Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2110 E. 2023/5752 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf yolu↗ istinaf dilekçesinin reddi↗ zorunlu sorumluluk sigortası↗ istinaf kanun yolu↗ isticvap↗ re'sen gözetilme↗ faiz başlangıç tarihi↗ sorumluluk sigortası↗ kanun yolu↗ kesinlik sınırı↗ üçüncü kişi↗ ispat yükü↗ kamu düzeni↗ anonim şirket↗ fatura↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait konutta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek kusurun bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin temerrüde düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihini ıslah edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararlarına göre tüm alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve fatura gibi kesin ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı eksik incelemeye dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise ispat yükünün ters çevrilerek kusur konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin üçüncü kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın meydana gelmesine veya artmasına sebep olacak başkaca herhangi bir kusurlu davranışta bulunursa tazminat talep hakkı olmayacağını veya talep edebileceği tazminat miktarının azalacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar tarihinde istinaf kanun yolu için öngörülen kesinlik sınırı, karar tarihi itibariyle 3.560,00 TL olduğundan davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin kusur dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın isticvap edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini, istinaf aşamasında bu husus gözden kaçırılarak itirazlar incelenmeden asıl istemin kabul edilmeyen bölümünün kesinlik sınırını geçmediğinden istinaf isteminin reddinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihini ıslah edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tüp patlaması sonucu yaralanma nedeniyle, Tüp Gaz Zorunlu Sorumluluk Sigortacısına yönelik açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3628 E. 2024/9451 K.
Ortak:kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Benzer bu karardaYangının ... patlaması nedeniyle oluştuğu hususunda uyuşmazlık bulunmamasına göre «kesin» hükümle sigorta şirketinin tüpünün kullanılmadığının sabit olması karşısında davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:pasif husumet · husumet
Benzer bu karardaİtiraz Hakem Heyetince davacının dava dilekçesinde ... tüpü kullandığını belirttiği ve bu markalı tüpün olay tarihinde ... sigorta şirketinden sigortalı olduğu gerekçesiyle «pasif husumetten» talebin reddine karar verilmiştir.
Yangının ... patlaması nedeniyle oluştuğu hususunda uyuşmazlık bulunmamasına göre «kesin» hükümle sigorta şirketinin tüpünün kullanılmadığının sabit olması karşısında davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9015 E. 2012/13183 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… utta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek «kusurun» bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin «temerrüde» düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için «ıslah» tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaTicaret’in %50, davalı ...Ş.’nin ise %30 oranında kusurlu oldukları, davacılar yönünden davalıların kendi aralarındaki «kusur oranlarının» öneminin bulunmadığı, ancak davacı Şenol için kusur değerlendirilmesi yapılmasında zorunluluk olduğu, meydana gelen zararın poliçe kapsamında bulunduğu gerekçesiyl …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kusur oranı · teminat
Benzer bu karardaTicaret’in ise bayisi olduğu, tüpün patlaması nedeniyle oluşacak zararların davalı ... şirketi tarafından «teminat» altına alındığı, her üç davacının da meydana gelen patlama nedeniyle çeşitli derecelerde yaralandıkları, patlamanın meydana gelmesinde davacı Şenol’un %20, davalı ...
Ticaret’in %50, davalı ...Ş.’nin ise %30 oranında kusurlu oldukları, davacılar yönünden davalıların kendi aralarındaki «kusur oranlarının» öneminin bulunmadığı, ancak davacı Şenol için kusur değerlendirilmesi yapılmasında zorunluluk olduğu, meydana gelen zararın poliçe kapsamında bulunduğu gerekçesiyl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5012 E. 2013/4613 K.
Ortak:kusur
İncelediğiniz kararda… utta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek «kusurun» bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin «temerrüde» düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için «ıslah» tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin tehlike sorumluluğu nedeniyle «kusuru» oranında zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, ....179,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak tüpün patladığı dairenin üst katındaki malikin zarar görmesi nedeniyle davacı ... şirketi sigortalısına ödeme yapmış olup, davacının sigortalısının tüp gaz patlamasında hiçbir «kusuru» bulunmamaktadır.
Bu durumda davacı şirketin sigortalısının hiçbir «kusuru» olmaması nedeniyle davalı ve tüpü kullanan dava dışı .... kişinin davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · müteselsil sorumluluk · rücu · kâr dağıtımı · hasar · teslim
Benzer bu kararda1301. maddesi gereğince açılan «sigorta rücu davası» olup mahkemece patlayan tüpü bayiye taktırmayıp kendisinin takmış olması nedeniyle dava dışı tüpü kullanan kişinin de %25 kusurlu olduğu kabul edilerek, davalının %75 oranında sorumluluğu bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda “«hasarın» oluşumunda, «dağıtımını» yaptığı... tüpünü yerine monte etmemesi, olduğu gibi «teslim» etmesi nedeni ile dağıtım işi yapan davalının %75;... tüp gazı değiştirirken gereken önlemleri almayan, tüpü yetkili dağıtım elemanlarına değiştirtmeyerek kendisi değiştirmeye çalışan kişinin %25 oranında kusurlu olduğu” hususu açıklanmıştır.
Bu durumda davacı şirketin sigortalısının hiçbir «kusuru» olmaması nedeniyle davalı ve tüpü kullanan dava dışı .... kişinin davacıya karşı «müteselsilen sorumlu» olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4163 E. 2012/10850 K.
Ortak:sigorta poliçesi · kusur
İncelediğiniz kararda… utta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz «zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi» ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek «kusurun» bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ... tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin «temerrüde» düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının «maddi tazminat» davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için «ıslah» tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Davalı tüp satımı ile iştigal ettiğine göre, bu faaliyetin tüpün satılması yanında bağlantısının yapılmasını da kapsadığı dikkate alındığında, davalının bağlantısını yapmadan yedek tüp bırakmasının «kusur» teşkil ettiği, ancak sigortalının çalışanı tarafından davalıya haber verilmeden ve yetkili olmamasına rağmen tüp bağlantısı yapılmasının da sigortalı açısından kusur teşkil ettiğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece, davalının bağlantısını yapmadan yedek tüp «teslim» etmesi ile sigortalının da davalıya haber vermeden kendi insiyatifiyle tüp bağlantısı yapmasının «müterafik kusur» teşkil edebileceği gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekirken, belirtilen gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müterafik kusur · işyeri sigorta poliçesi · rücuen tahsil · işyeri sigortası · uyuşmazlık konusu · ihbar · hasar · teslim
Benzer bu karardaDava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı tazminatın TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak «rücuen tahsili» istemine ilişkindir.
Mahkemece, LPG tüpü değişiminin zarara uğrayan işyeri çalışanlarınca yapıldığı, işletmelerdeki uygulama gereği işyerlerine yedek tüp bırakıldığı, «hasara» uğrayan işyerinin tüpün bitmesinden sonra işyerine tüp tedarik eden davalıyı aramayarak işyeri çalışanlarınca tüp değişimi ve gaz akışı sağlanması olayının gerçekleştirildiği, bunun sonucu olarak gaz kaçağı meydana gelip parlama sonucu yangın çıktığı, bu durumda davalıya «ihbar» gelmediğinden ve tüpün değiştirilmesi istenilmediğinden tüpün bitmiş olduğundan haberi olmasının mümkün olmadığı ve yangının meydana gelmesinde herhangi bir eylemi …
O halde mahkemece, davalının bağlantısını yapmadan yedek tüp «teslim» etmesi ile sigortalının da davalıya haber vermeden kendi insiyatifiyle tüp bağlantısı yapmasının «müterafik kusur» teşkil edebileceği gözönünde bulundurularak değerlendirme yapılması gerekirken, belirtilen gerekçe ile hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Davacının sigortalısı ile davalı arasında tüp alım-satımı ilişkisinin uzun süredir devam ettiği ve aralarında bu şekilde sözleşme kurulduğu «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/14979 E. 2014/18710 K.
Ortak:kamu düzeni · Tazminat
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar tarihinde «istinaf kanun yolu» için öngörülen «kesinlik sınırı», karar tarihi itibariyle 3.560,00 TL olduğundan davacı vekilinin «istinaf dilekçesinin reddine», İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, re'«sen gözetilmesi» gereken, «kamu düzenine» herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine …
Benzer bu karardaAncak bir davada yöntemine uygun bir biçimde taraf teşkilinin sağlanmamış olması usule ilişkin bir bozma nedeni olup, bu durum «kamu düzeni» ile ilgili olduğundan talep olmasa da yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi zorunludur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet itirazı · kazanılmış hak · kâr dağıtımı · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaMahkemece de davalının «husumet itirazına» ilişkin bir değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece mümeyyiz davalının «husumet itirazı» değerlendirilerek, sonucuna karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak, davalı M..markası ile üretilip piyasada satış ve «dağıtımı» yapılan tüpün patlaması sonucu zararın gerçekleştiği, üretici firmanın sorumluluğu imalat ile sınırlı olmayıp daha sonraki tüketim aşamalarında da kontrol ve denet …
A.Ş'den tahsiline, Axa Sigorta A.Ş. hakkında davacılarının bir istekleri olmadığından karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3251 E. 2015/8304 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ceza zamanaşımı · satım sözleşmesi · zamanaşımı
Benzer bu karardaHer ne kadar gerekçede açıkça, dolduğu kabul edilen «zamanaşımı» süresi belirtilmemiş ise de gerek 6098 sayılı TBK’nın 72/1. maddesi gereğince olaya uygulanması gereken «ceza zamanaşımı» süresi, gerekse davacı ile davalı tüp imalatçısı A..
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; ek dava açmak için «zamanaşımı» süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının satın almış olduğu tüpün patlaması sonucu meydana gelen zararın tazminine ilişkin olup, mahkemece ek dava açmak için «zamanaşımı» süresi dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ş.. arasındaki «satım sözleşmesi» dolayısıyla, hem anılan davalılar hem de bu davalıların sorumluluğunu üstlenen davalı sigortacı yönünden olaya uygulanması gereken aynı Kanun'un 146. maddesindeki …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16594 E. 2013/14432 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve «fatura» gibi «kesin» ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı «eksik incelemeye» dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise «ispat yükünün» ters çevrilerek «kusur» konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin «üçüncü kişi» konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın m …
Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun «eksik incelemeye» dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin «kusur» dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın «isticvap» edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… nkını makinelere bağlayan flanşlardan kaynaklandığına dair ihtimali de değerlendiren yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken, davacının delil olarak «ibraz» ettiği fotoğrafların asılları davacıdan celp edilip incelenmeden, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden ve bağımsız eksper tarafından düzenlenen maddi vakıaya ilişkin belirlemeye neden itibar edilmediği açıklanmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile, davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta rücu davası · rücu davası · bilirkişi raporları arasında çelişki · rücu · bilirkişi incelemesi · hasar · ibraz
Benzer bu karardaDava, TTK 1301. maddesi gereğince açılan «sigorta rücu davası» olup, mahkemece zarara sebebiyet veren tüpün ipragaz markalı tüp olduğunun, yetkili bayilerinden satın alındığı ve dolum yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Sigortalı iş yerinde, 14.11.2009 tarihinde meydana gelen patlama sonucu iş yeri tamamen «hasara» uğramıştır.
… nkını makinelere bağlayan flanşlardan kaynaklandığına dair ihtimali de değerlendiren yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınması gerekirken, davacının delil olarak «ibraz» ettiği fotoğrafların asılları davacıdan celp edilip incelenmeden, «bilirkişi raporları arasındaki çelişki» giderilmeden ve bağımsız eksper tarafından düzenlenen maddi vakıaya ilişkin belirlemeye neden itibar edilmediği açıklanmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile, davanın reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının «hasara» İpragaz marka tüpün neden olduğunu ispatlayamadığı, tüpün temin edilememesi ve üzerinde ayrı bir inceleme yapıldığına ilişkin rapor ve delil sunulmaması, tüpgazın …
Mahkemece iki kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına rağmen her iki raporda da, LPG tankını makinelere bağlayan flanşlarda sızıntı olduğuna dair tespit sonucu alınan rapora atıfta bulunulmuşsa da, bu konuda görüş beyan edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2110 E. , 2023/5752 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 23.03.2016 tarihinde konutundaki tüpün patlaması sonucu ağır şekilde yaralandığını, Emniyet Müdürlüğü'nün olay yeri inceleme raporunda olayın piknik tüpünden sızarak biriken gazın patlaması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin bu nedenle vücudunda ileri derecede yanık meydana geldiğini, uzun süre hastanede tedavi gördüğünü, patlayan tüpün davalı ... sigortalısı Gesan Ticaret A.Ş. tarafından üretilen ... markalı olduğunu, Tüpgaz sorumluluk sigorta poliçesi nedeni ile davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, davacı vekili daha sonra davasını 222.574,92 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Tüp Gaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi nedeni ile müvekkili şirketin sorumluluğunun azami 303.000,00 TL olduğunu, olayda davacının kusurunun araştırılması gerektiğini, eğer tüpün kaçak olarak doldurulduğu tespit edilirse müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmayacağını ayrıca davacının maluliyet oranının belirlenmesininde gerekli olduğunu, geçici iş göremezlik zararının poliçe kapsamı dışında kaldığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait konutta bulunan piknik tüpünün patlaması sonucunda akabinde çıkan yangında davacının ağır şekilde yaralandığı, patlamaya neden olan tüpün davalı ... tarafından tüp gaz zorunlu sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, patlamaya neden olan Turnagaz markası ile Gesan Yatırım ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından üretilmiş tüpün alındığı bayinin patlamanın piknik tüpündeki gaz sızıntısından meydana gelmesi nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı ve eşine patlama olayıyla ilgili olarak atfedilebilecek kusurun bulunmadığı, davalı kaçak dolum yapıldığı iddiasında bulunmuş ise de bu iddiasını ispatlayamadığı ve dosya kapsamında da bu yönde bir bilgi belge bulunmadığı, ev hanımı olan davacının geçirdiği olay nedeniyle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucunda geçici ve kalıcı iş göremezlik zararının 222.574,92 TL olduğu, SGK İl Müdürlüğü tarafından ve davalı ...
tarafından davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava tarihinden önce davalı şirketine başvuru bulunmadığı ve davalı ... şirketinin temerrüde düşmediği, taraflar arasında ticari bir ilişki olmadığı, olaya sebebiyet veren tüpün de özel amaçla kullanıldığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile; 222.574,92 TL tazminatın (1.000,00 TL'si için dava tarihinden, kalan kısmı için ıslah tarihi olan 05.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek) yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; faiz başlangıç tarihini ıslah edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin kararlarına göre tüm alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın patlayan tüpün dolumunun yetkili bayi tarafından yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılmadığını, tüpün kusurlu bulunan bayiden satın alındığının seri numaraları ve fatura gibi kesin ispat vasıtaları ile ispatlanamamış olmasından dolayı eksik incelemeye dayandığını, ispat yüküne ilişkin yapılan açıklamalar ışığında, öncelikle zaten davacının ispatla mükellef olduğunu, aksi düşünüldüğünde ise ispat yükünün ters çevrilerek kusur konusunda yine davacının kusuruyla patlamaya sebep olup olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davaya konu kazada davacı yan zarar görenin üçüncü kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla da onun kusurunun pek tabi ki tazminat hesabında dikkate alınacağını, yani eğer gerçekten kaçak gaz dolumu yapmışsa ya da zararın meydana gelmesine veya artmasına sebep olacak başkaca herhangi bir kusurlu davranışta bulunursa tazminat talep hakkı olmayacağını veya talep edebileceği tazminat miktarının azalacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karar tarihinde istinaf kanun yolu için öngörülen kesinlik sınırı, karar tarihi itibariyle 3.560,00 TL olduğundan davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu,rapor ve belgelerin kusur dağılımına etkisi bakımından ne sebeple yetersiz kaldığının saptanmadığını, tüpün yetkili bayiinden tedarik edilip edilmediğine ve kaçak dolum yapılmadığına dair yerel mahkemece karara esas alınacak bir tespit yapılmadığını, davacının zararın doğmasında ya da artmasında etkili olup olmadığı hususunun tazminatın değerlendirmesinde önemli olduğunu, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, tüpün alındığı iddia olunan bayi veya üretici firmanın isticvap edilmeden hüküm kurulduğundan kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece istinaf yolu açık olmak üzere karar verildiğini, istinaf aşamasında bu husus gözden kaçırılarak itirazlar incelenmeden asıl istemin kabul edilmeyen bölümünün kesinlik sınırını geçmediğinden istinaf isteminin reddinin hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihini ıslah edilen miktar tarihinden itibaren başlattığını, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tüp patlaması sonucu yaralanma nedeniyle, Tüp Gaz Zorunlu Sorumluluk Sigortacısına yönelik açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/964229900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz