6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kurum kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/158 E. 2023/3821 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet esastan ret taşıyan ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · SMK — SMK 6

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/448 E., 2021/428 K.

Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvuru yaptığı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları arasında iltibas olduğunu, davalının yurtiçinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu da dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında aranan üç koşuldan birinin gerçekleşme ihtimali bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, davalı markasının, davacı markasının gücü ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunun giderek zayıflayacağını, somut uyuşmazlık ele alınırken ilgili tüketici kesiminin genel alışveriş alışkanlıkları ve eğilimlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu "cep" ve "cepte" markalarının seri marka niteliğini haiz olduğunu, davalının yaptığı marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018/M-8224 sayılı kararının iptalini, davalıya ait 2017/58468 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; "CEP" kelimesinin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceğini, kaldı ki dava konusu markanın ayırt edici unsurunun davacının ticari unvanı olduğunu ve bu unvanının davacının tescilli markalarından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının itiraz talebinde ve işbu davada, itiraza ve davaya mesnet gösterdiği markaları fiilen kullandığını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin başvurusuna konu markasının, davacının CEP esas unsurlu markalarından farklılaştığı, yeni ve ayırt edici bir marka olduğu, dava konusu markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan dava konusu markaların benzer olarak değerlendirilmemesi ve davalı markasının farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında başka bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, davacının kötü niyet iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirmenin haksız rekabeti ve iltibası ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalının 2017/58468 sayılı"TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının yapmış olduğu itirazın, YİDK tarafından nihai olarak reddi üzerine Kurum kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8681 E. 2023/2857 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1637 E. 2023/5279 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/158 E.  ,  2023/3821 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/256 Esas, 2021/1225 Karar

DAVA TARİHİ 10.12.2018

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2020/448 E., 2021/428 K.

Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının başvuru yaptığı "TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış "CEP" markaları arasında iltibas olduğunu, davalının yurtiçinde faaliyet gösteren bir şirket olduğu da dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, davalı işaretinin tescili halinde 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında aranan üç koşuldan birinin gerçekleşme ihtimali bulunduğunu, davalı markasının davacı markalarının yeni bir versiyonu, serisi gibi algılanacağını, davalı markasının, davacı markasının gücü ve etkileme alanının zayıflamasına neden olacağını, tüketici gözünde ürün veya hizmetin kaynağını belirtme fonksiyonunun giderek zayıflayacağını, somut uyuşmazlık ele alınırken ilgili tüketici kesiminin genel alışveriş alışkanlıkları ve eğilimlerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, dava konusu "cep" ve "cepte" markalarının seri marka niteliğini haiz olduğunu, davalının yaptığı marka tescil başvurusunda kötü niyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2018/M-8224 sayılı kararının iptalini, davalıya ait 2017/58468 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; "CEP" kelimesinin kullanımının kimsenin tekeline verilemeyeceğini, kaldı ki dava konusu markanın ayırt edici unsurunun davacının ticari unvanı olduğunu ve bu unvanının davacının tescilli markalarından çok daha uzun yıllardır kullanıldığını, davacı unvanının bütünüyle ve özel stilde yazılmış “iş” kelimesi ile tanındığını, bu unsurların tek başına markanın ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, dava konusu markanın yazı şekli ve renkleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı markalarının serisi içinde algılanacağını, günümüzde "CEP" kelimesinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, davacının kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu, kaldı ki dava konusu markalar arasında benzerlik bulunduğu iddiasının tek başına kötü niyet kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacının itiraz talebinde ve işbu davada, itiraza ve davaya mesnet gösterdiği markaları fiilen kullandığını ispatlayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin başvurusuna konu markasının, davacının CEP esas unsurlu markalarından farklılaştığı, yeni ve ayırt edici bir marka olduğu, dava konusu markalar arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, öte yandan dava konusu markaların benzer olarak değerlendirilmemesi ve davalı markasının farklı mal/hizmetler içermemesi sebebiyle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası kapsamında başka bir inceleme yapmaya gerek olmadığı, davacının kötü niyet iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; “cep matik” markası ile davalı şirketin marka başvurusunun birebir aynı olduğunu, markanın başına ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirmenin haksız rekabeti ve iltibası ortadan kaldırmayacağı gibi bir başka şirketin markasının aynısını ayırt ediciliği zayıf “iş” ibaresi getirerek tescil ettirmeye çalışmanın kötü niyetli bir davranış olduğunu, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğu iddiası dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği taşıyan ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalının 2017/58468 sayılı"TÜRKİYE İŞ BANKASI İŞCEPMATİK" ibareli marka tescil başvurusuna karşı davacının yapmış olduğu itirazın, YİDK tarafından nihai olarak reddi üzerine Kurum kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1111902000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.