YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1235 E. 2023/4714 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya↗ denetime elverişlilik↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/441 E., 2019/500 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirket adına tescilli "RİTM" ibareli 2008/14904 ve 2017/76071 sayılı markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/102567 sayılı "RTM NATURE FOR LİFE FROM NATURE" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gibi Kurulun daha önce verdiği kararlar ile de çeliştiğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markasının karıştırılacağını, başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, ayrıca başvurunun tescili halinde müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağını, bu marka altında kalitesiz ürünler üretilmesi halinde müvekkilinin işletmesinin ve marka değerinin zayıflayabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-9075 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2012/81508 başvuru numarası ile "rtm AKADEMİ" markasını 01.11.2013 tarihinde tescil ettirdiğini, uzun yıllardır bu markayı kullandığını, "rtm" ibaresinin, bir tedavi yöntemi olan İngilizce "Remember-Regeneration Therapy Method" ibaresinin kısaltması olduğunu, "(a)r-t(i)-(e)m" şeklinde okunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/102567 sayılı “rtm nature for life from nature” ibareli marka ile davacının 2008/14904 numaralı “ritm” ibareli markası arasında, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, aynı maddenin dördüncü fıkrasının da şartlarının oluşmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, mahkeme kararının aksine müvekkili şirket markası ile davalı taraf adına tescili talep edilen marka arasında gerek ibareler gerekse de mal ve hizmet sınıfları bakımından benzerlik bulunduğunu, bilinirlikten faydalanma amacı bulunduğunu, umumi intibanın karıştırma yönünde olacağını ve bunun iltibas için yeterli olduğunu, marka işaretlerinin görsel ve işitsel olarak benzer olduklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "rtmnature for life from nature+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "RİTM" ibareli marka arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1615 E. 2023/5404 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yanıltıcı beyan · istinaf incelemesi · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… veç Ticaret, Sanayi ve Balıkçılık Bakanlığı'na ait bir kamu şirketi olduğunu, tüketicilerin doğru şekilde bilgilenmesi ve ürünlerin Norveç deniz ürünü olduğuna dair «yanıltıcı beyanlarda» bulunulmasının önlenmesi amacıyla bazı standartların belirlendiğini, bu standartlara uyan ürünlerin “Norveç Deniz Ürünleri” (Seafood From Norway) ismini kullanabileceğini, müvekkilinin önce “Norge Seafood From Norway”, daha sonra da “Seafood From Norway” markalarını Norveç’te tescil ettirdiğini, söz konusu markalar için Norveç haricinde dünyanın birçok ülkesinde başvurularda bulunulduğunu, bu kapsamda da Türkiye’de 2017/105757, 2017/116860 ve 2017/6998 no’lu “Seafood From Norway” ibareli marka başvurularını yaptığını, TPMK kayıtlarında “bölge ismi + seafood” kelimesini içeren tescilli iki tane daha markanın bulunduğunu, bu markaların tescil edilmişken müvekkilinin 2017/116860 sayılı "seafood from norway" ibareli marka başvurunun, davalı kurumun 17.08.2018 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, 29 ve 35. sınıfta yer alan bütün mal ve hizmetler açısından kısmen reddine karar verildiğini, bunun çelişkili bir durum olduğunu, müvekkillerinin markasının yazım stili ile yeterli «ayırt ediciliğe» sahip bulunduğunu, bu markaların kullanımına ilişkin lisans alan firmaların yalnızca kelimelerden oluşan bir ifade yerine, markaları olduğu gibi kullanacağını, anı …
… edici karaktere sahip bulunduğunu, müvekkilinin markasının başta Avrupa Birliği nezdinde olmak üzere birçok ülkede tescilli olduğunu, bir markanın kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazanıp kazanmadığının değerlendirilmesi için Paris Sözleşmesine üye ülkelerde tescilli olmasının önemli bir gösterge bulunduğunu, müvekkilinin markasının İngilizce dilinde olduğunun göz önüne alınmasının gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… örüşüne başvurulan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uyarınca başvuru konusu ibarenin kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazandığı konusunda, eylemli kullanıma ilişkin hiçbir delilin sunulmadığı gibi, aynı döneme ilişkin çeşitli ülke tescillerinin, anılan hükümdeki istisnadan yararla …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1235 E. , 2023/4714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/305 Esas, 2021/1401 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/441 E., 2019/500 K.
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirket adına tescilli "RİTM" ibareli 2008/14904 ve 2017/76071 sayılı markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2016/102567 sayılı "RTM NATURE FOR LİFE FROM NATURE" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğu gibi Kurulun daha önce verdiği kararlar ile de çeliştiğini, dava konusu başvurunun müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markasının karıştırılacağını, başvurunun müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, ayrıca başvurunun tescili halinde müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağını, bu marka altında kalitesiz ürünler üretilmesi halinde müvekkilinin işletmesinin ve marka değerinin zayıflayabileceğini ileri sürerek YİDK'in 2018-M-9075 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2012/81508 başvuru numarası ile "rtm AKADEMİ" markasını 01.11.2013 tarihinde tescil ettirdiğini, uzun yıllardır bu markayı kullandığını, "rtm" ibaresinin, bir tedavi yöntemi olan İngilizce "Remember-Regeneration Therapy Method" ibaresinin kısaltması olduğunu, "(a)r-t(i)-(e)m" şeklinde okunduğunu, müvekkili başvurusu ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2016/102567 sayılı “rtm nature for life from nature” ibareli marka ile davacının 2008/14904 numaralı “ritm” ibareli markası arasında, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas ihtimalinin bulunmadığı, aynı maddenin dördüncü fıkrasının da şartlarının oluşmadığı, davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak karar verildiğini, mahkeme kararının aksine müvekkili şirket markası ile davalı taraf adına tescili talep edilen marka arasında gerek ibareler gerekse de mal ve hizmet sınıfları bakımından benzerlik bulunduğunu, bilinirlikten faydalanma amacı bulunduğunu, umumi intibanın karıştırma yönünde olacağını ve bunun iltibas için yeterli olduğunu, marka işaretlerinin görsel ve işitsel olarak benzer olduklarını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "rtmnature for life from nature+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "RİTM" ibareli marka arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/958341400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz