6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3733 E. 2024/6173 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet esastan ret ortalama tüketici kötüniyet ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet yükleten (shipper) temsil iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2019/352 E., 2020/203 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17, 19, 35 ve 37. sınıfta 2018/48642 no.lu “makrobor” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket temsilci, davacının kötüniyetle “macro/makro” gibi kullanımı oldukça yaygın kelimeleri kendi tekeline almak ister şekilde yaptığı itirazın hakkaniyete ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, “macro” kelimesinin YİDK kararında belirtildiği gibi Latince kökenli olup Türkçede “büyük” manasına gelen ve gündelik hayatta kullanımı yaygın bir sıfat olduğunu, “makrobor” markasında ve davacı tarafa ait seri markalarda ön ad niteliğinde kullanıldığını ve bu kullanımın “macro/makro” kelimelerini tali hale indirgediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının marka başvurusunun bir bütün olarak "MAKROBOR" şeklinde algılanacağı, davacının bir kısım markalarında "Makro" kelimesinin büyük harfle yazıldığı, söz konusu bu kelimenin altında tanımlayıcı bir ibare olan ve herkes tarafından bilinirliği yüksek olan İngilizce yazılış şekli ile “supercenter” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin, Türkçede “mega mağaza” anlamına geldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makrobor" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki "bor" ekinin de markanın tescilinin talep edildiği sınıf itibarı ile tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvuru markası kapsamındaki tüm emtianın müvekkili şirketin mesnet markaları kapsamındaki emtialarla aynı / aynı tür/ benzer olduğunu, müvekkili şirketin makro/macro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olup, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği de reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin başvurusuna konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, beş ve altıncı fıkraları

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1626 E. 2023/5342 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3733 E.  ,  2024/6173 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/356 Esas, 2023/276 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2019/352 E., 2020/203 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17, 19, 35 ve 37. sınıfta 2018/48642 no.lu “makrobor” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket temsilci, davacının kötüniyetle “macro/makro” gibi kullanımı oldukça yaygın kelimeleri kendi tekeline almak ister şekilde yaptığı itirazın hakkaniyete ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, “macro” kelimesinin YİDK kararında belirtildiği gibi Latince kökenli olup Türkçede “büyük” manasına gelen ve gündelik hayatta kullanımı yaygın bir sıfat olduğunu, “makrobor” markasında ve davacı tarafa ait seri markalarda ön ad niteliğinde kullanıldığını ve bu kullanımın “macro/makro” kelimelerini tali hale indirgediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının marka başvurusunun bir bütün olarak "MAKROBOR" şeklinde algılanacağı, davacının bir kısım markalarında "Makro" kelimesinin büyük harfle yazıldığı, söz konusu bu kelimenin altında tanımlayıcı bir ibare olan ve herkes tarafından bilinirliği yüksek olan İngilizce yazılış şekli ile “supercenter” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin, Türkçede “mega mağaza” anlamına geldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K.

sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin;

görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makrobor" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki "bor" ekinin de markanın tescilinin talep edildiği sınıf itibarı ile tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvuru markası kapsamındaki tüm emtianın müvekkili şirketin mesnet markaları kapsamındaki emtialarla aynı / aynı tür/ benzer olduğunu, müvekkili şirketin makro/macro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olup, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği de reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin başvurusuna konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, beş ve altıncı fıkraları

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088383200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.