Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2985 E. 2023/5014 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
senetle ispat zorunluluğu↗ kayıtsız şartsız borç ikrarı↗ ihdas nedeni↗ illetten mücerretlik↗ malen kaydı↗ istihkak↗ ticari defter ibrazı↗ senetle ispat↗ borç ikrarı↗ yemin deliline dayanma↗ mücerretlik↗ vade tarihi↗ delillerin toplanmaması↗ teminat senedi↗ peşin karar harcı↗ tacirler arası dava↗ yemin delili↗ ticari defter kayıtları↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ icra takibine itiraz↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ bono↗ vade↗ feragat↗ ticari defter↗ fatura↗ çek↗ tacir↗ menfi tespit↗ cy/cy kaydı↗ ibraz↗ teminat↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat amacıyla düzenlendiği iddia olunan ve üzerinde "Bedeli malen ahzolunmuştur" kaydını içeren bono nedeniyle ispat yükümlülüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü ve 222 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda bozmuş olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine onayabilir.
2.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı taraf dava konusu bononun kendisine ileride teslim edilecek akaryakıt bedellerine mahsuben “avans” amacıyla düzenlendiğini iddia ederken davalı taraf, teslim edilen mal için verildiğini savunmuştur. Dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olduğu ve ihdas nedeni olarak “malen” kaydını içerdiği uyuşmalık konusu değildir. “Bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının malı teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 E. ve 2015/1238 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
3.Davacılar ispat yükümlüğünü yerine getirmek adına davalı alacaklının defter, kayıt ve belgelerine de dayanmıştır. 6102 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinde (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 80 ve 81 inci maddeleri) “Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır” hükmü düzenlenmiştir. Benzer bir düzenlemeye ise 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin beşinci fıkrasında “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” hükmü ile yer verilmiştir. Senetle ispat zorunluluğu ise 6100 sayılı Kanun’un 200 üncü maddesinde düzenlenmiştir.
4.Öte yandan kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu tür belgeyi hüküm ve kuvvetten düşürecek her türlü iddianın da eşdeğer bir belgeyle ispatı gerekir. Malın teslimini bonolardaki malen kaydı ile ispat eden davalının ayrıca ticari defterlerinde teslime ilişkin belgenin kaydının bulunup bulunmaması önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacaktır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.05.2011 tarih, 2010/12014 E. ve 2011/6763 K. sayılı kararı).
5.Bu durumda Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hükmün onanması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen bozma ilamının kaldırılarak Mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11959 E. 2010/2791 K.
Ortak:illetten mücerretlik · malen kaydı · mücerretlik · teminat senedi · kambiyo senedi · ispat yükü · bono · cy/cy kaydı · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaDava konusu senedin «kambiyo senedi» vasfında olduğu ve «ihdas nedeni» olarak “«malen” kaydını» içerdiği «uyuşmalık konusu» değildir. “Bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi bulunan bir «bonoda» malın «teslim» alındığı, borçlu tarafından «ikrar» edilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «teminat» amacıyla düzenlendiği iddia olunan ve üzerinde "Bedeli malen ahzolunmuştur" «kaydını» içeren «bono» nedeniyle ispat yükümlülüğüne ilişkindir.
4.Öte yandan kambiyo senetleri «illetten mücerret» olup «tacirler arası» hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi «ticari defter» ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Dava konusu «bono» da "«malen" kaydını» içermektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · talil · isticvap · karine · kötüniyet tazminatı · lehtar · taşıma sözleşmesi · keşideci
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, «isticvaba» rağmen senedin malen alındı ibaresi karşısında davalının bir beyanda bulunmadığı, buna göre «sebebini» «talil» etmiş olduğu, «ispat yükünün» «senedi talil» eden davalıda bulunduğu, «illetten mücerret» borç senedi olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının icra takibine konulan senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen 28.001,00 YTL’nın ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline, «asıl alacak» üzerinden % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlığa konu «bononun» «lehtarının» davalı, «keşidecisinin» ise davacı bulunduğu, diğer unsurlarının tam olduğu ve "«malen kaydı»" içerdiği hususları tartışmasızdır.
Davalı vekili ile «isticvap» edilen davalı asilin senedin bir borç nedeniyle düzenlendiğini beyan etmeleri «talil» niteliğinde olmadığı gibi borcun nedenini açıklamamaları da «ispat yükünün» davalıya geçtiği sonucunu doğurmaz.
Davacı vekili, «bononun» müvekkili tarafından davalının ortağı firmayla yapılan «taşıma sözleşmesinin» «teminatı» olarak verildiğini, edimini yerine getirdiğini, davalıyla bir ilişkisinin olmadığını iddia etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2985 E. , 2023/5014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2014/527 Esas, 2016/615 Karar
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkili şirketin aldığı bir ihale kapsamında iş makinelerinin ve diğer araçlarının akaryakıtlarının davalıdan alınacağının kararlaştırıldığını, ileride alınacak akaryakıt için 300.000,00 TL tutarındaki bononun teminat amacıyla davalıya verildiğini, süreç içinde alınan akaryakıt bedellerinin nakit ve çek ile davalıya ödendiğini, davalının toplamda 586.742,27 TL'lik kestiğini, müvekkilinin ise toplam 337.000,00 TL ödeme yaptığını, istihkaklarını zamanında alamayan müvekkilinin fatura ödemelerinde aksaklık yaşadığı için 400.000,00 TL tutarındaki çeki davalıya verdiğini, davalının da bu çeklere dayalı Erdemli İcra Müdürlüğünün 2009/4458 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, müvekkilinin takip dosyasına 398.812,86 TL’nin üzerinde ödeme yaptığını, icra takibi devam ederken davalının teminat amaçlı 300.000,00TL tutarındaki senedi de üzerine malen kaydını yazıp Erdemli İcra Müdürlüğünün 2010/3542 E.
sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, davacıların böyle bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek Erdemli İcra Müdürlüğünün 2010/3542 E. sayılı dosyasına konu 300.000,00 TL tutarındaki bono nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davaya konu senette teminat olduğuna dair bir ibarenin yer almadığını, senede bağlı alacağın aksinin ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, teminat iddiasına ilişkin bir delilin sunulmadığını, senetteki malen kaydı sebebiyle davacıların malın teslim edilmediğinin borçlu tarafından ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu senette “bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi nedeniyle senet altındaki imzayı kabul eden davacının, senet bedelinin karşılığında malı aldığını bu belge ile kabul etmiş sayıldığı, bu hususun aksini iddia eden davacının aynı ispat gücüne sahip bir belge ile senet karşılığı malın kendisine verilmediğini ispat ile mükellef olduğu, buna karşılık davacının ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, senedin teminat senedi olduğu yönündeki iddia açısından da ispat yükünün davacı üzerinde olduğu halde ispat yükümlülüğünü yerine getiremediği, davacının yemin deliline dayanmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairemizin 07.12.2002 tarih, 2021/3543 E. ve 2022/8785K. sayılı kararıyla Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere ispat yükü davacı üzerinde olup davacılar bu yükümünü yerine getirmek adına davalı alacaklının defter, kayıt ve belgelerine de dayandığı, Mahkemece, davalı şirketin defter, kayıt ve belgelerinin bilirkişi marifetiyle incelenip bu belgelerde bononun alınma nedenine ilişkin bir kaydın bulunup bulunmadığının, varsa takibe ve davaya konu bononun teminat amaçlı alınıp alınmadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı kayıtları hiç incelenmeden yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığına işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı vekili, takibe dayanak belgenin, kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiğini, müvekkilince teslim edilmiş mala karşılık verilen bu bononun teminat senedi olmadığını, davacıların dava konusu bonoya dayalı icra takibinde borcu kabul ettiğini, davacıların takipten çok önceden haberdar olup bugüne kadar takibe ilişkin herhangi bir itirazları olmadığını, Erdemli İcra Müdürlüğünün 2009/4458 E. sayılı dosyasında borçlu Yaşam İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. yetkilisi ...'nin icra takibine itirazı olmadığını, işleyecek olan itiraz sürelerinden feragat ettiğini, borcu kabul ettiğini, dava konusu senet üzerinde “malen” kaydı yazdığı için mal satışı/teslimi yapılmadığı hususunda ispat yükü davacı tarafta olup davacının bu iddiasını ispat edemediğini, davacı tarafça dayanılan delillerin toplanması usule uygun olmadığı gibi sonucu da değiştirmeyeceğini, dava konusu bononun keşide/vade tarihi dönemindeki defter ve kayıtların saklama süresi dolmuş olup ibrazının mümkün olmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle karar düzeltme istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, teminat amacıyla düzenlendiği iddia olunan ve üzerinde "Bedeli malen ahzolunmuştur" kaydını içeren bono nedeniyle ispat yükümlülüğüne ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 83 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200 üncü ve 222 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Yargıtay kararının düzeltilmesi 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda bozmuş olduğu bir hükmü, karar düzeltme talebi üzerine onayabilir.
2.Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de yukarıda yapılan özetten anlaşılacağı üzere davacı taraf dava konusu bononun kendisine ileride teslim edilecek akaryakıt bedellerine mahsuben “avans” amacıyla düzenlendiğini iddia ederken davalı taraf, teslim edilen mal için verildiğini savunmuştur. Dava konusu senedin kambiyo senedi vasfında olduğu ve ihdas nedeni olarak “malen” kaydını içerdiği uyuşmalık konusu değildir. “Bedeli malen ahzolunmuştur” ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığı, borçlu tarafından ikrar edilmiştir. Alacaklının malı teslim ettiğini kanıtlamak yükümlülüğü yoktur. Yazılı ikrarın aksini diğer bir deyişle malın teslim edilmediğini borçlu kanıtlamak yükümlülüğündedir.
Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 E. ve 2015/1238 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
3.Davacılar ispat yükümlüğünü yerine getirmek adına davalı alacaklının defter, kayıt ve belgelerine de dayanmıştır. 6102 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinde (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 80 ve 81 inci maddeleri) “Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır” hükmü düzenlenmiştir. Benzer bir düzenlemeye ise 6100 sayılı Kanun’un 222 nci maddesinin beşinci fıkrasında “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir;
ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” hükmü ile yer verilmiştir. Senetle ispat zorunluluğu ise 6100 sayılı Kanun’un 200 üncü maddesinde düzenlenmiştir.
4.Öte yandan kambiyo senetleri illetten mücerret olup tacirler arası hukuki ilişkilerden dolayı düzenlense dahi ticari defter ve kayıtlara işlenmesi zorunluluğuna dair herhangi bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu tür belgeyi hüküm ve kuvvetten düşürecek her türlü iddianın da eşdeğer bir belgeyle ispatı gerekir. Malın teslimini bonolardaki malen kaydı ile ispat eden davalının ayrıca ticari defterlerinde teslime ilişkin belgenin kaydının bulunup bulunmaması önem arz etmediğinden defter ibrazına zorlanamayacaktır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.05.2011 tarih, 2010/12014 E. ve 2011/6763 K. sayılı kararı).
5.Bu durumda Mahkemece verilen karar, Dairemizce yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de yukarıda yapılan açıklamalar ışığında hükmün onanması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen bozma ilamının kaldırılarak Mahkemece verilen kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Karar düzeltme istenilen Dairemiz ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Mahkeme kararının ONANMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Peşin harcın onama harcından mahsubuyla 210,55 TL'nin davacılardan alımasına,
18.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bozma ilamının hukuka uygun olduğu kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/960601500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz