YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4087 E. 2024/398 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/185 E. 2017/283 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2000 04524, 2007 32835, 2013 32392, 2013 29479, 2013 29468, 2013/60855 sayılı ve “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Şekil+Yulafit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/72650 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, dava konusu marka başvurusu 05, 29 ve 30 uncu sınıflarda yapıldığını ve müvekkilinin “fit” ibaresini içeren markalarının ise 29, 30, 32 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğunu, 29 ve 30 uncu sınıf için birebir aynı 05 inci sınıf için ise benzerlik gösterdiğini, “fit” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığının yerel mahkeme ve Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2016-M-1809 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun standart karakterle yazılmış "Şekil+Yulafit" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarının kullanılacakları mal/hizmetlerin 29 ve 30 uncu sınıfta yer alan alt sınıflar açısından benzer olmalarına rağmen, karşılaştırılan işaretler bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmamaları nedeniyle, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fit ibaresinin zayıf marka olmadığını, herkesin kullanımına açık bulunmadığını, yoğun kullanım ile yüksek ayırtedicilik kazandığını, bu yönde mahkeme kararları olduğunu, davalının müvekkilinin markasının imajından faydalanmak istediğini, müvekkilinin tescilli markasının korunması gerektiğini, asıl unsurun yulaf olarak belirlenmesinin imkansız olduğunu, markanın müvekkilinin fit markalarından farklılaşmadığını, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin başvurusunun "Şekil+Yulafit" ibaresinden, davacının itiraza mesnet gösterdiği markalarının “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların telaffuzları farklı olduğu gibi davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında farklılaşacak unsurların mevcut bulunduğu, davalının başvuru konusu yaptığı ibarede "fit" kelimesinin öne çıkarılmadan kullanıldığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1218 E. 2023/4624 K.
Ortak:ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… erdiği markalarının “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların telaffuzları farklı olduğu gibi davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında farklıl …
… nedeniyle, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
… gerektiğini, asıl unsurun yulaf olarak belirlenmesinin imkansız olduğunu, markanın müvekkilinin fit markalarından farklılaşmadığını, markalar arasında benzerlik ve «iltibas» bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda… nan 35 inci sınıf ürünlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının FİT, FİT, FİT İNDEKS, FİT İNDEKS, FİT X ve FİT ibareli markalarıyla davalının "MİSURAFİT" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösterir bir emare olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir …
… rhangi bir gıda ürünü veya hizmetini tanımlamadığını, “fit” ibaresinin herhangi bir şekilde doğrudan/dolaylı olarak tasviri bir anlamı olmadığını, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmemesinin «eksik inceleme» niteliğinde olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu, yerel mahkemenin verdiği kararın daha önce fit markası hakkında v …
… ibareli markalarıyla davalının "MİSURAFİT" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kötüniyet · eksik inceleme
Benzer bu kararda… "MİSURAFİT" ibareli, 35 inci sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2017/119195 kod numarası verilen başvurunun ilân olunduğunu, bunun üzerine «iltibas» vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurumu (YİDK) tarafından 2018/M-10911 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, «kötüniyetli» başvurunun tescilinin müvekkilinin FİT esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceğini ileri sürerek YİDK kararının tescili istenen 35 inci …
… nan 35 inci sınıf ürünlerin davacının markalarının kapsamında yer alan ürün ve hizmetlerle aynı türden olduğu, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının FİT, FİT, FİT İNDEKS, FİT İNDEKS, FİT X ve FİT ibareli markalarıyla davalının "MİSURAFİT" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli olduğunu gösterir bir emare olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir …
… rhangi bir gıda ürünü veya hizmetini tanımlamadığını, “fit” ibaresinin herhangi bir şekilde doğrudan/dolaylı olarak tasviri bir anlamı olmadığını, markalar arasında «iltibas» yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu, yerel mahkeme kararında markaların tescil sınıflarının benzerliğinin iltibası arttırmaya yönelik etkisine değinilmemesinin «eksik inceleme» niteliğinde olduğunu, yerel mahkemece iltibas incelemesi yapılırken «ortalama tüketici» kriterinin adeta yok sayıldığını, davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olduğunu, yerel mahkemenin verdiği kararın daha önce fit markası hakkında v …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2662 E. 2023/6591 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · ilan · iltibas
İncelediğiniz kararda… er nitelikteki “Şekil+Yulafit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/72650 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, dava konusu marka başvurusu 05, 29 ve 30 uncu sınıflarda yapıldığını ve müvekkilinin “fit” ibaresini içeren markalarının ise 29, 30, 32 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğunu, 29 ve 30 uncu sınıf için birebir aynı 05 inci sınıf için ise benzerlik gösterdiğini, “fit” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olmadığının yerel mahkeme ve Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2016-M-1809 sayılı YİDK …
… erdiği markalarının “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların telaffuzları farklı olduğu gibi davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında farklıl …
… nedeniyle, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/04687 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı Şahsın 2016/04687 sayılı “... şekil” markasının, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlikle «iltibas» oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının ... ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, davaya konu marka tescil isteminin “... + şekil” bileşik kelimesinden meydana geldiğini, markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin ... ve ... kelimesinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan bir marka olduğunu, markada geçen ... kelimesinin birebir karşılığı olmayıp tamlama niteliğinde bir kelime olarak düşünülebileceğini, dolayısıyla tamladığı ... kelimesine göre ayırt edici özelliğinin zayıf kaldığını, davalıya ait 2016/04687 sayılı “... şekil” marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflarda yer alan emtianın, müvekkilinin markalarının bulunduğu sınıflarla birebir aynı olduğunu, davalının tescil başvurusunun, başından beri kötü niyetli bulunduğunu, «haksız rekabet» içerdiğini ileri sürerek, davaya konu 2016/04687 sayılı “... + şekil” markasının tesciline ilişkin 02.08.2017 tarihli ve 2017-M-6421 sayılı YİDK kararının iptali i …
… acağı, davalı başvuru markasındaki esaslı unsurlardan birinin de “...” ibaresi olduğu, bu ibarenin başına eklenen "..." ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde «ayırt edicilik» katmadığı, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davalının başvurusuna konu markasının davacı markaları ile «iltibas» tehlikesine yol açacak derecede benzer olduğu, istikrar kazanan kararlar karşısında ilk derece mahkemesinin "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu yönünd …
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin olmadığı, zira dava konusu başvuruda, davacı markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin öne çıkartılmayıp bir bütün olarak "..." ibaresine asli unsur olarak yer verildiği, bu şekilde başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlandığı, taraf marka işaretleri benzer olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ziya · kaldırma ve yeniden hüküm · haksız rekabet
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/04687 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itiraz edildiğini, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı Şahsın 2016/04687 sayılı “... şekil” markasının, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzerlikle «iltibas» oluşturduğunu, müvekkilinin markalarının ... ibaresini esas unsur olarak ihtiva ettiğini, davaya konu marka tescil isteminin “... + şekil” bileşik kelimesinden meydana geldiğini, markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin ... ve ... kelimesinin yan yana getirilmesi suretiyle oluşturulan bir marka olduğunu, markada geçen ... kelimesinin birebir karşılığı olmayıp tamlama niteliğinde bir kelime olarak düşünülebileceğini, dolayısıyla tamladığı ... kelimesine göre ayırt edici özelliğinin zayıf kaldığını, davalıya ait 2016/04687 sayılı “... şekil” marka başvurusunun tescil edilmek istendiği sınıflarda yer alan emtianın, müvekkilinin markalarının bulunduğu sınıflarla birebir aynı olduğunu, davalının tescil başvurusunun, başından beri kötü niyetli bulunduğunu, «haksız rekabet» içerdiğini ileri sürerek, davaya konu 2016/04687 sayılı “... + şekil” markasının tesciline ilişkin 02.08.2017 tarihli ve 2017-M-6421 sayılı YİDK kararının iptali i …
Değerlendirme Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında «iltibasa» sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığı, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan «ziyade» bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirlenecektir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6243 E. 2023/1170 K.
Ortak:ortalama tüketici · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… erdiği markalarının “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların telaffuzları farklı olduğu gibi davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında farklıl …
… er nitelikteki “Şekil+Yulafit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/72650 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde «ilanı» üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, dava konusu marka başvurusu 05, 29 ve 30 uncu sınıflarda yapıldığını ve müvekkilinin “fit” ibaresini içeren markalarının ise 29, 30, 32 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğunu, 29 ve 30 uncu sınıf için birebir aynı 05 inci sınıf için ise benzerlik gösterdiğini, “fit” ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olmadığının yerel mahkeme ve Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2016-M-1809 sayılı YİDK …
… nedeniyle, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında «iltibasa» yol açacak kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… li markalarıyla davalının "SHAKE&FİT+şekil" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak genel izlenimde «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı markasında FİT ibaresinin yalnız bulunmadığı, "SHAKE&FİT+şekil" ibaresinin bütün olarak bulunduğu, "FİT" ibare …
… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · kötü niyet · dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ken 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında «iltibasa» yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, dosya kapsamında görüşüne başvurulan bilirkişilerin raporlarında da belirlediği üzere, davalı ...'ın marka başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler ile davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında bulunan hizmetler yönünden malların, aynı, benzer, ilişkili olduğu, dolayısıyla anılan 556 sayılı KHK'nın ilgili maddesinin aradığı ilk şart olan emtia benzerliğinin somut uyuşmazlıkta sağlandığı, işaretlerin karşılaştırılmasına gelince, davalının "SHAKE & FIT" ibareli markasında, davacının itirazına mesnet markasının aynen davalının başvurusu içerisinde bulunduğu, "SHAKE" ibaresinin yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, taraf markaları arasında ibareler yönünden de iltibas bulunduğu, davalının başvurusunun kapsamında bulunan -kararda sayılı- hizmetler yönünden tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesinde görsel ve işitsel benzelik bulunduğu, Mahkemenin taraf markaları arasında benzerlik olmadığı yönündeki değerlendirmesinin isabetli olmadığı, diğer taraftan, her ne kadar dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu da ileri sürülmüş ise de bu iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'nın 2017-M-7735 sayılı kararının hükümde sayılı hizmetler yönünden iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, dava konusu 2014/68052 sayılı "SHAKE & FİT" + şekil ibareli marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; «iltibas» tehlikesinin saptanmasında markanın bütünü itibarı ile dikkate alınması gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali «dahil» karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını, davalı markasında farklı bir şekil unsurunun yer aldığını, "FİT" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» düşük olduğunu, «kötü niyet» iddiasının delillendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4087 E. , 2024/398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/769 Esas, 2022/134 Karar
...
2.Misfit Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/185 E. 2017/283 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2000 04524, 2007 32835, 2013 32392, 2013 29479, 2013 29468, 2013/60855 sayılı ve “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “Şekil+Yulafit” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2013/72650 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, dava konusu marka başvurusu 05, 29 ve 30 uncu sınıflarda yapıldığını ve müvekkilinin “fit” ibaresini içeren markalarının ise 29, 30, 32 ve 35 inci sınıflarda tescilli olduğunu, 29 ve 30 uncu sınıf için birebir aynı 05 inci sınıf için ise benzerlik gösterdiğini, “fit” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olmadığının yerel mahkeme ve Yargıtay kararı ile sabit olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 2016-M-1809 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun standart karakterle yazılmış "Şekil+Yulafit" ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, taraf markalarının kullanılacakları mal/hizmetlerin 29 ve 30 uncu sınıfta yer alan alt sınıflar açısından benzer olmalarına rağmen, karşılaştırılan işaretler bir bütün olarak değerlendirildiğinde benzer olmamaları nedeniyle, markaların 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasa yol açacak kadar benzer olmadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; fit ibaresinin zayıf marka olmadığını, herkesin kullanımına açık bulunmadığını, yoğun kullanım ile yüksek ayırtedicilik kazandığını, bu yönde mahkeme kararları olduğunu, davalının müvekkilinin markasının imajından faydalanmak istediğini, müvekkilinin tescilli markasının korunması gerektiğini, asıl unsurun yulaf olarak belirlenmesinin imkansız olduğunu, markanın müvekkilinin fit markalarından farklılaşmadığını, markalar arasında benzerlik ve iltibas bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Şirketin başvurusunun "Şekil+Yulafit" ibaresinden, davacının itiraza mesnet gösterdiği markalarının “fit”, “fit”, “fit x”, “fit indeks”, “fit index”, “fit” ibarelerinden oluştuğu, dava konusu markalar arasında, görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira markaların telaffuzları farklı olduğu gibi davalı markası ile redde gerekçe gösterilen markalar arasında farklılaşacak unsurların mevcut bulunduğu, davalının başvuru konusu yaptığı ibarede "fit" kelimesinin öne çıkarılmadan kullanıldığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK marka kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059736000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz