6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2662 E. 2023/6591 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ziya kaldırma ve yeniden hüküm ortalama tüketici ayırt edicilik ilk derece kararının kaldırılması ilan haksız rekabet fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI :2017/357 E., 2019/129 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Şirketin 2000/04524, 2007/32835, 2013/32392, 2013/60855, 2013/29479, 2013/29468 sayılı “...”, “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/04687 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı Şahsın 2016/04687 sayılı “... şekil” markasının, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlikle iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının ... ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, davaya konu marka tescil isteminin “... + şekil” bileşik kelimesinden meydana geldiğini, markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin ... ve ... kelimesinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan bir marka olduğunu, markada geçen ... kelimesinin birebir karşılığı olmayıp tamlama niteliğinde bir kelime olarak düşünülebileceğini, dolayısıyla tamladığı ... kelimesine göre ayırt edici özelliğinin zayıf kaldığını, davalıya ait 2016/04687 sayılı “... şekil” marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflarda yer alan emtianın, müvekkilinin markalarının bulunduğu sınıflarla birebir aynı olduğunu, davalının tescil başvurusunun, başından beri kötü niyetli bulunduğunu, haksız rekabet içerdiğini ileri sürerek, davaya konu 2016/04687 sayılı “... + şekil” markasının tesciline ilişkin 02.08.2017 tarihli ve 2017-M-6421 sayılı YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş ise başvurunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı cevap vermemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu markanın kapsamındaki 30. sınıf emtianın tamamının davacı markalarında yer aldığı, taraf markalarının kapsadıkları mallar yönünden aynı/benzer olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış “...+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı “...”, “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” ibarelerinden oluştuğu, davalının markası ile davacının redde mesnet markalarını karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, markalarda geçen "..." ibaresi sektörde ne kadar tanınmış olursa olsun, tek basma/ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu, davacı markalarının tanınmış olduğunu kanıtlamayı sağlayacak bilgi ve belge bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu, her ne kadar mahkemece “...” ibaresinin zayıf bir ibare olduğu ve bu ibareye ilişkin kullanımlara marka sahibinin katlanması gerektiği ifade edilmiş ise de bu tespitlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu yönde emsal kararlar bulunduğunu, “...” markasının kullanım sıklığı sebebiyle yüksek ayırt ediciliğe ulaştığının mahkeme kararlarında belirlendiğini, mahkemece verilen kararın aksine dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğunu, tüketicilerin dava konusu markayı “...” ve “...” şeklinde iki farklı ibare olarak dikkate alacağı ve davalı markasının “...” ibaresini doğrudan ihtiva etmesi sebebiyle taraf markalarını karıştıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davalının başvurusuna konu ibarenin "..." olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda yer aldığı, tüketicilerin bu markayı "..." ve "..." olarak okuyacağı, davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin başına eklenen "..." ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, istikrar kazanan kararlar karşısında ilk derece mahkemesinin "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki kabulüne itibar edilmediği, davalının başvurusunun 30. Sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtiadan 29. ve 30. sınıfların bulunduğu anlaşıldığından, emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, davacının ... ibareli markalarının tanınmış olduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Kurumun ve Mahkeme kararlarının her marka için markaya özel inceleme içerdiğini, bu nedenle emsal oluşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi

3. Değerlendirme

Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenecektir. Başvuru markası “...+şekil” ile redde mesnet “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” markalar bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4087 E. 2024/398 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2035 E. 2024/4644 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1648 E. 2024/4648 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1218 E. 2023/4624 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2662 E.  ,  2023/6591 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/772 Esas, 2022/717 Karar

HÜKÜM

Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2017/357 E., 2019/129 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili Şirketin 2000/04524, 2007/32835, 2013/32392, 2013/60855, 2013/29479, 2013/29468 sayılı “...”, “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/04687 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı Şahsın 2016/04687 sayılı “...

şekil” markasının, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlikle iltibas oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının ... ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, davaya konu marka tescil isteminin “... + şekil” bileşik kelimesinden meydana geldiğini, markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin ... ve ... kelimesinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan bir marka olduğunu, markada geçen ... kelimesinin birebir karşılığı olmayıp tamlama niteliğinde bir kelime olarak düşünülebileceğini, dolayısıyla tamladığı ... kelimesine göre ayırt edici özelliğinin zayıf kaldığını, davalıya ait 2016/04687 sayılı “... şekil” marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflarda yer alan emtianın, müvekkilinin markalarının bulunduğu sınıflarla birebir aynı olduğunu, davalının tescil başvurusunun, başından beri kötü niyetli bulunduğunu, haksız rekabet içerdiğini ileri sürerek, davaya konu 2016/04687 sayılı “...

+ şekil” markasının tesciline ilişkin 02.08.2017 tarihli ve 2017-M-6421 sayılı YİDK kararının iptali ile tescil edilmiş ise başvurunun hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı cevap vermemiştir.

2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu markanın kapsamındaki 30. sınıf emtianın tamamının davacı markalarında yer aldığı, taraf markalarının kapsadıkları mallar yönünden aynı/benzer olduğu, başvuru standart karekterle yazılmış “...+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı “...”, “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” ibarelerinden oluştuğu, davalının markası ile davacının redde mesnet markalarını karşılaştırıldığında, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, markalarda geçen "..." ibaresi sektörde ne kadar tanınmış olursa olsun, tek basma/ayırt edici niteliği düşük bir ibare olduğu, davacı markalarının tanınmış olduğunu kanıtlamayı sağlayacak bilgi ve belge bulunmadığı, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı bulunduğunu, her ne kadar mahkemece “...” ibaresinin zayıf bir ibare olduğu ve bu ibareye ilişkin kullanımlara marka sahibinin katlanması gerektiği ifade edilmiş ise de bu tespitlerin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu yönde emsal kararlar bulunduğunu, “...” markasının kullanım sıklığı sebebiyle yüksek ayırt ediciliğe ulaştığının mahkeme kararlarında belirlendiğini, mahkemece verilen kararın aksine dava konusu markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik olduğunu, tüketicilerin dava konusu markayı “...” ve “...” şeklinde iki farklı ibare olarak dikkate alacağı ve davalı markasının “...” ibaresini doğrudan ihtiva etmesi sebebiyle taraf markalarını karıştıracağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,davalının başvurusuna konu ibarenin "..." olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markasının davalının başvurusunda yer aldığı, tüketicilerin bu markayı "..." ve "..." olarak okuyacağı, davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin başına eklenen "..." ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, istikrar kazanan kararlar karşısında ilk derece mahkemesinin "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönündeki kabulüne itibar edilmediği, davalının başvurusunun 30.

Sınıfı kapsadığı, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da başvuru kapsamında bulunan emtiadan 29. ve 30. sınıfların bulunduğu anlaşıldığından, emtia benzerliği koşulunun sağlandığı, davacının ... ibareli markalarının tanınmış olduğu ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, "..." ibaresinin tek başına ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, Kurumun ve Mahkeme kararlarının her marka için markaya özel inceleme içerdiğini, bu nedenle emsal oluşmayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi

3. Değerlendirme

Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenecektir. Başvuru markası “...+şekil” ile redde mesnet “...”, “... x”, "...", “... indeks”, “... index” markalar bir bütün olarak incelendiğinde markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977951400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.