6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin feshi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7067 E. 2023/6476 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermayenin tamamlanması usulden ret kayyım atanması eda davası şirketin feshi şirketin tasfiyesi kayyım tasfiye memuru atanması şirket zararı tespit davası derdestlik tasfiye memuru olumsuz oy fesih usulden reddi ihtar hukuki yarar ek tasfiye taahhütname yükleten (shipper) temsil

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 549

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 09.12.2015 tarih, 2011/889 E. ve 2015/969 K. sayılı karar ile ortaklık esas sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca sermayenin tamamlanmasına veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde şirketin feshine karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2018/1970 E. ve 2018/3769 K. sayılı kararıyla davanın, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkin olduğu, Mahkemece karar gerekçesinde talep edilen zarar yönünden yapılan değerlendirmede, “bu zarar davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin zararı olduğu ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davacısı olan ..., ... Madencilik Jeofizik Etüt Proje Müşavirlik Hizmeti Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den ve ... ve ...’den şimdilik kaydıyla 100.000,00 TL talep etmekle davacının mahkememizden istenen tespit konusu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle şirket feshi hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, ayrıca, davalı şirketin feshi ile birlikte şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fesih taleplerinin haklı olduğu, davacının ve davalı ...'un müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu ve ortaklar arasındaki güven ve menfaat ilişkilerinin zedelenmesi sonucu ortaklığın çekilmez hale geldiği, şirketin faal hiç bir işi olmadığı gibi olması ihtimalinin de görünmediği, şirketin devamında fayda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, davacının ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme kapsamında ne kadar harcama yaptığını, işe ne kadar para yatırdığını bilecek durumda olduğu, bu durumda davacının tahsil talepli eda davası açma imkanı varken, tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu söylenemeyeceğinden davalı gerçek kişilerin şirkete verdikleri zararın tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama boyunca davalı ortakların kusurları olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, davalı ortakların davalı şirketi uğrattıkları zararların hesaplandığı, davalı gerçek kişilerin kasıtlı ve/veya kusurlu eylemleri nedeniyle davalı şirketin zararının tespiti ve tasfiye aşamasında dikkate alınmak üzere davalı gerçek kişilerin varsa davalı şirketten olan alacaklarından ve/veya hisselerinden mahsubu talebi yönünden dava ispatlandığı halde, zararın tespiti ve tazmini talepleri yönünden kurulan usulden ret kararının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 549 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sermayenin tamamlanması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1970 E. 2018/3769 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1875 E. 2018/6128 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12927 E. 2017/6813 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/7067 E.  ,  2023/6476 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/1322 Esas, 2020/243 Karar

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki şirketin feshi ve davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ... ve ... ile birlikte davalı şirketi kurduklarını, şirketi temsil ve müdürlük görevinin ... ve müvekkiline ait olduğunu, şirketi kurma amaçlarının davalı şahısların ortağı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. ile birlikte krom madeni işletmek olduğunu, müvekkilinin taahhütlerini tam olarak yerine getirdiğini hatta taahhütlerinden fazlasını yaptığını, davalı şahısların kusurlu davranışları nedeniyle işletme ruhsatının, Gaziantep Orman İşletmesindeki iznin ve dinamit kullanma ruhsatının çok geç alındığını, müvekkilinin ihtar çekmek suretiyle davalı şahıslardan taahhüt ve sorumluluklarını bir an önce yerine getirmelerini istediğini, müvekkilinin mağduriyeti karşısında haksız fiillerden doğan hak ve zararın tespiti amacına yönelik açılan davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin zorunlu organlarının çalışamadığını, davalı ...

ve ...'in fiilen ve cebren el koydukları davalı şirketi zarar ettirdiklerini ileri sürerek zorunlu organlarının yokluğu sebebiyle davalı şirketin feshini, davalı şahısların şirkete verdikleri ve vermekte oldukları zararın tespitini, zararı durdurmak amacıyla davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine davalı şirketin davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını, davalı şirketin kuruluş amacını gerçekleştirmesinin, davacının kusurlu davranışları nedeniyle imkansız bir hal aldığını, tüm yaşanan süreç dikkate alındığında davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 549 uncu maddesi uyarınca haklı nedenle feshine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri ... ve ... ile davacı ... arasında menfaat uyuşmazlığının doğduğunu ve bu aşamadan sonra tarafların bir araya gelip davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic.

Ltd. Şti. adına karar almalarının imkansız olduğunu, davacının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu eş zamanlı dava ile müvekkillerinden haksız bir şekilde para tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 09.12.2015 tarih, 2011/889 E. ve 2015/969 K. sayılı karar ile ortaklık esas sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca sermayenin tamamlanmasına veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde şirketin feshine karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2018/1970 E. ve 2018/3769 K. sayılı kararıyla davanın, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkin olduğu, Mahkemece karar gerekçesinde talep edilen zarar yönünden yapılan değerlendirmede, “bu zarar davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin zararı olduğu ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davacısı olan ..., ... Madencilik Jeofizik Etüt Proje Müşavirlik Hizmeti Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den ve ... ve ...’den şimdilik kaydıyla 100.000,00 TL talep etmekle davacının mahkememizden istenen tespit konusu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle şirket feshi hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, ayrıca, davalı şirketin feshi ile birlikte şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fesih taleplerinin haklı olduğu, davacının ve davalı ...'un müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu ve ortaklar arasındaki güven ve menfaat ilişkilerinin zedelenmesi sonucu ortaklığın çekilmez hale geldiği, şirketin faal hiç bir işi olmadığı gibi olması ihtimalinin de görünmediği, şirketin devamında fayda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, davacının ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme kapsamında ne kadar harcama yaptığını, işe ne kadar para yatırdığını bilecek durumda olduğu, bu durumda davacının tahsil talepli eda davası açma imkanı varken, tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu söylenemeyeceğinden davalı gerçek kişilerin şirkete verdikleri zararın tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama boyunca davalı ortakların kusurları olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, davalı ortakların davalı şirketi uğrattıkları zararların hesaplandığı, davalı gerçek kişilerin kasıtlı ve/veya kusurlu eylemleri nedeniyle davalı şirketin zararının tespiti ve tasfiye aşamasında dikkate alınmak üzere davalı gerçek kişilerin varsa davalı şirketten olan alacaklarından ve/veya hisselerinden mahsubu talebi yönünden dava ispatlandığı halde, zararın tespiti ve tazmini talepleri yönünden kurulan usulden ret kararının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 549 uncu maddesi.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977682400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.