YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/82 E. 2023/4088 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ ziya↗ kazanılmış hak↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/43 E., 2019/427 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "YAYLA" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, davalının "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazların, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, bu durumun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine açıkça aykırılık oluşturduğunu, davalının söz konusu başvurusu ile müvekkilinin markalarına yanaşma amacı güttüğünü, dava konusu markada yer alan "sağlıklı yaşamın taneleri" ibaresinin çok küçük harflerle yer aldığını ve tali unsur olarak bile kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin niyetinin önceki markalarının devamı niteliğinde bir başvuru yapmaktan ziyade, müvekkilinin markalarına yakınlaşmak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli pek çok "yayla" ibareli markanın bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıfları kapsadığını, dolayısıyla başkaca herhangi bir şirketin markalarına yanaşma kastı iddiasının asılsız olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başağı sembolünün eklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak davacı markaları ile davalının marka başvurusunun esas unsurunun aynı olduğu, davalının dava konusu marka başvurusunun yöneldiği emtia sınıfının 29, 30, 32, 43 olup, bu sınıfların davacının tescilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı müktesep hak koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, müktesep hak oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı olup dava konusu markanın bu hali ile müvekkilinin markasına yakınlaştığını, ayrıca dava konusu markada tıpkı müvekkilinin markalarında olduğu üzere, "Yayla" ibaresinin elips şekilli bir logo içinde kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu başvurunun, davalıya ait değil, aksine müvekkili şirkete ait marka izlenimi yarattığını, eski markaların esaslı unsurunun farklılaşması suretiyle oluşturulan yeni markanın, müktesep hak iddiasından yararlanamayacağını, davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43. sınıfta tescili yokken, dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu, 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında, müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile davalının dava konusu marka başvurusunun aynı olması ve tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür ve benzer olduğu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılan 2016/33405 sayılı "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili açısından kazanılmış hak unsurlarının oluştuğunu, davalının önceki tarihli markaları ile sektöründe tanındığını, dava konusu marka başvurusunda müvekkilinin önceki tarihli markalarından uzaklaşılmadığını, dava konusu markaların benzer olmayıp ortalama tüketiciler tarafından karıştırmasının da mümkün olmadığını, dava konusu markaya ilişkin 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda markası ile yer eden, tanınmışlığı ve güvenirliği hakkında şüphe bulunmayan hazır yemek-bakliyat sektöründe 10 yıldır pazar lideri olan bir firma olarak davacıya ait yağ markasına kötü niyetli yaklaşmak, davacının itibarından faydalanmak gibi bir çabası bulunduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalının önceki markaları nedeni ile müktesep hakkı bulunduğunu, başvuru markasının, davacı markasına yaklaşma amacı taşımadığını, diğer davalının önceki markaları ile seri marka oluşturduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı markası ile davalı marka tescil başvurusuna konu ibarenin ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu iddialarına dayanan YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/123 E. 2023/3679 K.
Ortak:müktesep hak · kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas
İncelediğiniz kararda… ın başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince «iltibas» bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde te …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… cilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Benzer bu kararda… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır yayla ibareli markaların sahibi olduğunu, lehine «müktesep hak» oluştuğunu, ayrıca markaların arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, markanın hükümsüzlüğü davasının süresinden sonra açılmış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2350 E. 2022/6538 K.
Ortak:müktesep hak · ziya · iltibas
İncelediğiniz kararda… küçük harflerle yer aldığını ve tali unsur olarak bile kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin niyetinin önceki markalarının devamı niteliğinde bir başvuru yapmaktan «ziyade», müvekkilinin markalarına yakınlaşmak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… cilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, «müktesep hak» oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı o …
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
… ölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından «ziyade» davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı markalarının bir kısmının «münhasıran» "yayla" sözcüğünden oluştuğu, bir kısmın da tali/yardımcı unsurlar bulunduğu, esas ve ayırt edici unsur olarak yayla sözcüğünün kullanıldığı, marka işaretlerinde y …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8353 E. 2023/2297 K.
Ortak:müktesep hak · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · iltibas
İncelediğiniz kararda… ın başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince «iltibas» bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde te …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… cilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
Benzer bu kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kötüniyet
Benzer bu kararda… uğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018-M-8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ma …
… p hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve «kötüniyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4158 E. 2024/5885 K.
Ortak:müktesep hak · kazanılmış hak · iltibas
İncelediğiniz kararda… cilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, «müktesep hak» oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı o …
… ın başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince «iltibas» bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde te …
Benzer bu kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · maddi hata · uyuşmazlık konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… unmadığı, davalının "yayla hazırım+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve «uyuşmazlık konusu» olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu gibi, davalı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu «davanın konusu» olan başvuru yönünden davalıya «kazanılmış hak» yaratmasının da mümkün bulunmadığı, zira davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde "Yayla" ibaresini "y" harfinin altından ve "a" harfinin üzerinden başlaya, ucu açık 2 adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davalının başvurusunu davacının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davalı Şirket yararına oluşmadığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, davalı Şirketin önceki tarihli markalarının tescil kapsamlarında yer alan mal hizmetlere ayrıntılı bir şekilde yer verilip, dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı isabetli şekilde belirtilmesine rağmen bu tespitten sonra gelen sonraki paragrafta "Dolayısıyla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi durumu da bulunmaktadır." ifadesine yer verilmesinin açık «maddi hata» niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının «dava konusu» marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başak'ı sembolünün eklendiğini, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını, davalının ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/82 E. , 2023/4088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/42 Esas, 2021/1243 Karar
HÜKÜM/KARAR Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/43 E., 2019/427 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "YAYLA" ibareli marka tescillerinin bulunduğunu, davalının "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazların, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, bu durumun 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine açıkça aykırılık oluşturduğunu, davalının söz konusu başvurusu ile müvekkilinin markalarına yanaşma amacı güttüğünü, dava konusu markada yer alan "sağlıklı yaşamın taneleri" ibaresinin çok küçük harflerle yer aldığını ve tali unsur olarak bile kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin niyetinin önceki markalarının devamı niteliğinde bir başvuru yapmaktan ziyade, müvekkilinin markalarına yakınlaşmak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adına tescilli pek çok "yayla" ibareli markanın bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıfları kapsadığını, dolayısıyla başkaca herhangi bir şirketin markalarına yanaşma kastı iddiasının asılsız olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin dava konusu marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başağı sembolünün eklendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya dayanak davacı markaları ile davalının marka başvurusunun esas unsurunun aynı olduğu, davalının dava konusu marka başvurusunun yöneldiği emtia sınıfının 29, 30, 32, 43 olup, bu sınıfların davacının tescilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı müktesep hak koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, müktesep hak oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı olup dava konusu markanın bu hali ile müvekkilinin markasına yakınlaştığını, ayrıca dava konusu markada tıpkı müvekkilinin markalarında olduğu üzere, "Yayla" ibaresinin elips şekilli bir logo içinde kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu başvurunun, davalıya ait değil, aksine müvekkili şirkete ait marka izlenimi yarattığını, eski markaların esaslı unsurunun farklılaşması suretiyle oluşturulan yeni markanın, müktesep hak iddiasından yararlanamayacağını, davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43.
sınıfta tescili yokken, dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu, 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında, müvekkilinin itiraza mesnet markaları ile davalının dava konusu marka başvurusunun aynı olması ve tescilli oldukları mal ve hizmetlerin de aynı veya aynı tür ve benzer olduğu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde tescil edildiği anlaşılan 2016/33405 sayılı "YAYLA SAĞLIKLI YAŞAMIN TANELERİ" ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili açısından kazanılmış hak unsurlarının oluştuğunu, davalının önceki tarihli markaları ile sektöründe tanındığını, dava konusu marka başvurusunda müvekkilinin önceki tarihli markalarından uzaklaşılmadığını, dava konusu markaların benzer olmayıp ortalama tüketiciler tarafından karıştırmasının da mümkün olmadığını, dava konusu markaya ilişkin 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanda markası ile yer eden, tanınmışlığı ve güvenirliği hakkında şüphe bulunmayan hazır yemek-bakliyat sektöründe 10 yıldır pazar lideri olan bir firma olarak davacıya ait yağ markasına kötü niyetli yaklaşmak, davacının itibarından faydalanmak gibi bir çabası bulunduğunun düşünülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalının önceki markaları nedeni ile müktesep hakkı bulunduğunu, başvuru markasının, davacı markasına yaklaşma amacı taşımadığını, diğer davalının önceki markaları ile seri marka oluşturduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ve İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen hukuka uygun olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı markası ile davalı marka tescil başvurusuna konu ibarenin ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu iddialarına dayanan YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/956731700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz