YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/2350 E. 2022/6538 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşen ilam↗ müktesep hak↗ ziya↗ münhasırlık↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı markalarının bir kısmının münhasıran "yayla" sözcüğünden oluştuğu, bir kısmın da tali/yardımcı unsurlar bulunduğu, esas ve ayırt edici unsur olarak yayla sözcüğünün kullanıldığı, marka işaretlerinde yer alan çeşitli kelime ve şekillerin görsel olarak marka işaretlerine kısmen tanıtıcılık katsa da ortak yayla sözcüğüne bağlı olarak dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal bakımından benzerlik bulunduğu ve bir bütün olarak bıraktığı imaj bakımından markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut olayda, dava konusu yayla markasının, yine davalının önceki tarihli yayla markalarına dayalı müktesep hakkı sebebiyle tescile bağlandığı, davalının önceki tarihli markalarının taraflar arasında artık çekişme konusu olmadığı ve dava konusu marka kapsamında yer alan 29, 30, 32, 43. sınıf emtianın, davalının önceki tarihli markaları ile aynı/aynı tür olduğu, davalının bu markalarının esas ve ayırt edici unsurunun da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından müktesep hak teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunuyor ise de, davalının önceki tarihli markalarının dava konusu yayla markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından müktesep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu markada, kırmızı harflerle yazılmış "yayla" kelimesine vurgu yapıldığı, başvuruya konu markadaki diğer unsurların yardımcı tali unsur konumunda olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırtedici unsurunun da "yayla" ibaresi olduğu, taraf markalarının asli, baskın ve ayırtedici unsur olarak müştereken "yayla" ibaresini içermesi karşısında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdıkları, davalının başvurusuna konu markada, "yayla" kelimesinin, birinin ucunda başak figuru bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin müktesep hak müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Türkpatent YİDK'nın 2018-M-1529 sayılı kararının iptaline, 2016/68228 sayılı “YAYLA Tarifi Kulağında Tadı Damağında” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Türkpatent vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 2016/68228 numaralı "Yayla Tarifi Kulağında Tadı Damağında+şekil" ibareli marka başvurusuna vaki itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini belirterek YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davalının müktesep hakka sahip olduğu sınıflar yönünden markayı tescil ettirme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından ziyade davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirketin iş bu başvuruya konu işaretteki şekil ile aynı şekli kullanarak 2015/101553 sayılı "Yayla Gurmem + şekil" ibareli marka başvurusuna yine davacının itirazının reddi üzerine Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/417 Esas sayılı dosya ile açılan YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemli davada, mahkemece, davalı şirketin 2015/101553 sayılı marka başvurusunun marka işareti değiştirilerek davacı ...Ş. şirketi markalarına yanaşma durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın Dairemizin 01.03.2020 tarih, 2020/7019 Esas, 2022/1390 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bu durumda, davalı şirketin başvuruya konu işareti marka tescilinde kullanmış olmasının davalı markalarına yanaşma amacı taşımadığının taraflar arasında kesinleşen mahkeme ilamı ile tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/123 E. 2023/3679 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
Benzer bu kararda… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır yayla ibareli markaların sahibi olduğunu, lehine «müktesep hak» oluştuğunu, ayrıca markaların arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, markanın hükümsüzlüğü davasının süresinden sonra açılmış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Yayla” esas unsurlu markaların TPMK nezdinde sahibi olduğunu, davalının bu markalarla «iltibas» yaratacak nitelikteki 2016/33396 sayılı "yayla yaşam senin sağlıklı kal" ibareli markanın 29, 30, 32 ve 43 nice sınıflarında tescil başvurusunda bulunduğunu, müvek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8353 E. 2023/2297 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
Benzer bu kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine «müktesep hak» olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… uğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018-M-8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ma …
… p hakkı nedeni ile reddine karar verildiğini, davalı şirketin kendi adına tescilli markalarının sersini oluşturma amacı ile marka tescil başvurularında bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» davalının dava konusu marka başvurusunun davalının markalarının bir serisi olduğunu anlayabileceğini, davalı şirketin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen fi …
… p hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve «kötüniyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4158 E. 2024/5885 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
Benzer bu kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · maddi hata · kazanılmış hak · uyuşmazlık konusu · kötü niyet
Benzer bu kararda… unmadığı, davalının "yayla hazırım+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve «uyuşmazlık konusu» olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu gibi, davalı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu «davanın konusu» olan başvuru yönünden davalıya «kazanılmış hak» yaratmasının da mümkün bulunmadığı, zira davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde "Yayla" ibaresini "y" harfinin altından ve "a" harfinin üzerinden başlaya, ucu açık 2 adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davalının başvurusunu davacının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davalı Şirket yararına oluşmadığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, davalı Şirketin önceki tarihli markalarının tescil kapsamlarında yer alan mal hizmetlere ayrıntılı bir şekilde yer verilip, dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı isabetli şekilde belirtilmesine rağmen bu tespitten sonra gelen sonraki paragrafta "Dolayısıyla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi durumu da bulunmaktadır." ifadesine yer verilmesinin açık «maddi hata» niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
… pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının «dava konusu» marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başak'ı sembolünün eklendiğini, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını, davalının ka …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/82 E. 2023/4088 K.
Ortak:müktesep hak · ziya · iltibas
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
… ölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından «ziyade» davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… küçük harflerle yer aldığını ve tali unsur olarak bile kabul edilemeyeceğini, davalı şirketin niyetinin önceki markalarının devamı niteliğinde bir başvuru yapmaktan «ziyade», müvekkilinin markalarına yakınlaşmak olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
… cilli markalarının kapsamında aynı/benzer/ilişkili olacak şekilde yer aldığı, ancak davalının dava konusu marka başvurusu için adına tescilli markalarından kaynaklı «müktesep hak» koşullarının oluştuğu, bu nedenle 556 sayılı KHK' nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ver …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın dava konusu başvuruda, «müktesep hak» oluştuğunu iddia ettiği markalardan farklı yazı karakterini kullandığını, bu yazı karakteri kullanımı ile müvekkilinin markalarında mevcut yazı karakterinin aynı o …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kazanılmış hak · kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri 1.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili açısından «kazanılmış hak» unsurlarının oluştuğunu, davalının önceki tarihli markaları ile sektöründe tanındığını, dava konusu marka başvurusunda müvekkilinin önceki tarihli markalarından uzaklaşılmadığını, dava konusu markaların benzer olmayıp «ortalama tüketiciler» tarafından karıştırmasının da mümkün olmadığını, dava konusu markaya ilişkin 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolduğunu, müvekkilinin faaliyet gösterdiği …
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… ın başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince «iltibas» bulunduğu, davalının önceki markalarına dayalı kazanılmış hakkının ise bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK' in 23.11.2017 tarih ve 2017-M-10008 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 13.02.2018 tarihinde te …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/2350 E. , 2022/6538 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.02.2019 tarih ve 2018/202 E- 2019/62 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.12.2020 tarih ve 2019/718 E- 2020/1216 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili tarafından duruşmalı, davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/21961, 76995, 2003/12021, 2013/49251, 77443, 2009/20233, 2013/49250, 2009/52509, 2009/65459, 2013/49249, 2011/32755, 2011/52871, 2011/34572, 2011/ 52870, 76995, 77443, 2008/73223, 2009/20233, 2009/52509, 2009/60928, 2011/32755, 2011/52871, 2013/49247, 2013/49248, 2013/49254, 2013/49248, 2013/49254, 2008/73222, 2013/49247, 2008/ 73223, 2013/49246, 2009/60928 sayılı "balıkesir yayla su", "yayla", "yayla", "yayla", "yayla", "yayla doğadan gelen lezzet", "yayla doğadan gelen lezzet", "yayla doğadan gelen lezzet hoso", "yayla hamurişi şekil", "yayla lezzet mutfağı", "yayla lezzet mutfağı şekil", "yayla lezzet mutfağı şekil", "yayla mutfağı", "yayla mutfağı", "yayla", "yayla", "yayla tereyağı lezzeti", "yayla doğadan gelen lezzet", "yayla doğadan gelen lezzet hoso", "yayla şekil", "yayla lezzet mutfağı şekil", "yayla lezzet mutfağı şekil", "yayla sütle gelen lezzet", "yayla mutfağı", "yayla pasta evi", "yayla mutfağı", "yayla pasta evi", "yayla sütle gelen lezzet", "yayla sütle gelen lezzet", "yayla tereyağı lezzeti", "yayla tereyağı lezzeti", "yayla şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “yayla Tarifi Kulağında Tadı Damağında” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2016/68228 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu markaların benzer olduğunu ve YİDK kararının KHK’nın 8/1-b maddesine aykırılık teşkil ettiğini, kazanılmış hak koşullarının gerçekleşmediğini, davalı firmanın kötüniyetli hareket ettiğini ileri sürerek 2018-M-1529 sayılı YİDK kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı kurum vekili, davalı başvurusu kapsamından davacı itirazları neticesinde 29, 30, 32 ve 43. sınıf bir takım mal/hizmetlerin çıkarıldığını, kalan mallar bakımından başvuru sahibinin önceki tarihli 161404 sayılı markası sebebiyle kazanılmış hakkı bulunduğunu, başvuru konusu markanın önceki tarihli markalarla da oldukça benzer olduğunu, ayrıca "yayla" ibaresinin davacı tarafından yaratılmamış, günlük kullanıma açık bir sözcük olduğu düşünüldüğünde bu ibarenin her görüldüğünde davacı firmayı akla getirmesinin de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının iddia ettiği gibi YİDK kararı ile dava konusu markaların benzer olduğu yönünde bir kabul bulunmadığını, davalının Ankara ve Mersin’de kurulu fabrikalarıyla Türkiye’de bakliyat sektörünün paketli ve paketsiz olmak üzere öncü isimlerinden olduğunu, "yayla" ibaresi bulunan pek çok markanın tescilli sahibi olduğunu, bu marka ile bakliyat sektöründe yıllardır faaliyet gösterdiğini, davacının yirmiye yakın marka tescili olsa da davalının da tescilli / başvuru aşamasında 41 adet markası bulunduğunu, bunların çoğunun 29, 30, 32, 35, 43. sınıf emtiayı kapsadığını, görsel olarak dava konusu markalar incelendiğinde davacının davaya dayanak gösterdiği marka işaretinde “y” harflerinin uzatıldığı başkaca bir ibare olmadığını, ancak davalının dava konusu markasında buğday başağı dalı yer aldığını, bunun da markanın ayırt ediciliğini sağladığını, bu logonun davalının yıllardır faaliyet gösterdiği bakliyatı bir tarımsal ürün olarak ortaya çıkardığını, davalının "yayla" ve seri markalarının sahibi olduğunu, davalının bakliyat sektöründe bu kadar tanınmışlığı mevcutken davacı markalarına yanaşma kastı ile hareket etmesinin mümkün olmadığını, bir başka markanın tanınmışlığına ihtiyacı olmadığını, davalının yayla seri markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markalar arasında 556 sayılı KHK m.
8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığını, önceki tarihli markaları kapsamında kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı markalarının bir kısmının münhasıran "yayla" sözcüğünden oluştuğu, bir kısmın da tali/yardımcı unsurlar bulunduğu, esas ve ayırt edici unsur olarak yayla sözcüğünün kullanıldığı, marka işaretlerinde yer alan çeşitli kelime ve şekillerin görsel olarak marka işaretlerine kısmen tanıtıcılık katsa da ortak yayla sözcüğüne bağlı olarak dava konusu markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal bakımından benzerlik bulunduğu ve bir bütün olarak bıraktığı imaj bakımından markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, somut olayda, dava konusu yayla markasının, yine davalının önceki tarihli yayla markalarına dayalı müktesep hakkı sebebiyle tescile bağlandığı, davalının önceki tarihli markalarının taraflar arasında artık çekişme konusu olmadığı ve dava konusu marka kapsamında yer alan 29, 30, 32, 43.
sınıf emtianın, davalının önceki tarihli markaları ile aynı/aynı tür olduğu, davalının bu markalarının esas ve ayırt edici unsurunun da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından müktesep hak teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m. 8/1-b anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunuyor ise de, davalının önceki tarihli markalarının dava konusu yayla markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından müktesep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu markada, kırmızı harflerle yazılmış "yayla" kelimesine vurgu yapıldığı, başvuruya konu markadaki diğer unsurların yardımcı tali unsur konumunda olduğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırtedici unsurunun da "yayla" ibaresi olduğu, taraf markalarının asli, baskın ve ayırtedici unsur olarak müştereken "yayla" ibaresini içermesi karşısında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdıkları, davalının başvurusuna konu markada, "yayla" kelimesinin, birinin ucunda başak figuru bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin müktesep hak müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile, Türkpatent YİDK'nın 2018-M-1529 sayılı kararının iptaline, 2016/68228 sayılı “YAYLA Tarifi Kulağında Tadı Damağında” ibareli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı Türkpatent vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin 2016/68228 numaralı "Yayla Tarifi Kulağında Tadı Damağında+şekil" ibareli marka başvurusuna vaki itirazlarının davalı kurum tarafından reddedildiğini belirterek YİDK kararının iptaline ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş, ilk derece mahkemesince davalının müktesep hakka sahip olduğu sınıflar yönünden markayı tescil ettirme hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından ziyade davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı şirketin iş bu başvuruya konu işaretteki şekil ile aynı şekli kullanarak 2015/101553 sayılı "Yayla Gurmem + şekil" ibareli marka başvurusuna yine davacının itirazının reddi üzerine Ankara 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2017/417 Esas sayılı dosya ile açılan YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemli davada, mahkemece, davalı şirketin 2015/101553 sayılı marka başvurusunun marka işareti değiştirilerek davacı ...Ş. şirketi markalarına yanaşma durumunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın Dairemizin 01.03.2020 tarih, 2020/7019 Esas, 2022/1390 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmış olup, bu durumda, davalı şirketin başvuruya konu işareti marka tescilinde kullanmış olmasının davalı markalarına yanaşma amacı taşımadığının taraflar arasında kesinleşen mahkeme ilamı ile tespit edildiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı kurum vekili ile davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalılar yaraına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harçlarının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 03/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/842815500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz