TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1637 E. 2023/5279 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ taşıyan↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/85 E, 2019/488 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı tarafından yapılan "CEPTE KORUMA" ibareli başvurusuna "CEP" ve "CEPTE" kök ibareli 242 adet seri tanınmış markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında iltibas olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, davalı işaretinin tescili halinde davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, davalı markasının, davacı markasının gücü ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunun giderek zayıflayacağını, somut uyuşmazlık ele alınırken ilgili tüketici kesiminin genel alışveriş alışkanlıkları ve eğilimlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu cep ve cepte markalarının seri marka niteliğini haiz olduğunu, davalının yaptığı marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/M-10717 sayılı kararının iptalini, dava konusu başvurunun tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu oluşturan CEP ve CEPTE ibarelerinin jenerik işaretler olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markası kapsamında bulunan 36 ve 37. sınıf hizmetlerin davacı markalarının tescilli olduğu emtialar ile aynı/aynı tür olmasına rağmen dava konusu marka işaretleri arasında ayniyet/benzerlik koşulu sağlanmaması nedeni ile kanun maddesi kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının ispat edilememesi yanı sıra davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkili bulunmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin iltibası önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "CEPTE KORUMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1223 E. 2023/4688 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… UMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da …
… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
… markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, dava …
Benzer bu kararda… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
CEVAP 1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet
Benzer bu kararda… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/158 E. 2023/3821 K.
Ortak:taşıyan · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
… UMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da …
… markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, dava …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvuru yaptığı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurtiçinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu da dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket e …
… larından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, d …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · haksız rekabet
Benzer bu kararda… larından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın «ayırt ediciliğinin» yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, d …
… ının farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında başka bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, davacının «kötü niyet» iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına «ayırt ediciliği» zayıf “iş” ibaresi getirmenin «haksız rekabeti» ve «iltibası» ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6025 E. 2024/2520 K.
Ortak:ortalama tüketici · taşıyan · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… UMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da …
… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
… markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, dava …
Benzer bu kararda… tım ve yatırım neticesinde “cep” ibaresinin zamanla müvekkili ile özdeşleştiğini ve seri marka haline geldiğini, bunun da müvekkilinin "cep" kök ibareli markalarına «ayırt edicilik» ve koruma kazandırdığını, dava konusu başvuruda yer alan “bayi” kelimesinin ayırt ediciliği düşük bir kelime olup cepte kelimesine vurgu yaptığını, başvuruda yer alan “.com” ibaresinin de günlük hayatta «ortalama tüketici» tarafından yaygın olarak kullanıldığını, buna göre markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, davalı markasının, müvekkilinin seri markalarının yeni bir versiyonu veya cep markaları ile işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi yarattığını, seri marka halini almış cep markalarının zayıf unsur olması sebebiyle «iltibas» yaratmayacağının düşünülmesinin hukuka aykırı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dört ve beşinci fıkralarındaki k …
… i dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" ve "CEPTE" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasındaki koşulların da somut olayda bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… kilince yapılan itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu “bayicepte.com” ibareli başvuru ile müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin «iltibasa» yol açacağını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, dava konusu marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markalarının «ticari itibarından» ve getirisinden faydalanmak amacı ile yapıldığını ve davalının «kötü niyetini» gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibar · kötü niyet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… kilince yapılan itirazın reddedildiğini, oysa dava konusu “bayicepte.com” ibareli başvuru ile müvekkili şirket adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin «iltibasa» yol açacağını, başvurunun tescili halinde müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, dava konusu marka tescil başvurusunun, müvekkilinin markalarının «ticari itibarından» ve getirisinden faydalanmak amacı ile yapıldığını ve davalının «kötü niyetini» gösterdiğini ileri sürerek YİDK kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… vekili cevap dilekçesinde; müvekkili markasının kullanıldığı alanın, cep telefonu ve yedek parçası satan bayileri ortak bir platformda toplamak ve birbirleri ile ve «son» kullanıcı ile rahatça bilgi alışverişi yapmalarını temin etmekten ibaret olduğunu, davacının markalarında “cep” kelimesinin, hizmeti ifade eden kelimenin başında ve eksiksiz olarak kullanılırken, müvekkilinin markasında “cep” kelimesinin “bayi” kelimesinden sonra geldiğini ve ekli olarak yer aldığını, davacının “cep” kelimesini kendi tekeline almak istediğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacının «kötü niyet» iddiasını ispatlar nitelikte hiçbir kanıt sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… onusu markanın, davacı markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlamayacağı, markanın itibarına zarar vermeyeceği veya ayırt edici karakterini zedelemeyeceği, «kötü niyetin» ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… i dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" ve "CEPTE" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasındaki koşulların da somut olayda bulunmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7212 E. 2023/1469 K.
Ortak:taşıyan · iltibas
İncelediğiniz kararda… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
… markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, dava …
… UMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da …
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu “ceptest” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile «iltibas» yaratan davalı markasının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… ve yeni bir versiyonu olarak algılanabileceğini, davalı başvurusunda yer alan “test” ibaresinin de zayıf bir ibare olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1637 E. , 2023/5279 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/364 Esas, 2021/1413 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/85 E, 2019/488 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı tarafından yapılan "CEPTE KORUMA" ibareli başvurusuna "CEP" ve "CEPTE" kök ibareli 242 adet seri tanınmış markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında iltibas olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, davalı işaretinin tescili halinde davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, davalı markasının, davacı markasının gücü ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunun giderek zayıflayacağını, somut uyuşmazlık ele alınırken ilgili tüketici kesiminin genel alışveriş alışkanlıkları ve eğilimlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu cep ve cepte markalarının seri marka niteliğini haiz olduğunu, davalının yaptığı marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/M-10717 sayılı kararının iptalini, dava konusu başvurunun tescili halinde markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu oluşturan CEP ve CEPTE ibarelerinin jenerik işaretler olup kimsenin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markası kapsamında bulunan 36 ve 37. sınıf hizmetlerin davacı markalarının tescilli olduğu emtialar ile aynı/aynı tür olmasına rağmen dava konusu marka işaretleri arasında ayniyet/benzerlik koşulu sağlanmaması nedeni ile kanun maddesi kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, tanınmışlık iddiasının ispat edilememesi yanı sıra davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etkili bulunmadığı, davalının kötü niyetli olduğunun da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin iltibası önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "CEPTE KORUMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da somut olayda bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978784500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz