6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4725 E. 2023/5778 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasfiye memuru ataması limited şirket müdürlüğü ticaret sicilinden resen terkin zorunlu hasım resen terkin re'sen terkin hukuki menfaat şirket müdürlüğü yasal hasım tebligat kanunu m.35 şirketin tasfiyesi şirketin ihyası tasfiye memuru atanması ticaret sicili müdürlüğü vekâlet ücreti sicilden terkin ihya tasfiye memuru garantörlük hak düşürücü süre usulden reddi ihtar limited şirket yargılama gideri tebligat ticaret sicili ek tasfiye yönetim kurulu kararı terkin harç tacir ilan dava sebebi cy/cy kaydı vekalet ücreti temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HMK · TTK — TTK 7TTK 18TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, işbu davanın ihyası istenen şirketin sicilden resen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında resen terkin işleminin yapılması karşısında yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki düzenlemeyi değerlendirme dışı bırakarak davanın reddine hükmetmemesinin yerinde olmadığını ve usul kurallarına aykırı olduğunu, davaya konu şirketin 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, davanın açılış tarihi ise 05.12.2022 olduğunu, Garanti Çiçekçilik Turizm Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi'nin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin çıkarılan tebligatın “taşınmış” notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini, bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılmış sayılacağını ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğini, ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru ataması mecburiyetinin göz ardı edilerek ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanmasına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler düzenlemesine yer verdiğini, ticaret sicili müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılarak; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesine; mahkeme aksi kanaatteyse şirketin ek tasfiyesine karar verilmesine ve tasfiye memuru müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhine vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla şirketin terkin tarihi olan 23.01.2014 tarihi ile dava tarihi 05.12.2022 tarihi arasında yasal 5 yıllık hak düşürücü süre geçmekle birlikte davacı ortakların şirketin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunduğunu ileri sürdüğüne ve dava konusu tasfiye edilmediği bildirilen bir adet aracın dosyadaki sicil kayıtlarına göre halen ihyası istenen şirket adına tescilli olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, tasfiye için 10 yıllık sürede dava açılabileceği, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsilcisine ihtar gönderilmediği, esasen ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan Mahkemece davanın kabulü ile şirketin araç ile sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, ayrıca, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden resen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gibi terkin işlemlerinin aynı maddenin 4/a maddesindeki usule aykırı olarak gerçekleştirildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı kurum temsilcisinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirket ihyası talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6691 E. 2023/1278 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1394 E. 2023/1520 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1619 E. 2023/2041 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

2 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/257 E. 2024/1352 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1409 E. 2023/1902 K.

    Ortak: · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4725 E.  ,  2023/5778 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılar ... ve ...'ın terkin edilen ve ihyasını talep ettikleri Garanti Çiçekçilik Turizm Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. unvanlı şirkette kurucular ve pay sahipleri olduğunu, davacılar dışında başka bir pay sahibi bulunmadığını, şirketin terkininden sonra davacılar yapılandırılan borçlarını ödediklerini ve araç üzerindeki hacizlerin kaldırıldığını, davacılar aracı kendi üzerlerine almak istediklerinde aracın şirket üzerine kayıtlı olması sebebiyle herhangi bir işlem yapamayacaklarını öğrendiklerini ve bu konuda mağdur olduklarını belirterek ... sicilinde kayıtlı Garanti Çiçekçilik Turizm Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti. unvanlı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı kurum temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde resen terkin edildiğini, "18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler" kapsamında re'sen terkin edildiğini, Garanti Çiçekçilik Turizm Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi'nin müdürlüklerince bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin çıkarılan tebligatın "taşınmış" notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, resen terkinin hukuka uygun olduğuna kanaat getiriliyorsa, ek tasfiyeye karar verilmesi ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, söz konusu şirketin geçici 7 nci madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, öngörülen usule uygun şekilde ticaret sicilinden silinen şirketin, sonrasında borçları veya sonuçlandırılması gereken hukuki ilişkilerinin gerektirmesi halinde ihyası talep edilebileceğini, bu nedenle yapılan ihya taleplerinde, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyeye ilişkin hükümlerin esas alınması gerektiğini, şirketin sona erme nedeni ortadan kalkmadığı için, ihya kararının ek tasfiye işlemleriyle şınırlı olarak verilmesi ve resen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere tasfiye memurunun atanması gerektiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davanın süre yönünden usulden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerinin açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, işbu davanın ihyası istenen şirketin sicilden resen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı ancak 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında resen terkin işleminin yapılması karşısında yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı kurum temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasındaki düzenlemeyi değerlendirme dışı bırakarak davanın reddine hükmetmemesinin yerinde olmadığını ve usul kurallarına aykırı olduğunu, davaya konu şirketin 23.01.2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 23.01.2019 tarihinde sürenin dolduğunu, davanın açılış tarihi ise 05.12.2022 olduğunu, Garanti Çiçekçilik Turizm Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi'nin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin çıkarılan tebligatın “taşınmış” notuyla iade olduğunu, ihtarın ayrıca, 07.10.2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, ayrıca şirketlerin tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliği tescil ettirmesi gerektiğini, ancak şirketler adres değişikliğinin tescili zorunluluklarını yerine getirmediğini, bu konudaki sorumluluğun şirket yetkililerine ait olduğunu, ilanın ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla yapılmış sayılacağını ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceğini, ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru ataması mecburiyetinin göz ardı edilerek ek tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanmasına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, 18.05.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler düzenlemesine yer verdiğini, ticaret sicili müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının kaldırılarak;

5 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesine; mahkeme aksi kanaatteyse şirketin ek tasfiyesine karar verilmesine ve tasfiye memuru müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhine vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine, karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla şirketin terkin tarihi olan 23.01.2014 tarihi ile dava tarihi 05.12.2022 tarihi arasında yasal 5 yıllık hak düşürücü süre geçmekle birlikte davacı ortakların şirketin tasfiye edilmemiş mal varlığının bulunduğunu ileri sürdüğüne ve dava konusu tasfiye edilmediği bildirilen bir adet aracın dosyadaki sicil kayıtlarına göre halen ihyası istenen şirket adına tescilli olduğuna göre, İlk Derece Mahkemesinin kabulünün aksine, tasfiye için 10 yıllık sürede dava açılabileceği, Müdürlük tarafından yapılan işlemlerin geçici 7 nci maddenin 4/a fıkrasındaki usule göre yerine getirilmediği, silinme işlemi nedeniyle şirketi temsilcisine ihtar gönderilmediği, esasen ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan Mahkemece davanın kabulü ile şirketin araç ile sınırlı olmamak üzere ihyasına karar verilmesi ve tasfiyeye tabi tutulmasına gerek bulunmadığından tasfiye memuru atanmasına da gerek olmadığı, ayrıca, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak dava konusu şirketin ticaret sicilinden resen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gibi terkin işlemlerinin aynı maddenin 4/a maddesindeki usule aykırı olarak gerçekleştirildiği, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı sicil aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı kurum temsilcisinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı kurum temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirket ihyası talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum temsilcisince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981357500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.