YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1615 E. 2023/5404 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yanıltıcı beyan↗ istinaf incelemesi↗ iptal davası↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/406 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkçe ismi “Norveç Deniz Ürünleri Konseyi” (“NSC”) olan müvekkilinin, Norveç Ticaret, Sanayi ve Balıkçılık Bakanlığı'na ait bir kamu şirketi olduğunu, tüketicilerin doğru şekilde bilgilenmesi ve ürünlerin Norveç deniz ürünü olduğuna dair yanıltıcı beyanlarda bulunulmasının önlenmesi amacıyla bazı standartların belirlendiğini, bu standartlara uyan ürünlerin “Norveç Deniz Ürünleri” (Seafood From Norway) ismini kullanabileceğini, müvekkilinin önce “Norge Seafood From Norway”, daha sonra da “Seafood From Norway” markalarını Norveç’te tescil ettirdiğini, söz konusu markalar için Norveç haricinde dünyanın birçok ülkesinde başvurularda bulunulduğunu, bu kapsamda da Türkiye’de 2017/105757, 2017/116860 ve 2017/6998 no’lu “Seafood From Norway” ibareli marka başvurularını yaptığını, TPMK kayıtlarında “bölge ismi + seafood” kelimesini içeren tescilli iki tane daha markanın bulunduğunu, bu markaların tescil edilmişken müvekkilinin 2017/116860 sayılı "seafood from norway" ibareli marka başvurunun, davalı kurumun 17.08.2018 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, 29 ve 35. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetler açısından kısmen reddine karar verildiğini, bunun çelişkili bir durum olduğunu, müvekkillerinin markasının yazım stili ile yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, bu markaların kullanımına ilişkin lisans alan firmaların yalnızca kelimelerden oluşan bir ifade yerine, markaları olduğu gibi kullanacağını, anılan logo ile ürünlerin menşeinin belirtileceğini, “Seafood From Norway” markasının başta Avrupa Birliği nezdinde olmak üzere birçok ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce dilinde olduğunun göz önüne alınmasının gerektiğini, İngilizce'nin yaygın olarak kullanıldığı Norveç’te ve anadili İngilizce olarak kabul edilen Avrupa Birliği’nde dahi tescil edildiğini ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve davaya konu 2017/116860 sayılı "seafood from norway" ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davaya konu 2017/116860 sayılı marka tecil başvurusunun, reddedilen mal ve hizmetler açısından tanımlayıcı olduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tescil engelinin içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilk önce "Norge Seafood From Norway", daha sonra da "Seafood From Norway" markalarını Norveç’te tescil ettirdiğini, standartları sağlayan firmalara da söz konusu markaların kullanım hakkının verildiğini, müvekkilinin başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca reddedildiği, 29 ve 35. sınıflarda TPMK kayıtlarında "bölge ismi + seafood" kelimesini içeren 2017/15720 ve 2017/34453 numaralı tescilli iki tane daha markanın bulunduğunu, bu markalar tescil edilmişken müvekkilinin markasının reddedilmesinin çelişkili bir durum yarattığını, müvekkilinin markasının farklı yazım stili ve şekli ile de yeterli ayırt edici karaktere sahip bulunduğunu, müvekkilinin markasının başta Avrupa Birliği nezdinde olmak üzere birçok ülkede tescilli olduğunu, bir markanın kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi için Paris Sözleşmesine üye ülkelerde tescilli olmasının önemli bir gösterge bulunduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce dilinde olduğunun göz önüne alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının davaya konu 2017/116860 sayılı marka tescil başvurusunun, reddedilen mal ve hizmetler açısından, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tanımlayıcı bulunduğu gibi davacının, Norveç Ticaret Sanayi ve Balıkçılık Bakanlığı'na ait bir kamu şirketi olduğu yönünde, dava dilekçesinin ekinde sulunan yabancı dildeki iki adet internet sayfasından başka hiçbir delilin sunulmadığı, yine mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca başvuru konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı konusunda, eylemli kullanıma ilişkin hiçbir delilin sunulmadığı gibi, aynı döneme ilişkin çeşitli ülke tescillerinin, anılan hükümdeki istisnadan yararlanma hakkını vermeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız rekabete dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7317 E. 2011/436 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · feragat · yönetim kurulu kararı · yetkisizlik kararı · haksız rekabet · temsil
Benzer bu karardaDava, «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava, davacı şirketi «temsilen» ... tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak açılmıştır.Yargılama sırasında ise davacı şirket «yönetim kurulu» başkanı ... şirketi temsil «yetkisinin» münferiden kendisine ait bulunduğunu ileri sürerek davayı açan vekilleri azletmiş, anılan şahıs tarafından verilen vekaletname uyarınca davacı şirketi temsil eden …
Mahkemece, davacı şirketi «temsile» yetkili «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından verilen vekalete dayalı olarak vekil Avukat ... tarafından verilen 23.03.2009 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edildiği, bu hususun 26.03.2009 tarihli duruşmada da belirtildiği gerekçesiyle davanın yapılan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5898 E. 2023/1144 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yansıtma faturası · teslim tarihi · geç teslim · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «ticari defter» ve kayıtlarına göre davacıya 970,00 euro borcunun bulunduğu, 25.000,00 euro bedelli «yansıtma faturasından» da davalının sorumlu olduğu, 25.970,00 euronun takip tarihindeki TL karşılığına göre karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin 85.181,60 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 85.181,60 TL'nin %20'si oranında «icra inkar tazminatına» davalının mahkum edilmesine, davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme kapsamında malların 06.01.2013 tarihinde boşaltılacağının kararlaştırıldığını, «teslim tarihi» yazan CMR belgelerine göre aracın yükünü 10.02.2014 tarihinde teslim ettiğinin görüldüğünü, bilirkişi raporlarında da teslimatın geç yapıldığının belirtildiğini, teslim tarihleri olmayan CMR belgelerine göre ise teslimatın tam olarak yapıldığının anlaşılamayacağını, gerçekleşen «geç teslimden» doğan zarara ilişkin bütün sorumluluğun davacının üzerinde olduğunu, faizin de hatalı olduğunu, reddedilen kısım yönünden «kötü niyet tazminatına» hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı, Mersin-Norveç taşıma anlaşması kapsamındaki malların dava dışı şirkete zamanında «teslim» edilip edilmediği, mallar şirkete «geç teslim» edildi ise zararın miktarı, bu zarardan kanun ve sözleşme kapsamında kimin sorumlu olduğu ve takip dayanağı faturalar ile ilişkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1235 E. 2023/4714 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · denetime elverişlilik · iltibas
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından «denetime elverişliliği» bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, mahkeme kararının aksine müvekkili şirket markası ile davalı taraf adına tescili talep edilen marka arasında gerek ibareler gerekse de mal ve hizmet sınıfları bakımından benzerlik bulunduğunu, bilinirlikten faydalanma amacı bulunduğunu, umumi intibanın karıştırma yönünde olacağını ve bunun «iltibas» için yeterli olduğunu, marka işaretlerinin görsel ve işitsel olarak benzer olduklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabul …
… n kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "rtmnature for life from nature+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesn …
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… gilizce "Remember-Regeneration Therapy Method" ibaresinin kısaltması olduğunu, "(a)r-t(i)-(e)m" şeklinde okunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1615 E. , 2023/5404 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/386 Esas, 2021/1521 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/406 E., 2019/466 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Türkçe ismi “Norveç Deniz Ürünleri Konseyi” (“NSC”) olan müvekkilinin, Norveç Ticaret, Sanayi ve Balıkçılık Bakanlığı'na ait bir kamu şirketi olduğunu, tüketicilerin doğru şekilde bilgilenmesi ve ürünlerin Norveç deniz ürünü olduğuna dair yanıltıcı beyanlarda bulunulmasının önlenmesi amacıyla bazı standartların belirlendiğini, bu standartlara uyan ürünlerin “Norveç Deniz Ürünleri” (Seafood From Norway) ismini kullanabileceğini, müvekkilinin önce “Norge Seafood From Norway”, daha sonra da “Seafood From Norway” markalarını Norveç’te tescil ettirdiğini, söz konusu markalar için Norveç haricinde dünyanın birçok ülkesinde başvurularda bulunulduğunu, bu kapsamda da Türkiye’de 2017/105757, 2017/116860 ve 2017/6998 no’lu “Seafood From Norway” ibareli marka başvurularını yaptığını, TPMK kayıtlarında “bölge ismi + seafood” kelimesini içeren tescilli iki tane daha markanın bulunduğunu, bu markaların tescil edilmişken müvekkilinin 2017/116860 sayılı "seafood from norway" ibareli marka başvurunun, davalı kurumun 17.08.2018 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, 29 ve 35.
sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetler açısından kısmen reddine karar verildiğini, bunun çelişkili bir durum olduğunu, müvekkillerinin markasının yazım stili ile yeterli ayırt ediciliğe sahip bulunduğunu, bu markaların kullanımına ilişkin lisans alan firmaların yalnızca kelimelerden oluşan bir ifade yerine, markaları olduğu gibi kullanacağını, anılan logo ile ürünlerin menşeinin belirtileceğini, “Seafood From Norway” markasının başta Avrupa Birliği nezdinde olmak üzere birçok ülkede tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce dilinde olduğunun göz önüne alınmasının gerektiğini, İngilizce'nin yaygın olarak kullanıldığı Norveç’te ve anadili İngilizce olarak kabul edilen Avrupa Birliği’nde dahi tescil edildiğini ileri sürerek, davalı Türkpatent YİDK kararının iptalini ve davaya konu 2017/116860 sayılı "seafood from norway" ibareli markanın tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının davaya konu 2017/116860 sayılı marka tecil başvurusunun, reddedilen mal ve hizmetler açısından tanımlayıcı olduğu ve 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tescil engelinin içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ilk önce "Norge Seafood From Norway", daha sonra da "Seafood From Norway" markalarını Norveç’te tescil ettirdiğini, standartları sağlayan firmalara da söz konusu markaların kullanım hakkının verildiğini, müvekkilinin başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca reddedildiği, 29 ve 35. sınıflarda TPMK kayıtlarında "bölge ismi + seafood" kelimesini içeren 2017/15720 ve 2017/34453 numaralı tescilli iki tane daha markanın bulunduğunu, bu markalar tescil edilmişken müvekkilinin markasının reddedilmesinin çelişkili bir durum yarattığını, müvekkilinin markasının farklı yazım stili ve şekli ile de yeterli ayırt edici karaktere sahip bulunduğunu, müvekkilinin markasının başta Avrupa Birliği nezdinde olmak üzere birçok ülkede tescilli olduğunu, bir markanın kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi için Paris Sözleşmesine üye ülkelerde tescilli olmasının önemli bir gösterge bulunduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce dilinde olduğunun göz önüne alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının davaya konu 2017/116860 sayılı marka tescil başvurusunun, reddedilen mal ve hizmetler açısından, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında tanımlayıcı bulunduğu gibi davacının, Norveç Ticaret Sanayi ve Balıkçılık Bakanlığı'na ait bir kamu şirketi olduğu yönünde, dava dilekçesinin ekinde sulunan yabancı dildeki iki adet internet sayfasından başka hiçbir delilin sunulmadığı, yine mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca başvuru konusu ibarenin kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı konusunda, eylemli kullanıma ilişkin hiçbir delilin sunulmadığı gibi, aynı döneme ilişkin çeşitli ülke tescillerinin, anılan hükümdeki istisnadan yararlanma hakkını vermeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/979131200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz