YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1223 E. 2023/4688 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISIN : 2019/46 E, 2019/410 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "cep" ve "cepte" asıl unsurlu tanınmış markaları bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "kubit cepweb" ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markasının müvekkillerinin "cep" ve "cepte" ibareli seri markalarının yeni bir versiyonu veya "cep" ve "cepte" markaları ile aynı işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi yarattığını, başvuru sahibinin müvekkillerine ait markalarının tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/M-9877 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacının "cep" ibareli markaları arasında, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “cep” ve “cepte” kök ibareli markaların seri marka niteliğini taşıdığını, dava konusu markadaki "cep" sözcüğünün asli unsuru oluşturduğunu, "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, tarafların markaları arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin yoğun reklam, tanıtım ve kullanımla "cep" ibaresini tanınır ve ayırt edici hale getirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kubit cepwep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası .
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7212 E. 2023/1469 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaCEVAP 1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu “ceptest” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile «iltibas» yaratan davalı markasının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını i …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istinaf incelemesi · taşıyan
Benzer bu kararda… larak reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka tescil başvurusunda bulunduğu “ceptest” ibaresi ile müvekkili adına tescilli ve tanınmış “cep” ve “cepte” ibaresini «taşıyan» markaların ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile «iltibas» yaratan davalı markasının aynı sınıfta yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, markalarının seri marka niteliğini taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını i …
… ve yeni bir versiyonu olarak algılanabileceğini, davalı başvurusunda yer alan “test” ibaresinin de zayıf bir ibare olduğunu ileri sürerek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1637 E. 2023/5279 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… ep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle d …
CEVAP 1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… da, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, «kötü niyet» iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… UMA" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "CEP" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci maddesi anlamında «ortalama tüketiciler» üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali «dahil» «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "CEP" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından aynı Kanun maddesinin 5 inci bendi koşullarının da …
… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
… markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin yukarıda belirtilen markaları arasında «iltibas» olduğunu, davalının yurt içinde faaliyet gösterdiği de dikkate alındığında bunun yaratıcı bir marka olmadığını, iltibas yaratma niyeti ile hareket edildiğini, dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… ’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin 1 nci bendi gereğince benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın esas unsurunun "CEPTE" ibaresi olup "KORUMA " ibaresinin «iltibası» önlemediğini, müvekkilinin “cep” ibareli markalarının «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu iddiasının dayanaksız olduğunu, müvekkilinin markalarının seri marka olmasının yanı sıra kullanım ile de ayırt edici hale geldiğini, müvekkiline ait “cep” ibareli markaların seri marka niteliği «taşıyan» ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazanmış markalar olduğunu, somut olay bakımından anılan kanun maddesinin beşinci bendinde yer alan koşulların da sağlandığını il …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1223 E. , 2023/4688 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/273 Esas, 2021/1283 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISIN 2019/46 E, 2019/410 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "cep" ve "cepte" asıl unsurlu tanınmış markaları bulunduğunu, davalı gerçek kişinin "kubit cepweb" ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı markasının müvekkillerinin "cep" ve "cepte" ibareli seri markalarının yeni bir versiyonu veya "cep" ve "cepte" markaları ile aynı işletmesel bağlantı bulunduğu izlenimi yarattığını, başvuru sahibinin müvekkillerine ait markalarının tanınmışlığından faydalanarak haksız yarar elde etmek istediğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018/M-9877 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalının dava konusu başvuru markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvurusu ile davacının "cep" ibareli markaları arasında, "cep" ibaresinin zayıf marka olması sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığı, 6769 sayılı kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait “cep” ve “cepte” kök ibareli markaların seri marka niteliğini taşıdığını, dava konusu markadaki "cep" sözcüğünün asli unsuru oluşturduğunu, "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, tarafların markaları arasında benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markası olarak algılanacağını, müvekkilinin yoğun reklam, tanıtım ve kullanımla "cep" ibaresini tanınır ve ayırt edici hale getirdiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kubit cepwep" ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "cep" asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler üzerinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzerliğin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "cep" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından tanınmışlığın sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrası .
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954734000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz