Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2498 E. 2023/6411 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi kabul↗ belirsiz alacak davası↗ husumet itirazı↗ muvazaa↗ hakkın kötüye kullanılması↗ pasif husumet yokluğu↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ alacak davası↗ husumet yokluğu↗ ihtar↗ esastan ret↗ yönetim kurulu kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/68 E., 2021/395 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacının telif hakları sahibi oldukları çok sayıda filmi aralarında herhangi bir gösterim hakkı sözleşmesi olmaksızın izinsiz olarak davalı şirketin sahibi olduğu TV kanallarında gösterimlerinin yapıldığını, izinsiz gösterimler öğrenilir öğrenilmez derhal telefon ve elektronik posta ile davalı şirket yetkililerinin uyarıldığını, uyarılara rağmen bazı filmlerin defalarca yayınlandığını, bu ihlalin yüzü aşkın film için söz konusu olduğunu, izinsiz gösterimlerin her bir film için en az iki kez olmak üzere bazı filmler için altı - yedi kez olduğunu, filmlerin davalı şirketçe yayınlanan D. SMART adlı dergilerde yayın gün ve saatini gösterir biçimde yer aldığını, zararın giderileceği vaadinin de bunca süredir yerine getirilmediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davada pasif husumeti bulunmadığını, müvekkili şirketinin Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) nezdinde verilmiş herhangi bir yayın lisansı bulunmadığını, müvekkilinin bir yayıncı kuruluş olmadığını, bu hususun RTÜK kayıtları incelendiğinde net bir şekilde görüleceğini, ayrıca davacının iddia ettiği filmlerin müvekkili şirket tarafından yayınlandığının ispat edilmesi gerektiğini, davacının dosyaya bu iddiasına yönelik herhangi bir belge de sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile D Smart dergisinde filmlerin yayınlayacağı kanalların Blu Tv, Yeşilçam smart, movie smart Yeşilçam, smart Sinetürk olduğunun bildirildiği, yine bu firmalar ile davalı arasında direkt bir bağlantı olduğuna dair davacı tarafından delil sunulmadığı, dergi içeriğine göre yayınlandığı iddia olunan filmleri yayınlayan televizyon kanallarının davalıya ait olmadığı, RTÜK kayıtlarına göre davalının yayıncı kuruluş olmadığı ve hissesi bulunan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, davacı tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasının ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafça yapılacak basit bir araştırma sonucunda yayıncıların kolayca tespit edilebileceği, bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen pasif husumet itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli ihtara verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'den alınan devir sözleşmesine istinaden yayınladıklarının" belirtildiğini, davalının yayın lisansı olmasa da gösterim hakkı devir sözleşmeleri yapan davalının davada husumetinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının film tedarikçisi olduğu, ancak davalı ile dava dışı yayıncı şirketlerin farklı tüzel kişilik olduğu, iş adreslerinin, şirketin yönetim kurulu ve yetkililerinin farklı olduğu, dolayısıyla yayıncı kuruluş ile bir bağlantılarının tespit edilemediği, RTÜK kayıtlarına göre davalının yayıncı kuruluş olmadığı ve hissesi bulanan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, iddia olunan filmlerin yayınlandığı ileri sürülen televizyon kanallarının davalıya ait olmadığı, tüm bu hususlar gözönüne alındığında İlk Derece Mahkemesince verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair karar yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... gösterimiyle iştigal eden, şirketlerinin tedarikçisi ve platformun işletmecisi olduğunu, davalı ... ... A.Ş. hissedarı olup eşgüdümle hareket ettiği çok sayıdaki tv kanalına film tedarikçiliği yaptığını, bu kanalların olduğu platformun da işletmecisi olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin haklı olduğunu, yayın lisansı olmayan davalının yayın için onlarca sözleşme yapmış olmasının açıklanamadığını, RTÜK yazısında davalı şirketin platformdaki 18 yayıncı tv şirketin hissedarı olduğu bilgisi, davalı şirketle aralarındaki organik bağa kesin kanıt olduğunu, bu durum aynı platformda, aynı iradeyle yönlendirilen davalı şirketle yayıncı şirketler arasındaki amaç, çıkar birliğine (muvazaaya) açık, kesin kanıt oluşturduğunu, tedarikçi, platform isletmecisi davalı şirketle, yayıncı şirketler birbirlerini perdeleyen çalışma tarzıyla, alacaklılarına hedef olmamak, kapatılmak gibi cezalara muhatap olmamak amacıyla, hakkı kötüye kullanıldığını Mahkemece tek yanlı, delille irtibatı kurulmayan, soyut, gerekçeler tekrarlanıp, davacı lehindeki delil ve olgular görmezden gelinerek, davalının yayıncı kuruluş olmadığı, yayıncı kuruluşların D Smart uydu platformuyla bağlantısının ve muvazaa iddiasının ispat edilemediği" belirtilerek, davalıya husumeti bulunmadığının belirtildiğini, bu durumun aksini ispat eden ihtar, bilirkişi raporu, RTÜK yazısı, davalının, kısmi kabulü hatta Mahkemenin ... ... A.Ş.’nin hissedarı olduğu platformdaki yayıncı şirketlerin, "davalının film tedarikçisi olduğu" kabulüne karşılık, Mahkemenin pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair kararı delile dayanmadığını, dosya kapsamına tümüyle aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının telif haklarına sahip olduğu filmlerin izinsiz gösterimlerinin yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13655 E. 2016/8002 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · bilirkişi raporuna itiraz · feri müdahil · ticari faiz · temerrüt faizi · haksız fiil · ıslah · ilan
Benzer bu karardaSmart isimli televizyonda yayınlandığı, her bir gösterimin «rayiç bedelin» 5.000,00 TL olacağı, 7 kez izinsiz gösterim sebebiyle de toplam gösterim bedelinin 35.000,00 TL edeceği, FSEK 68/1 maddesi gereğince belirlenen miktarın üç katı olan 105.000,00 TL'nin talep edilebileceği, asli müdahilin .... isimli filmle ilgili eser sahipliği sıfatını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 105.000,00 TL tazminatın, 21.000,00 TL'sine dava tarihinden, 84.000,00 TL'sine ise «ıslah» tarihi olana 12/01/2015 tarihinden itibaren işletilecek «ticari faizi» ile davalıdan tahsiline, hükmün «ilanı» talebinin reddine, asli müdahilin talebinin reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalının eylemi aynı zamanda bir «haksız fiil» teşkil ettiğine göre, mahkemece davaya konu filmlerin gösterim tarihlerinden itibaren «temerrüt faizine» hükmedilmesi gerekirken, dava ve «ıslah» tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
… ulunmadığını, sektörel tabiriyle “dolgu film” kapsamında olup, ancak pazarlanabilirliği yüksek filmlerin yanında sözleşmelere konu edildiğini, bu nedenle belirlenen «rayiç bedelin» fahiş olduğunu belirterek, «bilirkişi raporuna itiraz» etmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı vekili, asli müdahil vekili ile «feri müdahil» vekili temyiz etmiştir.
-
Gereksiz yere incitici açıklama
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3473 E. 2019/2417 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaSMART adlı dergilerde yayın gün ve saatini gösterir biçimde yer aldığını, zararın giderileceği vaadinin de bunca süredir yerine getirilmediğini ileri sürerek «belirsiz alacak davası» olarak şimdilik 10.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında Uydu Dağıtım Sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin 31/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ve sözleşmede yer alan «fesih» hükümlerine uygun olarak sonlandırıldığı, sözleşmenin sonlandırılmasının hemen öncesinde ve sonrası davalının D Smart platformu üzerinden yayın yapan kanallarında, resmi internet sitesinde ve resmi sosyal medya hesaplarında yazılan ve yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, davalı-karşı davacının mevcut ifadelerin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu savunmalarının yerinde olmadığı, mevcut ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı ve yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, karşı dava yönünden davalının TEKEL niteliğinde hizmet sunmadığı, yasal mevzuat hükümleri, RTÜK, Rekabet Kurulu Başkanlığı, BTK'dan gelen yazı cevaplarına göre, karşı davacı medya hizmet sağlayıcısının, davacıya ait platforumunda taşınmasına ilişkin talebin «tespit davası konusu» edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı, yasal düzenlemeler doğrultusunda ve HMK'da düzenlenen tespit davası koşullarının bulunmadığı, karşı davanın konusunu teşkil eden hususta karar verme «yetki» ve görevinin ancak RTÜK'e ait olabileceği, uydu platform işletmeciliği faaliyetinin RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen bir faaliyet olduğu, birleşen dava yönünden uyuşmazlığın marka haklarına tecavüz olmayıp, «ilan» yoluyla haksız rekabete ilişkin olduğu, bu kapsamda Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı tespiti karşısında asıl dava kapsamında haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesine karar verildiği, olay tek ve hukuki nitelendirmesi hakime ait olmakla birleşen dava yönünden aynı hususta, tek eylem karşısında (objektif dava birleşmesinden söz edilemeyeceğinden) haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, işbu birleşen davada, davacılar 10.000 TL itibar/manevi tazminat ve 90.000 TL «maddi tazminata» hükmedilmesini talep etmiş olduklarından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin «marka hakkına tecavüz» eylemine bağlı olarak talep edilmiş olmasına göre haksız rekabet olarak nitelendirilen eyleme bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmadığına, bu talepleri TTK’nın 56/(1)-d ve e maddelerine dayalı talepler olarak değerlendirildiğinde, davacı yanın mevcut olay sebebiyle haksız tecavüze uğradığı sabit ise de maddi zararın doğduğu sabit olmadığı, haksız tecavüz yüzünden zarar gören kişi TBK'nın 58. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat verilmesini isteyebileceği, yollama yapılan bu madde uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca özel bir kast veya ağırlığın şart olmadığı, ancak olayın mahiyetine, boyutlarına ve itibar tazminatı istenmiş olmasına göre, davacının markasıyla ilgili itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı yanın basın yayın organları internet ve twitter gibi araçlarla haksız rekabet niteliği «taşıyan» dava konusu edilen yayınlarının men'ine, hükmün ilanına, karşı davanın reddine, birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız rekabet olarak nitelendiriler …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gereksiz yere incitici açıklama · kötüleme · ihtisas mahkemesi · davanın konusu · tespit davası · fesih · marka hakkına tecavüz · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak, taraflar arasında Uydu Dağıtım Sözleşmeleri ve ek sözleşmelerin 31/12/2013 tarihinden geçerli olmak üzere ve sözleşmede yer alan «fesih» hükümlerine uygun olarak sonlandırıldığı, sözleşmenin sonlandırılmasının hemen öncesinde ve sonrası davalının D Smart platformu üzerinden yayın yapan kanallarında, resmi internet sitesinde ve resmi sosyal medya hesaplarında yazılan ve yayınlanan ifadelerin 6102 sayılı TTK'nın 55/1-a-1 maddesinde tanımlanan, başkalarının faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya «gereksiz yere incitici açıklamalarla» «kötüleme» kapsamında olduğu, davalı-karşı davacının mevcut ifadelerin yasal sınırlar içinde bilgilendirme amaçlı olduğu savunmalarının yerinde olmadığı, mevcut ifadelerin bilgilendirme sınırını aştığı ve yasada tanımlanan «haksız rekabeti» oluşturduğu, karşı dava yönünden davalının TEKEL niteliğinde hizmet sunmadığı, yasal mevzuat hükümleri, RTÜK, Rekabet Kurulu Başkanlığı, BTK'dan gelen yazı cevaplarına göre, karşı davacı medya hizmet sağlayıcısının, davacıya ait platforumunda taşınmasına ilişkin talebin «tespit davası konusu» edilemeyeceği, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığı, yasal düzenlemeler doğrultusunda ve HMK'da düzenlenen tespit davası koşullarının bulunmadığı, karşı davanın konusunu teşkil eden hususta karar verme «yetki» ve görevinin ancak RTÜK'e ait olabileceği, uydu platform işletmeciliği faaliyetinin RTÜK ve Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu düzenlemeleri çerçevesinde yürütülen bir faaliyet olduğu, birleşen dava yönünden uyuşmazlığın marka haklarına tecavüz olmayıp, «ilan» yoluyla haksız rekabete ilişkin olduğu, bu kapsamda Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin görevli olmadığı tespiti karşısında asıl dava kapsamında haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesine karar verildiği, olay tek ve hukuki nitelendirmesi hakime ait olmakla birleşen dava yönünden aynı hususta, tek eylem karşısında (objektif dava birleşmesinden söz edilemeyeceğinden) haksız rekabetin varlığının tespit ve önlenmesi yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, işbu birleşen davada, davacılar 10.000 TL itibar/manevi tazminat ve 90.000 TL «maddi tazminata» hükmedilmesini talep etmiş olduklarından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin «marka hakkına tecavüz» eylemine bağlı olarak talep edilmiş olmasına göre haksız rekabet olarak nitelendirilen eyleme bağlı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulmadığına, bu talepleri TTK’nın 56/(1)-d ve e maddelerine dayalı talepler olarak değerlendirildiğinde, davacı yanın mevcut olay sebebiyle haksız tecavüze uğradığı sabit ise de maddi zararın doğduğu sabit olmadığı, haksız tecavüz yüzünden zarar gören kişi TBK'nın 58. maddesinde gösterilen şartlar mevcut ise manevi tazminat verilmesini isteyebileceği, yollama yapılan bu madde uyarınca manevi tazminat için hukuka aykırılığın varlığı yeterli olup, ayrıca özel bir kast veya ağırlığın şart olmadığı, ancak olayın mahiyetine, boyutlarına ve itibar tazminatı istenmiş olmasına göre, davacının markasıyla ilgili itibar tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı eylemlerinin TTK’nın 55/1-a-1 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve davalı yanın basın yayın organları internet ve twitter gibi araçlarla haksız rekabet niteliği «taşıyan» dava konusu edilen yayınlarının men'ine, hükmün ilanına, karşı davanın reddine, birleşen davada taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız rekabet olarak nitelendiriler …
1-Asıl dava, davalının iletimini sağladığı TV kanallarında, internet sitesinde, twittter ve facebook hesaplarında «ilan», beyan ve telkinlerinin 6102 sayılı TTK'nın 54. ve 55. maddelerinde düzenlendiği şekilde «kötüleme» vb. suretlerle «haksız rekabet» teşkil etmesi nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve hükmün ilanı, karşı dava; davacı yanın D-Smart Logolu Platformda davalı şirket kanallarını taşıma yükümlülüğü bulunduğunun tespiti ve birleşen dava ise «marka hakkına tecavüzün» tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
O halde mahkemece, asıl dava, karşı dava ve birleşen davalara konu uyuşmazlıkların niteliği ve davalar arasındaki bağlantının varlığı nedeniyle «görevli» «ihtisas» mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğundan davaların Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde birlikte görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, asıl ve birleşen davalarda verilen kararın bu ned …
… ekili, davalının iletimini sağladığı TV kanallarında, internet sitesinde, twittter ve facebook hesaplarında ve Sabah Gazetesi 19.12.2013 tarihli nüshasında yer alan «ilanda» müvekkillerinin marka hakkına ve markalarının itibarına tecavüz teşkil eder eylemlerde bulunduğunu, davalının söz konusu eylemlerinin önemli bir kısmının aynı zamanda müvekkilinin iş ve işletmesini hedef aldığını, «haksız rekabet» teşkil ettiğini, müvekkilinin markasının itibarını zedeleyici ilanlar verdiğini, 556 sayılı KHK’nın 9. ve 68. maddeleri uyarınca markaya tecavüz halinin değerlendirilmesi gerektiğini, davalının ilan ve reklamlarında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, ilan ve reklamların asıl amacının yanıltıcı, incitici beyanda bulunmak olduğunu, ilan ve reklamlarda müvekkilinin markasının kullanım biçiminden değerini düşürme ve küçümseme amacı güdüldüğünün anlaşıldığını, KHK gereği tecavüz fillerinin men ve ref'inin istenmesi imkanının bulunduğunu ileri sürerek, müvekkilerince tespit edilen ve davaya konu yapılan tecavüzler ile müvekkil markasını haksız ve hukuka aykırı olarak izinsiz kullanılması yanında yanlış yanıltıcı ve incitici beyanlarla «kötülemek» suretiyle müvekkilinin D-SMART markası üzerindeki hakkına tecavüz etmesi, D-SMART marka itibarının zedelenmesi, marka üzerinden işletme değerine zarar verilmiş olm …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/11753 E. 2005/10132 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davada «pasif husumeti» bulunmadığını, müvekkili şirketinin Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) nezdinde verilmiş herhangi bir yayın lisansı bulunmadığını, müvekkilinin bir yayıncı kuruluş …
… olmadığı ve hissesi bulunan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, davacı tarafından ileri sürülen «muvazaa» iddiasının ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafça yapılacak basit bir araştırma sonucunda yayıncıların kolayca tespit edilebileceği, bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen «pasif husumet itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli «ihtara» verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ...
Benzer bu karardaFederasyonu ile yaptıkları «sözleşmeden doğan» haklarını yine sözleşmede öngörülen devir «yetkisine» dayanarak diğer davacı I… … İletişim Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.'ne devrettiklerini belirtip, bu davalı adına yayın «yetki belgesi» örneği «ibraz» ettikleri halde sözleşmeden doğan haklarını devrettiklerini beyan eden adı geçen davacıların «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmaması yerinde olmayıp, temyiz incelemesi sırasında bu hususlar gözden kaçırıldığından davalılar vekillerinin karar dü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yetki belgesi · aktif husumet ehliyeti · sözleşmeden doğan dava · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaFederasyonu ile yaptıkları «sözleşmeden doğan» haklarını yine sözleşmede öngörülen devir «yetkisine» dayanarak diğer davacı I… … İletişim Televizyon ve Yayıncılık A.Ş.'ne devrettiklerini belirtip, bu davalı adına yayın «yetki belgesi» örneği «ibraz» ettikleri halde sözleşmeden doğan haklarını devrettiklerini beyan eden adı geçen davacıların «aktif husumet ehliyeti» bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılmaması yerinde olmayıp, temyiz incelemesi sırasında bu hususlar gözden kaçırıldığından davalılar vekillerinin karar dü …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3230 E. 2017/5316 K.
Ortak:pasif husumet · maddi tazminat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davada «pasif husumeti» bulunmadığını, müvekkili şirketinin Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) nezdinde verilmiş herhangi bir yayın lisansı bulunmadığını, müvekkilinin bir yayıncı kuruluş …
… olmadığı ve hissesi bulunan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, davacı tarafından ileri sürülen «muvazaa» iddiasının ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafça yapılacak basit bir araştırma sonucunda yayıncıların kolayca tespit edilebileceği, bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen «pasif husumet itirazının» yerinde olduğu gerekçesiyle davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin «pasif husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli «ihtara» verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ...
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, davacının mali hak sahibi olduğunu iddia ettiği filmlerin davalıya ait TV kanalında izinsiz yayınlandığı iddiasıyla tecavüzün ref'i ve men'i ile «maddi tazminat» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, Smart TV'nin davalıya ait olduğu iddiasıyla açılan davada, TV kanalının davalıya ait olmadığı, başka bir şirkete ait olduğunun RTÜK tarafından bildirilmesi üzerine davacı derhal 02/12/2014 günlü oturumda davalıda «maddi hata» yapıldığını, davayı gerçek hasma yöneltmek istediklerini bildirmiş, ancak mahkemece davacının taraf değişikliği talebi kabul edilmeyerek davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · maddi hata · eş rızası · dürüstlük kuralı · taraf ehliyeti · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalının «pasif husumet ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK 124/3 maddesinde "maddi bir hatadan kaynaklanan veya «dürüstlük kuralına» aykırı olmayan taraf değişikliği talebinin, karşı tarafın «rızası» aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Smart TV'nin davalıya ait olduğu iddiasıyla açılan davada, TV kanalının davalıya ait olmadığı, başka bir şirkete ait olduğunun RTÜK tarafından bildirilmesi üzerine davacı derhal 02/12/2014 günlü oturumda davalıda «maddi hata» yapıldığını, davayı gerçek hasma yöneltmek istediklerini bildirmiş, ancak mahkemece davacının taraf değişikliği talebi kabul edilmeyerek davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2498 E. , 2023/6411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/228 Esas, 2022/356 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/68 E., 2021/395 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının davacının telif hakları sahibi oldukları çok sayıda filmi aralarında herhangi bir gösterim hakkı sözleşmesi olmaksızın izinsiz olarak davalı şirketin sahibi olduğu TV kanallarında gösterimlerinin yapıldığını, izinsiz gösterimler öğrenilir öğrenilmez derhal telefon ve elektronik posta ile davalı şirket yetkililerinin uyarıldığını, uyarılara rağmen bazı filmlerin defalarca yayınlandığını, bu ihlalin yüzü aşkın film için söz konusu olduğunu, izinsiz gösterimlerin her bir film için en az iki kez olmak üzere bazı filmler için altı - yedi kez olduğunu, filmlerin davalı şirketçe yayınlanan D. SMART adlı dergilerde yayın gün ve saatini gösterir biçimde yer aldığını, zararın giderileceği vaadinin de bunca süredir yerine getirilmediğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davada pasif husumeti bulunmadığını, müvekkili şirketinin Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) nezdinde verilmiş herhangi bir yayın lisansı bulunmadığını, müvekkilinin bir yayıncı kuruluş olmadığını, bu hususun RTÜK kayıtları incelendiğinde net bir şekilde görüleceğini, ayrıca davacının iddia ettiği filmlerin müvekkili şirket tarafından yayınlandığının ispat edilmesi gerektiğini, davacının dosyaya bu iddiasına yönelik herhangi bir belge de sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile D Smart dergisinde filmlerin yayınlayacağı kanalların Blu Tv, Yeşilçam smart, movie smart Yeşilçam, smart Sinetürk olduğunun bildirildiği, yine bu firmalar ile davalı arasında direkt bir bağlantı olduğuna dair davacı tarafından delil sunulmadığı, dergi içeriğine göre yayınlandığı iddia olunan filmleri yayınlayan televizyon kanallarının davalıya ait olmadığı, RTÜK kayıtlarına göre davalının yayıncı kuruluş olmadığı ve hissesi bulunan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, davacı tarafından ileri sürülen muvazaa iddiasının ispat edilemediği, dolayısıyla davacı tarafça yapılacak basit bir araştırma sonucunda yayıncıların kolayca tespit edilebileceği, bu nedenle davalı tarafından ileri sürülen pasif husumet itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemenin pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair kararının dosyadaki deliller, davalı beyanları ve hatta İlk Derece Mahkemesinin olguları kabulü uyarınca hatalı olduğunu, davalının gösterim lisansı olmasa bile çok sayıda TV kanalıyla platform ortaklıkları olduğu hususunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı şirketin davacı ve diğer film şirketleriyle yaptığı yayın hakkı sözleşmeleri davalının film tedarikçisi olduğunun kanıtı olduğunu ve bu konudaki delilleri dosyaya sunduklarını, dava dışı Blu Tv İletişim Hizmetleri'ne gönderilen 2018 tarihli ihtara verilen cevapta "Gösterimini yaptıkları filmleri ... İletişim Hizmetleri A.Ş.'den alınan devir sözleşmesine istinaden yayınladıklarının" belirtildiğini, davalının yayın lisansı olmasa da gösterim hakkı devir sözleşmeleri yapan davalının davada husumetinin bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının film tedarikçisi olduğu, ancak davalı ile dava dışı yayıncı şirketlerin farklı tüzel kişilik olduğu, iş adreslerinin, şirketin yönetim kurulu ve yetkililerinin farklı olduğu, dolayısıyla yayıncı kuruluş ile bir bağlantılarının tespit edilemediği, RTÜK kayıtlarına göre davalının yayıncı kuruluş olmadığı ve hissesi bulanan yayıncı kuruluşlarında bu dergide yer alan D Smart uydu platformu ile bağlantısının tespit edilemediği, iddia olunan filmlerin yayınlandığı ileri sürülen televizyon kanallarının davalıya ait olmadığı, tüm bu hususlar gözönüne alındığında İlk Derece Mahkemesince verilen pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine dair karar yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... gösterimiyle iştigal eden, şirketlerinin tedarikçisi ve platformun işletmecisi olduğunu, davalı ... ... A.Ş. hissedarı olup eşgüdümle hareket ettiği çok sayıdaki tv kanalına film tedarikçiliği yaptığını, bu kanalların olduğu platformun da işletmecisi olduğunu, davalı şirkete husumet yöneltilmesinin haklı olduğunu, yayın lisansı olmayan davalının yayın için onlarca sözleşme yapmış olmasının açıklanamadığını, RTÜK yazısında davalı şirketin platformdaki 18 yayıncı tv şirketin hissedarı olduğu bilgisi, davalı şirketle aralarındaki organik bağa kesin kanıt olduğunu, bu durum aynı platformda, aynı iradeyle yönlendirilen davalı şirketle yayıncı şirketler arasındaki amaç, çıkar birliğine (muvazaaya) açık, kesin kanıt oluşturduğunu, tedarikçi, platform isletmecisi davalı şirketle, yayıncı şirketler birbirlerini perdeleyen çalışma tarzıyla, alacaklılarına hedef olmamak, kapatılmak gibi cezalara muhatap olmamak amacıyla, hakkı kötüye kullanıldığını Mahkemece tek yanlı, delille irtibatı kurulmayan, soyut, gerekçeler tekrarlanıp, davacı lehindeki delil ve olgular görmezden gelinerek, davalının yayıncı kuruluş olmadığı, yayıncı kuruluşların D Smart uydu platformuyla bağlantısının ve muvazaa iddiasının ispat edilemediği" belirtilerek, davalıya husumeti bulunmadığının belirtildiğini, bu durumun aksini ispat eden ihtar, bilirkişi raporu, RTÜK yazısı, davalının, kısmi kabulü hatta Mahkemenin ...
... A.Ş.’nin hissedarı olduğu platformdaki yayıncı şirketlerin, "davalının film tedarikçisi olduğu" kabulüne karşılık, Mahkemenin pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair kararı delile dayanmadığını, dosya kapsamına tümüyle aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının telif haklarına sahip olduğu filmlerin izinsiz gösterimlerinin yapılması nedeniyle uğranılan zararın tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/981080300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz