İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2130 E. 2023/5792 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
itirazdan feragat↗ akdi faiz↗ müteselsil kefil↗ denetime elverişlilik↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ feragat↗ bilirkişi incelemesi↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ temerrüt↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsilen kefil sıfatı ile imza attıkları, bu kredinin ödenmesinde sorun yaşandıktan sonra davacı banka tarafından muhattaplara ihtarname gönderildiği ve borcun ödenmesi talep edildiği, davalıların kefaletlerinde herhangi bir hukuka aykırı durum söz konusu olmadığı, taraflara süresinde ihtarnameler gönderildiği ve temerrüde düşürüldükleri, dosya kapsamında alınan raporda takipte geçen süre, takipten sonra işleyen faiz, temerrüt faizi, kat sonrası faiz ve akdi faiz ayrı ayrı değerlendirildiği, rapor kapsamında davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle yapılan vaki itirazların ayrı ayrı kısmen iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin denetime elverişli olmayan ve hükme esas alınamayacak bilirkişi raporları ile hüküm kurduğunu, müvekkili banka alacağını gösteren banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkili banka alacağı eksik hesaplandığını, raporlara yapmış oldukları itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları ile hüküm kurulduğunu, müvekkili alacağının eksik hesaplandığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme ve Sonuç
Davacı vekilince 20.06.2022 tarihinde dosyaya sunulan davalılar vekili beyanına göre davalıların dava konusu takibe itirazlarından feragat ettikleri anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalılar vekilinin beyanı doğrultusunda bir karar verilmesi gerekeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/10460 E. 2013/16212 K.
Ortak:kefil · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesini» davalıların «müteselsilen kefil» sıfatı ile imza attıkları, bu kredinin ödenmesinde sorun yaşandıktan sonra davacı banka tarafından muhattaplara «ihtarname» gönderildiği ve borcun ödenmesi talep edildiği, davalıların «kefaletlerinde» herhangi bir hukuka aykırı durum söz konusu olmadığı, taraflara süresinde ihtarnameler gönderildiği ve «temerrüde» düşürüldükleri, dosya kapsamında alınan raporda takipte geçen süre, takipten sonra işleyen faiz, «temerrüt faizi», kat sonrası faiz ve «akdi faiz» ayrı ayrı değerlendirildiği, rapor kapsamında davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle yapılan vaki itirazların ayrı ayrı kısmen iptaline karar verilmi …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden banka ile ... arasında imzalanan 05/12/2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ..., ... ve ...'ın «kefil» sıfatıyla imza attıkları, talebe konu «bononun» da kredi sözleşmesi ile aynı tarihi taşıdığı ve aynı taraflar arasında imzalandığı, bankalarca bononun kredi sözleşmesi dışında alınmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bononun kredi sözleşmesinin «teminatı» nedeniyle alınmış olduğunun kabulü gerektiği, bononun teminat amacıyla alınmış olması nedeniyle «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı ve İİK «257». maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece ihtiyati hacze dayanak teşkil eden «bononun» «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İsteme dayanak «bono» metinlerinde bonoların «kredi sözleşmesi» «teminatı» olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada da bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi bononun «teminat senedi» olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak vasfı · kambiyo senedi vasfı · teminat senedi · kıymetli evrak · i̇i̇k 257 · kambiyo senedi · ihtiyati haciz · bono
Benzer bu karardaMahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talep eden banka ile ... arasında imzalanan 05/12/2011 tarihli «kredi sözleşmesine» ..., ... ve ...'ın «kefil» sıfatıyla imza attıkları, talebe konu «bononun» da kredi sözleşmesi ile aynı tarihi taşıdığı ve aynı taraflar arasında imzalandığı, bankalarca bononun kredi sözleşmesi dışında alınmasının söz konusu olmayacağı, bu nedenle bononun kredi sözleşmesinin «teminatı» nedeniyle alınmış olduğunun kabulü gerektiği, bononun teminat amacıyla alınmış olması nedeniyle «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı ve İİK «257». maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İsteme dayanak «bono» metinlerinde bonoların «kredi sözleşmesi» «teminatı» olduğuna dair herhangi bir ibare ve açıklık bulunmadığı ve dosyada da bu yolda herhangi bir delil olmadığı gibi bononun «teminat senedi» olarak düzenlenmesi de «kıymetli evrak vasfını» etkilemeyeceğinden istemin reddi doğru görülmemiş, «ihtiyati haciz» isteyen vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Karar, «ihtiyati haciz» isteyen vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece ihtiyati hacze dayanak teşkil eden «bononun» «kredi sözleşmesinin» «teminatı» olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12965 E. 2010/808 K.
Ortak:feragat
İncelediğiniz karardaDeğerlendirme ve Sonuç Davacı vekilince 20.06.2022 tarihinde dosyaya sunulan davalılar vekili beyanına göre davalıların dava konusu takibe «itirazlarından feragat» ettikleri anlaşılmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9922 E. 2016/4546 K.
Ortak:temerrüt
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki «genel kredi sözleşmesini» davalıların «müteselsilen kefil» sıfatı ile imza attıkları, bu kredinin ödenmesinde sorun yaşandıktan sonra davacı banka tarafından muhattaplara «ihtarname» gönderildiği ve borcun ödenmesi talep edildiği, davalıların «kefaletlerinde» herhangi bir hukuka aykırı durum söz konusu olmadığı, taraflara süresinde ihtarnameler gönderildiği ve «temerrüde» düşürüldükleri, dosya kapsamında alınan raporda takipte geçen süre, takipten sonra işleyen faiz, «temerrüt faizi», kat sonrası faiz ve «akdi faiz» ayrı ayrı değerlendirildiği, rapor kapsamında davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle yapılan vaki itirazların ayrı ayrı kısmen iptaline karar verilmi …
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, icra takibi tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabulü ile alacağa bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:imzaların istiklali prensibi · rücuen alacak · ilamsız icra takibi · temerrüt tarihi · yemin · rücu · hamil · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı ve davalının takip konusu senedin «keşideci» kısmına birlikte imza attıkları, «imzaların istiklali prensibi» gereğince borcun tamamından «hamile» karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, iç ilişkide davacı tarafından yapılan ödemenin yarısını davalıya «rücu» etme hakkının olduğu, davacının takibe konu «bonoya» davalı ile birlikte borçlu oldukları hususunda «yemin» ettiği gerekçesiyle, 15.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, müşterek borçlu olunan bonodan kaynaklanan «rücuen alacak» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafından davalı aleyhine 05.12.2011 tarihinde dava konusu «bonoya» ilişkin «ilamsız icra takibi» başlatılmış olup, davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, icra takibi tarihinin davalının «temerrüt tarihi» olarak kabulü ile alacağa bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2130 E. , 2023/5792 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka Elazığ Şubesi ile dava dışı asıl borçlu Ayhas İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında akdedilen 20.12.2011 tarihli kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçene kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalıların da işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine dava dışı asıl borçlu ve davalılar aleyhine ihtarname keşide edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine Malatya İcra Müdürlüğünün 2017/21751 E. sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçluların borca, ferilerine ve faiz oranına itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin şirket ortağı olarak davacı banka ile imzaladıkları genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ödendiğini, davacı bankanın alacağı daha sonra imzalanan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı banka ile dava dışı borçlu şirket arasındaki genel kredi sözleşmesini davalıların müteselsilen kefil sıfatı ile imza attıkları, bu kredinin ödenmesinde sorun yaşandıktan sonra davacı banka tarafından muhattaplara ihtarname gönderildiği ve borcun ödenmesi talep edildiği, davalıların kefaletlerinde herhangi bir hukuka aykırı durum söz konusu olmadığı, taraflara süresinde ihtarnameler gönderildiği ve temerrüde düşürüldükleri, dosya kapsamında alınan raporda takipte geçen süre, takipten sonra işleyen faiz, temerrüt faizi, kat sonrası faiz ve akdi faiz ayrı ayrı değerlendirildiği, rapor kapsamında davacının davasında kısmen haklı olduğu gerekçesiyle yapılan vaki itirazların ayrı ayrı kısmen iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin denetime elverişli olmayan ve hükme esas alınamayacak bilirkişi raporları ile hüküm kurduğunu, müvekkili banka alacağını gösteren banka kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkili banka alacağı eksik hesaplandığını, raporlara yapmış oldukları itirazların yerel mahkemece dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; denetime elverişli olmayan bilirkişi raporları ile hüküm kurulduğunu, müvekkili alacağının eksik hesaplandığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme ve Sonuç
Davacı vekilince 20.06.2022 tarihinde dosyaya sunulan davalılar vekili beyanına göre davalıların dava konusu takibe itirazlarından feragat ettikleri anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece davalılar vekilinin beyanı doğrultusunda bir karar verilmesi gerekeceğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964270700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz