Kararın kaldırılması | Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3261 E. 2024/4951 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
derdest icra takibi↗ ihtarat↗ resen terkin↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ ek tasfiye işlemleri↗ ihya davası↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ yenileme↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2023/1163 E., 2023/206 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun resen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçe bakımından kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mermer İnşaat Taah. Tur.Teks. Oto Emlak San. Tic. Ltd.Şti.'den olan alacağının tahsili için Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi derdest olduğu halde, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Denizli Ticaret Sicili Müdürlüğünce 02.11.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek anılan şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin vergi dairesi kaydının resen terk nedeniyle silinmiş olması dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre resen terkin edildiğini, verilen kararın yasada sayılan nedenlere dayalı olduğunu, yasada belirtilen prosedüre uygun olarak gerekli ilan ve tebligatların yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin terkininin 02.11.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, icra takip dosyasının ise 28.06.2011 tarihinde, yani terkin işleminden önce açıldığı, dolayısıyla terkin işleminin anılan geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye açıkça aykırılık oluşturduğu, ihyası istenilen şirketin, vergi dairesinden kaydının silinmiş olması nedeniyle sicilden resen terkin olunduğu, terkin sebebinin söz konusu geçici 7 nci maddede tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı ve bu nedenle de terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı sicil müdürlüğünün usul ve yasaya aykırı işlemi/tasarrufu nedeniyle eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği kanaatıyla davanın kabulüne, dava konusu Şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. (yenilemeden önceki esası Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757E.) no.lu icra dosyasının sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının ihya ve ticaret siciline tescil hükmüne dair itirazlarının bulunmadığını, kararın bu bölümünün kesinleştirilmesini talep ettiklerini ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından aleyhlerine verilen kararın hatalı olduğunu, Vergi Dairesinin terkin yazısı nedeniyle geçici 7 nci madde gereğince işlem yapıldığını, bu madde gereğince yapılan terkinler dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, terkin işleminin usulsüzlüğü yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, ihtaratlı yazılara ve Sicil Gazetesi'nde yapılan ilana rağmen derdest dava/icra takibine ilişkin sicil dosyasında kayıt ve belge bulunmadığından icra takibinin dikkate alınabilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle terkin işleminde usule aykırılık bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Tasfiye Memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; çeke dayalı takip nedeniyle zamanaşımı süresi içinde dosyada işlem yapılmadığını, davacının şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığını, tarafına tebligat yapılmadan karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlenmesini içerdiği, Kanunda açıkça belirtildiği üzere ihyası istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçesi doğru değilse de dava konusu şirketin resen terkininden önce başlatılan icra dosyasının bulunması sebebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenmeyen bir husus olmasına rağmen ileri sürülen şirket ihyasına ilişkin istemin ihya kararı verilmesine yeterli olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, davalıların istinaf talebinin bu yönden resen nedenlerle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk celsede gelip davayı kabul etmediği hususu gözetildiğinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. (yenilemeden önceki esası Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757 E.) nolu icra takip dosyasının sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, ihyasına karar verilen şirketin yönetim kurulu üyelerinden ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 ve geçici 7 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3952 E. 2022/5493 K.
Ortak:resen terkin · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ticaret sicili
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının «ihya» ve «ticaret siciline tescil» hükmüne dair itirazlarının bulunmadığını, kararın bu bölümünün kesinleştirilmesini talep ettiklerini ancak «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» açısından aleyhlerine verilen kararın hatalı olduğunu, Vergi Dairesinin «terkin» yazısı nedeniyle geçici 7 nci madde gereğince işlem yapıldığını, bu madde gereğince yapılan terkinler dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, terkin işleminin usulsüzlüğü yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, «ihtaratlı» yazılara ve Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilana» rağmen «derdest» dava/icra takibine ilişkin sicil dosyasında kayıt ve belge bulunmadığından icra takibinin dikkate alınabilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle terkin işlemind …
CEVAP Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; «ihyası» istenilen şirketin vergi dairesi «kaydının» «resen terk» nedeniyle silinmiş olması dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre resen terkin edildiğini, verilen kararın yasada sayılan nedenlere dayalı olduğunu, yasada belirtilen prosedüre uygun olarak gerekli «ilan» ve «tebligatların» yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için müvekkili aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
… nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin terkininin 02.11.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, icra takip dosyasının ise 28.06.2011 tarihinde, yani «terkin» işleminden önce açıldığı, dolayısıyla terkin işleminin anılan geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye açıkça aykırılık oluşturduğu, «ihyası» istenilen şirketin, vergi dairesinden «kaydının» silinmiş olması nedeniyle sicilden «resen terkin» olunduğu, terkin «sebebinin» söz konusu geçici 7 nci maddede tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı ve bu nedenle de terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı sicil müdürlüğünün usul ve yasaya aykırı işlemi/tasarrufu nedeniyle eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği kanaatıyla davanın kabulüne, dava konusu Şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. («yenilemeden» önceki esası Afyonkarahisar 5.
Benzer bu karardaİş Mahkemesi'nin 2020/410 esas sayılı dava dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak «kaydı» ile ihyasına, «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
1-Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'«sen terkin» edilmiş olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «ihyası» istenen şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin
Benzer bu kararda1-Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden re'«sen terkin» edilmiş olan «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Mahkemece, «ihyası» istenen şirketin ticaret «sicilden terkin» edildiği tarih itibarıyle şirket hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesi isabetli ise de, davacı lehine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde değildir.
-
Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6389 E. 2023/1010 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaKararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve «tasfiye memuru» ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun resen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçe bakımından «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
İcra Dairesinin 2011/2757E.) no.lu icra dosyasının sonuçlandırılması ve «infazına» ilişkin ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ...'nin «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve «tasfiye memuru» istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · yeniden tescil · şirket merkezi mahkemesi · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4464 E. 2023/5395 K.
Ortak:resen terkin · ihya davası · ticaret sicili tescili · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · yargılama giderleri · derdestlik · ihya
İncelediğiniz karardaİcra Dairesinin 2011/2757 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi «derdest» olduğu halde, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Denizli Ticaret Sicili Müdürlüğünce 02.11.2015 tarihinde «resen terkin» edildiğini, terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek anılan şirketin ihyasına, «yargılama giderleri» ve «vekalet ücretinin» davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının «ihya» ve «ticaret siciline tescil» hükmüne dair itirazlarının bulunmadığını, kararın bu bölümünün kesinleştirilmesini talep ettiklerini ancak «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» açısından aleyhlerine verilen kararın hatalı olduğunu, Vergi Dairesinin «terkin» yazısı nedeniyle geçici 7 nci madde gereğince işlem yapıldığını, bu madde gereğince yapılan terkinler dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, terkin işleminin usulsüzlüğü yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, «ihtaratlı» yazılara ve Sicil Gazetesi'nde yapılan «ilana» rağmen «derdest» dava/icra takibine ilişkin sicil dosyasında kayıt ve belge bulunmadığından icra takibinin dikkate alınabilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle terkin işlemind …
… a davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlenmesini içerdiği, Kanunda açıkça belirtildiği üzere «ihyası» istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçesi doğru değilse de dava konusu şirketin resen terkininden önce başlatılan icra dosyasının bulunması «sebebinin» 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenmeyen bir husus olmasına rağmen ileri sürülen şirket ihyasına ilişkin istemin ihya kararı verilmesine yeterli olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, davalıların istinaf talebinin bu yönden resen nedenlerle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı «ihya davası» açmakta haklı olduğundan ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk celsede gelip davayı kabul etmediği hususu gözetildiğinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulmasının yerinde olduğu, davalı Sicil Müdürlüğü vekilinin ve «tasfiye» memurunun diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E. («yenilemeden» önceki esası Afyonkarahisar 5.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; «terkin» işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan «resen terkin» işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek olmadığından «tasfiye memuru atanmasının» usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) b …
İş Mahkemesinde «rücuen alacak davası» açıldığını, mahkemece şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ve «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin 05.09.2022 tarih, 2022/3952 E. ve 2022/5493 K. sayılı kararıyla şirketin «sicilden terkin» edildiği tarih itibariyle hakkında dava devam ettiğinden şirketin ihyasına karar verilmesinin isabetli olduğu ancak davacı lehine vekalet ve «yargılama giderine» hükmedilmesinin yerinde olmadığı, 3 üncü kişiler tarafından açılan 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/5 maddesine dayalı «ihya davalarının» 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen ek «tasfiye» niteliğinde olduğunu, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye işlemlerinin de yapılması için tasfiye memurunun atanması gerektiği gerekçesiyle Bölge A …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · rücuen alacak · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · sicilden terkin · hakkaniyet · kazanılmış hak
Benzer bu karardaİş Mahkemesinde «rücuen alacak davası» açıldığını, mahkemece şirketin «ticaret sicilinden terkin» edildiğinin tespit edilmesi üzerine «şirketin ihyası» için taraflarına süre verildiğini belirterek, şirketin ihyasına, şirkete «tasfiye memuru atanmasına» ve «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
… e Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesin İlişkin Tebliğ”'in 5 inci maddesi ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince «resen terkin» kapsamında alındığı, «tebligat» ve «ilan» prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 18.02.2015 tarihinde sicil «kaydının» resen terkin edildiğini, davacı şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, işlemin yasal olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İş Mahkemesinin 2020/410 E. sayılı dava dosyasında yapılacak işlemler ile sınırlı olmak «kaydı» ile ihyasına, «ticaret siciline tescil» ve «ilanına», davanın niteliği gereği davalının «yasal hasım» olması nedeni ile davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı vekili lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 17.03.2022 tarih, 2021/2298 E. ve 2022/411 K. sayılı kararıyla; «terkin» işlemi yapıldığı tarihte, davalının şirket hakkındaki «derdest» davadan haberdar edildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı, davalı tarafça yapılan «resen terkin» işleminin usule aykırı olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediği, davalının davanın açılmasına haksız işlemi nedeniyle sebep olmadığı dolayısıyla «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca ihyasına karar verilen «şirketin tasfiyeye» tabi tutulmasına gerek olmadığından «tasfiye memuru atanmasının» usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrası (b1) b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3261 E. , 2024/4951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2024/43 Esas, 2024/73 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Denizli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/1163 E., 2023/206 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve tasfiye memuru ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun resen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü gerekçe bakımından kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mermer İnşaat Taah. Tur.Teks. Oto Emlak San. Tic. Ltd.Şti.'den olan alacağının tahsili için Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757 E. sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibi derdest olduğu halde, borçlu şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi gereğince Denizli Ticaret Sicili Müdürlüğünce 02.11.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek anılan şirketin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenilen şirketin vergi dairesi kaydının resen terk nedeniyle silinmiş olması dolayısıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine göre resen terkin edildiğini, verilen kararın yasada sayılan nedenlere dayalı olduğunu, yasada belirtilen prosedüre uygun olarak gerekli ilan ve tebligatların yapıldığını, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği için müvekkili aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin terkininin 02.11.2015 tarihinde gerçekleştirildiği, icra takip dosyasının ise 28.06.2011 tarihinde, yani terkin işleminden önce açıldığı, dolayısıyla terkin işleminin anılan geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye açıkça aykırılık oluşturduğu, ihyası istenilen şirketin, vergi dairesinden kaydının silinmiş olması nedeniyle sicilden resen terkin olunduğu, terkin sebebinin söz konusu geçici 7 nci maddede tahdidi olarak sayılan hallerden olmadığı ve bu nedenle de terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı sicil müdürlüğünün usul ve yasaya aykırı işlemi/tasarrufu nedeniyle eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiği ve bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği kanaatıyla davanın kabulüne, dava konusu Şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E.
(yenilemeden önceki esası Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757E.) no.lu icra dosyasının sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili ve tasfiye memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının ihya ve ticaret siciline tescil hükmüne dair itirazlarının bulunmadığını, kararın bu bölümünün kesinleştirilmesini talep ettiklerini ancak yargılama gideri ve vekalet ücreti açısından aleyhlerine verilen kararın hatalı olduğunu, Vergi Dairesinin terkin yazısı nedeniyle geçici 7 nci madde gereğince işlem yapıldığını, bu madde gereğince yapılan terkinler dikkate alınmadan verilen kararın hatalı olduğunu, terkin işleminin usulsüzlüğü yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, ihtaratlı yazılara ve Sicil Gazetesi'nde yapılan ilana rağmen derdest dava/icra takibine ilişkin sicil dosyasında kayıt ve belge bulunmadığından icra takibinin dikkate alınabilmesinin söz konusu olmadığını, bu nedenle terkin işleminde usule aykırılık bulunmadığını, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Tasfiye Memuru ... istinaf dilekçesinde özetle; çeke dayalı takip nedeniyle zamanaşımı süresi içinde dosyada işlem yapılmadığını, davacının şirketin ihyasını talep etmesinde hukuki yararının bulunmadığını, tarafına tebligat yapılmadan karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının "Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." düzenlenmesini içerdiği, Kanunda açıkça belirtildiği üzere ihyası istenen şirket hakkında dava bulunması durumunda ihya kararı verilebileceğinden İlk Derece Mahkemesi gerekçesi doğru değilse de dava konusu şirketin resen terkininden önce başlatılan icra dosyasının bulunması sebebinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde düzenlenmeyen bir husus olmasına rağmen ileri sürülen şirket ihyasına ilişkin istemin ihya kararı verilmesine yeterli olduğunun anlaşılmasına göre sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun kararın gerekçesinin bu şekilde düzeltilmesine, davalıların istinaf talebinin bu yönden resen nedenlerle kabulüne karar vermek gerektiği, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk celsede gelip davayı kabul etmediği hususu gözetildiğinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, davalı Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilinin ve tasfiye memurunun istinaf başvurusunun resen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu şirketin Afyonkarahisar İcra Dairesinin 2022/23045 E.
(yenilemeden önceki esası Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2011/2757 E.) nolu icra takip dosyasının sonuçlandırılması ve infazına ilişkin ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olmak kaydıyla 6102 sayılı Kanun'un 547 nci ve devamı maddeleri gereğince ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, ihyasına karar verilen şirketin yönetim kurulu üyelerinden ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere benzer sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 ve geçici 7 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061003400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz