İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1679 E. 2023/5774 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı para alacağı↗ nakit alacak↗ borçlunun temerrüdü↗ kabul beyanı↗ para alacağı↗ icra inkâr tazminatı↗ bsmv↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ genel kredi sözleşmesi↗ işlemiş faiz↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı banka ile dava dışı Meridien Sağlık Hizmetleri ve Uluslararası Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalıların sözleşmelerin müteselsil kefili oldukları, keşide olunan hesabın katı ihtarına rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen teminat mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin depo edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/6101 E. sayılı icra takip dosyasında ticari kredilerden kaynaklanan nakti alacak yönünden, 1.740.511,52 TL asıl alacak, 32.535,94 TL işlemiş faiz, 1.626,80 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 1.774.674,26 TL alacağa vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren % 48 temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına, USD olarak verilen nakte dönüşen teminat mektuplarından kaynaklanan alacak yönünden 21.603,20 USD asıl alacak, 121,52 USD işlemiş faiz, 6,07 USD faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 21.730,79 USD alacak üzerinden vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz ve faizin % 5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan 1.774.674,26 TL nakti alacak ve 21.730,79 USD'nin TL karşılığı 92.768,74 TL olmak üzere toplam 1.867.443,00 TL üzerinden %20 oranında 373.488,60 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının bilirkişi raporu doğrultusunda yabancı para için taraflar arasında herhangi bir faiz oranı belirlenmediğinden bahisle genel hükümlere göre kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz hesaplanmasına karar verildiğini ancak, davalıların imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinin temerrüt faizi başlıklı 10 uncu maddesinde “Kredi tutarının yabancı para cinsinden belirlendiği hallerde banka, bu krediden kaynaklanan alacağını muacceliyet veya takip ya da dava tarihinde TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanmış Türk Lirası karşılığını talep edebilir. Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; muacceliyet ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine genel kredi sözleşmesinin müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka teminat mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve kefiller bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini kabul, beyan ve taahhüt eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin "Temerrüt Faizi" başlıklı 10 uncu maddesinde "Kredi tutarının yabancı para cinsinden belirlendiği hallerde banka, bu krediden kaynaklanan alacağını muacceliyet veya takip ya da dava tarihinde TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanmış Türk Lirası karşılığını talep edebilir. Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; muacceliyet ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır." şeklinde düzenleme yapılmış olup buna göre davacı bankaca yabancı para alacağının TL'ye çevrilerek talepte bulunulması halinde 10 uncu maddedeki hesaplama yönteminin uygulanacağı, ancak takip talebinde döviz cinsi üzerinden talepte bulunulduğundan söz konusu hükmün somut olayda uygulanmasının mümkün olmayıp sözleşmede yabancı para kredileri yönünden ayrıca bir temerrüt faizi oranı da tespit edilmediği, gayri nakdi alacak yönünden yapılan değerlendirmede somut olayda, davalılar davacı banka ile dava dışı Meridien ... Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı nakit alacaklarının tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri teminat mektubu bedellerinden kaynaklanan alacağın depo edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl borçlunun temerrüdü halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına dair ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığı gerekçesiyle (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih, 2016/16494 E. ve 2018/1375 K. sayılı emsal içtihatı) davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4967 E. 2012/18709 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. arasında «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, davalıların sözleşmelerin «müteselsil kefili» oldukları, keşide olunan hesabın katı «ihtarına» rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen «teminat» mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin «depo» edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili «teminat mektubu» bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğ …
Şti arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı «nakit alacaklarının» tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri «teminat mektubu» bedellerinden kaynaklanan alacağın «depo» edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl «borçlunun temerrüdü» halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına …
Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; «muacceliyet» ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında «temerrüt faizi» uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine «genel kredi sözleşmesinin» müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka «teminat» mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının «depo» edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve «kefiller» bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak «kaydı» ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · vade · karar verilmesine yer olmadığına · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, toplam 40.550,00 TL tutarındaki «teminat» mektuplarının halen mer'i olduğu gerekçesiyle bu miktarın faiz getirmeyen davacı Banka'ya ait bir hesaba «depo» edilmesine, nakte çevrilen 40.000,00 TL tutarındaki «teminat mektubu» için aynı bedelin nakte çevrilme tarihi olan 23.09.2008 tarihinden itibaren davacı bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek faiz oranının %50 fazlası üzerinden «gecikme faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin talep konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» dair hüküm kurulmuştur.
Dava, «teminat» mektupları bedellerinin «depo» edilmesine ilişkin olup mahkemece dava konusu edilen bir kısım teminat mektuplarının «vadelerinin» davanın devamı esnasında dolduğu, davacının bu nedenle riski kalmadığı gerekçesiyle bu teminat mektupları yönünden yapılan talebin konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili tarafından temyiz aşamasında «ibraz» edilen belgelere göre mahkeme karar tarihinden önce davaya konu bir kısım «teminat» mektuplarının «vadesi» davacı Banka tarafından uzatılmıştır.
Mahkemece davacı tarafından «ibraz» edilen belgeler değerlendirilmek, gerekirse bundan sonra da «vadenin» yeniden uzatılıp uzatılmadığı araştırılmak ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmek üzere kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5125 E. 2021/878 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. arasında «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, davalıların sözleşmelerin «müteselsil kefili» oldukları, keşide olunan hesabın katı «ihtarına» rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen «teminat» mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin «depo» edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili «teminat mektubu» bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğ …
Şti arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı «nakit alacaklarının» tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri «teminat mektubu» bedellerinden kaynaklanan alacağın «depo» edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl «borçlunun temerrüdü» halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına …
Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; «muacceliyet» ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında «temerrüt faizi» uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine «genel kredi sözleşmesinin» müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka «teminat» mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının «depo» edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve «kefiller» bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak «kaydı» ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, dava dışı şirket ile davacı banka arasında imzalanan «genel kredi sözleşmesine» istinaden verilen «teminat mektubu» bedelinin «depo» edilmesi talebidir.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
Davaya konu «genel kredi sözleşmesinde» davalılar müşterek borçlu müteselsil kefildirler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · kefalet sözleşmesi · lehtar · kefalet
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesi» ve ekindeki «kefalet sözleşmesi» kapsamında davacı bankanın mektup bedelinin «depo» edilmesini herhangi bir sebep göstermeksizin talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, davalı kefillerin de «genel kredi sözleşmesindeki» maddeleri kabul ettiklerine ilişkin kefaletnameyi imzalayarak genel kredi sözleşmesindeki şartları aynen kabul ettikleri, mektup «lehtarı» kredi borçlusu dava dışı şirketin ödemelerini tadil ettiği, davacının mektupların geri verilmesini veya bedellerinin faiz getirmeyen bir hesapta deposunu talep etm …
Genel «kredi sözleşmesinin» içeriğinde davalıların «gayrinakdi alacak» bedelinden sorumlu olduklarına dair açık bir hüküm bulunmadığı halde mahkemece davanın davalı ... yönünden kabul edilmesi doğru olmamış, hükmün davalı ... yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14360 E. 2010/103 K.
Ortak:teminat mektubu · depo kararı · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · teminat
İncelediğiniz karardaŞti. arasında «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, davalıların sözleşmelerin «müteselsil kefili» oldukları, keşide olunan hesabın katı «ihtarına» rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen «teminat» mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin «depo» edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili «teminat mektubu» bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğ …
Şti arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı «nakit alacaklarının» tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri «teminat mektubu» bedellerinden kaynaklanan alacağın «depo» edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl «borçlunun temerrüdü» halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına …
Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; «muacceliyet» ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında «temerrüt faizi» uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine «genel kredi sözleşmesinin» müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka «teminat» mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının «depo» edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve «kefiller» bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak «kaydı» ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu kararda2- İhtiyati «haciz» talebinde bulunan banka vekilinin mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İhtiyati haciz talebinde bulunan banka, borçlulara «genel kredi sözleşmesi» ile kredi açılıp kullandırıldığını, ödenmemesi üzerine 14.12.2007 tarihinde kat ettiklerini ileri sürerek, nakit kredilerden dolayı 23.«167»,61 TL. üzerinden, gayrinakti krediden 168.820 TL. üzerinden (660 TL.sı «çek» «garanti» tutarı, 168.160 TL.sı «teminat mektubu» bedeli) «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece «teminat mektubu» ve «çek» «garanti» tutarı bedelleri yönünden talep edilen «ihtiyati haciz» talebi, gerekçe gösterilmeden reddedilmiş ise de, bu konuda taraflar arasında teminat mektubu ve «çek karnesi» verilmesine yönelik hukuki ilişkinin dayanağı olan sözleşmeler getirtilmek suretiyle bankanın mer'i teminat mektuplarının «depo» edilmesini ve bunlara dayanılarak ihtiyati haciz isteyebilme şartlarının incelenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece öncelikle «ihtiyati haciz» kararına itiraz incelenmek suretiyle, «kredi sözleşmesine» göre İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, borçlu şirketler hakkında verilen «iflasın ertelenmesi» kararlarının ve buna ilişkin tedbirlerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ancak borçlu şirketlerden ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · çek karnesi · i̇i̇k 167 · garantörlük · ihtiyati haciz · haciz · iflas · çek
Benzer bu kararda2- İhtiyati «haciz» talebinde bulunan banka vekilinin mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İhtiyati haciz talebinde bulunan banka, borçlulara «genel kredi sözleşmesi» ile kredi açılıp kullandırıldığını, ödenmemesi üzerine 14.12.2007 tarihinde kat ettiklerini ileri sürerek, nakit kredilerden dolayı 23.«167»,61 TL. üzerinden, gayrinakti krediden 168.820 TL. üzerinden (660 TL.sı «çek» «garanti» tutarı, 168.160 TL.sı «teminat mektubu» bedeli) «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece «teminat mektubu» ve «çek» «garanti» tutarı bedelleri yönünden talep edilen «ihtiyati haciz» talebi, gerekçe gösterilmeden reddedilmiş ise de, bu konuda taraflar arasında teminat mektubu ve «çek karnesi» verilmesine yönelik hukuki ilişkinin dayanağı olan sözleşmeler getirtilmek suretiyle bankanın mer'i teminat mektuplarının «depo» edilmesini ve bunlara dayanılarak ihtiyati haciz isteyebilme şartlarının incelenmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkemenin 29.06.2009 tarihli kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece öncelikle «ihtiyati haciz» kararına itiraz incelenmek suretiyle, «kredi sözleşmesine» göre İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı, borçlu şirketler hakkında verilen «iflasın ertelenmesi» kararlarının ve buna ilişkin tedbirlerin ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmediği, ancak borçlu şirketlerden ...
Mahkemece, nakit kredi borcu yönünden «ihtiyati haciz» talebinin kabulüne, gayri nakit kredi borcu yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18073 E. 2014/93 K.
Ortak:nakit alacak · teminat mektubu · depo kararı · teminat
İncelediğiniz karardaŞti arasında imzalanan «genel kredi sözleşmelerinde» «müteselsil kefil» olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı «nakit alacaklarının» tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri «teminat mektubu» bedellerinden kaynaklanan alacağın «depo» edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl «borçlunun temerrüdü» halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına …
Şti. arasında «genel kredi sözleşmeleri» akdedildiği, davalıların sözleşmelerin «müteselsil kefili» oldukları, keşide olunan hesabın katı «ihtarına» rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen «teminat» mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin «depo» edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili «teminat mektubu» bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğ …
Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; «muacceliyet» ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında «temerrüt faizi» uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine «genel kredi sözleşmesinin» müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka «teminat» mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının «depo» edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve «kefiller» bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini «kabul, beyan» ve «taahhüt» eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak «kaydı» ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» için aranan şartların gerçekleştiği gerekçesiyle 65.700,00 TL olan «nakit alacak» talebinin kabulüne, 81.300,00 TL olan gayrinakti («çek» ve 2 adet «teminat mektubu» bedeli) alacakla ilgili fazlaya ilişkin talebin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
Ancak; talepte bulunan Banka tarafından keşide edilen «ihtarnamede» nakit kredi dışında gayri nakti kredilerinde «depo» edilmesi talep edilmiş olup,taraflar arasında düzenlenen genel kredi ve «teminat» sözleşmesinin 13.maddesinde de ".......Banka, sorumlu olduğu tutarların müşteri tarafından depo edilmesini talep etmeye her zaman ve herhangi bir neden göstermeksizin yetkilidir." hükmü mevcuttur.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece gayri nakti kredilerin «depo» edilmesi istemine ilişkin şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle bu istem reddedilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · ihtarname · çek
Benzer bu karardaMahkemece iddia ve tüm dosya kapsamına göre; «ihtiyati haciz» için aranan şartların gerçekleştiği gerekçesiyle 65.700,00 TL olan «nakit alacak» talebinin kabulüne, 81.300,00 TL olan gayrinakti («çek» ve 2 adet «teminat mektubu» bedeli) alacakla ilgili fazlaya ilişkin talebin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle bu taleplerin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının bu talebi yönünden de İİK'nun «257» vd. maddesinde gösterilen «ihtiyati haciz» koşullarının oluştuğu göz önüne alınmaksızın kısmen kabul kararı verilmesi yerinde olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı «ihtiyati haciz» talep eden banka vekili temyiz etmiştir.
Talep, «ihtiyati haciz» istemine ilişkin olup mahkemece gayri nakti kredilerin «depo» edilmesi istemine ilişkin şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle bu istem reddedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1679 E. , 2023/5774 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka tarafından davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı Meridien Sağlık Hizmetleri ve Uluslararası Tic. Ltd. Şti. lehine nakdi ve gayri nakdi krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı banka ile dava dışı Meridien Sağlık Hizmetleri ve Uluslararası Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, davalıların sözleşmelerin müteselsil kefili oldukları, keşide olunan hesabın katı ihtarına rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle borçlular aleyhine icra takibine girişildiği, icra takip talebinde kullandırılan TL kredi, USD olarak verilen ve nakde dönüşen teminat mektuplarının tahsilinin ve ayrıca halen mer'i olan teminat mektup bedellerinin depo edilmesinin talep edildiği, TL ve USD bazında bilirkişi raporunda belirlenen alacak toplamının yerinde olduğu ancak kredi sözleşmesinde müteselsil kefillerle ilgili teminat mektubu bedellerinin depo edilmesine yönelik ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığından bu alacak kalemine ilişkin davalıların sorumluluğunun bulunmadığı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 5.
İcra Müdürlüğünün 2018/6101 E. sayılı icra takip dosyasında ticari kredilerden kaynaklanan nakti alacak yönünden, 1.740.511,52 TL asıl alacak, 32.535,94 TL işlemiş faiz, 1.626,80 TL faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 1.774.674,26 TL alacağa vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren % 48 temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına, USD olarak verilen nakte dönüşen teminat mektuplarından kaynaklanan alacak yönünden 21.603,20 USD asıl alacak, 121,52 USD işlemiş faiz, 6,07 USD faizin %5 BSMV'si olmak üzere toplam 21.730,79 USD alacak üzerinden vaki itirazlarının iptali ile asıl alacağı takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz ve faizin % 5 BSMV'si uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan 1.774.674,26 TL nakti alacak ve 21.730,79 USD'nin TL karşılığı 92.768,74 TL olmak üzere toplam 1.867.443,00 TL üzerinden %20 oranında 373.488,60 TL icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının bilirkişi raporu doğrultusunda yabancı para için taraflar arasında herhangi bir faiz oranı belirlenmediğinden bahisle genel hükümlere göre kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiz hesaplanmasına karar verildiğini ancak, davalıların imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinin temerrüt faizi başlıklı 10 uncu maddesinde “Kredi tutarının yabancı para cinsinden belirlendiği hallerde banka, bu krediden kaynaklanan alacağını muacceliyet veya takip ya da dava tarihinde TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanmış Türk Lirası karşılığını talep edebilir. Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına;
muacceliyet ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır.” dendiğini, bu nedenle bankanın Türk Lirası kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranı %32 olduğundan, bu oranın %50 fazlası olan %48 faiz oranın uygulanmasında sözleşmeye aykırı herhangi bir durum bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu faiz oranının USD kredilerine uygulanamayacağı kabul edilse dahi genel hükümlere gitmeden sözleşmede belirtilen şekli ile bankanın USD kredilerine uyguladığı en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlasını alması gerektiğini, uygulanan faiz oranının %14 olduğunu, %50 fazlasının %21 olarak uygulanması gerektiğini, yine genel kredi sözleşmesinin müşterinin temerrüdü başlıklı bölümünün 5 inci maddesinde “Banka’nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka teminat mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini talep edebilir.” düzenlemesinin yer aldığını, bu nedenle bankanın verilen teminat mektuplarının vadesiz hesapta depo edilmesini istemesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yine sözleşmenin XI- Yürürlük bölümünde;“Müşteri ve kefiller bu madde ile birlikte XI maddeden, 20 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşmenin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşmeyi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini kabul, beyan ve taahhüt eder.” dendiğini, bu nedenle mahkeme kararının aksine tarafların imza attığı sözleşmenin bütünüyle tüm imza atanları bağlayacağını, bu yönden mahkeme kararının kaldırılarak davalı borçluların itirazlarının iptaline ve takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin "Temerrüt Faizi" başlıklı 10 uncu maddesinde "Kredi tutarının yabancı para cinsinden belirlendiği hallerde banka, bu krediden kaynaklanan alacağını muacceliyet veya takip ya da dava tarihinde TCMB döviz satış kuru üzerinden hesaplanmış Türk Lirası karşılığını talep edebilir. Bu durumda krediden kaynaklanan banka alacağına; muacceliyet ya da takip veya dava tarihinden bankaya ödendiği tarihe kadar geçecek süre için borcun Türk Lirasına çevrildiği tarihte Bankada Türk Lirası krediler için geçerli en yüksek kredi faiz oranının %50 fazlası oranında temerrüt faizi uygulanacaktır." şeklinde düzenleme yapılmış olup buna göre davacı bankaca yabancı para alacağının TL'ye çevrilerek talepte bulunulması halinde 10 uncu maddedeki hesaplama yönteminin uygulanacağı, ancak takip talebinde döviz cinsi üzerinden talepte bulunulduğundan söz konusu hükmün somut olayda uygulanmasının mümkün olmayıp sözleşmede yabancı para kredileri yönünden ayrıca bir temerrüt faizi oranı da tespit edilmediği, gayri nakdi alacak yönünden yapılan değerlendirmede somut olayda, davalılar davacı banka ile dava dışı Meridien ...
Ltd. Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil olarak yer almakta olup, dava konusu icra takibinde davacı nakit alacaklarının tahsili yanında 33.612,00 euro, 41.191,52 USD ve 47.478,00 TL tutarlarında meri teminat mektubu bedellerinden kaynaklanan alacağın depo edilmesi talebinde bulunmuş olup, davacı vekilince istinaf dilekçesinde belirtilen gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesine ilişkin "VI-Müşterinin Temerrüdü" başlığı adı altında düzenlenen hüküm gereğince kefillerin gayrinakdi risklerin depo edilmesinde de sorumlu oldukları iddia edilmiş ise de, yukarıdaki açıklamalar ışığında söz konusu düzenlemenin asıl borçlunun temerrüdü halinde uygulanacağı, kefiller yönünden açık bir hüküm niteliği taşımadığı, sözleşmede kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo talebinden sorumlu olacaklarına dair ayrıca ve açıkça hüküm bulunmadığı gerekçesiyle (Yargıtay 19.
Hukuk Dairesinin 20.03.2018 tarih, 2016/16494 E. ve 2018/1375 K. sayılı emsal içtihatı) davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi ve gayri nakdi alacağa yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964569600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz