Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17905 E. 2014/165 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri sözleşmesi↗ hesap işletim ücreti↗ haksız şart↗ tüketici kredisi↗ bankacılık işlemleri↗ bankacılık işlemi↗ tüketici işlemi↗ hakem kararı↗ iş mahkemesi görev alanı↗ kredi sözleşmesi↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, Akyazı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin 31/08/2012 tarih ve 2012/326 sayılı karar ve ekinde belgelerin incelenmesi neticesinde davacının iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, davacı vekilinin tüketiciden yapılan kesintinin tüketici kredisine ilişkin olmayıp mevduat hesabından alınan hesap işletim ücreti olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, tüketici tarafından yapılan ödemenin tüketici kredisine ilişkin olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti başkanlığı tarafından gönderilen karar ekinde yer alan ödeme dekontlarından anlaşıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden olduğu değerlendirilerek, söz konusu kesintinin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran haksız şart niteliğinde olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması talebinde bulunulmuştur.
Dava, tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 22. maddesi gereğince Bakanlık İl ve İlçe Merkezlerinde bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak suretiyle en az bir Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturmaları gereklidir. Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin görev alanı ancak 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlıklarla sınırlıdır. TSHH görev alanı dışında kalan konularda karar veremez.
Bir uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığının kabulü için aynı Yasa'nın 2.maddesinde öngörülen tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu tüketici işleminin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesine dayanılarak davalı adına açılan mevduat hesabından tahsil edilen hesap işletim ücretine ilişkin olup tüketici kredisi ilişkisinden kaynaklanmadığından genel görevli mahkemeler önünde çözümlenmesi gereken bankacılık işlemi mahiyetindedir. Taraflar arasında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü ile hakem heyetinin görev alanı içinde kalmayan bu uyuşmazlıkla ilgili verdiği kararın iptali gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali | Hakem heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13288 E. 2015/12371 K.
Ortak:haksız şart · hakem kararı · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme · Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali, Hakem heyeti kararının iptali
İncelediğiniz kararda… iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, davacı vekilinin tüketiciden yapılan kesintinin tüketici kredisine ilişkin olmayıp mevduat hesabından alınan «hesap işletim ücreti» olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, tüketici tarafından yapılan ödemenin tüketici kredisine ilişkin olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti başkanlığı tarafından gönderilen karar ekinde yer alan ödeme dekontlarından anlaşıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden olduğu değerlendirilerek, söz konusu kesintinin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bak …
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici «kredi sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulü ile «hakem» heyetinin «görev alanı» içinde kalmayan bu uyuşmazlıkla ilgili verdiği kararın iptali gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Dava, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden kaynaklandığı, davalıdan dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuri …
Davacı banka tarafından kararın iptali istendiğine göre, «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından bahisle davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden kaynaklandığı, davalıdan dosya «masrafı» adı altında yapılan kesintilerin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararlarının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuri …
-
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13509 E. 2014/2100 K.
Ortak:hakem kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, davacı vekilinin tüketiciden yapılan kesintinin tüketici kredisine ilişkin olmayıp mevduat hesabından alınan «hesap işletim ücreti» olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, tüketici tarafından yapılan ödemenin tüketici kredisine ilişkin olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti başkanlığı tarafından gönderilen karar ekinde yer alan ödeme dekontlarından anlaşıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden olduğu değerlendirilerek, söz konusu kesintinin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bak …
Dava, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan «bankacılık işlemleri sözleşmesine» dayanılarak davalı adına açılan mevduat hesabından tahsil edilen «hesap işletim ücretine» ilişkin olup «tüketici kredisi» ilişkisinden kaynaklanmadığından genel «görevli» mahkemeler önünde çözümlenmesi gereken «bankacılık işlemi» mahiyetindedir.
Benzer bu karardaDavacının kararın iptalini istemesine göre, mahkemece «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · hukuki yarar
Benzer bu karardaDavacı ile davalı arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 4. maddesi kapsamındadır.
Davacının kararın iptalini istemesine göre, mahkemece «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16683 E. 2012/19105 K.
Ortak:bankacılık işlemleri · kredi sözleşmesi · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan «bankacılık işlemleri sözleşmesine» dayanılarak davalı adına açılan mevduat hesabından tahsil edilen «hesap işletim ücretine» ilişkin olup «tüketici kredisi» ilişkisinden kaynaklanmadığından genel «görevli» mahkemeler önünde çözümlenmesi gereken «bankacılık işlemi» mahiyetindedir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici «kredi sözleşmesinden» kaynaklandığının kabulü ile «hakem» heyetinin «görev alanı» içinde kalmayan bu uyuşmazlıkla ilgili verdiği kararın iptali gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Tüketici Kanunu'nun 3. maddesinde tüketicinin tanımlandığı, 10. maddesinde de «kredi sözleşmelerinin» düzenlendiği, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» mesleki ve ticari amaçla alınmadığı, gerçek kişinin «tüketici sıfatı» bulunduğu gerekçesiyle Tüketici Kanunu'nun 23. maddesi gereğince mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde «görevli» Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Bu nedenle mahkemece davaya genel mahkeme (ticaret mahkemesi) sıfatıyla bakılması gerekirken, «genel kredi sözleşmesinin» tarafının gerçek kişi olduğu gerekçesiyle Tüketici Mahkemesinin «görevli» olduğuna dair verilen karar doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, Banka «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · görevsizlik kararı · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, Tüketici Kanunu'nun 3. maddesinde tüketicinin tanımlandığı, 10. maddesinde de «kredi sözleşmelerinin» düzenlendiği, taraflar arasındaki «genel kredi sözleşmesinin» mesleki ve ticari amaçla alınmadığı, gerçek kişinin «tüketici sıfatı» bulunduğu gerekçesiyle Tüketici Kanunu'nun 23. maddesi gereğince mahkemenin «görevsizliğine», dosyanın talep halinde «görevli» Bakırköy Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, Banka «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
Bu nedenle mahkemece davaya genel mahkeme (ticaret mahkemesi) sıfatıyla bakılması gerekirken, «genel kredi sözleşmesinin» tarafının gerçek kişi olduğu gerekçesiyle Tüketici Mahkemesinin «görevli» olduğuna dair verilen karar doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1262 E. 2015/5800 K.
Ortak:hakem kararı · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, davacı vekilinin tüketiciden yapılan kesintinin tüketici kredisine ilişkin olmayıp mevduat hesabından alınan «hesap işletim ücreti» olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, tüketici tarafından yapılan ödemenin tüketici kredisine ilişkin olduğu, tüketici sorunları «hakem» heyeti başkanlığı tarafından gönderilen karar ekinde yer alan ödeme dekontlarından anlaşıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden olduğu değerlendirilerek, söz konusu kesintinin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran «haksız şart» niteliğinde olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bak …
Dava, tüketici sorunları «hakem» heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan «bankacılık işlemleri sözleşmesine» dayanılarak davalı adına açılan mevduat hesabından tahsil edilen «hesap işletim ücretine» ilişkin olup «tüketici kredisi» ilişkisinden kaynaklanmadığından genel «görevli» mahkemeler önünde çözümlenmesi gereken «bankacılık işlemi» mahiyetindedir.
Benzer bu karardaDavacı tarafça kararın iptali istendiğine göre, «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil niteliği · taşıma sözleşmesi · usulden reddi · hukuki yarar
Benzer bu kararda… Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince karar verildiği tarihte 1.191,52 TL ve altındaki miktarlar açısından kararların bağlayıcı olduğu, belirtilen miktarın «delil niteliğinde» olup davacı taraf açısından bağlayıcı olmadığı, buna göre davacının dava açmakta «hukuki yararı» bulunmadığı gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki ilişki «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanmakta olup, bu tür uyuşmazlıklar dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nun 4. maddesi kapsamındadır.
Davacı tarafça kararın iptali istendiğine göre, «hakem» heyetinin bu konuda karar vermeye «görevli» olmadığından davanın kabulüne karar vermek gerekirken, «hukuki yarar» bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17905 E. , 2014/165 K.
BANKA HESAP ÜCRETİNİN İADESİ TALEBİ
TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİNİN GÖREV ALANI
TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (4077) Madde 2
TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (4077) Madde 22
TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN(MÜLGA) (4077) Madde 6
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.12.2012 tarih ve 2012/501-2012/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi kanun yararına bozma isteminde bulunan davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile davalı arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi çerçevesinde davalının tüketici konumunun bulunmamasına, şikayet konusu hakkında Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin karar verme yetkisi olmamasına ve davalı hesabından hesap işletim ücreti alınmasının sözleşmeye ve yasaya aykırılık teşkil etmemesine rağmen,davalının başvurusu üzerine Akyazı Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nce davalının mevduat hesabından tahsil olunan 67,50 TL hesap işletim ücretinin müşteriye iadesine ve takip eden yıllarda tüketiciden hesap işletim ücreti alınmamasına karar verildiğini ileri sürerek, anılan hakem heyeti kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, Akyazı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'nin 31/08/2012 tarih ve 2012/326 sayılı karar ve ekinde belgelerin incelenmesi neticesinde davacının iddiasını destekleyen bilgi ve belgelere ulaşılamadığı, davacı vekilinin tüketiciden yapılan kesintinin tüketici kredisine ilişkin olmayıp mevduat hesabından alınan hesap işletim ücreti olduğuna ilişkin iddiasının gerçeği yansıtmadığı, tüketici tarafından yapılan ödemenin tüketici kredisine ilişkin olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti başkanlığı tarafından gönderilen karar ekinde yer alan ödeme dekontlarından anlaşıldığı ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici kredisinden olduğu değerlendirilerek, söz konusu kesintinin 4077 sayılı Kanun'un 6.
maddesinde belirtildiği şekilde tüketici ile müzakere edilmeyen ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak tüketici aleyhine sonuç doğuran haksız şart niteliğinde olduğu, tüketici sorunları hakem heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karar aleyhine Adalet Bakanlığı’nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması talebinde bulunulmuştur.
Dava, tüketici sorunları hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 22. maddesi gereğince Bakanlık İl ve İlçe Merkezlerinde bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara çözüm bulmak suretiyle en az bir Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturmaları gereklidir. Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin görev alanı ancak 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlıklarla sınırlıdır. TSHH görev alanı dışında kalan konularda karar veremez.
Bir uyuşmazlığın 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kaldığının kabulü için aynı Yasa'nın 2.maddesinde öngörülen tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu tüketici işleminin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında imzalanan bankacılık işlemleri sözleşmesine dayanılarak davalı adına açılan mevduat hesabından tahsil edilen hesap işletim ücretine ilişkin olup tüketici kredisi ilişkisinden kaynaklanmadığından genel görevli mahkemeler önünde çözümlenmesi gereken bankacılık işlemi mahiyetindedir. Taraflar arasında Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü ile hakem heyetinin görev alanı içinde kalmayan bu uyuşmazlıkla ilgili verdiği kararın iptali gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, yazılı emir isteğinin kabulü ile hükmün kanun yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HUMK'nın 427/6. Maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için bir kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na GÖNDERİLMESİNE, 07.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/95860400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz