Ticaret unvanının terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2282 E. 2023/6192 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ makul süre↗ ticaret sicili tescili↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ hak düşürücü süre↗ kâr kaybı↗ hukuki yarar↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticaret sicili↗ terkin↗ taşıyan↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan tespit ile davalının, ticaret unvanında yer alan “İDOL” ibaresini markasal tarzda olmak üzere, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullandığı, davalının unvanını kılavuz sözcüğü olan "İDOL" ibaresini diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda, diğer basılı kağıtlarda kullanmasının, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesini isteyebileceği, yine haksız rekabete ve tecavüze dayalı eylemler nedeniyle de maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ticaret unvanının terkini talebini davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebini de içeren davada terkin isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık taşıyacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının unvanının kılavuz sözcüğü olan "İdol" sözcüğünü diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullanmasının davacı tarafın markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ticaret unvanın terkinine ilişkin davanın reddine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği takdir olunan 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait İdol markasının davalı tarafça kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile kararın kesinleşmesine müteakiben imhasına, varsa internet ve diğer digital ortamlar üzerinden yapılan davalı kullanımlarının sona erdirilmesine, ilamın kesinleşmesinden itibaren üç ay içerisinde davacı tarafından başvurulduğunda ulusal veya yerel bir gazetede ilan gideri davalıdan alınarak hüküm özetinin ilan edilmesine, üç ay içerisinde başvurulmadığı takdirde ilan isteğinin düşeceğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının unvanının sicilden terkin edilmemesi ve unvanında "İDOL" ibaresinin bulunmaya devam etmesi halinde verilen diğer kararların bir etkisinin kalmayacağını, davalının yine tüketici nezdinde "İdol Mobilya" olarak tanınacağını, müvekkilin marka hakkına verdiği zararın devam edeceğini, müvekkilinin ihlalden haberdar olur olmaz hukuki işlemleri başlattığını, tescilden kısa süre içinde haberdar olmasının beklenemeyeceğini, hak kaybı konusunda bir süre belirlenmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın davanın reddedilen kısmı yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca iltibasa neden olan ticaret unvanının terkini istenebilirse de yerleşik uygulamalara göre bu davanın makul sürede açılabileceği, aksi halde sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşacağı, talebin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırı olmaması gerektiği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, unvan terkini istemini içeren davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebinin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırılık taşıdığı, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının haksız rekabete yol açan eylemlerinin men'i karşısında "İdol Yatak Baza..." ticaret unvanını kullanmasında hukuki yararı bulunmadığını, davalının unvanının ticaret sicilden terkinin gerektiğini, davalının "İdol Yatak Baza..." unvanı ile ticaret yapmaya devam etmesinin müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, haksız rekabetin önlenmesi ile kazanılan haklarını zedeleyeceğini, davacının iltibasa neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin somut olay değerlendirilmeksizin ve adeta ikinci bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi şeklinde yorumlanarak ele alınmasının hak sahibi davacının açık bir şekilde kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyeceğini, davalının ticaret unvanının sicilden terkin edilmemesi ve unvanında "İdol" ibaresinin bulunmaya devam etmesi halinde diğer kararların bir etkisinin kalmayacağını, davalının yine tüketici nezdinde "İdol Mobilya" olarak tanınacağını, müvekkilin marka hakkına verdiği zararın devam edeceğini, davacının ihlalden haberdar olur olmaz hukuki işlemleri başlattığını, bu davayı açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, şirket unvanının terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi,
4.4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi.
5.6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8278 E. 2012/16044 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:üst taşıyıcı · reeskont faizi · taşıyıcı
Benzer bu karardaCMR'nin 34 ve devamı maddelerinde, alt-«üst taşıyıcı» ayrımı yapılmadığından somut olayda her iki taşıyıcının da oluşan hasardan sorumluluğu bulunmaktadır.
Şti. aleyhine açılan davanın koşulları oluşmadığından reddine, diğer davalı şirket yönünden ise davanın kısmen kabulü ile 2.252,44 TL'nın dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan «reeskont faiz» oranları uygulanmak üzere hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11072 E. 2018/3274 K.
Ortak:ticaret unvanı · maddi ve manevi tazminat · terkin · taşıyan · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ne göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda, diğer basılı kağıtlarda kullanmasının, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesini isteyebileceği, yine haksız rekabete ve tecavüze dayalı eylemler nedeniyle de maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalının «ticaret unvanının» 05.10.2005 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, «ticaret unvanının terkini» talebini davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebini de içeren davada terkin isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık «taşıyacağı» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının unvanının kılavuz sözcüğü olan "İdol" sözcüğünü diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullanmasının davacı tarafın markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ticaret unvanın terkinine ilişkin davanın reddine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği takdir olunan 5.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait İdol markasının davalı tarafça kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile kararın kesinleşmesine müteakiben imhasına, varsa internet ve diğer digital ortamlar üzerinden yapılan davalı kullanımlarının sona erdirilmesine, ilamın kesinleşmesinden itibaren üç ay içerisinde davacı tarafından başvurulduğunda ulusal veya yerel bir gazetede «ilan» gideri davalıdan alınarak hüküm özetinin ilan edilmesine, üç ay içerisinde başvurulmadığı takdirde ilan isteğinin düşeceğine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının «haksız rekabete» yol açan eylemlerinin men'i karşısında "İdol Yatak Baza..." «ticaret unvanını» kullanmasında «hukuki yararı» bulunmadığını, davalının unvanının ticaret «sicilden terkinin» gerektiğini, davalının "İdol Yatak Baza..." unvanı ile ticaret yapmaya devam etmesinin müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, haksız rekabetin önlenmesi ile kazanılan haklarını zedeleyeceğini, davacının «iltibasa» neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin somut olay değerlendirilmeksizin ve adeta ikinci bir «hak düşürücü süre» veya «zamanaşımı» süresi şeklinde yorumlanarak ele alınmasının hak sahibi davacının açık bir şekilde kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyeceğini, davalının ticaret u …
… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca «iltibasa» neden olan «ticaret unvanının terkini» istenebilirse de yerleşik uygulamalara göre bu davanın «makul sürede» açılabileceği, aksi halde sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağı, talebin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırı olmaması gerektiği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, unvan terkini istemini içeren davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini tal …
Benzer bu kararda3- Dava, marka tecavüzü ve «haksız rekabetin» men'i, «maddi, manevi tazminat» ile davalı ticaret unvanından ‘....’ ibaresinin «terkini» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
2- Mahkemece, davacının tescilli markası ile aynı ibareyi «taşıyan» ‘....’ ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · yasal faiz · eksik inceleme
Benzer bu kararda… 9. sınıfta markasının bulunduğu, davalının ticaret unvanında bulunan "...." ibaresini markasal olarak davacıya ait marka ile aynı hizmetlerde kullandığı, bu şekilde «marka hakkına tecavüz» oluştuğu, davalıya ait .... kılavuz unsurlu «ticaret unvanının» terkininin talep edilebileceği, tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davacıya ait olan ‘....’ markasına yapılan tecavüzün önlenmesine, .... ibaresinin davalı şirkete ait ticaret unvanından terkinine, 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline .... markasının davalı şirketin kullandığı her türlü araç, tabela ve basılı evraktan silinmesine, kararın «ilanına» karar verilmiştir.
Ancak, davacı vekili, marka tecavüzü nedeniyle belirlenecek «maddi tazminatın» marka lisans bedeli üzerinden hesaplanmasını talep etmiş olup, mahkemece bu hususta araştırma yapılmadan takdiren maddi tazminata hükmedilmiş ise de mahkemece davacının maddi tazminata ilişkin olarak marka lisans bedelinin rapor veya ek rapor alınarak belirlenmesi, belirlenecek maddi tazminata göre manevi tazminatın takdir ve tayin edilmesi gerekirken bu hususta «eksik inceleme» ile tazminat tayini doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4929 E. 2024/1078 K.
Ortak:sicilden terkin · ticaret unvanı · kâr kaybı · ticaret sicili · terkin · ilan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ne göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda, diğer basılı kağıtlarda kullanmasının, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğu, davacının haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesini isteyebileceği, yine haksız rekabete ve tecavüze dayalı eylemler nedeniyle de maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalının «ticaret unvanının» 05.10.2005 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, «ticaret unvanının terkini» talebini davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebini de içeren davada terkin isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık «taşıyacağı» gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının unvanının kılavuz sözcüğü olan "İdol" sözcüğünü diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullanmasının davacı tarafın markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ticaret unvanın terkinine ilişkin davanın reddine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği takdir olunan 5.000,00 TL «maddi tazminatın» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait İdol markasının davalı tarafça kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile kararın kesinleşmesine müteakiben imhasına, varsa internet ve diğer digital ortamlar üzerinden yapılan davalı kullanımlarının sona erdirilmesine, ilamın kesinleşmesinden itibaren üç ay içerisinde davacı tarafından başvurulduğunda ulusal veya yerel bir gazetede «ilan» gideri davalıdan alınarak hüküm özetinin ilan edilmesine, üç ay içerisinde başvurulmadığı takdirde ilan isteğinin düşeceğine karar verilmiştir.
… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca «iltibasa» neden olan «ticaret unvanının terkini» istenebilirse de yerleşik uygulamalara göre bu davanın «makul sürede» açılabileceği, aksi halde sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağı, talebin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırı olmaması gerektiği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, unvan terkini istemini içeren davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini tal …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının «haksız rekabete» yol açan eylemlerinin men'i karşısında "İdol Yatak Baza..." «ticaret unvanını» kullanmasında «hukuki yararı» bulunmadığını, davalının unvanının ticaret «sicilden terkinin» gerektiğini, davalının "İdol Yatak Baza..." unvanı ile ticaret yapmaya devam etmesinin müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, haksız rekabetin önlenmesi ile kazanılan haklarını zedeleyeceğini, davacının «iltibasa» neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin somut olay değerlendirilmeksizin ve adeta ikinci bir «hak düşürücü süre» veya «zamanaşımı» süresi şeklinde yorumlanarak ele alınmasının hak sahibi davacının açık bir şekilde kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyeceğini, davalının ticaret u …
Benzer bu kararda"..." ibaresinin «sicilden terkin» edilmesi hususunda «ihtarname» gönderdiklerini ancak davalının ihtarnamenin gereğini yerine getirmediğini, davalının "..." ek ibaresini kullanmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince usulen tescil ve «ilan» edilmiş «ticaret unvanını» kullanma hakkının sadece sahibine ait olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek ticaret unvanının davalı tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde kullanıldığının tespitine ve kullanımın yasaklanmasına, haksız kullanılan ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… a aykırılık bulunmadığı, tarafların ticaret unvanlarında "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığı ve bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi kapsamında unvan «terkini» koşullarının oluştuğu, bununla birlikte davalı Şirketin «ticaret unvanının» 04.06.2007 tarihinde tescil edildiği, davacının ise ilk kez bu tarihten yaklaşık sekiz buçuk yıl sonra 19.01.2016 tarihli «ihtarname» ile bu kullanıma karşı çıktığı, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı, diğer bir deyişle işbu davanın 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli sayılamayacağı, ticaret unvanının tescil ve «ilan» edilmekle tüm Türkiye çapında koruma sağlaması ve «basiretli tacir» gibi hareket etmek zorunda olan davacının, davalının ticaret unvanından haberdar olmasının gerekmesi nedenleriyle davacının, tarafların farklı şehirlerde faaliyet …
Taraflar arasındaki «ticaret unvanının» haksız kullanımının tespiti, «sicilden terkini» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari dürüstlük · ticari itibar · basiretli tacir · ihtarname · tacir · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… yıldan fazla süre ile suskun kalındığı yönündeki değerlendirmenin açıkça hatalı olduğunu, zira bilirkişi raporunda da, müvekkili şirketin sessiz kalma nedeniyle hak «kaybına» uğrayıp uğramayacağı değerlendirmesinde, davalı ...'un çekişmeli «ticaret unvanını» eylemli olarak kullanmaması halinde müvekkili şirketin böyle bir ticaret unvanının varlığından haberdar olmasının mümkün olmayacağının belirtildiğini, çekişmeli ticaret unvanının 2007 yılından bu yana davalı şirket tarafından eylemli olarak kullanıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını, müvekkili şirketin davalının unvanının kullanıldığından haberdar olur olmaz davalıya «ihtarname» göndererek ihlale «son» vermesini talep ettiğini, Mahkemece davalının banka hesabının olduğu gerekçe gösterilerek davalının unvanının aktif olarak kullanıldığı şeklindeki gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, banka hesabının olmasının ticaret unvanının aktif olarak kullanıldığını göstermeyeceğini, ayrıca müvekkili şirketin davalının unvanının kullanılmasına zımnen müsaade etmesi söz konusu olmadığını, müvekkili şirketin adresinin ...'da ve davalının adresinin ise Ankara'da olmakla davalının ticaret unvanından haberdar olur olmaz davalıya yukarıda da bahsi geçen ihtarnamenin gönderildiğini, ayrıca aşamalarda belirttikleri üzere davalının müvekkilinin ticaret unvanında bulunan "..." sözcüğünü kullanmasının, 6102 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, usulen tescil ve «ilan» edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkının sadece sahibine ait olduğu ilkesine aykırı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi hükmü çerçevesinde müvekkilinin ticaret unvanının, davalı tarafça «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde kullanılmasının söz konusu olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… a aykırılık bulunmadığı, tarafların ticaret unvanlarında "..." ibaresinin ortak olarak yer aldığı ve bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi kapsamında unvan «terkini» koşullarının oluştuğu, bununla birlikte davalı Şirketin «ticaret unvanının» 04.06.2007 tarihinde tescil edildiği, davacının ise ilk kez bu tarihten yaklaşık sekiz buçuk yıl sonra 19.01.2016 tarihli «ihtarname» ile bu kullanıma karşı çıktığı, bu nedenle sessiz kalma yoluyla hak «kaybına» uğradığı, diğer bir deyişle işbu davanın 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi kapsamında iyi niyetli sayılamayacağı, ticaret unvanının tescil ve «ilan» edilmekle tüm Türkiye çapında koruma sağlaması ve «basiretli tacir» gibi hareket etmek zorunda olan davacının, davalının ticaret unvanından haberdar olmasının gerekmesi nedenleriyle davacının, tarafların farklı şehirlerde faaliyet …
"..." ibaresinin «sicilden terkin» edilmesi hususunda «ihtarname» gönderdiklerini ancak davalının ihtarnamenin gereğini yerine getirmediğini, davalının "..." ek ibaresini kullanmasının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince usulen tescil ve «ilan» edilmiş «ticaret unvanını» kullanma hakkının sadece sahibine ait olması nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğunu ileri sürerek ticaret unvanının davalı tarafından «ticari dürüstlüğe» aykırı biçimde kullanıldığının tespitine ve kullanımın yasaklanmasına, haksız kullanılan ticaret unvanının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… nı bildirdiği görülüyor ise de Mahkemece Garanti Bankasına yazılan müzekkere ile davalının aktif olarak banka hesabı kullandığının anlaşılması yanında basiretli bir «tacir» gibi davranması gereken davacının ticaret sicilinde «ilan» ile davalının «ticaret unvanını» öğrenmiş olması karşısında «haksız rekabet» kapsamında başvuruda bulunmak üzere davalının faaliyetlerini beklemesinin usul ve yasaya uygun olmayacağı, aksi kabulün her bir tacirin «ticari itibarının» oturması akabinde davaya maruz kalması sonucunu doğuracağı, bu husususun 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin kabul amacına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1488 E. 2024/4433 K.
Ortak:iltibas · dava şartı
İncelediğiniz kararda… e ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca «iltibasa» neden olan «ticaret unvanının terkini» istenebilirse de yerleşik uygulamalara göre bu davanın «makul sürede» açılabileceği, aksi halde sessiz kalma yoluyla hak «kaybının» oluşacağı, talebin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırı olmaması gerektiği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde «ticaret siciline tescil» edildiği, unvan terkini istemini içeren davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini tal …
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının «haksız rekabete» yol açan eylemlerinin men'i karşısında "İdol Yatak Baza..." «ticaret unvanını» kullanmasında «hukuki yararı» bulunmadığını, davalının unvanının ticaret «sicilden terkinin» gerektiğini, davalının "İdol Yatak Baza..." unvanı ile ticaret yapmaya devam etmesinin müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, haksız rekabetin önlenmesi ile kazanılan haklarını zedeleyeceğini, davacının «iltibasa» neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin somut olay değerlendirilmeksizin ve adeta ikinci bir «hak düşürücü süre» veya «zamanaşımı» süresi şeklinde yorumlanarak ele alınmasının hak sahibi davacının açık bir şekilde kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyeceğini, davalının ticaret u …
Benzer bu kararda… reddedildiğini, müvekkilinin itiraza mesnet markalarının ve tescilli diğer markalarının eğitim ve öğretim sektöründe tanınmış olduğunu, markaların tüketici nezdinde «iltibas» yaratacak kadar benzer olduğunu, davalının tescil ettirmeye çalıştığı markasının baş harflerinin ve hecelerinin müvekkilinin “...” markasına benzetilmek için oluşt …
… başvurusu ile davacının "..." ve "... okulları" şeklindeki tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · ortalama tüketici · husumet
Benzer bu karardaFikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/«266» E., 2019/481 K.
Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır eğitim sektöründe hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun davacının tescilli markalarıyla hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında feshedilen Franchise Sözleşmesi nedeniyle «husumet» bulunduğunu, YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
… başvurusu ile davacının "..." ve "... okulları" şeklindeki tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2282 E. , 2023/6192 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tecavüzün men'i, terkin, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2001/09935 sayılı “İDOL” ve 2015/29970 sayılı “İDOL MOBİLYA” ibareli markaların müvekkili adına tescil edildiğini, davalının tescilli ve tanınmış müvekkili markasını mal ve hizmetlerinde, yataklarında, tabelalarında, ticaret unvanında, faturalarında, sevk irsaliyelerinde, fiyat formlarında tescilsiz ve izinsiz kullandığını, ticaret unvanının asli unsurunun da “İDOL” ibaresinden oluştuğunu, bu kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, tüketicinin yanıltıldığını, davacının müşteri kaybına uğradığını ileri sürerek davalının, müvekkiline ait “İDOL” markasına ilişkin kullanımının marka tecavüzü ve haksız rekabetten kaynaklanan hukuka aykırılığının durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini, davalı şirketin ticaret unvanın terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan tespit ile davalının, ticaret unvanında yer alan “İDOL” ibaresini markasal tarzda olmak üzere, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullandığı, davalının unvanını kılavuz sözcüğü olan "İDOL" ibaresini diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda, diğer basılı kağıtlarda kullanmasının, davacının markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davacının haksız rekabet ve tecavüzün önlenmesini isteyebileceği, yine haksız rekabete ve tecavüze dayalı eylemler nedeniyle de maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, ticaret unvanının terkini talebini davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebini de içeren davada terkin isteminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesine aykırılık taşıyacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının unvanının kılavuz sözcüğü olan "İdol" sözcüğünü diğer unvan sözcüklerine göre öne çıkararak ve baskın karakterlerde, faturalarda, yatak ve bazalarda ve diğer basılı kağıtlarda kullanmasının davacı tarafın markadan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ticaret unvanın terkinine ilişkin davanın reddine, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği takdir olunan 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat haklarının saklı tutulmasına, manevi tazminat davasının kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacıya ait İdol markasının davalı tarafça kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılması ile kararın kesinleşmesine müteakiben imhasına, varsa internet ve diğer digital ortamlar üzerinden yapılan davalı kullanımlarının sona erdirilmesine, ilamın kesinleşmesinden itibaren üç ay içerisinde davacı tarafından başvurulduğunda ulusal veya yerel bir gazetede ilan gideri davalıdan alınarak hüküm özetinin ilan edilmesine, üç ay içerisinde başvurulmadığı takdirde ilan isteğinin düşeceğine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının unvanının sicilden terkin edilmemesi ve unvanında "İDOL" ibaresinin bulunmaya devam etmesi halinde verilen diğer kararların bir etkisinin kalmayacağını, davalının yine tüketici nezdinde "İdol Mobilya" olarak tanınacağını, müvekkilin marka hakkına verdiği zararın devam edeceğini, müvekkilinin ihlalden haberdar olur olmaz hukuki işlemleri başlattığını, tescilden kısa süre içinde haberdar olmasının beklenemeyeceğini, hak kaybı konusunda bir süre belirlenmesinin hukuka aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın davanın reddedilen kısmı yönünden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca iltibasa neden olan ticaret unvanının terkini istenebilirse de yerleşik uygulamalara göre bu davanın makul sürede açılabileceği, aksi halde sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşacağı, talebin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırı olmaması gerektiği, davalının ticaret unvanının 05.10.2005 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, unvan terkini istemini içeren davanın ise 25.10.2017 tarihinde açıldığı, davacının uzun bir süre geçtikten sonra, davalının ticaret unvanının terkini talebinin 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesine aykırılık taşıdığı, sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının haksız rekabete yol açan eylemlerinin men'i karşısında "İdol Yatak Baza..." ticaret unvanını kullanmasında hukuki yararı bulunmadığını, davalının unvanının ticaret sicilden terkinin gerektiğini, davalının "İdol Yatak Baza..." unvanı ile ticaret yapmaya devam etmesinin müvekkilinin daha fazla mağduriyet yaşamasına sebebiyet vereceğini, haksız rekabetin önlenmesi ile kazanılan haklarını zedeleyeceğini, davacının iltibasa neden olan ticaret unvanının terkinini isteyebilme hakkına sahip olduğunu, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinin somut olay değerlendirilmeksizin ve adeta ikinci bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi şeklinde yorumlanarak ele alınmasının hak sahibi davacının açık bir şekilde kanundan kaynaklanan haklarını kullanmasını engelleyeceğini, davalının ticaret unvanının sicilden terkin edilmemesi ve unvanında "İdol" ibaresinin bulunmaya devam etmesi halinde diğer kararların bir etkisinin kalmayacağını, davalının yine tüketici nezdinde "İdol Mobilya" olarak tanınacağını, müvekkilin marka hakkına verdiği zararın devam edeceğini, davacının ihlalden haberdar olur olmaz hukuki işlemleri başlattığını, bu davayı açtığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, şirket unvanının terkini, maddi ve manevi tazminatın tahsilini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29 uncu maddesi,
4.4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi.
5.6102 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963593100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz