6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3762 E. 2023/4618 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet tespiti davası münfesihlik resen terkin ihya davası şirketin ihyası ticaret sicili müdürlüğü sicilden terkin tespit davası ihya hak düşürücü süre ihbar ihtar limited şirket hukuki yarar tebligat ticaret sicili esastan ret ek tasfiye terkin ilk derece kararının kaldırılması ilan dava sebebi cy/cy kaydı temsil istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından terkin işleminin yasada düzenlenen usule göre eksiksiz yapılmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar yollanmadığı anlaşılmış ise de, yasada düzenlenen hak düşürücü sürenin dava konu ve sebebi yönünden de uygulanması gerektiği, şirketin 12.08.2014 tarihinde resen silindiği, davanın terkin edilen şirketin alacaklısı tarafından İş Mahkemesinde açılan davadaki alacağın tahsili amacıyla sınırlı olarak açıldığı, dava tarihi olan 14.01.2020 tarihi itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin aşılarak davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirkette çalışmış olan müvekkilinin şirket aleyhine İzmir 14. İş Mahkemesinin 2019/250 E. sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, davanın halen devam ettiğini, bu davada şirkete tebligat yapılamadığını, şirkete tebligat yapılamadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 52 ve 54 üncü maddeleri hükmünün yerine getirilmesine gerek kalmaksızın şirketin ihyasının gerektiğini, müvekkilinin hizmet tespiti davasını açtığı sırada, davalı şirketin kapanmış olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 12.08.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 14.01.2020 tarihinde ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacı tarafından hak düşürücü süre içinde ihya davası açılmadığından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile hak düşürücü süre içerisinde davanın açılıp açılmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, , 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile on beşinci fıkrası

3. Değerlendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, Mahkemece 14.01.2020 tarihi itibarıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin aşılarak davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre, ihyası talep edilen Kurum Orman Ürünleri Kömür Paz. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından davalı sicil müdürlüğünce 18.02.2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, ancak şirket yetkililerine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, celbedilen sicil dosyası içerisinde de tebliğe ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle yapılan terkin işlemi, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki usule uygun olmadığından, geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmek suretiyle işin esasına girerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozulmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Bedellerin temerrüt faizi ile birlikte

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15548 E. 2013/21949 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2186 E. 2023/5916 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4776 E. 2019/4624 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3762 E.  ,  2023/4618 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/435 Esas, 2023/658

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE

MAHKEMESİ İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2020/32 E., 2020/229 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Kurum Orman Ürünleri Kömür Paz. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nde çalıştığını, bu şirkete karşı İzmir 14. İş Mahkemesi'nin 2019/250 E. sayılı dosyasında hizmet tespiti davası açtıklarını, şirketin tasfiye sonu sicilden terk edildiğinin anlaşılması üzerine, mahkemece ihya davası açılmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek adı geçen şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde; Kurum Orman Ürünleri Kömür Paz. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti.'nin sermayesini zorunlu miktara yükseltmemesi sebebiyle 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca çıkarılan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine Ve Ticaret Sicil Kayıtlarına Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 5 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 04.04.2014 tarihinde münfesih sayılarak tescilli adresine ihbarda bulundurulduğunu, bu hususun 15.04.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, yasal süresi içerisinde ihtara yanıt verilmemesi nedeniyle 12.08.2014 tarihinde ticaret sicil kaydının resen silindiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından terkin işleminin yasada düzenlenen usule göre eksiksiz yapılmadığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar yollanmadığı anlaşılmış ise de, yasada düzenlenen hak düşürücü sürenin dava konu ve sebebi yönünden de uygulanması gerektiği, şirketin 12.08.2014 tarihinde resen silindiği, davanın terkin edilen şirketin alacaklısı tarafından İş Mahkemesinde açılan davadaki alacağın tahsili amacıyla sınırlı olarak açıldığı, dava tarihi olan 14.01.2020 tarihi itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin aşılarak davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirkette çalışmış olan müvekkilinin şirket aleyhine İzmir 14. İş Mahkemesinin 2019/250 E. sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, davanın halen devam ettiğini, bu davada şirkete tebligat yapılamadığını, şirkete tebligat yapılamadığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 52 ve 54 üncü maddeleri hükmünün yerine getirilmesine gerek kalmaksızın şirketin ihyasının gerektiğini, müvekkilinin hizmet tespiti davasını açtığı sırada, davalı şirketin kapanmış olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 12.08.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden resen terkin edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası uyarınca sicilden silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde ihya davası açılması gerekirken hak düşürücü süre aşılarak 14.01.2020 tarihinde ihya davası açılmış olup yasanın amir hükmü uyarınca davacı tarafından hak düşürücü süre içinde ihya davası açılmadığından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile hak düşürücü süre içerisinde davanın açılıp açılmadığı hususları uyuşmazlık konusudur.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, , 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrası ile on beşinci fıkrası

3. Değerlendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, Mahkemece 14.01.2020 tarihi itibarıyla 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen 5 yıllık hak düşürücü sürenin aşılarak davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içeriğine göre, ihyası talep edilen Kurum Orman Ürünleri Kömür Paz. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti'nin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından davalı sicil müdürlüğünce 18.02.2015 tarihinde sicilden resen terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, ancak şirket yetkililerine tebligat yapıldığına dair herhangi bir delil sunulmadığı, celbedilen sicil dosyası içerisinde de tebliğe ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Bu nedenle yapılan terkin işlemi, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasındaki usule uygun olmadığından, geçici 7 nci maddenin 15 inci fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı gözetilmek suretiyle işin esasına girerek karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozulmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978676400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.