğüne intifa hakkının 1.000-TL bedel alarak terkin edildiğini beyan ettiğini,kullanılmayan süreye ilişkin 40.316,67 TL intifa hakkı bedeli alacağı tespit edildiğini, mahkeme tarafından sadece tescil istem belgesi hazırlanırken ... tarafından kullanılmayan süreye ilişkin intifa hakkı için 1.000,-TL alındığı beyan edildiği için intifa hakkı bedeline ilişkin talebin reddedildiğini,tapu tarafından zorunlu prosedür gereği uygulanan bir işlem sebebi ile intifa bedelinin tahsil edilememesi ve terkin senedine yazılan bedelin müvekkili tarafından tahsil ve kabul edildiği şeklinde yorumlanarak davanın reddine karar verilmesinin davalının zenginleşmesine, müvekkilinin zarara uğratılmasına sebebiyet verdiğini, 2008 yılında dahi kalıcı teknik yatırımların toplam değerinin KDV hariç 118.700,72-TL olduğunun dava dosyasına sunulan faturalardan belli olduğu halde, mahkeme tarafından kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taleplerine 12/03/2009 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılarak davanın tüm talepler açısından kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; intifa bedeli yönünden kararın onanmasını,müvekkilinin davacı ile dava dışı ...San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen sözleşmeye malik ve kefil sıfatı ile taraf olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, akaryakıt istasyonu için yapılan teknik yatırımların müvekkili ile ilgisi bulunmadığını, bayilik sözleşmesinin asıl akidinin ....Ltd. Şti. olduğunu ve sebepsiz zenginleşme tespit olunsa dahi burada zenginleşen kişinin müvekkili değil dava dışı şirket olacağını, 13/03/2008 tarihli bayilik sözleşmesinin sona ermesinden sonra 01/10/2013 tarihli “istasyonlu akaryakıt sözleşmesi” tanzim edildiğini ve bu sözleşmenin süresinin 2 ay olacağının kararlaştırıldığını ve sözleşmede 13/03/2008 tarihli sözleşmeye herhangi bir atıf yapılmadığını, müvekkilinin 13/03/2008 tarihli sözleşmede geçerli bir kefaletinin bulunduğundan bahsetmenin mümkün olmadığı gibi sözleşmenin yenilenmesi sırasında kefil olarak imzasının bulunmadığını,karar verilen bedel yönünden 25/07/2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, belirterek hükmün müvekkili lehine kaldırılarak davanın husumet yokluğu veya esas bakımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Rekabet Kurulu'nun 05/03/2009 tarihli kararı 12/03/2009 tarihinde kamuya duyurulmuş olup; bayilik sözleşmelerinin 5 yıl süre ile sınırlı bulunduğu,taraflar arasındaki (intifa kira, kredi ve ariyet ve benzeri) hukuksal ilişkilerinde rekabet hukuku kapsamında değerlendirileceğini karar vermiştir. Buna göre, akaryakıt sektöründe bayilik sözleşmeleriyle bağlantılı olarak 18/09/2005 tarihinden sonra yapılan sözleşmelerin süresi ne olursa olsun ,yapıldıkları tarihten itibaren 5 yıl süreyle 2002/2 sayılı tebliğ ile getirilen muafiyetten yararlanacakları, bu sürenin sonunda tebliğle tanınan grup muafiyeti dışında kalarak 4054 sayılı kanunun 4.maddesine aykırı hale geleceği kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Davacı ile davadışı ... Sanayi Tic.Ltd.Şti ve davalı arasında 13/03/2008 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi kurulduğu ve bu sözleşmeye bağlı olarakta davalının maliki olduğu taşınmaz üzerine davacı lehine 25/07/2008 tarihinde intifa hakkı tesis edildiği, intifa tesisi tarihinden sonra 12/03/2009 tarihinde kamuya duyurulan Rekabet Kurulu düzenlemeleri doğrultusunda bayilik sözleşmesine bağlı intifa sözleşmesinin de zorunlu olarak 25/07/2013 tarihinde sona erdiği açıktır.25/03/2014 tarihli 7238 Sayılı Ergene Tapu Müdürlüğünün Tescil İstem Belgesinde; ..., davacı şirketin verdiği Beyoğlu ....Noterliğinin 28/01/2014 tarih ... yevmiye nolu vekaletname ile vekil olarak : “...Yukarıda özellikleri belirtilen taşınmaz(...

Ada ... P (Daha sonra ... Parsel olarak değişti) üzerindeki lehdarı olduğumuz intifa hakkının tamamından 1000 -TL bedelini aldığımdan çıplak mülkiyet malikleri lehine terkinini talep ederim” şeklinde beyanda bulunarak intifa hakkının terkin edildiği,bu durumda intifanın terkini bir bedel karşılığı yapılmış olup,davacının bakiye süreye ilişkin intifa bedelini talep edemeyeceği (Yargıtay 19.HD.

01. 06.2017 tarih,2016/10759E, 2017/4454K sayılı ilamı),dolayısıyla intifa bedeline yönelik davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Davadaki ikinci talep, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde yapılan sabit yatırımların ,intifa sözleşmesinin beklenenden erken sona ermesi nedeniyle kalan süreye ilişkin sabit yatırım bedeline isabet eden değerin iadesi olup ,davalının intifaya konu taşınmazın maliki ve bu sıfatla akaryakıt bayilik sözleşmesinin tarafı olduğu, sabit yatırımların davalının taşınmazına davacı tarafça yapılmış olup, keşfen yapılan inceleme sonucu kalıcı yatırımların taşınmaz üzerinde yapıldığının, sözleşmenin feshinden sonrada bayiinin aynı kalıcı yatırımları kullanarak ticaretine devam ettiğinin dolayısıyla bu kalıcı yatırımların taşınmaza değer kattığının belirlendiği, bu nedenle sabit yatırım bedelinin bakiye süreye isabet eden ve bilirkişi tarafından hesaplanan değerinin davalıdan istenebileceği ve bu hususta davalıya husumet yöneltilebileceği sonucuna varılmaktadır.

(Yargıtay 19. H.D.

03. 05.2001 tarih 2010/12817 esas, 2011/6049 karar sayılı ilamı)Davacı vekilinin yatırımın yapıldığı tarihteki değerinin daha fazla olduğu iddia etmekte ise de ,geçen zamana göre sözleşme her iki yanca ifa edilerek yatırımın değerinin azalması tabi bulunduğundan dinlenebilir değildir.Kullanılmayan süre için sözleşmenin feshi zamanında ki değerine ,davalının elinde kalan miktara hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 117/2 maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşmede sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için bildirim şarttır. Somut olayda sebepsiz zenginleşen davalının kötüniyetli olduğu ispatlanmamıştır. Temerrüde düşmüş sayılması için ihtar keşidesi gereklidir.Ancak davalı cevap dilekçesi ile faizin başlangıç tarihinin sözleşmenin feshi tarihi olması gerektiğini kabul ettiği ve mahkemece bu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmiştir.

Taraf vekillerinin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacıdan alınması gereken 44,40- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 35,90- TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Davalıdan alınması gereken 5.602,10- TL istinaf karar harcından peşin yatan 1.400,52-TLnin mahsubuna bakiye 4.201,58-TLharcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,Hükümden sonra davacı ve davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

16/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.