Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6374 E. 2023/6078 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı teslim↗ açık ayıp↗ ihbar süresi↗ ayıplı mal↗ gizli ayıp↗ ayıp ihbarı↗ ihbar yükümlülüğü↗ ayıp↗ bedel iadesi↗ ticari satım↗ ihbar↗ fatura↗ tacir↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teslim↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 07.04.2016 tarihli ve .... sayılı kararı ile satıma konu makinenin teknik özelliklerinin marka, model, seri no gibi tanımlayıcı bilgilerinin yürürlükteki 07.06.2011 tarihli 27957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği gereğince üzerinde bulunmadığı, tek işlemde bir defalık kullanımla cihazın beklenen sonucu vermediği, cihazın hukuken ayıplı mal niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, senetlerin iadesi isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında gizli ayıp bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe açık ayıp bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, son bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların tacir olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük ayıp ihbar süresinden sonra (fatura tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönünden ise, tüm bilirkişi raporlarında bu cihazdaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlendiği, gizli ayıbın niteliği gözetildiğinde 8 günlük muayene sırasında tespit edilmesinin mümkün olmadığı ve makul olarak 6 aylık süre içinde belirlenebileceğinin itibar edilen son bilirkişi raporunda belirtildiği, fatura tarihine göre davacının noter kanalıyla yaptığı ihbarın bu süreyi aştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda gizli ayıp kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani açık ayıp olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıplı mallar için ödenen bedelin iadesi ile davalıya verilen senetlerin iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/7892 E. 2022/4561 K.
Ortak:ayıp · ihbar · fatura · teslim · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında «gizli ayıp» bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe «açık ayıp» bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, «son» bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların «tacir» olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük «ayıp ihbar» süresinden sonra («fatura» tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönü …
Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya «ihbar» etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde «ayıp» ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda «gizli ayıp» kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani «açık ayıp» olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:yazılı delil · ticari defter kayıtları · yenileme · ticari defter · çek · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporuna göre, icra takibine konu edilen 2 adet çekin «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu ve davalı tarafça ödenmediği, her ne kadar davalı taraf malların ayıplı olduğunu iddia etmiş ise de, davacının gönderdiği malları kabul ettiği, ancak TTK 23/c maddesi gereğince süresinde «ayıp» ihbarında bulunmadığı, ayıp iddiasının tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davalının ayıp iddiasını TTK 18/3 maddesine göre «yazılı delil» ile ispat etmesi gerektiği, ancak «ihbara» dair yazılı delil sunmadığı ve malları ayıbı ile kabul ettiği, bu nedenle davacının icra takibine konu alacağa ilişkin mal «teslimini» ispat ettiği, bedelin ödenmediği, davacının icra takibinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… na göre ve özellikle Davalı,Takibe konu olan diğer 25.11.2013 keşide tarihli 35.400.- TL'lik çekin malın ayıplı olması nedeniyle ödenmediğini savunmuş ise de ürünün «son» kabul merci olan Tülomsaş tarafından ayıbın kendisine bildirildiğinde bunun davacıya «ihbar» edildiği usulüne uygun delille ispatlanamadığından,ayıba dayalı savunması ile ödenmeyen 35.400.- TL’lik çeke dayalı davalının temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir 2- Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturalar ve bu «fatura» bedeli tutarı kadar «çek» verildiği, verilen ve takibe konu çeklerden 06.11.2013 keşide tarihli 56.400 TL'lik çekin iki kez aynı bedelli farklı tarihli çek ile değiştirildiği ve bu durumun davacının kabulünde olduğu ve «yenilenen» çekin bankadan gelen cevabi yazı ile ödendiği sabittir.
Bu durumda takip ve dava konusu olan 06.11.2013 keşide tarihli 56.400.- TL'lik çekin «yenilenme» amacıyla verilen 341121 «çek» nolu 56.400.- TL'lik çek ile 17.02.2014 tarihinde ödendiğinden davalının bu çek yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davanın bu çek yönünden reddine karar verilmesi gerekirken davanın tam kabulüne dair karar doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4135 E. 2024/534 K.
Ortak:ayıplı mal · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ihbar yükümlülüğü · ayıp · bedel iadesi · ihbar · fatura · Alacak
İncelediğiniz kararda… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında «gizli ayıp» bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe «açık ayıp» bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, «son» bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların «tacir» olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük «ayıp ihbar» süresinden sonra («fatura» tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönü …
Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya «ihbar» etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde «ayıp» ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda «gizli ayıp» kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani «açık ayıp» olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekli bildirim ve «ihbarın» sözlü olarak yapıldığını, süresinde «ayıp ihbarının» yapıldığını, ürünlerin ayıplı olduğu husunun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, ürünlerin ayıplı olduğunun kullanıma başlanmasından bir süre geçtikten sonra anlaşıldığını, «fatura» «bedellerinin iadesi» istenilmesine rağmen davalının bu talebi yerine getirmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tacirler» arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, bu sürelerin, satılan malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli olması durumunda iki gün, açıkça belli olmaması durumunda da sekiz gün olduğu, ancak «ayıp ihbarının» bu süre içinde satıcıya ulaşmasının şart olmadığı, bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcının haklarını koruyacağı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin uygulanacağı belirtildiği, 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı, alıcının ihbar külfetini yerine getirmiş ise zaman aşımı süresi içinde 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği, davacının kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, davacının davalıya anılan sürelerde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre de satıcının alıcıyı iğfal etmiş olduğu söz konusu olmadığı gibi, bu hususun da ispat edilmediği, satın alınan malın 01.06.2015 tarihinde teslim edildiği, teslime konu malın incelemesinin ise 24.06.2016'da yapıldığı, raporun davacıya 13.07.2016 tarihinde, ayıp ihbarının ise davacının beyanına göre 27.07.2017'de ve davanın ise 20.10.2017 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, 8 günlük muayene ve «ihbar yükümlülüğüne» uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasından da yararlanamayacağı, yargılama sırasında alınan sektör bilirkişinin de yer aldığı raporda ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı tespit edilmediği gibi ayıba dair yapılan açıklamalardan basit bir muayene ile ayıbın tespit edilebileceği, kaldı ki «gizli ayıp» bulunduğu varsayılsa bile ayıbın sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunduğu halde aylarca «ihtar» çekilmeyerek bu yükümlülüğe de uyulmadığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kanıtlanamadığı, ancak mahkemenin gerekçesi yönünden hata edildiği gerekçes …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «delil tespitinin», davalıya tebliğ edildiği, davacının ayıptan haberdar olduğu tarihten itibaren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesine göre «ayıp ihbarının» süresinde olmadığı, davacının talebinin dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · delil tespiti · sulh hukuk mahkemesi · kaldırma ve yeniden hüküm · ihtar · sulh · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zaman aşımına uğradığını, «teslimden» sonra «ayıp» ihbarında bulunmadığını, «husumet» yönünden davanın reddi gerektiğini, davalının tedarikçi satıcı konumunda olduğu, üretici olmadığını, üreticiye dava açılması gerektiğini, malların zamanında eksiksiz teslim edildiğini, davacının kontrolleri yaparak teslim aldığını, «sulh hukuk» mahkemesince yapılan tespitte de ayıbının kullanıcı hatasından kaynaklandığının belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «tacirler» arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendindeki süreler içerisinde «ayıp» ihbarında bulunmasının zorunlu olduğu, bu sürelerin, satılan malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli olması durumunda iki gün, açıkça belli olmaması durumunda da sekiz gün olduğu, ancak «ayıp ihbarının» bu süre içinde satıcıya ulaşmasının şart olmadığı, bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcının haklarını koruyacağı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin uygulanacağı belirtildiği, 6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasına göre ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacağı, alıcının ihbar külfetini yerine getirmiş ise zaman aşımı süresi içinde 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinde kendisine tanınan hakları dava yoluyla talep edebileceği, davacının kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğuna dair davalıya bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, davacının davalıya anılan sürelerde ihbarda bulunduğunu yazılı bir delil ile kanıtlayamadığı, 6098 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre de satıcının alıcıyı iğfal etmiş olduğu söz konusu olmadığı gibi, bu hususun da ispat edilmediği, satın alınan malın 01.06.2015 tarihinde teslim edildiği, teslime konu malın incelemesinin ise 24.06.2016'da yapıldığı, raporun davacıya 13.07.2016 tarihinde, ayıp ihbarının ise davacının beyanına göre 27.07.2017'de ve davanın ise 20.10.2017 tarihinde açıldığı, 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesine göre, alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmek ile ve bu inceleme sonucu malın ayıplı çıkması halinde durumu satıcıya «bildirmekle yükümlü» olduğu, 8 günlük muayene ve «ihbar yükümlülüğüne» uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağı, ayıplar için kanunun kendisine tanıdığı hakları kaybedeceği, süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davacının 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasından da yararlanamayacağı, yargılama sırasında alınan sektör bilirkişinin de yer aldığı raporda ayıbın açık ya da gizli olup olmadığı tespit edilmediği gibi ayıba dair yapılan açıklamalardan basit bir muayene ile ayıbın tespit edilebileceği, kaldı ki «gizli ayıp» bulunduğu varsayılsa bile ayıbın sonradan ortaya çıktığı tarihte derhal bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunduğu halde aylarca «ihtar» çekilmeyerek bu yükümlülüğe de uyulmadığından davalının sözleşmeye aykırı davrandığının kanıtlanamadığı, ancak mahkemenin gerekçesi yönünden hata edildiği gerekçes …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıdan 01.06.2015 tarihli faturada belirtilen okul malzemelerini satın aldığını, malların ayıplı olduğunu, kullanılmaz durumda olduklarını ileri sürerek «ayıplı mal» bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ayıplı mal bedeli için ödenen tarihten «avans faizinin» uygulanmasını talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3671 E. 2021/1915 K.
Ortak:ayıplı mal · gizli ayıp · ayıp ihbarı · ayıp · ihbar · tacir · eksik inceleme · teslim
İncelediğiniz kararda… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında «gizli ayıp» bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe «açık ayıp» bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, «son» bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların «tacir» olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük «ayıp ihbar» süresinden sonra («fatura» tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönü …
Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya «ihbar» etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde «ayıp» ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda «gizli ayıp» kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani «açık ayıp» olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaDiğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır" hükmünün yer aldığı, «tacir» olan davacı tarafca «ayıp ihbarı» yasal süresinde yapılmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece TTK’nın 23-1/c maddesi gereğince «ayıp ihbarının» süresinde yapılmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmişse de, bu konuda yeterli inceleme yapılmamıştır.
Noterliği’nin 05271 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» 10.06.2014 tarihinde düzenlendiği, dava konusu malın 24.06.2013 tarihinde faturalandırıldığı, TTK’nın 23-1/c maddesinde, "Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:öğrenme tarihi · ipoteğin kaldırılması · ihtarname
Benzer bu karardaNoterliği’nin 05271 yevmiye nolu «ihtarnamesinin» 10.06.2014 tarihinde düzenlendiği, dava konusu malın 24.06.2013 tarihinde faturalandırıldığı, TTK’nın 23-1/c maddesinde, "Malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya «ihbar» etmelidir.
Dava, «ayıplı mal» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve «ipoteğin kaldırılması» istemine ilişkindir.
Mahkemece konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla satım konusu plastik boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise bu ayıbın açık veya «gizli ayıp» niteliğinde olup olmadığı tespit ettirilerek, ayıp açıkca belli değilse, gizli ayıp olduğu takdirde, davacının söz konusu gizli ayıbı «öğrenme tarihi» tespit edildikten sonra, bu ayıbın öğrenildiğinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiğinden TBK m.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4003 E. 2022/7845 K.
Ortak:ayıp · ihbar · fatura · teslim
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki «ticari satım» ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu «teslim» sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya «ihbar» etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde «ayıp» ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
… aya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında «gizli ayıp» bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe «açık ayıp» bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, «son» bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların «tacir» olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük «ayıp ihbar» süresinden sonra («fatura» tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönü …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda «gizli ayıp» kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani «açık ayıp» olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · satım sözleşmesi · icra takibine itiraz · ifa · ticari defter · ihtarname · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
2- Dava, «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Ayıplı «ifa» nedeniyle «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkını kullanan ve bu sebeple ürün bedellerinden sorumlu olmadığı anlaşılan davalının, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesinin 1. fıkrasına göre ayıplı ürünleri davacıya iade etmesi gerekmektedir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6374 E. , 2023/6078 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.05.2013 tarihinde davalı firmadan satın aldığı 54.634,00 TL değerindeki ürün için 26.672,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca her biri 1.513,00 TL olmak üzere toplam 9 adet senet verildiğini, teslimi yapılan ürünlerden toplamı 33.630,00 TL olan epilasyon cihazı ile oksijen jet kondasötörü aletinin ayıplı olduğunu, davalıya e-mail ile bildirim yapıldığını ve noter kanalıyla ihtarda bulunulduğunu ancak sonuç alınamadığını ileri sürerek ıslahla toplam 33.630,00 TL'nin davalıdan tahsiline ve senetlerin kendilerine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve göreve ilişkin usuli itirazları yanında davacının kötü niyetli olarak KOSGEB getirileri için şirket faturalarını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.04.2016 tarihli ve .... sayılı kararı ile satıma konu makinenin teknik özelliklerinin marka, model, seri no gibi tanımlayıcı bilgilerinin yürürlükteki 07.06.2011 tarihli 27957 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Tıbbi Cihaz Yönetmeliği gereğince üzerinde bulunmadığı, tek işlemde bir defalık kullanımla cihazın beklenen sonucu vermediği, cihazın hukuken ayıplı mal niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, senetlerin iadesi isteminin reddine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2018 tarihli ve ... sayılı kararı ile davanın taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklandığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün içinde alıcının durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, şayet açıkça belli değil ise alıcının malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelenmesi veya incelettirmesi ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğu, Mahkemece somut olay bakımından, iddia edilen ayıbın süresinde yapılacak bir muayene ile belirlenebilecek nitelikte olup olmadığı, buna göre süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, sonradan ortaya çıksa bile gizli ayıbın öğrenildiği andan itibaren derhal ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarının araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma öncesi alınan 16.03.2015 tarihli bilirkişi raporunda, epilasyon cihazında gizli ayıp bulunduğu, oksijen jet kondansatöründe açık ayıp bulunduğu yönünde kanaat bildirildiği, itiraz üzerine alınan bilirkişileri farklı 23.11.2015 tarihli heyet raporunda iki cihazın da ekonomik ayıplı olduğunun bildirildiği, bozma ilamından sonra aynı heyetten alınan 23.12.2019 tarihli ek raporunda satıma konu mallardaki ayıpların gizli ayıp mahiyetinde olup süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu bildirdikleri, raporların bozma ilamını karşılamadığı ve oluşa uygun olmadıklarından itibar edilmediği, makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda, satıma konu epilasyon cihazının gizli ayıplı ve tam kusurlu olduğu, gizli ayıbın giderilemeyecek mahiyette olduğu, oksijen jet kondansatörünün açık ayıplı ve tam kusurlu olduğu, ayıbın giderilmesi mümkün olmadığı, epilasyon cihazı yönünden gizli ayıbın kullanım ve işletmesi sonucunda makul olarak 6 aylık sürede, oksijen jet kondansatörü yönünden açık ayıbın 2 günlük gözden geçirme süresinde anlaşılabileceğinin belirtildiği, bozmadan önce rapor düzenleyen bilirkişi heyetinden iki kez rapor alınmasına rağmen bozma ilamının karşılanmadığı, son bilirkişiden alınan raporda satıma konu cihazların ayıplı olduğunun belirlendiği, ancak epilasyon cihazının gizli ayıplı, oksijen jet kondansatöründeki ayıbın ise önceki rapordan farklı olarak açık ayıp olduğunun bildirildiği, cihazdaki üst ve yan çeperlerde açıklık ve kırılmalar bulunması ve bu hususun çıplak gözle tespit edilebileceği, cihazda başkaca bir ayıbın iddia ve tespit edilememiş olması karşısında 16.03.2015 tarihli heyet raporu ile son bilirkişinin raporuna itibar edildiği, bu cihazdaki ayıbın açık ayıp mahiyetinde olduğu, tarafların tacir olduğu yönünde uyuşmazlık bulunmadığı, bu hali ile davacının bu cihaz yönünden 6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca yasal 2 günlük ayıp ihbar süresinden sonra (fatura tarihi 02.05.2013, ihbar tarihi 12.06.2013) ihbarda bulunduğu anlaşıldığından bu cihaz yönünden malın ayıplı olarak kabul edilmiş sayılacağı, epilasyon cihazı yönünden ise, tüm bilirkişi raporlarında bu cihazdaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlendiği, gizli ayıbın niteliği gözetildiğinde 8 günlük muayene sırasında tespit edilmesinin mümkün olmadığı ve makul olarak 6 aylık süre içinde belirlenebileceğinin itibar edilen son bilirkişi raporunda belirtildiği, fatura tarihine göre davacının noter kanalıyla yaptığı ihbarın bu süreyi aştığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda gizli ayıp kabul edildiği belirtilen aletle ilgili 6 aylık sürenin kanuni dayanağının olmadığını, 23.12.2019 tarihli raporda her iki aletteki ayıbın gizli olduğu tespit edilmesine rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda oksijen kondansötörü aleti ile ilgili olarak aksi yönde yani açık ayıp olduğu yönünde yapılan tespitin diğer raporlarla çelişki oluşturduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalıdan satın aldığı ürünlerin bir kısmının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak ayıplı mallar için ödenen bedelin iadesi ile davalıya verilen senetlerin iadesi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6102 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963611600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz