Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7067 E. 2023/6476 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sermayenin tamamlanması↗ usulden ret↗ kayyım atanması↗ eda davası↗ şirketin feshi↗ şirketin tasfiyesi↗ kayyım↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket zararı↗ tespit davası↗ derdestlik↗ tasfiye memuru↗ olumsuz oy↗ fesih↗ usulden reddi↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ taahhütname↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 09.12.2015 tarih, 2011/889 E. ve 2015/969 K. sayılı karar ile ortaklık esas sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca sermayenin tamamlanmasına veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde şirketin feshine karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2018/1970 E. ve 2018/3769 K. sayılı kararıyla davanın, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkin olduğu, Mahkemece karar gerekçesinde talep edilen zarar yönünden yapılan değerlendirmede, “bu zarar davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin zararı olduğu ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davacısı olan ..., ... Madencilik Jeofizik Etüt Proje Müşavirlik Hizmeti Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den ve ... ve ...’den şimdilik kaydıyla 100.000,00 TL talep etmekle davacının mahkememizden istenen tespit konusu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle şirket feshi hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, ayrıca, davalı şirketin feshi ile birlikte şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fesih taleplerinin haklı olduğu, davacının ve davalı ...'un müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu ve ortaklar arasındaki güven ve menfaat ilişkilerinin zedelenmesi sonucu ortaklığın çekilmez hale geldiği, şirketin faal hiç bir işi olmadığı gibi olması ihtimalinin de görünmediği, şirketin devamında fayda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, davacının ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme kapsamında ne kadar harcama yaptığını, işe ne kadar para yatırdığını bilecek durumda olduğu, bu durumda davacının tahsil talepli eda davası açma imkanı varken, tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu söylenemeyeceğinden davalı gerçek kişilerin şirkete verdikleri zararın tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama boyunca davalı ortakların kusurları olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, davalı ortakların davalı şirketi uğrattıkları zararların hesaplandığı, davalı gerçek kişilerin kasıtlı ve/veya kusurlu eylemleri nedeniyle davalı şirketin zararının tespiti ve tasfiye aşamasında dikkate alınmak üzere davalı gerçek kişilerin varsa davalı şirketten olan alacaklarından ve/veya hisselerinden mahsubu talebi yönünden dava ispatlandığı halde, zararın tespiti ve tazmini talepleri yönünden kurulan usulden ret kararının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 549 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1970 E. 2018/3769 K.
Ortak:sermayenin tamamlanması · şirketin feshi · şirketin tasfiyesi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · olumsuz oy · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle «şirket feshi» hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmediği, ayrıca, davalı şirketin feshi ile birlikte «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye memuru atanmasına» da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının «fesih» taleplerinin haklı olduğu, davacının ve davalı ...'un müşterek imza ile şirketi «temsile» yetkili olduğu ve ortaklar arasındaki güven ve menfaat ilişkilerinin zedelenmesi sonucu ortaklığın çekilmez hale geldiği, şirketin faal hiç bir işi olmadığı gibi olması ihtimalinin de görünmediği, şirketin devamında fayda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı «şirketin feshine», «tasfiye memuru» olarak ...'nin atanmasına, davacının ...
Mahkemece 09.12.2015 tarih, 2011/889 E. ve 2015/969 K. sayılı karar ile ortaklık esas sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca «sermayenin tamamlanmasına» veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde «şirketin feshine» karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu kararda2-Ayrıca, davalı «şirketin feshi» ile birlikte «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye memuru atanmasına» da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olması isabetli görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Ortaklık Esas Sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca «sermayenin tamamlanmasına» veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde «şirketin feshine» karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle «şirket feshi» hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1875 E. 2018/6128 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · yasal faiz
Benzer bu kararda… izinsiz çoğaltma eylemi nedeniyle dava konusu projelerin uygulandığı yapıların metrekare alanlarının dikkate alınarak FSEK'in 68. maddesi uyarınca ödenmesi gereken «rayiç bedelin» belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi raporunda dava konusu projelerin zeminde 5.716 m2'lik bir inşaat alanına uygulandığının belirtildiği, bu uygulanan alan dikkate alınmak suretiyle telif tazminatının belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 35.914,48 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
Şti.'ye, 93.284,36 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile 25.05.2010 tarihten itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
A.Ş.'ye, 69.963,27 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile 25.05.2010 tarihten itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
Şti.'ye, 46.642,18 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile 25.05.2010 tarihten itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12927 E. 2017/6813 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · yargılama gideri · yasal faiz · dahili dava · vekalet ücreti · e-defter
Benzer bu karardaBu durumda, kabul edilen miktarlar üzerinden her bir davacı lehine ayrı ayrı «vekalet ücreti» verilmesi gerektiği gibi, reddedilen miktarlar üzerinden davalı lehine ve her bir davacı aleyhine ayrı ayrı «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesi ve «yargılama giderlerinin» de kabul ve red oranına göre paylaştırılması gerekirken; mahkemece davacılar lehine hükmedilen toplam tutar üzerinden tek bir vekalet ücreti verilmesi, davalı lehine de tek bir «maktu vekalet ücretine» hükmolunması yerinde olmadığı gibi, davalar kısmen kabul edildiği halde tüm yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması da doğru görülmemiş, kararın bu yönl …
… izinsiz çoğaltma eylemi nedeniyle dava konusu projelerin uygulandığı yapıların metrekare alanlarının dikkate alınarak FSEK'in 68. maddesi uyarınca ödenmesi gereken «rayiç bedelin» belirlenmesinin gerektiği, bilirkişi raporunda dava konusu projelerin zeminde 5.716 m2'lik bir inşaat alanına uygulandığının belirtildiği, bu uygulanan alan dikkate alınmak suretiyle telif tazminatının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 35.914,48 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...Elektrik İnş.
4-) Davalı Üniversite, harçtan muaf olduğundan, davacılar tarafından yatırılan harçların, yatıran davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken «yargılama giderlerine» «dahil» edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı ve mümeyyiz davacılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Şti.'ye, 93.284,36 TL'nin 5846 sayılı Yasa'nın 68. maddesi gereğince 3 kat fazlası ile 25.05.2010 tarihten itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7067 E. , 2023/6476 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/1322 Esas, 2020/243 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki şirketin feshi ve davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ... ve ... ile birlikte davalı şirketi kurduklarını, şirketi temsil ve müdürlük görevinin ... ve müvekkiline ait olduğunu, şirketi kurma amaçlarının davalı şahısların ortağı olduğu dava dışı ... Ltd. Şti. ile birlikte krom madeni işletmek olduğunu, müvekkilinin taahhütlerini tam olarak yerine getirdiğini hatta taahhütlerinden fazlasını yaptığını, davalı şahısların kusurlu davranışları nedeniyle işletme ruhsatının, Gaziantep Orman İşletmesindeki iznin ve dinamit kullanma ruhsatının çok geç alındığını, müvekkilinin ihtar çekmek suretiyle davalı şahıslardan taahhüt ve sorumluluklarını bir an önce yerine getirmelerini istediğini, müvekkilinin mağduriyeti karşısında haksız fiillerden doğan hak ve zararın tespiti amacına yönelik açılan davanın halen derdest olduğunu, davalı şirketin zorunlu organlarının çalışamadığını, davalı ...
ve ...'in fiilen ve cebren el koydukları davalı şirketi zarar ettirdiklerini ileri sürerek zorunlu organlarının yokluğu sebebiyle davalı şirketin feshini, davalı şahısların şirkete verdikleri ve vermekte oldukları zararın tespitini, zararı durdurmak amacıyla davalı şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine davalı şirketin davacının yükümlülüklerini zamanında yerine getirmemesi nedeniyle zarara uğradığını, davalı şirketin kuruluş amacını gerçekleştirmesinin, davacının kusurlu davranışları nedeniyle imkansız bir hal aldığını, tüm yaşanan süreç dikkate alındığında davalı şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 549 uncu maddesi uyarınca haklı nedenle feshine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilleri ... ve ... ile davacı ... arasında menfaat uyuşmazlığının doğduğunu ve bu aşamadan sonra tarafların bir araya gelip davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic.
Ltd. Şti. adına karar almalarının imkansız olduğunu, davacının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu eş zamanlı dava ile müvekkillerinden haksız bir şekilde para tahsil etmeye çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 09.12.2015 tarih, 2011/889 E. ve 2015/969 K. sayılı karar ile ortaklık esas sermayesinin 2/3 oranında azalması üzerine ortaklık genel kurulunca sermayenin tamamlanmasına veya geriye 1/3 sermaye ile iktifaya karar verilmediği taktirde şirketin feshine karar verilebileceği ve her iki tarafın da şirketin feshini talep ettiği gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.05.2018 tarih, 2018/1970 E. ve 2018/3769 K. sayılı kararıyla davanın, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkin olduğu, Mahkemece karar gerekçesinde talep edilen zarar yönünden yapılan değerlendirmede, “bu zarar davalı Sofalı Madencilik Jeotermal Jeofizik Etüd Proje ve Müş. Hiz.Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin zararı olduğu ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak davacısı olan ..., ... Madencilik Jeofizik Etüt Proje Müşavirlik Hizmeti Tur. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'den ve ... ve ...’den şimdilik kaydıyla 100.000,00 TL talep etmekle davacının mahkememizden istenen tespit konusu İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava konusu yapılmış olmakla, dava bu nedenle şirket feshi hakkındaki dava yönünden görülmüş” değerlendirilmesi mevcut olmasına karşın dava dilekçesindeki tespit istemiyle ilgili olarak hüküm fıkrasında davacının bu talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, ayrıca, davalı şirketin feshi ile birlikte şirketin tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına da karar verilmesi gerekirken bu konuda bir karar verilmemiş olmasının isabetli görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fesih taleplerinin haklı olduğu, davacının ve davalı ...'un müşterek imza ile şirketi temsile yetkili olduğu ve ortaklar arasındaki güven ve menfaat ilişkilerinin zedelenmesi sonucu ortaklığın çekilmez hale geldiği, şirketin faal hiç bir işi olmadığı gibi olması ihtimalinin de görünmediği, şirketin devamında fayda olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin feshine, tasfiye memuru olarak ...'nin atanmasına, davacının ... Ltd. Şti. ile yapılan sözleşme kapsamında ne kadar harcama yaptığını, işe ne kadar para yatırdığını bilecek durumda olduğu, bu durumda davacının tahsil talepli eda davası açma imkanı varken, tespit davası açmakta hukuki yararı olduğu söylenemeyeceğinden davalı gerçek kişilerin şirkete verdikleri zararın tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama boyunca davalı ortakların kusurları olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılarak, davalı ortakların davalı şirketi uğrattıkları zararların hesaplandığı, davalı gerçek kişilerin kasıtlı ve/veya kusurlu eylemleri nedeniyle davalı şirketin zararının tespiti ve tasfiye aşamasında dikkate alınmak üzere davalı gerçek kişilerin varsa davalı şirketten olan alacaklarından ve/veya hisselerinden mahsubu talebi yönünden dava ispatlandığı halde, zararın tespiti ve tazmini talepleri yönünden kurulan usulden ret kararının yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin feshi, davalıların şirkete verdikleri zararın tespiti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 549 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
07.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/977682400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz