Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/9922 E. 2016/4546 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaların istiklali prensibi↗ rücuen alacak↗ ilamsız icra takibi↗ temerrüt tarihi↗ yemin↗ rücu↗ hamil↗ keşideci↗ bono↗ yasal faiz↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı ve davalının takip konusu senedin keşideci kısmına birlikte imza attıkları, imzaların istiklali prensibi gereğince borcun tamamından hamile karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, iç ilişkide davacı tarafından yapılan ödemenin yarısını davalıya rücu etme hakkının olduğu, davacının takibe konu bonoya davalı ile birlikte borçlu oldukları hususunda yemin ettiği gerekçesiyle, 15.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, müşterek borçlu olunan bonodan kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından davalı aleyhine 05.12.2011 tarihinde dava konusu bonoya ilişkin ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, icra takibi tarihinin davalının temerrüt tarihi olarak kabulü ile alacağa bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11180 E. 2014/19562 K.
Ortak:imzaların istiklali prensibi · yemin · rücu · hamil · keşideci · yasal faiz · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı ve davalının takip konusu senedin «keşideci» kısmına birlikte imza attıkları, «imzaların istiklali prensibi» gereğince borcun tamamından «hamile» karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, iç ilişkide davacı tarafından yapılan ödemenin yarısını davalıya «rücu» etme hakkının olduğu, davacının takibe konu «bonoya» davalı ile birlikte borçlu oldukları hususunda «yemin» ettiği gerekçesiyle, 15.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalının takip konusu senedin «keşideci» kısmına birlikte imza attıkları, «imzaların istiklali prensibi» gereğince borcun tamamından «hamile» karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, senet metninden ve «emredici» kanun hükümlerinden aksi anlaşılmadığından aralarında müteselsil borçluluk olduğu, davacının Alanya 2.
İcra Müdürlüğü’nün 2012/4725 esas sayılı dosyasına toplam 31.000,00 TL ödeme yaptığı, yaptığı ödemenin yarısını davalıya «rücu» etme hakkının olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 15.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
1.Dava, müşterek borçlu olunan senedin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle diğer borçlu davalıya «rücu» istemine ilişkin olup, davalı borcun tamamının davacıya ait bulunduğunu, kendisine rücu edilemeyeceğini savunmuş ve yargılama aşamasında «yemin deliline dayanmıştır».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yemin deliline dayanma · yemin delili · emredici hüküm
Benzer bu kararda1.Dava, müşterek borçlu olunan senedin davacı tarafından ödenmesi nedeniyle diğer borçlu davalıya «rücu» istemine ilişkin olup, davalı borcun tamamının davacıya ait bulunduğunu, kendisine rücu edilemeyeceğini savunmuş ve yargılama aşamasında «yemin deliline dayanmıştır».
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı ve davalının takip konusu senedin «keşideci» kısmına birlikte imza attıkları, «imzaların istiklali prensibi» gereğince borcun tamamından «hamile» karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, senet metninden ve «emredici» kanun hükümlerinden aksi anlaşılmadığından aralarında müteselsil borçluluk olduğu, davacının Alanya 2.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davalı tarafa «yemin delilinin» hatırlatılmaması doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/9922 E. , 2016/4546 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/04/2015 tarih ve 2015/147-2015/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalının .... İcra Müdürlüğünün 2012/4725 esas sayılı dosyasında takibe konulan 9.766,00 EURO bedelli bonoyu birlikte keşide ettiklerini, müvekkilinin icra takibi sonucunda icra dosyasına 31.000,00 TL ödeme yaptığını, bu paranın yarısından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 15.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 25/10/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra dosyasına konu senetteki borcun tamamının davacıya ait olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacı ve davalının takip konusu senedin keşideci kısmına birlikte imza attıkları, imzaların istiklali prensibi gereğince borcun tamamından hamile karşı ayrı ayrı sorumlu oldukları, iç ilişkide davacı tarafından yapılan ödemenin yarısını davalıya rücu etme hakkının olduğu, davacının takibe konu bonoya davalı ile birlikte borçlu oldukları hususunda yemin ettiği gerekçesiyle, 15.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, müşterek borçlu olunan bonodan kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafından davalı aleyhine 05.12.2011 tarihinde dava konusu bonoya ilişkin ilamsız icra takibi başlatılmış olup, davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir. Bu durumda, mahkemece, icra takibi tarihinin davalının temerrüt tarihi olarak kabulü ile alacağa bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 2. fıkrasında yer alan “dava tarihinden” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine “temerrüt tarihi olan 05.12.2011 tarihinden” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221483700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz