YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1626 E. 2023/5342 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/345 E., 2019/467 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/29432 sayılı başvuru ile davacı yanın önceki tarihli markaları arasında, taraf markalarının benzer olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “Makrobin İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş." ibareli marka ile müvekkili şirkete ait "MAKRO/MACRO" ibareli seri markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, aynı Yasa hükmünün beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, müvekkiline ait tanınmış marka benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin dahi kötü niyetli olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3733 E. 2024/6173 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Benzer bu kararda… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… eldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · haksız rekabet · temsil
Benzer bu kararda2.Davalı şirket «temsilci», davacının «kötüniyetle» “macro/makro” gibi kullanımı oldukça yaygın kelimeleri kendi tekeline almak ister şekilde yaptığı itirazın «hakkaniyete» ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, “macro” kelimesinin YİDK kararında belirtildiği gibi Latince kökenli olup Türkçede “büyük” manasına gelen ve günd …
… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4192 E. 2024/116 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makrolight" ibareli marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında benzerlik olduğunu, «ortalama tüketici» nezdinde dava konusu markanın da müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, taraf markalarının baskın unsurunun "macro/makro" ibaresi olduğunu, işitsel açıdan benzerlik bulunduğunu, dava konusu marka kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin müvekkilinin mesnet markaları kapsamında bulunduğunu, Mahkeme kararında www.macrocenter.com.tr ibareli ... adı ile başvuru markasının benzer olmaması nedeniyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların oluşmadığının belirtilmesinin yerinde olmadığını, aksine müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markalar yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu ileri sürerek İlk Derece Mah …
… retleri arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, a …
… iyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen koşulun gerçekleştiğini, “makrolight” ibareli markanın müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağını, tanınmışlığından yararlanarak «haksız rekabet» oluşturacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız rekabet
Benzer bu kararda… iyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen koşulun gerçekleştiğini, “makrolight” ibareli markanın müvekkilinin markaları ile «iltibas» yaratacağını, tanınmışlığından yararlanarak «haksız rekabet» oluşturacağını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptaline, tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4322 E. 2024/796 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Benzer bu kararda… olduğunu, her iki markanın aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilmeyeceğine ilişkin ilke göz önüne alındığında yerel mahkeme kararının yerinde olmadığını, «ortalama tüketici» nezdinde başvuru markasının müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin mesnet markaları kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerin davalı tarafa ait dava konusu marka kapsamında birebir bulunduğunu, söz konusu bu işaretler arasında «iltibas» olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasında tescil için başvurusu yapılmış bir markanın başkasına ait herhangi bir sınaî mülkiyet hakkını kapsaması halinde hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusunun reddedileceğinin hükme bağladığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların yoğun kullanımı ve tanıtımı neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olduğunu, «kötüniyete» dair koşulların oluştuğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… n karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… n kullanabileceği bir kelime olduğunu, müvekkilinin markasının farklı kelime, renk ve şekil unsuru taşıması nedeniyle davacı markalarından ayrıldığını, müvekkilinin «kötüniyetli» olmadığını, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı
Benzer bu kararda… n karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, seri markası olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu markanın aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» ve www.macrocenter.com.tr alan adının esas unsuru olan “macro” ve “makro” markalarını barındırdığını, marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığının ileri sürerek 2018-M-4222 sayılı YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1626 E. , 2023/5342 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/538 Esas, 2021/1591 Karar
HÜKÜM
Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/345 E., 2019/467 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/29432 sayılı başvuru ile davacı yanın önceki tarihli markaları arasında, taraf markalarının benzer olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın kötüniyetli bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “Makrobin İnş. Taah. Tic. ve San. A.Ş." ibareli marka ile müvekkili şirkete ait "MAKRO/MACRO" ibareli seri markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunduğunu, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli tüm markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, aynı Yasa hükmünün beşinci fıkrasındaki koşulların oluştuğunu, müvekkiline ait tanınmış marka benzerinin tescil başvurusuna konu edilmesinin dahi kötü niyetli olarak kabul edilmesinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978925400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz