YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3733 E. 2024/6173 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/352 E., 2020/203 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17, 19, 35 ve 37. sınıfta 2018/48642 no.lu “makrobor” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket temsilci, davacının kötüniyetle “macro/makro” gibi kullanımı oldukça yaygın kelimeleri kendi tekeline almak ister şekilde yaptığı itirazın hakkaniyete ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, “macro” kelimesinin YİDK kararında belirtildiği gibi Latince kökenli olup Türkçede “büyük” manasına gelen ve gündelik hayatta kullanımı yaygın bir sıfat olduğunu, “makrobor” markasında ve davacı tarafa ait seri markalarda ön ad niteliğinde kullanıldığını ve bu kullanımın “macro/makro” kelimelerini tali hale indirgediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının marka başvurusunun bir bütün olarak "MAKROBOR" şeklinde algılanacağı, davacının bir kısım markalarında "Makro" kelimesinin büyük harfle yazıldığı, söz konusu bu kelimenin altında tanımlayıcı bir ibare olan ve herkes tarafından bilinirliği yüksek olan İngilizce yazılış şekli ile “supercenter” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin, Türkçede “mega mağaza” anlamına geldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makrobor" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki "bor" ekinin de markanın tescilinin talep edildiği sınıf itibarı ile tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvuru markası kapsamındaki tüm emtianın müvekkili şirketin mesnet markaları kapsamındaki emtialarla aynı / aynı tür/ benzer olduğunu, müvekkili şirketin makro/macro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olup, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği de reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin başvurusuna konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, beş ve altıncı fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1626 E. 2023/5342 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… eldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verebilecek bir benzerlik bulunmadığını ve mesnet markaların tanınmış olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… er olduğu emtia grubunun ilgili tüketici kitlesi ve ortaklığa sebep olan “makro/macro” ibaresinin ticaret hayatındaki niteliksel zayıflığı da göz önüne alındığında, «iltibas» ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı yan markalarının tanınmışlığına yönelik işlem dosyasına sunduğu delillerin yeterli bulunmadığı, dava dosyasına ek olarak sunduğu deliller gözetildiğinde ise davacının markalarının tanınmışlığının “macrocenter” ibaresinin bütününe ilişkin olduğu, yine bu tanınmışlığın, taraf markalarında ortaklığı tespit edilen emtialar ile benzer bir sektörde mevcut olmadığı, kaldı ki taraf markaları da benzer görülmediğinden, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, başvuru konusu markanın «kötüniyetli» bir tescile dayandığına ilişkin hiçbir emarenin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet
Benzer bu kararda… n "Macro" ve "Makro" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2017/29432 sayılı " Makrobin inş. taah. tic. ve san.a.ş." ibareli marka başvurusuna «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3138 E. 2024/5422 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… eldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine «davaya konusu» marka ile müvekkiline ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 09. ve 42. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markalarının kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında «iltibas» bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, dava konusu başvurunun …
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin, Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de, bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, buna göre «dava konusu» başvurunun, davacının itirazına mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının da sonuca etkili bulunmadığı gibi somut olay bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşullarının da oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… uğunu, davalı şirketin 2018/71192 sayılı "MAKROCELL BARKODSİS" ibareli marka başvurusuna, "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak yapılan itirazlarının «dava konusu» YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, d …
Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalarının benzer olmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan "Makro" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük bulunduğunu, dava konusu başvurunun bütünsel olarak davacı markalarından farklı olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası maddesindeki «iltibas» koşullarının bulunmadığı, dava konusu başvurunun davacının "macro" ibareli alan adı ile de benzer olmadığı, aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koş …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1119 E. 2021/520 K.
Ortak:ortalama tüketici · kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… eldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… üvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve «haksız rekabet» oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun «kötüniyetle» yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmes …
… eldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K. sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin; görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin «kötüniyetle» hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3733 E. , 2024/6173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/356 Esas, 2023/276 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/352 E., 2020/203 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerledirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 17, 19, 35 ve 37. sınıfta 2018/48642 no.lu “makrobor” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince yayına yapılan itirazın reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın da YİDK’nın 2019-M-7755 sayılı kararı ile reddedildiğini, taraf markalarının ortalama tüketici nezdinde iltibasa neden olma ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin “makro” ve “macro” esas unsurlu markalarının olduğunu, “makrobor” ibareli markada “makro”/“macro” ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrobor” ibareli markanın iltibas yaratacağını, müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağını ve haksız rekabet oluşturacağını, taraf markalarının kapsadıkları mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin www.macrocenter.com.tr ibareli alan adı ile benzer olduğunu, müvekkilinin macro/makro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek 2019-M-7755 sayılı YİDK kararının iptaline, 2018/48642 numaralı “makrobor” ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket temsilci, davacının kötüniyetle “macro/makro” gibi kullanımı oldukça yaygın kelimeleri kendi tekeline almak ister şekilde yaptığı itirazın hakkaniyete ve ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, “macro” kelimesinin YİDK kararında belirtildiği gibi Latince kökenli olup Türkçede “büyük” manasına gelen ve gündelik hayatta kullanımı yaygın bir sıfat olduğunu, “makrobor” markasında ve davacı tarafa ait seri markalarda ön ad niteliğinde kullanıldığını ve bu kullanımın “macro/makro” kelimelerini tali hale indirgediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalının marka başvurusunun bir bütün olarak "MAKROBOR" şeklinde algılanacağı, davacının bir kısım markalarında "Makro" kelimesinin büyük harfle yazıldığı, söz konusu bu kelimenin altında tanımlayıcı bir ibare olan ve herkes tarafından bilinirliği yüksek olan İngilizce yazılış şekli ile “supercenter” ibaresinin yer aldığı, bu ibarenin, Türkçede “mega mağaza” anlamına geldiği, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi bir örnek bulunmadığı, "Macro/Makro" ibaresi Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 13.09.2017 tarih 2016/1578 E., 2017/4311 K.
sayılı kararında da "macro/makro" ibareli davacı markalarının yüksek ayırt ediciliğinin bulunmadığının benimsendiği, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, davalı markasının "MAKROBOR" ibaresinden oluştuğu, ilgili tüketici kesimi nezdinde bir bütün olarak "MAKROBOR" olarak algılanacağı, ilgili tüketici kesiminin, davaya konu "MAKROBOR" ibareli emtia ile karşılaştığında, salt "MAKRO" ibaresinden kaynaklı olarak bu markayı, davacıya ait "MAKRO, MACRO..." ibareli markalarla ilişkilendirmeyeceği, somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası bağlamında iltibas tehlikesi bulunmadığı, markaları oluşturan işaretlerin;
görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadıkları, bu nedenle tanınmışlık iddiasına ilişkin olarak, öncelikle işaretler arasındaki benzerliğinin gerçekleşmesi şartı mevcut olmadığından, tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin yerinde bulunmadığı, altıncı fıkra hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu “makrobor" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait makro/macro ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik olduğunu, esas unsurun “macro/makro” ibaresi olduğunu, başvuru markasındaki "bor" ekinin de markanın tescilinin talep edildiği sınıf itibarı ile tanımlayıcı nitelikte olduğunu, markayı müvekkili şirket markalarından farklılaştıracak farklı renk, şekil ve karakterlerin bulunmadığını, dava konusu markanın müvekkili şirketin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvuru markası kapsamındaki tüm emtianın müvekkili şirketin mesnet markaları kapsamındaki emtialarla aynı / aynı tür/ benzer olduğunu, müvekkili şirketin makro/macro ibareli seri markalarının yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde ayırt edici nitelik kazanmış, tanınmış markalar olup, başvuru konusu markanın tescil talebinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası gereği de reddi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı şirketin başvurusuna konu "Makrobor" ibaresi ile davacının itirazına mesnet gösterdiği markaları arasında, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, zira, davacı markalarında “macro” kelimesini ön plana çıkaran herhangi kullanım bulunmadığı gibi, "Macro/Makro" ibaresinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, davalı şirketin başvurusunun da bir bütün olarak "Makrobor" şeklinde algılanacağı, işaretler arasındaki benzerlik bulunmaması nedeniyle tanınmışlık iddiasına ilişkin istemlerin de yerinde bulunmadığı, altıncı fıkradaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olguların da ileri sürülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf aşamasındaki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı marka başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin bir, beş ve altıncı fıkraları
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1088383200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz