YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8353 E. 2023/2297 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aldatma (hile)↗ müktesep hak↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ ortalama tüketici↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/466 E., 2019/336 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "YAYLA" esas unsurlu yirmiye yakın tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “yayla+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 30. sınıfta yer alan “kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, bal, arı sütü, propolis. Pekmez." ve 43. sınıfta yer alan " Gündüz bakım (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43. sınıfların davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı ve benzer sınıflar olduğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018-M-8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine daha önce açılmış olan davaların, davalının müktesep hakkı nedeni ile reddine karar verildiğini, davalı şirketin kendi adına tescilli markalarının sersini oluşturma amacı ile marka tescil başvurularında bulunduğunu, ortalama tüketicinin davalının dava konusu marka başvurusunun davalının markalarının bir serisi olduğunu anlayabileceğini, davalı şirketin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, davalının adına tescilli pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını davalının kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki çekişmeli 29, 30, 32, 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer bulundukları, davacının itirazına mesnet markalarının esaslı unsuru ile davalının dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun "YAYLA" ibaresinden oluştuğu ancak davalı şirketin önceki tarihli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve mal ve hizmetler
açısından da aynı/aynı tür/benzer oldukları konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müktesep hakkın varlığına sığınıp bir başkasının markasına yanaşma amacının bulunduğunu, herhangi bir zorunluluk bulunmadığı halde "yayla" sözcüğünün önceki markalardaki yazı karakterinin ve renk kompozisyonunun değiştirilmesi ve müvekkili markalarındakine benzer kesik oval şekiller eklenmesi tüketiciyi aldatmaya yönelik davranışlar olduğunu, müktesep hakkın oluşması ve sonraki tarihli marka başvurularına dayanak teşkil edebilmesi için markanın aynen yeni marka başvurularında da kullanılması ve markaların mal veya hizmetler itibariyle farklılaşmaması gerektiği, YİDK kararında zikredilen davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43. sınıfta tescili yokken dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruya konu markanın, birinin ucunda başak figürü bulunan iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsurunun da "yayla" ibaresi olduğu, taraf markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak müştereken "yayla" ibaresini içermesi karşısında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdıkları, davalının başvurusuna konu markada, "yayla" kelimesinin, birinin ucunda başak figürü bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şirketin yine birinin ucunda başak figürü bulunan lacivert renkli iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" asıl unsurlu başka bir marka başvurusunun konu edildiği benzer bir uyuşmazlıkta da aynı gerekçelerle davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kabulüyle verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1793 Esas, 2021/1644 Karar sayılı kararı ile onandığını gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-8116 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır aynı markaya aynı sınıflarda ve aynı ürün grubunda sahip olduğunu, davacı markaları ile davalı markaları yıllarca aralarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmaksızın piyasada bulunduğunu, davalının "yayla + şekil" markası 2001 yılından beri tescilli olarak piyasada olduğunu, ayrıca markanın sektörde tanınmış bir marka olduğuna bu durumun yargı kararlarında da tespit edildiğini, davalı markasının asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, müktesep hak sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise
yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davalı adına tescilli markadan kaynaklı müktesep hak koşulları oluştuğundan davacının markası ile davalı markası arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını, davalının 1994 yılından başlayarak bugüne kadar adına tescilli birçok Yayla ve seri markaları bulunduğunu hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık süre dolduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda davalının “yayla” markasının uzun yıllardır kullanıldığı, başvuru markasında asli unsurun muhafaza edilmiş olduğu ve dava konusu marka kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43. sınıfta yer alan emtiaların aynen davalının önceki markalarında yer aldığını, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, başvuru markasının davacı markalarına yaklaşma çabası olduğunu belirtmiş ise de, başvuru markası incelendiğinde, davacı markalarına yaklaşma çabası olmadığı görüldüğünü ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine müktesep hak olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkra hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2350 E. 2022/6538 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine «müktesep hak» olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · münhasırlık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı markalarının bir kısmının «münhasıran» "yayla" sözcüğünden oluştuğu, bir kısmın da tali/yardımcı unsurlar bulunduğu, esas ve ayırt edici unsur olarak yayla sözcüğünün kullanıldığı, marka işaretlerinde y …
… ölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından «ziyade» davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/123 E. 2023/3679 K.
Ortak:müktesep hak · kaldırma ve yeniden hüküm · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır yayla ibareli markaların sahibi olduğunu, lehine «müktesep hak» oluştuğunu, ayrıca markaların arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, markanın hükümsüzlüğü davasının süresinden sonra açılmış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4158 E. 2024/5885 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine «müktesep hak» olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · maddi hata · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… unmadığı, davalının "yayla hazırım+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve «uyuşmazlık konusu» olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu gibi, davalı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu «davanın konusu» olan başvuru yönünden davalıya «kazanılmış hak» yaratmasının da mümkün bulunmadığı, zira davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde "Yayla" ibaresini "y" harfinin altından ve "a" harfinin üzerinden başlaya, ucu açık 2 adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davalının başvurusunu davacının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davalı Şirket yararına oluşmadığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, davalı Şirketin önceki tarihli markalarının tescil kapsamlarında yer alan mal hizmetlere ayrıntılı bir şekilde yer verilip, dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı isabetli şekilde belirtilmesine rağmen bu tespitten sonra gelen sonraki paragrafta "Dolayısıyla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi durumu da bulunmaktadır." ifadesine yer verilmesinin açık «maddi hata» niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının «dava konusu» marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başak'ı sembolünün eklendiğini, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını, davalının ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8353 E. , 2023/2297 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1762 Esas, 2021/1034 Karar
HÜKÜM
Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/466 E., 2019/336 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "YAYLA" esas unsurlu yirmiye yakın tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “yayla+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 30. sınıfta yer alan “kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, bal, arı sütü, propolis. Pekmez." ve 43. sınıfta yer alan " Gündüz bakım (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43.
sınıfların davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı ve benzer sınıflar olduğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018-M-8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine daha önce açılmış olan davaların, davalının müktesep hakkı nedeni ile reddine karar verildiğini, davalı şirketin kendi adına tescilli markalarının sersini oluşturma amacı ile marka tescil başvurularında bulunduğunu, ortalama tüketicinin davalının dava konusu marka başvurusunun davalının markalarının bir serisi olduğunu anlayabileceğini, davalı şirketin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, davalının adına tescilli pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını davalının kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki çekişmeli 29, 30, 32, 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer bulundukları, davacının itirazına mesnet markalarının esaslı unsuru ile davalının dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun "YAYLA" ibaresinden oluştuğu ancak davalı şirketin önceki tarihli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve mal ve hizmetler
açısından da aynı/aynı tür/benzer oldukları konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müktesep hakkın varlığına sığınıp bir başkasının markasına yanaşma amacının bulunduğunu, herhangi bir zorunluluk bulunmadığı halde "yayla" sözcüğünün önceki markalardaki yazı karakterinin ve renk kompozisyonunun değiştirilmesi ve müvekkili markalarındakine benzer kesik oval şekiller eklenmesi tüketiciyi aldatmaya yönelik davranışlar olduğunu, müktesep hakkın oluşması ve sonraki tarihli marka başvurularına dayanak teşkil edebilmesi için markanın aynen yeni marka başvurularında da kullanılması ve markaların mal veya hizmetler itibariyle farklılaşmaması gerektiği, YİDK kararında zikredilen davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43.
sınıfta tescili yokken dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruya konu markanın, birinin ucunda başak figürü bulunan iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsurunun da "yayla" ibaresi olduğu, taraf markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak müştereken "yayla" ibaresini içermesi karşısında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdıkları, davalının başvurusuna konu markada, "yayla" kelimesinin, birinin ucunda başak figürü bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şirketin yine birinin ucunda başak figürü bulunan lacivert renkli iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" asıl unsurlu başka bir marka başvurusunun konu edildiği benzer bir uyuşmazlıkta da aynı gerekçelerle davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kabulüyle verilen kararın Yargıtay 11.
Hukuk Dairesinin 2020/1793 Esas, 2021/1644 Karar sayılı kararı ile onandığını gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 2018-M-8116 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır aynı markaya aynı sınıflarda ve aynı ürün grubunda sahip olduğunu, davacı markaları ile davalı markaları yıllarca aralarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmaksızın piyasada bulunduğunu, davalının "yayla + şekil" markası 2001 yılından beri tescilli olarak piyasada olduğunu, ayrıca markanın sektörde tanınmış bir marka olduğuna bu durumun yargı kararlarında da tespit edildiğini, davalı markasının asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, müktesep hak sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43.
sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise
yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davalı adına tescilli markadan kaynaklı müktesep hak koşulları oluştuğundan davacının markası ile davalı markası arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını, davalının 1994 yılından başlayarak bugüne kadar adına tescilli birçok Yayla ve seri markaları bulunduğunu hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık süre dolduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda davalının “yayla” markasının uzun yıllardır kullanıldığı, başvuru markasında asli unsurun muhafaza edilmiş olduğu ve dava konusu marka kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43. sınıfta yer alan emtiaların aynen davalının önceki markalarında yer aldığını, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, başvuru markasının davacı markalarına yaklaşma çabası olduğunu belirtmiş ise de, başvuru markası incelendiğinde, davacı markalarına yaklaşma çabası olmadığı görüldüğünü ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine müktesep hak olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkra hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/932753400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz