YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4158 E. 2024/5885 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu mal↗ müktesep hak↗ davanın konusu↗ maddi hata↗ kazanılmış hak↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/64E., 2019/607 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin "YAYLA" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2015/101551 sayılı “yayla hazırım” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının markasının hem “yayla” kelimesi ile hem de “kesik çizgilerden oluşan şekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için müktesep hak iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, davalının adına tescilli pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının dava konusu marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başak'ı sembolünün eklendiğini, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını, davalının kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "yayla hazırım" ibareli marka başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında gerek ibareler gerekse mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaları Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğunu, ancak davalının 94/011295, 2001/26441 sayılı ve "Yayla" ibareli markalardan kaynaklanan kazanılmış hakkının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda müktesep hak koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk olarak müvekkili tarafından tescil ettirildiğini, başvuruda emtia kapsamının genişletilmediğini, gerekçeli kararın 10. sayfasında yer alan bu tespitin aynı sayfadaki bir süt paragrafta yer alan değerlendirme ile çeliştiğini, müvekkilinin müktesep hak teşkil eden önceki tarihli markalarının, taraflar arasında çekişme konusu olmadığını, markaların uzun yıllardır birlikte kullanıldığını, davacı tarafından müvekkiline karşı açılan diğer davalarda da müvekkilinin yararına müktesep hak koşullarının oluştuğunun kabul edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "yayla hazırım+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu gibi, davalı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu davanın konusu olan başvuru yönünden davalıya kazanılmış hak yaratmasının da mümkün bulunmadığı, zira davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde "Yayla" ibaresini "y" harfinin altından ve "a" harfinin üzerinden başlaya, ucu açık 2 adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davalının başvurusunu davacının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davalı Şirket yararına oluşmadığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, davalı Şirketin önceki tarihli markalarının tescil kapsamlarında yer alan mal hizmetlere ayrıntılı bir şekilde yer verilip, dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı isabetli şekilde belirtilmesine rağmen bu tespitten sonra gelen sonraki paragrafta "Dolayısıyla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi durumu da bulunmaktadır." ifadesine yer verilmesinin açık maddi hata niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/2350 E. 2022/6538 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Benzer bu karardaHukuk Dairesi'nin «müktesep hak» müessesesine ilişkin belirlediği kriterler çerçevesinde, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın aslı unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi …
… da "yayla" olduğu ve dava konusu markada "yayla" esas unsurunun korunduğu anlaşılmakla davalının önceki tarihli markalarının dava konusu "yayla" markası bakımından «müktesep hak» teşkil ettiği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamındaki tüm mal/hizmetler bakımından 556 sayılı KHK m.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ziya · münhasırlık
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı markalarının bir kısmının «münhasıran» "yayla" sözcüğünden oluştuğu, bir kısmın da tali/yardımcı unsurlar bulunduğu, esas ve ayırt edici unsur olarak yayla sözcüğünün kullanıldığı, marka işaretlerinde y …
… ölge Adliye Mahkemesince, davalının müktesep hakkı bulunmuş olsa da, davalının marka başvurusunda kullandığı şeklin davalının müktesep hakkına dayanak markalarından «ziyade» davanın itiraza dayanak markalarına yanaştığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8353 E. 2023/2297 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Benzer bu kararda… figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şi …
… ğı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, «müktesep hak» sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, «iltibas» koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, dava …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine «müktesep hak» olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm · ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… uğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin «kötüniyetli» olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018-M-8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde ma …
… p hakkı nedeni ile reddine karar verildiğini, davalı şirketin kendi adına tescilli markalarının sersini oluşturma amacı ile marka tescil başvurularında bulunduğunu, «ortalama tüketicinin» davalının dava konusu marka başvurusunun davalının markalarının bir serisi olduğunu anlayabileceğini, davalı şirketin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen fi …
… p hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve «kötüniyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/123 E. 2023/3679 K.
Ortak:müktesep hak · iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… şvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden «iltibas» koşullarının oluştuğu, «dava konusu» markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, «kötü niyet» iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü …
… ekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için «müktesep hak» iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve «dava konusu» başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda «müktesep hak» koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk o …
Benzer bu kararda… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır yayla ibareli markaların sahibi olduğunu, lehine «müktesep hak» oluştuğunu, ayrıca markaların arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, markanın hükümsüzlüğü davasının süresinden sonra açılmış olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Yayla” esas unsurlu markaların TPMK nezdinde sahibi olduğunu, davalının bu markalarla «iltibas» yaratacak nitelikteki 2016/33396 sayılı "yayla yaşam senin sağlıklı kal" ibareli markanın 29, 30, 32 ve 43 nice sınıflarında tescil başvurusunda bulunduğunu, müvek …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu karardaKararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… vacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesinin başvuru markasını davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı, dava konusu markada «müktesep hak» iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği, ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve «iltibas» tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı, mahkemece marka tescil kapsamları aynı tür veya benzer bulunan davalının başvurusu ile davacının itirazına mesnet markaları arasında, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince iltibas bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9994 sayılı kararının iptaline, davalı Şirket adına 07.02.2018 tarihinde …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4158 E. , 2024/5885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/578 Esas,2023/593 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/64E., 2019/607 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin "YAYLA" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin 2015/101551 sayılı “yayla hazırım” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davalının markasının hem “yayla” kelimesi ile hem de “kesik çizgilerden oluşan şekil unsuru” ile müvekkilinin markalarına yanaştığını ve aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, davalının yeni başvurusunun önceki markalarından farklı olduğu için müktesep hak iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, 2017-M-10771 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde;müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, davalının adına tescilli pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43.sınıflarda tescilli olduğunu, taraf markaları arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, davalının dava konusu marka başvurusuna daha önceki başvurularından farklı olarak buğday başak'ı sembolünün eklendiğini, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını, davalının kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "yayla hazırım" ibareli marka başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 29, 30, 32 sınıftaki tüm mallar ile 43. sınıfta bulunan tüm hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan “YAYLA” kelimesinin muhafaza edilmekle beraber, başvuruda önceki tescilli markasından ayrılarak yazım şekli, renklerin kullanımı, başvuruda kullanılan ve yazıyı çerçeveleyen yay şekli itibariyle önceki tescillerinden uzaklaşarak davacı markasına yanaştığı, ayrıca davalının önceki markalarını kullandığını da ispatlayamadığı, açıklanan nedenlerle bilirkişilerin aksi yöndeki görüşlerine itibar edilmediği, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 16.02.2017 tarih, ve 2017-M-10771 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında gerek ibareler gerekse mal ve hizmetler yönünden 556 sayılı Markaları Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğunu, ancak davalının 94/011295, 2001/26441 sayılı ve "Yayla" ibareli markalardan kaynaklanan kazanılmış hakkının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda müktesep hak koşullarının oluştuğu tespit edildiğini, ilk derece mahkemesince müktesep hak değerlendirmesinin yanlış yapıldığını, oval zemin içerisinde “Yayla” ibaresinin ilk olarak müvekkili tarafından tescil ettirildiğini, başvuruda emtia kapsamının genişletilmediğini, gerekçeli kararın 10. sayfasında yer alan bu tespitin aynı sayfadaki bir süt paragrafta yer alan değerlendirme ile çeliştiğini, müvekkilinin müktesep hak teşkil eden önceki tarihli markalarının, taraflar arasında çekişme konusu olmadığını, markaların uzun yıllardır birlikte kullanıldığını, davacı tarafından müvekkiline karşı açılan diğer davalarda da müvekkilinin yararına müktesep hak koşullarının oluştuğunun kabul edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "yayla hazırım+şekil" ibareli marka tescil başvurusu ile davacının "Yayla" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan tüm mal ve hizmetler yönünden, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik olduğu gibi, davalı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu davanın konusu olan başvuru yönünden davalıya kazanılmış hak yaratmasının da mümkün bulunmadığı, zira davacı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davalının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde "Yayla" ibaresini "y" harfinin altından ve "a" harfinin üzerinden başlaya, ucu açık 2 adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davacı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davacının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davalının başvurusunu davacının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davalı Şirket yararına oluşmadığı, ilk derece mahkemesince de aynı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe kısmında, davalı Şirketin önceki tarihli markalarının tescil kapsamlarında yer alan mal hizmetlere ayrıntılı bir şekilde yer verilip, dava konusu başvuruda yer alan mal ve hizmetlerin, davalının önceki tarihli markaları kapsamında da yer aldığı isabetli şekilde belirtilmesine rağmen bu tespitten sonra gelen sonraki paragrafta "Dolayısıyla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi durumu da bulunmaktadır." ifadesine yer verilmesinin açık maddi hata niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1071356200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz