6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi Tespit ve İpoteğin Fekki

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1555 E. 2023/5168 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli tıp kurumu raporu fiil ehliyeti ipoteğin kaldırılması ipoteğin fekki takibin durdurulması borca itiraz ödeme emri ipoteğin paraya çevrilmesi başvurma harcı avukatlık asgari ücret tarifesi menfi tespit davası vekalet ücreti takdiri ihtisas mahkemesi kısıtlılık müteselsil kefil tespit davası mirasçılık ipotek iş bölümü kefalet kötü niyet tazminatı muvafakat genel kredi sözleşmesi temlik sulh hukuk mahkemesi kefil taraf ehliyeti kötü niyet esastan ret geçersizlik sulh kredi sözleşmesi asıl alacak ilk derece kararının kaldırılması menfi tespit eksik inceleme dahili dava vekalet ücreti teminat kesin hüküm istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: TMK · HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2017/592 E., 2018/508 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ile ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin vasisi olduğu ...'in Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/543 E., 2014/223 K. sayılı kararıyla kısıtlandığını, ...'e Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi' nin 10.10.2012 tarihli raporuyla bunama/depresif bozukluk, Şifa Üniversitesi Hastanesi'nin 29.04.2013 tarihli raporuyla Alzheimer hastalığı teşhisi konulduğunu, hukuki ve fiili işlem bulunmadığını, davalı Şeker Bank AŞ'nin İzmir 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/12271 E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, takibin dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, davalı tarafın kredi sözleşmesine dayanarak ...'e ait taşınmazı ipotek ettirdiğini, sözleşmenin yapıldığı 02.10.2012 tarihinde ...'in fiil ehliyetinin bulunmadığını, ehliyetsiz olduğunu bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın satışının durdurulması, takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ipoteğin fekki ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Ayrancılar şubesi ile dava dışı ... arasında yapılan genel kredi sözleşmesine davacı ...'in müteselsil kefil olduğunu ve ayrıca taşınmazını ipotek vererek, ipotek borçlusu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ipotek miktarının 210.000,00.TL olduğunu, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12271 E. sayılı dosyasında yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının bunama ve depresif bozukluk hastalığının 02.10.2012 tarihinde bulunmadığını, bu tarihten sonra ortaya çıktığını, eşinin de ipoteğe muvafakat verdiğini, ...'in sözleşme yapılırken akıl sağlığının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip alacaklısının Şeker Bank AŞ, takip borçlusunun ... ve ... aleyhine 10.10.2013 tarihinde 129.268,90 TL asıl alacak ve işlemiş faizle birlikte 142.088,07 TL üzerinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, borçluya ödeme emrinin gönderildiği, borca itiraz ederek takibin durdurduğu, ...'e ait taşınmaz üzerinde Şeker Bank AŞ lehine 210.000,00 TL bedelli %40 değişken faizli 1. dereceden ipotek konulduğu, davacının daha önce tedavi gördüğü Bozyaka Devlet Hastanesinden gelen ve diğer kurumlardan elde edilen hastane kayıtları, ilaç kullanım bilgileri ile Bozyaka Devlet Hastanesinden alınan 19.01.2015 tarihli sağlık kurulu raporu Celal Bayar Üniversitesinden alınan 10.10.2012 tarihli rapor, Şifa Üniversitesi Bornova Sağlık uygulama ve Araştırma Hastanesinin 29.04.2013 tarihli raporu ve bu raporlara istinaden Adli Tıp Kurumunun 29.08.2016 tarihli asıl ve itirazlar üzerine alınan 31.10.2016 tarihli ek raporuna göre ...'in işlemin yapıldığı 02.10.2012 tarihinde mevcut raporlara göre demans hastası olduğu, depresyon tedavisi gördüğü, Şifa Üniversitesi Hastanesinin kayıtlarına göre 29.04.2013 tarihinde kesin tanı Alzheimer teşhisi konulduğu ve bu hastalığın başlangıç tarihi itibariyle 02.10.2012 tarihinde davacı ...'in tasarruf ve fiil ehliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının yargılama devam ederken 30.03.2015 tarihinde ölmesi nedeniyle mirasçıları ... ve vasi olan oğlu ... davaya dahil edilerek yargılamanın devamı sağlandığı, sözleşme yapma ehliyeti olmayan davacının yapmış olduğu sözleşmenin (genel kredi sözleşmesindeki kefaletin ve ipotek sözleşmesindeki teminata ilişkin beyanının) hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, somut olayda, davacı tam ehliyetsiz olup, ayırt etme gücü olmayan ergin kişi durumunda olduğundan tam fiil ehliyetini gerektiren işlemleri yapamayacağı, bu nedenle; söz konusu 02.10.2012 tarihli sözleşme ile ve sözleşmeye istinaden yapılan dava ve takip konusu olan ipotek sözleşmesiyle bağlı olmadığı ve borçlu davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin, borçlunun fiil ehliyetine sahip olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığı tespit edilemediğinden davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile davacıların dava konusu olan İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2013/12271 E. sayılı dosyasında takibe konu olan ipotek sözleşmesi ve bu sözleşmenin dayandığı genel kredi sözleşmesinde borçlu olarak ipotek veren ...'in 02.10.2012 tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı ve yapılan işlemlerin niteliğini ayıracak temyiz gücünün bulunmadığı tespit edilmekle Şeker Bank Ayrancılar Şubesi ile borçlu ... arasında yapılan 02.10.2012 tarihli 200.000,00.TL bedelli genel kredi sözleşmesinden ve bu sözleşmeye istinaden borçlu ... lehine verilen bağımsız bölüm üzerine konulan 210.000,00.TL bedelli ipotek sözleşmesinden borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına, davacının kötü niyet tazminat şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece araştırılması gereken tüm hususların araştırılmadığını, eksik inceleme yapıldığını, ...' in dava dışı ... tarafından kullanılacak olan kredi karşısında eşinin de muvafakatı ile ... lehine ipotek tesis ettirdiğini, sözleşmenin imzası sırasında eş de dahil olmak üzere herhangi bir itirazın söz konusu olmamasına ve hatta yapılan işleme muvafakat verilmesine rağmen işlemden 8 gün sonra kişinin bunama/depresif bozukluk tanısı ile rapor almasının son derece düşündürücü olduğunu, alınan raporun yeterli olmadığını, yargılamada davacının davasını ''iyi niyetli'' olarak ikame ettiğine, ipoteği bir edim karşılığı kabul edip etmediğine ilişkin herhangi bir araştırmanın yapılmadığını, ipotek sözleşmesine muvafakat eden eş bakımından sözleşmenin geçerli olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca hukuki işlem tarihi ve öncesinde kişinin akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin bilirkşi raporun bulunmaması halinde işlem tarihinde kişinin akıl sağlığının yerinde olmadığı varsayımı ile hüküm kurulamayacağını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29.08.2016 tarih ve 2016/4289 K. sayılı ve 31.10.2016 tarih ve 2016/5037 K. sayılı raporlarına göre kredi sözleşmesinin imzalandığı ve ipoteğin tesis edildiği 02.10.2012 tarihinde kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve ipotek tesis eden müteveffa ...' in hukuki ve fiili işlem yapma ehliyetine haiz olmadığına, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olduğu, harçlandırılan dava değerine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretinin takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı (temlik alan-temlik veren) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ehliyetsizlik nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesindeki kefaletin ve ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 14 üncü ve 15 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İpoteğin fekki

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5520 E. 2021/6448 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ortaklar kurulu kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11842 E. 2014/1063 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7374 E. 2023/1701 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1555 E.  ,  2023/5168 K.

"İçtihat Metni"

.

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI 2019/34 Esas, 2021/1598Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/592 E., 2018/508 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ile ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin vasisi olduğu ...'in Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/543 E., 2014/223 K. sayılı kararıyla kısıtlandığını, ...'e Celal Bayar Üniversitesi Hastanesi' nin 10.10.2012 tarihli raporuyla bunama/depresif bozukluk, Şifa Üniversitesi Hastanesi'nin 29.04.2013 tarihli raporuyla Alzheimer hastalığı teşhisi konulduğunu, hukuki ve fiili işlem bulunmadığını, davalı Şeker Bank AŞ'nin İzmir 14.İcra Müdürlüğü'nün 2013/12271 E. sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçtiğini, takibin dayanağının genel kredi sözleşmesi olduğunu, davalı tarafın kredi sözleşmesine dayanarak ...'e ait taşınmazı ipotek ettirdiğini, sözleşmenin yapıldığı 02.10.2012 tarihinde ...'in fiil ehliyetinin bulunmadığını, ehliyetsiz olduğunu bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek taşınmazın satışının durdurulması, takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ipoteğin fekki ile %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın Ayrancılar şubesi ile dava dışı ... arasında yapılan genel kredi sözleşmesine davacı ...'in müteselsil kefil olduğunu ve ayrıca taşınmazını ipotek vererek, ipotek borçlusu olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, ipotek miktarının 210.000,00.TL olduğunu, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12271 E. sayılı dosyasında yapılan takibe itiraz edildiğini, davacının bunama ve depresif bozukluk hastalığının 02.10.2012 tarihinde bulunmadığını, bu tarihten sonra ortaya çıktığını, eşinin de ipoteğe muvafakat verdiğini, ...'in sözleşme yapılırken akıl sağlığının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip alacaklısının Şeker Bank AŞ, takip borçlusunun ... ve ... aleyhine 10.10.2013 tarihinde 129.268,90 TL asıl alacak ve işlemiş faizle birlikte 142.088,07 TL üzerinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, borçluya ödeme emrinin gönderildiği, borca itiraz ederek takibin durdurduğu, ...'e ait taşınmaz üzerinde Şeker Bank AŞ lehine 210.000,00 TL bedelli %40 değişken faizli 1. dereceden ipotek konulduğu, davacının daha önce tedavi gördüğü Bozyaka Devlet Hastanesinden gelen ve diğer kurumlardan elde edilen hastane kayıtları, ilaç kullanım bilgileri ile Bozyaka Devlet Hastanesinden alınan 19.01.2015 tarihli sağlık kurulu raporu Celal Bayar Üniversitesinden alınan 10.10.2012 tarihli rapor, Şifa Üniversitesi Bornova Sağlık uygulama ve Araştırma Hastanesinin 29.04.2013 tarihli raporu ve bu raporlara istinaden Adli Tıp Kurumunun 29.08.2016 tarihli asıl ve itirazlar üzerine alınan 31.10.2016 tarihli ek raporuna göre ...'in işlemin yapıldığı 02.10.2012 tarihinde mevcut raporlara göre demans hastası olduğu, depresyon tedavisi gördüğü, Şifa Üniversitesi Hastanesinin kayıtlarına göre 29.04.2013 tarihinde kesin tanı Alzheimer teşhisi konulduğu ve bu hastalığın başlangıç tarihi itibariyle 02.10.2012 tarihinde davacı ...'in tasarruf ve fiil ehliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, davacının yargılama devam ederken 30.03.2015 tarihinde ölmesi nedeniyle mirasçıları ...

ve vasi olan oğlu ... davaya dahil edilerek yargılamanın devamı sağlandığı, sözleşme yapma ehliyeti olmayan davacının yapmış olduğu sözleşmenin (genel kredi sözleşmesindeki kefaletin ve ipotek sözleşmesindeki teminata ilişkin beyanının) hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmadığı, somut olayda, davacı tam ehliyetsiz olup, ayırt etme gücü olmayan ergin kişi durumunda olduğundan tam fiil ehliyetini gerektiren işlemleri yapamayacağı, bu nedenle; söz konusu 02.10.2012 tarihli sözleşme ile ve sözleşmeye istinaden yapılan dava ve takip konusu olan ipotek sözleşmesiyle bağlı olmadığı ve borçlu davacıyı menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin, borçlunun fiil ehliyetine sahip olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığı tespit edilemediğinden davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile davacıların dava konusu olan İzmir 14.

İcra Müdürlüğünün 2013/12271 E. sayılı dosyasında takibe konu olan ipotek sözleşmesi ve bu sözleşmenin dayandığı genel kredi sözleşmesinde borçlu olarak ipotek veren ...'in 02.10.2012 tarihinde fiil ehliyetine sahip olmadığı ve yapılan işlemlerin niteliğini ayıracak temyiz gücünün bulunmadığı tespit edilmekle Şeker Bank Ayrancılar Şubesi ile borçlu ... arasında yapılan 02.10.2012 tarihli 200.000,00.TL bedelli genel kredi sözleşmesinden ve bu sözleşmeye istinaden borçlu ... lehine verilen bağımsız bölüm üzerine konulan 210.000,00.TL bedelli ipotek sözleşmesinden borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmasına, davacının kötü niyet tazminat şartları gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece araştırılması gereken tüm hususların araştırılmadığını, eksik inceleme yapıldığını, ...' in dava dışı ... tarafından kullanılacak olan kredi karşısında eşinin de muvafakatı ile ... lehine ipotek tesis ettirdiğini, sözleşmenin imzası sırasında eş de dahil olmak üzere herhangi bir itirazın söz konusu olmamasına ve hatta yapılan işleme muvafakat verilmesine rağmen işlemden 8 gün sonra kişinin bunama/depresif bozukluk tanısı ile rapor almasının son derece düşündürücü olduğunu, alınan raporun yeterli olmadığını, yargılamada davacının davasını ''iyi niyetli'' olarak ikame ettiğine, ipoteği bir edim karşılığı kabul edip etmediğine ilişkin herhangi bir araştırmanın yapılmadığını, ipotek sözleşmesine muvafakat eden eş bakımından sözleşmenin geçerli olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca hukuki işlem tarihi ve öncesinde kişinin akıl sağlığının yerinde olmadığına ilişkin bilirkşi raporun bulunmaması halinde işlem tarihinde kişinin akıl sağlığının yerinde olmadığı varsayımı ile hüküm kurulamayacağını, vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ATK 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29.08.2016 tarih ve 2016/4289 K. sayılı ve 31.10.2016 tarih ve 2016/5037 K. sayılı raporlarına göre kredi sözleşmesinin imzalandığı ve ipoteğin tesis edildiği 02.10.2012 tarihinde kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve ipotek tesis eden müteveffa ...' in hukuki ve fiili işlem yapma ehliyetine haiz olmadığına, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporlarının oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olduğu, harçlandırılan dava değerine ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücretinin takdir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı (temlik alan-temlik veren) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ehliyetsizlik nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesindeki kefaletin ve ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğundan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 14 üncü ve 15 inci maddeleri,

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Birleşik Varlık Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı Birleşik Varlık Yönetim A.Ş.'ye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978678400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.