Bedellerin temerrüt faizi ile birlikte
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/15548 E. 2013/21949 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 11.000 USD ve 8.000 EURO’nun temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar davalı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizce talep aşılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10973 E. 2018/3344 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, alacağın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin devamına, «inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
2-Ancak davacının takip talebinde, takip tarihine kadar «işlemiş faiz» talebi bulunmadığı halde mahkemece bilirkişi raporuyla tesbit edilen işlemiş faizin de anaparaya eklenmek suretiyle talep aşılarak hüküm tesisi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
-
Haksız Rekabetten Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2176 E. 2012/11361 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · ceza zamanaşımı · ticari faiz · açılmamış sayılma · yenileme · dosya masrafı · yasal faiz · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu eylemin aynı zamanda suç oluşturması ve «ceza zamanaşımının» da 5 yıl olması nedeniyle dava tarihine göre söz konusu süre geçirilmeden dava açıldığından zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalının davacının tescilli taban tasarımlarına benzer şekilde üretilen ürünleri piyasaya sürerek, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesinde belirtildiği şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz ettiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle asıl davada davacının tasarım haklarına tecavüzün tespiti ile, 10.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 07.06.2003 tespit tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, mahkeme kararının hüküm fıkrasının örneğinin «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına», karşı davanın ise «işlemden kaldırılmasından» sonra 3 aylık süre içinde «yenilenmemesi» nedeniyle «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
2-Dava, davacıya ait tasarıma tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, manevi tazminata «yasal faiz» uygulanmasının istenmiş olmasına rağmen mahkemece HUMK’nun 74 ve yürürlükte bulunan HMK’nun 26/1. maddesine aykırı olarak davacının bu yöndeki talebi aşılarak hüküm altına alınan manevi tazminata yasal faiz oranlarının üzerinde bulunan «ticari faiz» uygulanması suretiyle tahsil kararı verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasın …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2326 E. 2010/8463 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacı banka personelince «yetki» aşılarak idari bir işlemle verilen bir belgenin iptalinin de yine idari bir işlemle olması gerektiği, adi nitelikli bu belgenin mahkeme kararı ile iptalinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacı bankayı «temsile» yetkili kişilerin, davalının gerçekte bankada mevduatı olmadığı halde 130.000.000,00 USD mevduatı olduğuna dair düzenlendiği belirtilen belgenin iptali amacıyla açılmıştır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/8591 E. 2010/141 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 11.000 USD ve 8.000 EURO’nun «temerrüt faizi» ile birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar davalı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizce talep aşılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaAncak, davacı alacağının yasal «temerrüt» faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmesine rağmen HUMK'nun 74. maddesine aykırı şekilde bu talebi aşılarak akdi «temerrüt faizi» olan %53.4 oranı esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «kredi kartı üyelik sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıya kredi kullandırdığı, borcunu ödemediği, hesabın kat edildiği, alacağın belirlendiği gerekçesiyle 3.874.93 YTL’nın 27.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek olan %53.4 oranında «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kredi kartı üyelik sözleşmesi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında «kredi kartı üyelik sözleşmesi» imzalandığı, davacının davalıya kredi kullandırdığı, borcunu ödemediği, hesabın kat edildiği, alacağın belirlendiği gerekçesiyle 3.874.93 YTL’nın 27.06.2003 tarihinden itibaren işleyecek olan %53.4 oranında «temerrüt» faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «kredi kartı üyelik sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/15548 E. , 2013/21949 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.03.2012 gün ve 2009/673-2012/127 sayılı kararı bozan Daire’nin 10.06.2013 gün ve 2012/13824-2013/12036 sayılı kararı aleyhinde asıl davada davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından internet bankacılığı suretiyle tanımadığı bir kişinin hesabına EFT işlemi yapılarak hesabından 11.000 USD ve 800 EURO çekildiğini, davalıların yapılan bu dolandırıcılıktan doğan zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, anılan bedellerin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden davanın kabulü ile 11.000 USD ve 8.000 EURO’nun temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın reddine ilişkin verilen karar davalı banka vekilinin temyizi üzerine Dairemizce talep aşılarak karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Bu kez, davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada adavalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/568447900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz