Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4464 E. 2023/5395 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ maktu vekâlet ücreti↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ ihya davası↗ aaüt↗ rücuen alacak↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ sicilden terkin↗ hakkaniyet↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ tasfiye memuru↗ alacak davası↗ ihtar↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilan↗ kusur↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum sigortalısı ...'nin 03.07.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefatı nedeniyle kurumun uğradığı zararın tahsili için Girişim İnş Makina Kimya San ve Tic. Ltd. Şt.i şirketi aleyhine Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesinde rücuen alacak davası açıldığını, mahkemece şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edilmesi üzerine şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesin İlişkin Tebliğ”'in 5 inci maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince resen terkin kapsamında alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, davacı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, işlemin yasal olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarih, 2021/108 E. ve 2021/359 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, ...'nün 672275 sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre 18.02.2015 tarihinde sicilden resen terkin edilen Girişim İnşaat Makine Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesinin 2020/410 E. sayılı dava dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilanına, davanın niteliği gereği davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; terkin işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki derdest davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan resen terkin işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek olmadığından tasfiye memuru atanmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.09.2022 tarih, 2022/3952 E. ve 2022/5493 K. sayılı kararıyla şirketin sicilden terkin edildiği tarih itibariyle hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 3 üncü kişiler tarafından açılan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/5 maddesine dayalı ihya davalarının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin de yapılması için tasfiye memurunun atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket ortağı […] T.C. Kimlik numaralı ...'in atanmasına, AAÜT uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan tebligat giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, resen terkin kapsamında dava konusu şirketlere ve şirket yetkililerine mevzuat gereğince ihtar gönderildiğini ancak ihtar yazılarının adresin yanlış olması gerekçesiyle iade edildiğini, bu tebligatlara ek olarak dava konusu şirketin terkin edileceği hususunun yasa gereği Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ilan ihtarın ulaşmadığı durumlarda yasa gereği ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibariyle tebligat yapılmış sayılacağı resen terkin işleminde hiçbir eksiklik olmadığını, terkin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, şirketler hakkından hangi davaların açılmış olduğunun tespitinin mümkün olmadığını ancak bu hususu bildirenlerin kaydının silinmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3952 E. 2022/5493 K.
Ortak:resen terkin · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinde «rücuen alacak davası» açıldığını, mahkemece şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ve «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; «terkin» işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan «resen terkin» işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek olmadığından «tasfiye memuru atanmasının» usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) b …
Dairemizin 05.09.2022 tarih, 2022/3952 E. ve 2022/5493 K. sayılı kararıyla şirketin «sicilden terkin» edildiği tarih itibariyle hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı lehine vekalet ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 3 üncü kişiler tarafından açılan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/5 maddesine dayalı «ihya davalarının» 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ek «tasfiye» niteliğinde olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin de yapılması için tasfiye memurunun atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge A …
Benzer bu karardaMahkemece, «ihyası» istenen şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'«sen terkin» edilmiş olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince şirketin ihyasına (ek «tasfiye») karar verilmesine rağmen, tasfiye işlemlerini yürütmek üzere «tasfiye memuru atanmaması» TTK 547/2 maddesi uyarınca yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · vekalet ücreti
Benzer bu kararda1-Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'«sen terkin» edilmiş olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «ihyası» istenen şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
-
Kararın kaldırılması | Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3261 E. 2024/4951 K.
Ortak:resen terkin · ihya davası · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; «terkin» işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan «resen terkin» işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek olmadığından «tasfiye memuru atanmasının» usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) b …
İş Mahkemesinde «rücuen alacak davası» açıldığını, mahkemece şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ve «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 05.09.2022 tarih, 2022/3952 E. ve 2022/5493 K. sayılı kararıyla şirketin «sicilden terkin» edildiği tarih itibariyle hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı lehine vekalet ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 3 üncü kişiler tarafından açılan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/5 maddesine dayalı «ihya davalarının» 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ek «tasfiye» niteliğinde olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin de yapılması için tasfiye memurunun atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge A …
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2011/2757 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi «derdest» olduğu halde, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Denizli Ticaret Sicili Müdürlüğünce 02.11.2015 tarihinde «resen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek anılan şirketin ihyasına, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının «ihya» ve «ticaret siciline tescil» hükmüne dair itirazlarının bulunmadığını, kararın bu bölümünün kesinleştirilmesini talep ettiklerini ancak «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» açısından aleyhlerine verilen kararın hatalı olduğunu, Vergi Dairesinin «terkin» yazısı nedeniyle geçici 7 nci madde gereğince işlem yapıldığını, bu madde gereğince yapılan terkinler dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, terkin işleminin usulsüzlüğü yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, «ihtaratlı» yazılara ve Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilana» rağmen «derdest» dava/icra takibine ilişkin sicil dosyasında kayıt ve belge bulunmadığından icra takibinin dikkate alınabilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle terkin işlemind …
… a davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlenmesini içerdiği, Kanunda açıkça belirtildiği üzere «ihyası» istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçesi doğru değilse de dava konusu şirketin resen terkininden önce başlatılan icra dosyasının bulunması «sebebinin» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenmeyen bir husus olmasına rağmen ileri sürülen şirket ihyasına ilişkin istemin ihya kararı verilmesine yeterli olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, davalıların istinaf talebinin bu yönden resen nedenlerle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk celsede gelip davayı kabul etmediği hususu gözetildiğinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu, davalı Sicil Müdürlüğü vekilinin ve «tasfiye» memurunun diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. («yenilemeden» önceki esası Afyonkarahisar 5.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtarat · yargılama giderlerinden sorumluluk · ek tasfiye işlemleri · infaz · yenileme · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaİcra Dairesinin 2011/2757 E.) nolu icra takip dosyasının sonuçlandırılması ve «infazına» ilişkin ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, ihyasına karar verilen şirketin «yönetim kurulu» üyelerinden ...'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
İcra Dairesinin 2011/2757E.) no.lu icra dosyasının sonuçlandırılması ve «infazına» ilişkin ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ...'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… a davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlenmesini içerdiği, Kanunda açıkça belirtildiği üzere «ihyası» istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçesi doğru değilse de dava konusu şirketin resen terkininden önce başlatılan icra dosyasının bulunması «sebebinin» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenmeyen bir husus olmasına rağmen ileri sürülen şirket ihyasına ilişkin istemin ihya kararı verilmesine yeterli olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, davalıların istinaf talebinin bu yönden resen nedenlerle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk celsede gelip davayı kabul etmediği hususu gözetildiğinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu, davalı Sicil Müdürlüğü vekilinin ve «tasfiye» memurunun diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. («yenilemeden» önceki esası Afyonkarahisar 5.
Kararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve «tasfiye memuru» ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun resen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçe bakımından «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4464 E. , 2023/5395 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/820 E., 2022/982 K.
HÜKÜM
Şirketin İhyası
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak şirket ortağı ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum sigortalısı ...'nin 03.07.2010 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefatı nedeniyle kurumun uğradığı zararın tahsili için Girişim İnş Makina Kimya San ve Tic. Ltd. Şt.i şirketi aleyhine Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesinde rücuen alacak davası açıldığını, mahkemece şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin tespit edilmesi üzerine şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete tasfiye memuru atanmasına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin adresinin tespit edilemediği hususunun belirlenmesinin ardından "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesin İlişkin Tebliğ”'in 5 inci maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince resen terkin kapsamında alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğini, davacı şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, işlemin yasal olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarih, 2021/108 E. ve 2021/359 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne, ...'nün 672275 sicil numarasında kayıtlı iken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre 18.02.2015 tarihinde sicilden resen terkin edilen Girişim İnşaat Makine Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin Afyonkarahisar 2. İş Mahkemesinin 2020/410 E. sayılı dava dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak kaydı ile ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilanına, davanın niteliği gereği davalının yasal hasım olması nedeni ile davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; terkin işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki derdest davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan resen terkin işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen şirketin tasfiyeye tabi tutulmasına gerek olmadığından tasfiye memuru atanmasının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 05.09.2022 tarih, 2022/3952 E. ve 2022/5493 K. sayılı kararıyla şirketin sicilden terkin edildiği tarih itibariyle hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 3 üncü kişiler tarafından açılan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/5 maddesine dayalı ihya davalarının 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ek tasfiye niteliğinde olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin de yapılması için tasfiye memurunun atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne şirketin ihyasına, tasfiye memuru olarak şirket ortağı […] T.C. Kimlik numaralı ...'in atanmasına, AAÜT uyarınca davacı vekili lehine takdir olunan 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından yapılan tebligat giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, resen terkin kapsamında dava konusu şirketlere ve şirket yetkililerine mevzuat gereğince ihtar gönderildiğini ancak ihtar yazılarının adresin yanlış olması gerekçesiyle iade edildiğini, bu tebligatlara ek olarak dava konusu şirketin terkin edileceği hususunun yasa gereği Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, ilan ihtarın ulaşmadığı durumlarda yasa gereği ilan tarihinin otuzuncu günün akşamı itibariyle tebligat yapılmış sayılacağı resen terkin işleminde hiçbir eksiklik olmadığını, terkin işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu, kanun gereği işlem tesis etmesi zorunlu olan müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, şirketler hakkından hangi davaların açılmış olduğunun tespitinin mümkün olmadığını ancak bu hususu bildirenlerin kaydının silinmediğini, müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücreti hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmektedir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978735300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz