Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5273 E. 2023/6079 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
münfesih şirket↗ tasfiyenin kapanması↗ kanuni temsilci↗ idari işlem↗ münfesihlik↗ yeniden tescil↗ ba beyannamesi↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ şirketin tasfiyesi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ pay sahipliği↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ yargılama giderleri↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ hak düşürücü süre↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ zamanaşımı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin tasfiye ile 28.12.2012 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 2019/406 E., 2019/1124 K. sayılı dosyasına konu kararın yasal süre içerisinde taraflarca kanun yoluna başvurulmadığından 20.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 30.11.2021 tarihli yazısında " ...354974 Sicil Numarası ile 26.03.2009 tarihli ve 7278 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanda İstanbul Yapı İç ve Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti.nin ticari merkezinin ... olması sebebiyle anılan şirket hakkında ek tasfiye istenilmesine ilişkin olarak Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 05.11.2021 tarihli yazı ve ekleri ile Müdürlük alacaklarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örnekleri ilişikte gönderilmiş olup, söz konusu ek tasfiyeye ilişkin davanın/işlemlerin takiplerinin yapılması ve sonucundan Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi" hususuna yer verildiği, tasfiye olan şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde gerçek kıymetlerinden düşük beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu şirkete karşı ek tahakkuk kararı ile 17.11.2015 tarihinde kesinleşen ceza kararına konu meblağın tahsili için ihya talep edildiği, bu karara karşı münfesih şirket tarafından Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, her ne kadar davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; ihya talebine dayanak işlemlerin tasfiyeden önceki ithalat işlerine ilişkin olduğu, bu durumda tasfiyenin usulsüz şekilde kapatıldığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 354974 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Ticaret Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca Gümrük Müdürlüğü işlemleri yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, önceki tasfiye memuru ...60 T.C. no.lu ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, münfesih şirketin ithal ettiği araçlara ilişin ek tahakkuk kararı verilemeyeceğini, gümrük idaresinin talep ettiği kamu alacaklarının ilgili mevzuatı uyarınca şirketi ortaklarından veya kanuni temsilcilerinden tahsili yoluna gidilebileceğini, fakat gümrük idaresinin münfesih şirketle ilgili aldığı kararları yetkili temsilciye tebliğ ettiğinden vergi mahkemesinde açılan davada ehliyet yönünden red kararı verildiğini, karara karşı davacı tarafça kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kesinleşen kararın sonucunun tarafına yüklendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde, "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu şirketin tasfiyesinin tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararının bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, idari işlemlerde davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, münfesih şirketin ithal ettiği araçlara ilişkin ek tahakkuk kararı verilemeyeceğini, münfesih şirketle ilgili alınan kararlar yetkili temsilciye tebliğ ettiğinden vergi mahkemesinde açılan davada ehliyet yönünden red kararı verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilen şirketin, tasfiye öncesi işlemleri sebebi ile tesisi lazım geldiği belirtilen idari işlemlerin tamamlanmasını teminen ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9135 E. 2015/9871 K.
Ortak:yeniden tescil · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · ilan · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… çe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde, "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, «son» tasfiye memurları, «yönetim kurulu» üyeleri, «pay sahipleri» veya alacaklılar, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin «yeniden tescilini» isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda «ihyası» talep edilen tasfiye halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Tic.
Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «ihyası» istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu «şirketin tasfiyesinin» tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, «idari işlemlerde» davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, «yasal hasım» konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin «tasfiye» ile 28.12.2012 tarihinde tescil edilerek sicil «kaydının» «terkin» edildiği, Kocaeli 1.
Benzer bu karardaMaddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemleri yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir" hükmünü haiz olup mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verildiği halde tasfiye memuru tayin edilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenl …
Şti'nin «tasfiye» işlemi sırasında davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, alacak davası devam ederken şirketin tasfiye edilip «sicilden terkin» edilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığı gerekçesi ile T.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sicilden terkin · alacak davası
Benzer bu karardaŞti'nin «tasfiye» işlemi sırasında davacı tarafından «alacak davası» açıldığı, alacak davası devam ederken şirketin tasfiye edilip «sicilden terkin» edilmesinin usul ve kanuna uygun olmadığı gerekçesi ile T.
-
Ticaret Sicil Memurunun kararına itiraz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6389 E. 2023/1010 K.
Ortak:yeniden tescil · şirket merkezi mahkemesi · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye
İncelediğiniz kararda… çe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde, "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, «son» tasfiye memurları, «yönetim kurulu» üyeleri, «pay sahipleri» veya alacaklılar, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin «yeniden tescilini» isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda «ihyası» talep edilen tasfiye halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Tic.
Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «ihyası» istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu «şirketin tasfiyesinin» tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, «idari işlemlerde» davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, «yasal hasım» konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf …
Şti.nin ticari merkezinin ... olması sebebiyle anılan şirket hakkında ek «tasfiye» istenilmesine ilişkin olarak Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 05.11.2021 tarihli yazı ve ekleri ile Müdürlük alacaklarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örnekleri ilişikte gönderilmiş olup, söz konusu ek tasfiyeye ilişkin davanın/işlemlerin takiplerinin yapılması ve sonucundan Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi" hususuna yer verildiği, tasfiye olan şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş «beyannamelerinde» gerçek kıymetlerinden düşük beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu şirkete karşı ek tahakkuk kararı ile 17.11.2015 tarihinde kesinleşen ceza kararına konu meblağın tahsili için «ihya» talep edildiği, bu karara karşı «münfesih şirket» tarafından Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, her ne kadar davalı «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; ihya talebine dayanak işlemlerin tasfiyeden önceki ithalat işlerine ilişkin olduğu, bu durumda tasfiyenin usulsüz şekilde kapatıldığı a …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça, «tasfiye» işlemlerinin «şirket merkezi» dışında yürütülmesine mahkemece karar verilmesi gerektiğinden davacı tarafın talebinin reddine karar verilmiş ise de 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında mahkemenin kararında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, Yönetmeliğin bahsi geçen hükm …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi gereği mahkemece şirketin «yeniden tescili» ve «tasfiye» işlemlerinin yürütülmesi amacıyla «tasfiye memuru atanmasına» karar verilebileceği, bunun dışında tasfiye adresinin belirlenmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı, davalı tarafın kararına dayanak yaptığı düzenlemen …
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı gideri · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin «tasfiye» işlemlerinin yürütüleceği merkezi değiştirme «yetkisinin», tasfiye kararını veren mahkemeye ait olduğunu, ek tasfiye kararında tescil edilecek hususlar arasında şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresin de bulunduğunu, davacı tasfiye memurunun şirket tasfiye işlemlerinin yürütüleceği adresi, «ihya» kararını veren mahkemeden farklı şekilde değiştirmesinin, mevzuat gereğince mümkün olmadığını, bu bakımdan müvekkillinin mevzuata uygun işlem yaptığını, ayrıca «yargı gideri» ve vekalet ücretinden de sorumlu tutulamayacağını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5810 E. 2023/6915 K.
Ortak:münfesih şirket · münfesihlik · yasal hasım · şirketin ihyası · ticaret sicili müdürlüğü · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «ihyası» istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu «şirketin tasfiyesinin» tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, «idari işlemlerde» davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, «yasal hasım» konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf …
Şti.nin ticari merkezinin ... olması sebebiyle anılan şirket hakkında ek «tasfiye» istenilmesine ilişkin olarak Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 05.11.2021 tarihli yazı ve ekleri ile Müdürlük alacaklarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örnekleri ilişikte gönderilmiş olup, söz konusu ek tasfiyeye ilişkin davanın/işlemlerin takiplerinin yapılması ve sonucundan Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi" hususuna yer verildiği, tasfiye olan şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş «beyannamelerinde» gerçek kıymetlerinden düşük beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu şirkete karşı ek tahakkuk kararı ile 17.11.2015 tarihinde kesinleşen ceza kararına konu meblağın tahsili için «ihya» talep edildiği, bu karara karşı «münfesih şirket» tarafından Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, her ne kadar davalı «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; ihya talebine dayanak işlemlerin tasfiyeden önceki ithalat işlerine ilişkin olduğu, bu durumda tasfiyenin usulsüz şekilde kapatıldığı a …
İstinaf Sebepleri Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, «münfesih şirketin» ithal ettiği araçlara ilişin ek tahakkuk kararı verilemeyeceğini, gümrük idaresinin talep ettiği kamu alacaklarının ilgili mevzuatı uyarınca şirketi ortaklarından veya «kanuni temsilcilerinden» tahsili yoluna gidilebileceğini, fakat gümrük idaresinin münfesih şirketle ilgili aldığı kararları yetkili temsilciye tebliğ ettiğinden vergi mahkemesinde açılan davada «ehliyet» yönünden red kararı verildiğini, karara karşı davacı tarafça kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kesinleşen kararın sonucunun tarafına yüklendiğini belirterek İl …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan «ihya» davalarında «husumet» «son» «tasfiye» memuruna yönetilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki «istinaf sebebi» yerinde görülmediği, davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve «hukuki yararı» bulunduğundan «terkin» edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, davalı «tasfiye memuru» vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmediği, davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olması ve «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Çözümleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına davaya devam edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, «münfesih şirketin» dava ve taraf «ehliyetine» sahip olmadığından huzurdaki davanın maddi ve hukuki bir temeli bulunmadığını süresinde açılmadığını, 6102 sayılı Kanunu'na eklenen geçici 7 nci maddede özel dava şartlarının sayıldığını, huzurdaki davadaki iddiaların işbu şartları taşır nitelikte olmadığından davanın usulen reddi gerektiğini, «tasfiye» prosedürünün usul ve yasaya uygun şekilde yapıldığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilemeyeceğini, dolayısıyla «yargılama gideri» ile «vekalet ücretinin» kendilerine yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde tehri icra kararı verilmesini, davanın reddine karar verilmesini, müvekkili ...'in davanın ikame edilmesinde herhangi bir «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığından «yargılama giderleri» ile vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/657 Esas, 2022/739 Karar Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · tüzel kişiliğin ihyası · istinaf sebebi · resen terkin · ihya davası · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · ticaret sicili tescili
Benzer bu karardaİş Mahkemesinin 2017/553 E. sayılı dosyasında «prime» esas kazancın tespiti için dava açıldığını, dava devam ederken ilgili şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğinin öğrenildiğini, davada taraf teşkilinin sağlanması açısından «şirketin ihyası davası» açmak için taraflarına süre verildiğini belirterek ...
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca «tasfiye» sonucu «ticaret sicilinden terkin» edilen şirketin «derdest» dava nedeniyle «tüzel kişiliğinin ihyası» istemine ilişkindir.
A.Ş'nin dava ve taraf «ehliyeti» bulunmadığını, şirketin usul ve yasaya uygun olarak Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilanların yerine getirilerek «terkin» işleminin gerçekleştiğini, davacının dava açmakta «hukuki menfaati» bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Çözümleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin aleyhine İstanbul 22 İş Mahkemesi 2017/553 E. sayılı dosyası ile açılan «derdest» dava nedeniyle davacının «hukuki yararının» bulunduğu ve davalı «tasfiye memuru» tasfiyenin usulüne uygun tamamlamadığı gerekçesiyle davanın kabulü şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına, tasfiye memuru olarak «son» tasfiye memuru ...'in atanmasına, kararın «ticaret sicile tescil» ve «ilanına» davalı ... dosyada «yasal hasım» durumunda olduğundan «yargılama gideri» ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8039 E. 2016/7305 K.
Ortak:yeniden tescil · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ticaret sicili müdürlüğü · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaSicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, «tasfiye memuru» davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden «kaydının» «terkin» edildiği, davacı tarafından «ihyası» istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki «hak düşürücü süreye» tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu «şirketin tasfiyesinin» tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki «hukuki yararının» bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, «idari işlemlerde» davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu «şirketin ihyası» ile «ticaret sicil müdürlüğüne» tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca «yargılama giderleri» ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, «yasal hasım» konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf …
… çe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde, "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek «tasfiye» işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, «son» tasfiye memurları, «yönetim kurulu» üyeleri, «pay sahipleri» veya alacaklılar, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin «yeniden tescilini» isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda «ihyası» talep edilen tasfiye halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Tic.
Şti.nin ticari merkezinin ... olması sebebiyle anılan şirket hakkında ek «tasfiye» istenilmesine ilişkin olarak Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 05.11.2021 tarihli yazı ve ekleri ile Müdürlük alacaklarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örnekleri ilişikte gönderilmiş olup, söz konusu ek tasfiyeye ilişkin davanın/işlemlerin takiplerinin yapılması ve sonucundan Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi" hususuna yer verildiği, tasfiye olan şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş «beyannamelerinde» gerçek kıymetlerinden düşük beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu şirkete karşı ek tahakkuk kararı ile 17.11.2015 tarihinde kesinleşen ceza kararına konu meblağın tahsili için «ihya» talep edildiği, bu karara karşı «münfesih şirket» tarafından Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, her ne kadar davalı «zamanaşımı» itirazında bulunmuş ise de; ihya talebine dayanak işlemlerin tasfiyeden önceki ithalat işlerine ilişkin olduğu, bu durumda tasfiyenin usulsüz şekilde kapatıldığı a …
Benzer bu kararda6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek «tasfiye» için «yeniden tesciline» karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için «son» «tasfiye memurlarını» veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve «ilan» ettirir." hükmünü haiz olup, mahkemece, şirketin ihyasına karar verilmesinin yanı sıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca «tasfiye memuru atanması» ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Dava, TTK'nun Geçiçi 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · re'sen terkin · ticaret sicilinden terkin · tüzel kişilik
Benzer bu karardaŞti'nin TTK geçici 7. maddesi uyarınca 26/11/2013 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, «resen terkin» işlemi için TTK geçici 7. maddesinde öngörülen prosödürün ise tam olarak yerine getirilmediği ve terkin işleminin anılan hükümlere uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile ...
2- Dava, TTK'nun Geçiçi 7. maddesi uyarınca «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulü ile şirket «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5273 E. , 2023/6079 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ticaret sicilden tasfiye sonucu 04.01.2013 tarihli ticaret sicil gazetesi ilanı ile terkin olunan İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Ticaret Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında 26.10.2015 tarihinde adı geçen şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde gerçek kıymetlerinden düşük beyan edilmesinden bahisle ek tahakkuk kararı ile ceza verildiğini, bu idari işlemin iptali için idari yargıda açılan davanın ehliyet yönünden reddedildiğini belirterek amme alacağının asıl borçlu şirket adına kesinleştirilmesi ve müteakip işlemlerin yapılması, tahsil edilmemesi durumunda şirket ortaklarına başvurulmasını teminen mezkûr şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ihyası istenen şirketin tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edildiğini, taraflarınca yapılmış usulsüz bir işlem bulunmadığından davaya sebebiyet vermediklerini, yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını savunmuştur.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde, davanın şirketin terkininden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, tüzel kişiliği sona ermiş şirket hakkında ek tahakkuk kararı alınmayacağını, davacı idarece talep edilen idari para cezasının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin tasfiye ile 28.12.2012 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, Kocaeli 1. Vergi Mahkemesinin 2019/406 E., 2019/1124 K. sayılı dosyasına konu kararın yasal süre içerisinde taraflarca kanun yoluna başvurulmadığından 20.12.2019 tarihinde kesinleştiği, Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 30.11.2021 tarihli yazısında " ...354974 Sicil Numarası ile 26.03.2009 tarihli ve 7278 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanda İstanbul Yapı İç ve Dış Tic. San. Tic. Ltd. Şti.nin ticari merkezinin ... olması sebebiyle anılan şirket hakkında ek tasfiye istenilmesine ilişkin olarak Gebze Gümrük Müdürlüğünden alınan 05.11.2021 tarihli yazı ve ekleri ile Müdürlük alacaklarına ilişkin tüm bilgi ve belgelerin birer örnekleri ilişikte gönderilmiş olup, söz konusu ek tasfiyeye ilişkin davanın/işlemlerin takiplerinin yapılması ve sonucundan Bölge Müdürlüğümüze bilgi verilmesi" hususuna yer verildiği, tasfiye olan şirket tarafından ithal edilen otomobillerin kıymetlerinin serbest dolaşıma giriş beyannamelerinde gerçek kıymetlerinden düşük beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu şirkete karşı ek tahakkuk kararı ile 17.11.2015 tarihinde kesinleşen ceza kararına konu meblağın tahsili için ihya talep edildiği, bu karara karşı münfesih şirket tarafından Doğu Marmara Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğüne itiraz edildiği, itirazın reddedildiği, her ne kadar davalı zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de;
ihya talebine dayanak işlemlerin tasfiyeden önceki ithalat işlerine ilişkin olduğu, bu durumda tasfiyenin usulsüz şekilde kapatıldığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 354974 sicil sırasında kayıtlı Tasfiye Halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Ticaret Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca Gümrük Müdürlüğü işlemleri yönünden geçerli olmak üzere ihyasına, önceki tasfiye memuru ...60 T.C. no.lu ...'nin tasfiye memuru olarak atanmasına, ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, münfesih şirketin ithal ettiği araçlara ilişin ek tahakkuk kararı verilemeyeceğini, gümrük idaresinin talep ettiği kamu alacaklarının ilgili mevzuatı uyarınca şirketi ortaklarından veya kanuni temsilcilerinden tahsili yoluna gidilebileceğini, fakat gümrük idaresinin münfesih şirketle ilgili aldığı kararları yetkili temsilciye tebliğ ettiğinden vergi mahkemesinde açılan davada ehliyet yönünden red kararı verildiğini, karara karşı davacı tarafça kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kesinleşen kararın sonucunun tarafına yüklendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde, "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" düzenlemesine yer verildiği, somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halinde İstanbul Yapı Otomotiv İç ve Dış Tic.
San. Tic. Ltd. Şti.'nin davalı ... Sicil Müdürlüğünde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının 28.12.2012 tarihinde şirketin tasfiye kapanışını yaparak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı, davaya konu şirket tasfiye sonucunda terkin edildiğinden 6102 sayılı Kanun'un geçiçi 7 nci maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olmadığı, mezkur Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca açılan ek tasfiye davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı süresinin düzenlenmediği, şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu şirketin tasfiyesinin tamamlandığı, tasfiye memurunun 6102 sayılı Kanun'un 541 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usülune uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceği, davacının, terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararının bulunduğu, terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu, idari işlemlerde davacının haklı olup olmadığı hususunun eldeki davada incelenemeyeceği, Mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmadığı gerekçesiyle davalı ...'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiğini, münfesih şirketin ithal ettiği araçlara ilişkin ek tahakkuk kararı verilemeyeceğini, münfesih şirketle ilgili alınan kararlar yetkili temsilciye tebliğ ettiğinden vergi mahkemesinde açılan davada ehliyet yönünden red kararı verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden tasfiye sonucu terkin edilen şirketin, tasfiye öncesi işlemleri sebebi ile tesisi lazım geldiği belirtilen idari işlemlerin tamamlanmasını teminen ihyası talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/963363700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz