YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1119 E. 2021/520 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ iltibas↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğu, başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetler yönünden de markaların benzer bulundukları, dolayısıyla 35. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK m.8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu, ancak anılan hizmetler yönünden davalı şirketin adına tescilli önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğu, 35. sınıf dışında başvuru kapsamındaki mallarla davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında ise benzerlik olmadığı, davacı markalarının gıda ve ihtiyaç maddeleri perakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın açıklanan değişik gerekçeyle REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın kısmen reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece davalının 2016/30217 sayılı “MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “MAKRO/MACRO” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK.nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ancak başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın bu değişik gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK PROFILE + ŞEKİL” ibaresidir. Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7041 E. 2022/1724 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Benzer bu karardaBölge Adliye Mahkemesince, “macro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağının kabulü gerektiği, başvuruda "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK GLASS WOOL" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği, …
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK GLASS WOOL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu ve davalının başvurusuna "teknik glas wool" unsurunun eklenmesiyle ayırt ediciliğin sağlandığı ve benzerlik bulunmadığı kabul edilmişse de, benzerlik değerlendirmesinde markaların baskın unsurları gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket vekili ve davalı TPMK vekilinin istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik glass wool” unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme k …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… taline, davalı adına tescilli 2016/30280 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiş, hükme karşı davalı şirket vekili ile davalı TPMK vekili «istinaf yoluna başvurmuştur».
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/459 E. 2022/4356 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceği kabul edilmelidir.
Benzer bu kararda… UCT” ibareli başvurusu ile davacının "MAKRO" esas unsurlu tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak, «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesinin somut uyuşmazlığa uygulanmasını gerektiren bir hususun bulunmadığı, mahk …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesince davanın reddine ve bölge adliye mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının "MAKRO" ibareli markaları ile başvuru konusu olan davalının "MAKRO TEKNİK DUCT" ibareli markasının arasında «iltibas» tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3700 E. 2023/7419 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Benzer bu kararda… eli marka başvurusu ile davacının "MACRO ve MAKRO" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulun …
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira "Macro" ve "Makro" ibarelerinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliklerinin» oldukça düşük bulunduğu, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi …
İtiraza mesnet marka ve başvuru konusu markaların arasında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ve Bölge Adliye Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
2 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5838 E. 2024/3869 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Benzer bu kararda… rarı ile; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da "MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate a …
… AKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin «ortalama tüketiciler» nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir.
Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2021 tarihli ve 2021/662 E., 2021/753 K. sayılı kararı ile markaların «ayırt edicilik» güçlerinin de «iltibas» ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimalinin daha düşük olduğu, başka bir ifadeyle tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanının daha dar olduğu, böyle durumlarda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, "MAKRO" ibaresi Türkçe'de "büyük, geniş" anlamlarına gelmekte olup bu anlamı ile ülkemizde yaygın olarak bilinmekte ve birçok sektörde de sıklıkla kullanılmakta olduğu, bu markaların zayıf marka olarak kabulünün gerektiği, aksinin kabulü hâlinde tasviri ve vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık ibarelerin bir şekilde tescil ettiren kişilerin, bu ibarelerin başkaları tarafından kullanımına engel olmaları sonucunu doğuracağı, Özel Dairenin benzer ibareyi içeren markalar hakkında verilen bir kısım kararları onadığı gerekçesiyle «direnme» kararı verilmiş, direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · direnme kararı · istinaf incelemesi · kazanılmış hak · ticaret unvanı · uyuşmazlık konusu · kötü niyet
Benzer bu karardaTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve «istinaf incelemesinden» geçen TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına karşı direnilmiş, «direnme» kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizce bozma ilamının yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin direnme kararına yönelik temyiz itirazla …
… esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı şirketçe yapılan 2016/30217 sayılı “MAKRO TEKNİK PROFILE+Şekil” ibareli marka başvurusuna önceki tarihli markaya ve «ticaret unvanına» «iltibas», tanınmışlık ve «kötü niyet» vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kaps …
… n emsal davada verilen onama kararıyla ve başkaca davalar hakkında yine Yargıtayca verilen kararlarla çeliştiğini, mesnet markalarda yer alan Macro/ Makro ibareleri «ayırt ediciliği» oldukça düşük bir ibare olup müvekkili markasının yapılan eklerle «iltibas» ihtimalini bertaraf edecek şekilde yeterince farklılaştırıldığını zira müvekkili markasının esas unsurunun "makro" değil "makro teknik" ibaresi olduğunu, müvekkilinin önceki tarihli markalarının başvuru markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiğini, Bölge Adliye Mahkemesince, müvekkilinin önceki tarihli markalarının «uyuşmazlık konusu» mallarda ciddi bir şekilde kullanılmadığı belirtilmiş ise de ciddi kullanımı ispat eden delilleri dosyaya sunduklarını, keza Bölge Adliye Mahkemesinin, başvuru mar …
… inde; öncelikle YİDK kararı aşamasında sunulanlar dışındaki markaların nazara alınamayacağını, davacının itirazına mesnet markaları ile müvekkili başvurusu arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduklarını, müvekkili adına 35. sınıfta tescilli "MACRO" ibareli markası bulunduğundan başvurudaki ibare üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, davacı markalarının tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olsa bile bu tanınmışlığın doğrudan farklı sınıflardaki marka başvurularına engel olmayacağını, “Makro” ve “Macro” ibarelerinin ayırt edici niteliklerinin düşük olduğunu, «kötü niyet» iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/132 E. 2023/3625 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… mesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden «ayırt ediciliğinin» oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi «iltibas» tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılm …
… rakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun «kötüniyetli» olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… tler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahk …
Benzer bu kararda… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Dolayısıyla davacı markaları ile davalı şirkete ait dava konusu markanın aynı/benzer mal veya hizmetlerde kullanılması durumunda o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde «iltibasa» sebep olabileceğinin kabulü zorunludur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket «temsilcisi» cevap dilekçesi sunmamıştır.
… arkası ile davacının markaları arasında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik, «iltibas»-karışıklık tehlikesinin bulunmadığı, bu nedenle ayrıca 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının koşulları hakkında karar «verilmesine yer olmadığı», davalı şirketin dava konusu 2016/43262 numaralı "brs macro ısı enerji" markasının tescilinde «kötüniyetli» olarak hareket ettiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… macro ibareli seri markalar arasında benzerlik bulunduğunu, taraf markalarının başvuru kapsamındaki tüm mallar yönünden ortak olduğunu, markalar arasında en azından «iltibas» ihtimalinin bulunduğunu, dolayısıyla itiraza konu marka başvurusunun reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait “MACRO/MAKRO” ibareli markaların yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde «ayırt edicilik» kazanmış ve tüketici nezdinde tanınmış markalar olup, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların müvekkili yararına oluştuğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1119 E. , 2021/520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.07.2018 tarih ve 2017/447 E- 2018/262 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.11.2019 tarih ve 2018/1698 E- 2019/1216 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 99/000293, 99/000295, 99/000296, 2004/41535, 99/001458, 2014/44564, 2011/32520, 2009/42372, 2009/42373, 2011/32522, 2011/32521, 2014/46630, 2014/46615, 2014/46637, 2014/46608, 2010/60282, 2013/13864, 2012/06560, 2014/44579, 2014/44575, 2014/43688, 2014/43693, 2009/42374, 2013/13136, 2009/42371, 2010/46527, 99/011019 sayılı ve " "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro supercenter şekil", "makro şekil", "food night out macro çenter", "macro atelier şekil", "macro banquet", "makro center banquet", "makro center cook book+ şekil", "makro center homemade+ şekil", "makro cooks", "macro firiends", "macro lifestyle", "macro moods", "macro online bir tıkla alışverişi evinize indirim+şekil", "macro service", "macro station", "macro tips", "macro trend", "macro&more macrocenter", "macronews+şekil", "macrorecipes", "macrostyle", "mcfinefood by macro center+şekil", "selection macrocenter+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırılma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2016/30217 sayılı “MAKRO TEKNİK PROFILE+şekil” ibaresini 06, 07, 11, 17, 35.
sınıflarda tescil ettirmek üzere davalı kuruma başvurduğunu, başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini ve 35. sınıftaki bir kısım hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvurunun kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden reddedilmesi için bu karara yaptıkları itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, taraf markalarının ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, başvurunun, müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, davacının "MACRO" asıl unsurlu markalarının tanınmış
olduğunu, davalının kötüniyetle marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK’in 2017-M-8222 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet markaları ile müvekkili başvurusu arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin farklı olduklarını, müvekkilinin adına 35. sınıfta tescilli "MACRO" markasının bulunduğunu, bu nedenle başvuru üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olmasının doğrudan farklı sınıflardaki marka başvurularına engel olmayacağını, kötüniyet iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında görsel ve işitsel benzerlik olduğu, başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetler yönünden de markaların benzer bulundukları, dolayısıyla 35. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK m.8/1-b maddesi koşullarının oluştuğu, ancak anılan hizmetler yönünden davalı şirketin adına tescilli önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının bulunduğu, 35. sınıf dışında başvuru kapsamındaki mallarla davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında ise benzerlik olmadığı, davacı markalarının gıda ve ihtiyaç maddeleri perakende sektöründe tanınmış marka olduğu ancak başvuru kapsamındaki farklı mallar bakımından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacının itirazına mesnet markaların asli unsurlarının "MACRO/MAKRO" ibarelerinden oluştuğu ve bu ibarenin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliğinin oldukça düşük olduğu, koruma kapsamlarının dar değerlendirilmesi gerektiği, bu ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, dava konusu başvuruda da"MAKRO" ibaresinin yanında "TEKNİK PROFILE" ibaresi ile renk ve şekil unsurlarına yer verildiği dikkate alındığında dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, taraf markaları arasında benzerlik görülmediğinden, davacı markalarının tanınmış oldukları kabul edilse dahi 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi uyarınca başvurunun tesciline engel olunamayacağı, başvurunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın açıklanan değişik gerekçeyle REDDİNE karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalının marka tescil başvurusuna davacının yaptığı itirazın kısmen reddine dair TPMK YİDK kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece davalının 2016/30217 sayılı “MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli başvuru markası ile davacının itirazına mesnet gösterdiği “MAKRO/MACRO” esas unsurlu markaları arasında 556 sayılı KHK.nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu ancak başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetler için davalının müktesep hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın
reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince “makro” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, davalının başvurusuna “teknik profil” ve şekil unsuru ekleyerek ayırt ediciliği sağladığı ve bu nedenle benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın bu değişik gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, başvuru konusu “MAKRO TEKNİK PROFILE+ŞEKİL” ibareli marka ile davacının itirazına gerekçe gösterdiği “MAKRO/MACRO” markalarının 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında benzer olmadığı ve iltibas tehlikesi bulunmadığı kabul edilmişse de, iltibas tehlikesinin değerlendirmesinde markaların baskın unsurları da gözetilmek suretiyle üzerinde kullanılacağı ürünlerin ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak karışıklığa yol açıp açmayacağının dikkate alınması gerekmektedir. Bu hususlar nazara alınarak yapılan değerlendirmede davacı markalarının asıl unsurunu “MAKRO” VE “MACRO” ibareleri oluşturmakta olup, başvuru konusu işaret ise “MAKRO TEKNİK PROFILE + ŞEKİL” ibaresidir.
Bu durumda, itiraza mesnet davacı markaları ile davalı başvuru markası arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, dolayısıyla aynı mal ve/veya hizmetlerde kullanılması halinde o mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten ya da bağlı teşebbüsten geldiği yönünde iltibasa sebep olabileceği kabul edilmelidir. Şu halde, aynı mal ve hizmetlerde markanın köken gösterme fonksiyonu yönünden karıştırma ihtimali bulunduğu gözetilip bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 27.01.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK 355. vd maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığından davacı vekilinin temyiz istemenin reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/652613500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz