Haksız rekabete dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/7317 E. 2011/436 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davadan feragat↗ feragat↗ yönetim kurulu kararı↗ yetkisizlik kararı↗ haksız rekabet↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı şirketi temsile yetkili yönetim kurulu başkanı ... tarafından verilen vekalete dayalı olarak vekil Avukat ... tarafından verilen 23.03.2009 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği, bu hususun 26.03.2009 tarihli duruşmada da belirtildiği gerekçesiyle davanın yapılan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davadan feragat edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava, davacı şirketi temsilen ... tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak açılmıştır.Yargılama sırasında ise davacı şirket yönetim kurulu başkanı ... şirketi temsil yetkisinin münferiden kendisine ait bulunduğunu ileri sürerek davayı açan vekilleri azletmiş, anılan şahıs tarafından verilen vekaletname uyarınca davacı şirketi temsil eden vekil tarafından davadan feragat edilmesi sonucu da yazılı şekilde karar verilmiştir.Bu durumda, davacı şirketi dava ve feragat tarihleri itibariyle temsile kimin yetkili olduğu hususunun çekişmeli olup, bu konuda davacı şirket ortakları arasında ihtilaf çıktığı, Norveç’te bu konuda dava açıldığı, bu hususların dosyaya da yansımış olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davacı şirketi dava ve feragat tarihleri itibariyle temsile kimin yetkili olduğu hususunun açıklığa kavuşturulmasından sonra açılan dava ve yapılan feragatın geçerli olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus açıklığa kavuşturulmadan yapılan feragata göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5898 E. 2023/1144 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yansıtma faturası · teslim tarihi · geç teslim · kötü niyet tazminatı · kötü niyet · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının «ticari defter» ve kayıtlarına göre davacıya 970,00 euro borcunun bulunduğu, 25.000,00 euro bedelli «yansıtma faturasından» da davalının sorumlu olduğu, 25.970,00 euronun takip tarihindeki TL karşılığına göre karar verilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takip dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin 85.181,60 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 85.181,60 TL'nin %20'si oranında «icra inkar tazminatına» davalının mahkum edilmesine, davalı tarafın «kötü niyet tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşme kapsamında malların 06.01.2013 tarihinde boşaltılacağının kararlaştırıldığını, «teslim tarihi» yazan CMR belgelerine göre aracın yükünü 10.02.2014 tarihinde teslim ettiğinin görüldüğünü, bilirkişi raporlarında da teslimatın geç yapıldığının belirtildiğini, teslim tarihleri olmayan CMR belgelerine göre ise teslimatın tam olarak yapıldığının anlaşılamayacağını, gerçekleşen «geç teslimden» doğan zarara ilişkin bütün sorumluluğun davacının üzerinde olduğunu, faizin de hatalı olduğunu, reddedilen kısım yönünden «kötü niyet tazminatına» hükmedilmemesinin de doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre davacının alacağının bulunup bulunmadığı, Mersin-Norveç taşıma anlaşması kapsamındaki malların dava dışı şirkete zamanında «teslim» edilip edilmediği, mallar şirkete «geç teslim» edildi ise zararın miktarı, bu zarardan kanun ve sözleşme kapsamında kimin sorumlu olduğu ve takip dayanağı faturalar ile ilişkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8496 E. 2015/5666 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı şirketi «temsile» yetkili «yönetim kurulu» başkanı ... tarafından verilen vekalete dayalı olarak vekil Avukat ... tarafından verilen 23.03.2009 tarihli dilekçe ile «davadan feragat» edildiği, bu hususun 26.03.2009 tarihli duruşmada da belirtildiği gerekçesiyle davanın yapılan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, «haksız rekabete» dayalı tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, «davadan feragat» edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava, davacı şirketi «temsilen» ... tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak açılmıştır.Yargılama sırasında ise davacı şirket «yönetim kurulu» başkanı ... şirketi temsil «yetkisinin» münferiden kendisine ait bulunduğunu ileri sürerek davayı açan vekilleri azletmiş, anılan şahıs tarafından verilen vekaletname uyarınca davacı şirketi temsil eden …
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte «müştereken temsile» yetkili olmasına rağmen makbuzlarda yalnızca davacının imzasının bulunduğu, temsilcinin tek başına «imza yetkisi» olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanmasının gerekeceği, «defterlerin» kimin tarafında bulunduğunun tespit edilemediği, davacının «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müşterek temsilci · imza yetkisi · yemin teklifi · pasif husumet yokluğu · yemin · pasif husumet · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davanın «pasif husumet yokluğundan» reddine, birleşen davanın ise kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının makbuzların düzenlendiği dönemde davalı şirketi diğer davalı ... ile birlikte «müştereken temsile» yetkili olmasına rağmen makbuzlarda yalnızca davacının imzasının bulunduğu, temsilcinin tek başına «imza yetkisi» olmadığı halde şirketi temsilen kendi lehine makbuz düzenlemesi de nazara alınarak, bu makbuzlara dayanarak ileri sürdüğü alacak iddiasının diğer belge ve kanıtlarla doğrulanmasının gerekeceği, «defterlerin» kimin tarafında bulunduğunun tespit edilemediği, davacının «yemin teklifinde» de bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/7317 E. , 2011/436 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2009 tarih ve 2008/456-2009/133 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin ve davalı ...’in davalı şirketin ortakları olduklarını, davalı şirketin aynı zamanda müdürü olan davalı ...’in davalı şirket ile aynı alanda ticari faaliyette bulunmak üzere Scandinavianhouse Emlak Turizm İnş.Ltd.Şti.’ni kurduğunu ve bu şirketin de müdürlüğünü yürüttüğünü, bu şekilde müvekkili şirketin zararına olarak davalı ...’in haksız rekabette bulunduğunu ve kurulan yeni şirketin haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, şimdilik 6.400,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalı ...’den alınarak müvekkilinin ortağı olduğu davalı Norport Ltd.Şti.’ne ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı şirketin temsilcisi sıfatıyla işbu davayı açan ...’un davacı şirketi temsil yetkisinin bulunmadığını, şirket adına dava açma yetkisinin yönetim kurulu başkanı olan ...’ya ait olduğunu, bu nedenle davanın esasa girilmeden taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketi temsile yetkili yönetim kurulu başkanı ... tarafından verilen vekalete dayalı olarak vekil Avukat ... tarafından verilen 23.03.2009 tarihli dilekçe ile davadan feragat edildiği, bu hususun 26.03.2009 tarihli duruşmada da belirtildiği gerekçesiyle davanın yapılan feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece, davadan feragat edilmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava, davacı şirketi temsilen ... tarafından verilen vekaletnameye dayalı olarak açılmıştır.Yargılama sırasında ise davacı şirket yönetim kurulu başkanı ... şirketi temsil yetkisinin münferiden kendisine ait bulunduğunu ileri sürerek davayı açan vekilleri azletmiş, anılan şahıs tarafından verilen vekaletname uyarınca davacı şirketi temsil eden vekil tarafından davadan feragat edilmesi sonucu da yazılı şekilde karar verilmiştir.Bu durumda, davacı şirketi dava ve feragat tarihleri itibariyle temsile kimin yetkili olduğu hususunun çekişmeli olup, bu konuda davacı şirket ortakları arasında ihtilaf çıktığı, Norveç’te bu konuda dava açıldığı, bu hususların dosyaya da yansımış olduğunun anlaşılmasına göre mahkemece davacı şirketi dava ve feragat tarihleri itibariyle temsile kimin yetkili olduğu hususunun açıklığa kavuşturulmasından sonra açılan dava ve yapılan feragatın geçerli olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan husus açıklığa kavuşturulmadan yapılan feragata göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı şirket adına dava açan vekillerin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008687500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz