Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4210 E. 2023/4871 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ zorunlu hasım↗ ticaret sicili tescil ve ilan↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ ihya davası↗ yasal hasım↗ ticaret sicili tescili↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ vekâlet ücreti↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ihtar↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/203 E., 2022/486 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumca, dava dışı sigortalısının maruz kaldığı iş kazası sonucunda vefatı üzerine hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili için Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine 03.09.2014 tarihinde Ankara 13. İş Mahkemesinin 2014/2736 E. sayılı dosyası ile açılan alacak davasının mahkeme sayılarının artırılması sonucu Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/13 esasına kayden yapılan yargılamada söz konusu şirketin kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 10 uncu maddesi uyarınca 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği öğrenildiğinden mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, ticaret siciline kaydedilmesine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tek-çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için, Geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini, işbu davanın açılış tarihinin 21.03.2022 olduğunu, hak düşürücü sürenin geçirilmesi sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, yasal hasım olduklarını savunarak aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin yapılan ihtara rağmen sermayesini artırmadığından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/37 E. sayılı dosyası ile davacı tarafından 03.09.2014 tarihinde terkin tarihinden önce ihyası talep edilen şirket aleyhine açılmış derdest alacak davası bulunduğunu, söz konusu şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 37. İş Mahkemesinin 2016/984 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine, şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı zorunlu hasım olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirket hakkında Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/37 E. sayılı derdest dava dosyasının bulunduğu, davanın açılış tarihinin 03.09.2014 tarihi olduğu, şirketin sicilden terkininden önce açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin ihyası istenen şirket hakkında uygulanması mümkün olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 37. İş Mahkemesinin 2016/984 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine, şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, zorunlu hasım olmaları sebebiyle aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci ve 10 uncu maddesi, 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:resen terkin · yasal hasım · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2022/13 esasına kayden yapılan yargılamada söz konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 10 uncu maddesi uyarınca 03.02.2015 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiği öğrenildiğinden mahkemece «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, «ticaret siciline» kaydedilmesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ted Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için, Geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, işbu davanın açılış tarihinin 21.03.2022 olduğunu, «hak düşürücü sürenin» geçirilmesi sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» olduklarını savunarak aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini istemiştir.
İş Mahkemesinin 2016/984 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, «ticaret siciline tescil» ve «ilan» edilmesine, şirketin «terkin» öncesi yetkilisi ...'in «tasfiye memuru» olarak atanmasına, davalı aleyhine «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · fesih · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
Müdürlüğü dışındaki diğer davalının sorumlu alacağı gözetilmeksizin davacı üzerinde bırakılması ve «vekalet ücretine» hükmedilmemesi isabetli görülmediğinden, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7456 E. 2022/8570 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:irsaliye · satış sözleşmesi · ispat yükü · menfi tespit · teslim
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, malın «teslimini» gerçekleştiren nakliyecilerin celbi için çağrı kağıdı çıkarıldığı, kayıtlı adreslerinde dinlenmeleri için talimat yazıldığı, bir kısım nakliyecinin ise yeterli kimlik bilgileri bulunmadığı ve «irsaliyede» açıklık olmadığı için celbi sağlanamadığı, anılan nedenler ve uyuşmazlığa konu teslim olgusunun üzerinden geçen süre nazara alındığında bozma ilamının gereği yerin …
Taraflar arasındaki 30.05.2010 tarihli «satış sözleşmesi» ile davalı tarafından davacıya 17.000 m2 çim «teslim» edileceği hususunda anlaşmaya varılmıştır.
Teslimi «ispat yükü» davalıda olup dava dışı şirketin beyanları «teslimin» ispatına elverişli değildir.
… görüldüğü, imalatın dava dışı bir şirketten tedarik edilen hazır rulo çim ile yapıldığı iddia edilmemiş olup, davalı tarafından en az bu tutarda rulo çimin davacıya «teslim» edildiğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca 17.000 m2 hazır rulo çim teslim edilmesi ve karşılığında 78.234.- TL ödenmesi kararlaştırıldığı …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7772 E. 2023/1939 K.
Ortak:ihtar
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep edilen şirketin yapılan «ihtara» rağmen sermayesini artırmadığından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre 03.02.2015 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Ankara 37.
Benzer bu kararda… alacak bakımından taraflar arasındaki ticari ilişkilerini gösterir 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş tüm «ticari defter, kayıtların» 2 haftalık «kesin süre» içerisinde sunulması, aksi halde 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesi uyarınca «aleyhe delil» sayılma sonucuna göre davaya devam olunacağının «ihtar» edilmiş, davalı İş Çim Makine İnş Hazır Beton Elk.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ibrazdan kaçınma · yazılı şekil şartı · irsaliyeli fatura · cari hesap sözleşmesi · ticari defter ibrazı · geçerlilik şartı · faturaya itiraz · aleyhe delil
Benzer bu kararda… , davacı tarafça açılan itirazın iptalinin icra dosyasının incelenmesinde 1 yıl sürenin geçmiş olduğunu, davanın reddi gerekmekte olduğunu, iddia edilen faturaların «zamanaşımına» uğradığını, davacı şirket tarafından düzenlenen müvekkili şirketin «temsile» yetkili kimsenin imzasının olmadığını sadece tarafın imzası «taşıyan» faturalarla icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili şirketin bu faturalardaki iddia edilen borçtan sorumlu olmaması nedeniyle icra takibine ve dolayısıyla «faturalara itiraz» etmiş olduğunu, faturalardaki hizmeti almamış olduğunu, davacı tarafın müvekkili firmanın da ortağı olduğu iş ortaklığıyla aralarında «cari hesap sözleşmesinin» bulunduğunu iddia etmiş ise de cari hesap sözleşmesinin «yazılı şekil şartı» «geçerlilik şartı» olup aksi halde cari hesap sözleşmesinin kurulmamış olduğunu, müvekkili şirketin veya herhangi «dahil» olduğu bir işortaklığı tarafından davacı tarafla cari hesap sözleşmesi imzalanmamış olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu faturaların «irsaliye fatura» niteliğinde olduğunu, bu irsaliyelerde hizmeti «teslim» alanın imzasını taşıması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu hazır beton hizmetini aldığına dair herhangi bir imzalı irsaliye bulunmadığını, bu haliyle söz konusu irsaliyelerin söz konusu hizmetin verildiğine ilişkin «delil niteliği» taşımadığını, yerel mahkemece verilen kabul kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.
… alacak bakımından taraflar arasındaki ticari ilişkilerini gösterir 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun olarak tutulmuş tüm «ticari defter, kayıtların» 2 haftalık «kesin süre» içerisinde sunulması, aksi halde 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesi uyarınca «aleyhe delil» sayılma sonucuna göre davaya devam olunacağının «ihtar» edilmiş, davalı İş Çim Makine İnş Hazır Beton Elk.
2.Bilindiği üzere 6100 sayılı Kanunu’nun 222 nci maddesinde «münhasıran» «ticari defterlere» ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş «ticari defterlerindeki kayıtların» bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın «ticari defterlerini ibraz» etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer «kesin» delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Marka hükümsüzlüğü | Marka terkin
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2877 E. 2017/5399 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8039 E. 2016/7305 K.
Ortak:resen terkin · re'sen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · ticaret sicili · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesinin 2022/13 esasına kayden yapılan yargılamada söz konusu şirketin «kaydının» 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 10 uncu maddesi uyarınca 03.02.2015 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiği öğrenildiğinden mahkemece «ihya davası» açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, «ticaret siciline» kaydedilmesine ve şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmesini talep etmiştir.
… ted Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için, Geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak «resen terkin» edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, işbu davanın açılış tarihinin 21.03.2022 olduğunu, «hak düşürücü sürenin» geçirilmesi sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yasal hasım» olduklarını savunarak aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, TTK'nun Geçiçi 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmiştir.
Şti'nin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 26/11/2013 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, «resen terkin» işlemi için TTK geçici 7. maddesinde öngörülen prosödürün ise tam olarak yerine getirilmediği ve terkin işleminin anılan hükümlere uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yeniden tescil · ticaret sicilinden terkin · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, TTK'nun Geçiçi 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4210 E. , 2023/4871 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/377 Esas, 2023/658 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/203 E., 2022/486 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumca, dava dışı sigortalısının maruz kaldığı iş kazası sonucunda vefatı üzerine hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili için Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine 03.09.2014 tarihinde Ankara 13. İş Mahkemesinin 2014/2736 E. sayılı dosyası ile açılan alacak davasının mahkeme sayılarının artırılması sonucu Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/13 esasına kayden yapılan yargılamada söz konusu şirketin kaydının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) Geçici 10 uncu maddesi uyarınca 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği öğrenildiğinden mahkemece ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini ileri sürerek, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin ihyasına, ticaret siciline kaydedilmesine ve şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; Tek-çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin 6102 sayılı Kanun'un Geçici 10 uncu maddesi kapsamında şirket sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için, Geçici 7 nci maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirketin 03.02.2015 tarihinde re'sen terkin edildiğini, işbu davanın açılış tarihinin 21.03.2022 olduğunu, hak düşürücü sürenin geçirilmesi sebebiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanması gerektiğini, yasal hasım olduklarını savunarak aleyhlerine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası talep edilen şirketin yapılan ihtara rağmen sermayesini artırmadığından 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesindeki düzenlemeye göre 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğini, Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/37 E. sayılı dosyası ile davacı tarafından 03.09.2014 tarihinde terkin tarihinden önce ihyası talep edilen şirket aleyhine açılmış derdest alacak davası bulunduğunu, söz konusu şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 37. İş Mahkemesinin 2016/984 E.
sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine, şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı zorunlu hasım olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirket hakkında Ankara 37. İş Mahkemesinin 2022/37 E. sayılı derdest dava dosyasının bulunduğu, davanın açılış tarihinin 03.09.2014 tarihi olduğu, şirketin sicilden terkininden önce açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesinin ihyası istenen şirket hakkında uygulanması mümkün olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, Tek-Çim İnşaat Malzemeleri Deri ve Tekstil Sanayi Ticaret Ltd.
Şti.'nin tüzel kişiliğinin Ankara 37. İş Mahkemesinin 2016/984 E. sayılı dosyasının sonuçlandırılması ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ticaret siciline tescil ve ilan edilmesine, şirketin terkin öncesi yetkilisi ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesine karar karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, zorunlu hasım olmaları sebebiyle aleyhlerine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci ve 10 uncu maddesi, 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/971341900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz