Menfi tespit | Menfi tespit | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2881 E. 2023/5134 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari defter delili↗ çekin bedelsizliği↗ hmk 222↗ sebepten mücerretlik↗ karşılıksız çek↗ ticari defter ibrazı↗ kesin mehil↗ ihtarat↗ mücerretlik↗ ek mehil↗ yemin teklifi↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ ticari defter ve kayıtlar↗ yazılı delil↗ ticari defter kayıtları↗ bedelsizlik↗ vekâlet ücreti↗ yemin↗ ikrar↗ kesin süre↗ üçüncü kişi↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ hamil↗ kötü niyet↗ ihtar↗ ticari defter↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ çek↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/316 E., 2021/632 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı asiller ... ve ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşinin ürettiği katmer ocağı, elektrikli davul fırın gibi ürünleri bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini, yurt dışından almış olduğu yüklü sipariş nedeniyle ürünlerin hammaddesi olan sacın temini hususunda davalıya sipariş verdiğini, 19 adet boş çekin bu mala yönelik avans olarak davalıya teslim edildiğini, davalının yalnız 284.000,00 TL değerindeki sacı teslim ettiğini, bunların karşılığında 5 adet çekin davalıya ödendiğini, davalının başka mal teslimi yapmamasına rağmen haksız olarak 14 adet çeki doldurarak icra takibi başlattığını ileri sürerek Ziraat Bankası Sanayi Şubesine ait ...76 seri no.lu 520.000,00 TL bedelli çek ve ...77 seri no.lu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada ifade ettiği hukuki ilişkiyi belirterek Fibabanka Sanayi Şubesi'ne ait ...44 çek numaralı, 10.06.2019 tarihli, 400.000,00 TL bedelli, Fibabanka Sanayi Şubesine ait ...45 çek numaralı, 13.06.2019 tarihli 400.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının borcunun olmadığını ve borcun itfa edildiğini yalnızca resmi ve imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş olan belge ile ispat edebileceğini, kendisinin üçüncü kişi olarak devir aldığı kambiyo senetlerinin hamili olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çeklerin avans olarak verdiğini gösteren yazılı delil sunmadığını, davacıya nakit ve saç malzemesi verdiğini, karşılığında çek aldığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetleri sebepten mücerret olduklarından kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalı taraftan alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince davalıya karşı yemin teklifinde bulunulmayacağının beyan edildiği, bu durumda dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiği ve mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığı yazılı delille ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat yükünün yanlış değerlendirildiğini, davalının beyanları ile ispat yükünü üzerine aldığını, davalı tarafından hiçbir belge ibraz edilmediğini, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmamıza rağmen davalı tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmadığını, rapora itirazlarının da karşılanmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çeklerle birlikte toplamda 19 adet çekin davalıya boş olarak teslim edildiği, davalı tarafından gönderilen mallara ilişkin 5 adet çek yaprağının ödendiği, daha sonra mal gönderilmediğinden çeklerin ödenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin davacı tarafından yazılı ve kesin delillerle ispat edilemediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu ve delil olarak dayanılan ticari defterlere ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3.2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Menfi tespit istemli davada, davacı avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ... ise davacıya emanet para ve mal verdiğini, karşılığında çekleri aldığını ifade etmiştir. İspat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın delil olarak ticari defterlere dayandığı, ancak davalı ...'nun ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalıya ticari defterlerinin ibrazı için 22.09.2020 tarihli oturumda kesin süre verilmiş, ancak davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmış ve mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5086 E. 2014/8788 K.
Ortak:yemin teklifi · ticari defter ve kayıtlar · yemin · ticari defter · e-defter
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetleri «sebepten mücerret» olduklarından kambiyo senetleri nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» yönelik açılan «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacı borçluya ait olduğu, davacının «ticari defterlerine» göre davalı taraftan alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince davalıya karşı «yemin teklifinde» bulunulmayacağının beyan edildiği, bu durumda dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiği ve mal «teslim» edilmediğinden çeklerin «bedelsiz» kaldığı yazılı delille ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ispat yükünün» yanlış değerlendirildiğini, davalının beyanları ile ispat yükünü üzerine aldığını, davalı tarafından hiçbir belge «ibraz» edilmediğini, davalının «ticari defterlerine delil» olarak dayanmamıza rağmen davalı tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmadığını, rapora itirazlarının da karşılanmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çeklerle birlikte toplamda 19 adet çekin davalıya boş olarak «teslim» edildiği, davalı tarafından gönderilen mallara ilişkin 5 adet «çek» yaprağının ödendiği, daha sonra mal gönderilmediğinden çeklerin ödenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:fatura
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar davacı tarafından davalıya «yemin teklif» edilmiş ise de davacının kendi aleyhine olan «ticari defter» ve kayıtlarına göre davaya konu «fatura» bedellerini tahsil ettiğinin anlaşıldığı, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı ...'nın 84. maddesi ve davadan sonra yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 22 …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2224 E. 2023/5950 K.
Ortak:çekin bedelsizliği · ticari defter ibrazı · ticari defter ve kayıtlar · yazılı delil · ticari defter kayıtları · bedelsizlik · yemin · kesin süre
İncelediğiniz karardaAynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetleri «sebepten mücerret» olduklarından kambiyo senetleri nedeniyle «borçlu olunmadığının tespitine» yönelik açılan «menfi tespit» davalarında «ispat yükünün» davacı borçluya ait olduğu, davacının «ticari defterlerine» göre davalı taraftan alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince davalıya karşı «yemin teklifinde» bulunulmayacağının beyan edildiği, bu durumda dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiği ve mal «teslim» edilmediğinden çeklerin «bedelsiz» kaldığı yazılı delille ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Davalıya «ticari defterlerinin ibrazı» için 22.09.2020 tarihli oturumda «kesin süre» verilmiş, ancak davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmış ve mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının «çekin bedelsiz» kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların «teslim» edilmediğine dair «yazılı delil» ortaya koyulmadığı gibi «yemin deliline» de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı v …
Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan «ticari defter kayıtlarının» sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Mahkemece 29.11.2018 tarihli celsede davalı vekiline «ticari defterlerini» sunması için «kesin süre» verilmiş, ancak «ticari defterlerini ibraz» etmez ise kendi ticari defterlerine dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı «ihtar» edilmiş ve davalı vekili tarafından ticari defterler ibraz edilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin satış karinesi · mazeret · delil değerlendirmesi · yemin delili · satış sözleşmesi · ifa · sebepsiz zenginleşme · alacak davası
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili her ne kadar açtığı davayı «sebepsiz zenginleşme» olarak nitelendirmişse de davaya konu çeklerin mal alımı için verildiğinin ihtilaf konusu olmadığı, ortada haklı bir sebep olmaksızın borç olmayan bir ödeme söz konusu olmadığından talebin sebepsiz zenginleşme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davanın taraflar arasındaki alım-satım ilişkisinden kaynaklanan «alacak davası» olduğu, «satış sözleşmesinde» tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda «ifa» etmeleri kural olduğundan, «peşin satış karinesi» uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında kısmen mal «teslim» edilmediğini yazılı delillerle ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan «deliller değerlendirilip» yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacının «çekin bedelsiz» kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların «teslim» edilmediğine dair «yazılı delil» ortaya koyulmadığı gibi «yemin deliline» de dayanılmadığına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı v …
Aynı Kanun'un 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belgeyi «ibraz» etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir «mazeret» göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen «yemini» kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2881 E. , 2023/5134 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/291 Esas, 2022/359 Karar
MAHKEMESİ Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/801 E.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/316 E., 2021/632 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..... ile davalı asiller ... ve ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kardeşinin ürettiği katmer ocağı, elektrikli davul fırın gibi ürünleri bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiğini, yurt dışından almış olduğu yüklü sipariş nedeniyle ürünlerin hammaddesi olan sacın temini hususunda davalıya sipariş verdiğini, 19 adet boş çekin bu mala yönelik avans olarak davalıya teslim edildiğini, davalının yalnız 284.000,00 TL değerindeki sacı teslim ettiğini, bunların karşılığında 5 adet çekin davalıya ödendiğini, davalının başka mal teslimi yapmamasına rağmen haksız olarak 14 adet çeki doldurarak icra takibi başlattığını ileri sürerek Ziraat Bankası Sanayi Şubesine ait ...76 seri no.lu 520.000,00 TL bedelli çek ve ...77 seri no.lu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, ayrıca davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl davada ifade ettiği hukuki ilişkiyi belirterek Fibabanka Sanayi Şubesi'ne ait ...44 çek numaralı, 10.06.2019 tarihli, 400.000,00 TL bedelli, Fibabanka Sanayi Şubesine ait ...45 çek numaralı, 13.06.2019 tarihli 400.000,00 TL bedelli çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalıların kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının borcunun olmadığını ve borcun itfa edildiğini yalnızca resmi ve imzası alacaklı tarafından ikrar edilmiş olan belge ile ispat edebileceğini, kendisinin üçüncü kişi olarak devir aldığı kambiyo senetlerinin hamili olduğunu, davacı tarafça açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Asıl ve birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava konusu çeklerin avans olarak verdiğini gösteren yazılı delil sunmadığını, davacıya nakit ve saç malzemesi verdiğini, karşılığında çek aldığını, açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kambiyo senetleri sebepten mücerret olduklarından kambiyo senetleri nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluya ait olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalı taraftan alacağının kalmadığının anlaşıldığı, davacı vekilince davalıya karşı yemin teklifinde bulunulmayacağının beyan edildiği, bu durumda dava konusu çeklerin ticari ilişki kapsamında mal alımı için verildiği ve mal teslim edilmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığı yazılı delille ispatlanamadığından asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ispat yükünün yanlış değerlendirildiğini, davalının beyanları ile ispat yükünü üzerine aldığını, davalı tarafından hiçbir belge ibraz edilmediğini, davalının ticari defterlerine delil olarak dayanmamıza rağmen davalı tarafından ticari defterlerin dosyaya sunulmadığını, rapora itirazlarının da karşılanmadığını, müvekkili tarafından dava konusu çeklerle birlikte toplamda 19 adet çekin davalıya boş olarak teslim edildiği, davalı tarafından gönderilen mallara ilişkin 5 adet çek yaprağının ödendiği, daha sonra mal gönderilmediğinden çeklerin ödenmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davaya konu çeklerin avans olarak verildiğinin davacı tarafından yazılı ve kesin delillerle ispat edilemediği, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, ispat yükünün kimin üzerinde olduğu ve delil olarak dayanılan ticari defterlere ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası.
3.2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 72 nci maddesi. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Menfi tespit istemli davada, davacı avans olarak verilen çekler nedeniyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ... ise davacıya emanet para ve mal verdiğini, karşılığında çekleri aldığını ifade etmiştir. İspat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı tarafın delil olarak ticari defterlere dayandığı, ancak davalı ...'nun ticari defterlerini dosyaya sunmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalıya ticari defterlerinin ibrazı için 22.09.2020 tarihli oturumda kesin süre verilmiş, ancak davalı defterlerinin sunulmaması nedeniyle inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmış ve mahkemece yazılı şekilde karar verilmiştir.
7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3 üncü maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve sonucuna göre inceleme yapılması gerekirken geçersiz kesin mehil ihtaratı ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının çekin bedelsiz kaldığı, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyulmadığından davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından hükmün onanmasına karar verilmesi gerekirken bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/978672700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz