6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tasfiye memurunun kusuru nedeniyle yargılama giderinden sorumluluğu

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/121 E. 2025/122 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Şirketin ihyasıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)

Gerekçe özeti

Tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen bir şirket, terkin tarihinde henüz sonuçlanmamış bir davada taraf ise, bu davanın sürdürülebilmesi için şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yarar bulunur; terkin sonrasında açılan ve terkin öncesi döneme ait alacaklara ilişkin başka davaların varlığı, tasfiyenin tam ve eksiksiz yapıldığı sonucunu ortadan kaldırmaz. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olduğundan, ihya davasında haksız çıkan tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu tutulması usul ve yasaya uygundur.

Ele alınan sorunlar

Terkin edilen şirketin ihyasında hukuki yarar → kabul

Gerekçe: TTK 547. madde uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, ilgili kişiler şirketin yeniden tescilini isteyebilir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilebilir. Ticaret sicil kayıtlarında şirketin terkin edildiği tarihte, şirketin belirtilen iş mahkemesi dosyalarında taraf olduğu ve bu davaların sonuçlanmadığı anlaşıldığından, davacıların ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Terkinden sonra açılan davaların tasfiyenin eksiksizliğine etkisi → ret

İddia: İstinaf eden tasfiye memuru vekili, şirket aleyhine açılan iş mahkemesi davalarının şirketin sicilden terkininden sonraki bir tarihte ikame edildiğini, terkin tarihi itibariyle şirket hakkında açılmış herhangi bir dava bulunmadığını, bu nedenle tasfiye memurunun kusurlu sayılamayacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Terkinden sonra davacılar tarafından dava açılmış ise de, davacıların talebi terkinden önceki işçilik alacaklarına ilişkin olup, terkinden sonra davanın açılmış olması tasfiyenin tam olarak kabulünü gerektirmez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Tasfiye memurunun yargılama giderinden sorumluluğu → ret

İddia: İstinaf eden tasfiye memuru vekili, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin müvekkili üzerine yükletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kusurlu olmadığını ileri sürerek bu kısımların kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 326/1 uyarınca yargı gideri, kanunda yazılı haller dışında davada haksız çıkan taraftan alınır. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Terkin edilmiş bir şirket aleyhine terkin tarihinden önce doğmuş ve terkin tarihinde henüz sonuçlanmamış davaların bulunması halinde ihya talebinde hukuki yarar bulunduğu ve tasfiye memurunun bu nedenle yargılama giderlerinden sorumlu tutulabileceği yönündeki değerlendirme, benzer ihya davalarında bölgesel ikna edici bir emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şirketin ihyası talebinde hukuki yarar bulunması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şirketin ihyası ek tasfiye tasfiye memurunun sorumluluğu hukuki yarar yargılama gideri

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 547 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 326-(1)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/121

KARAR NO 2025/122

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/12/2024

NUMARASI 2024/474 Esas - 2024/1230 Karar

BİRLEŞEN DAVA

Bakırköy 5. ATM'nin 2024/482 Esas 2024/557 Karar sayılı

DAVA

Şirketin İhyası

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin verilen kararın birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL VE BİRLEŞEN DAVA

Davacılar vekili asıl ve birleşen dava yönünden; dava konusu Tafiye Halinde ...San. ve Ltd. Şti. aleyhine Küçükçekmece 9.İş Mahkemesinin 2024/17 esas, Küçükçekmece 8. İş Mahkemesinin 2024/14 Esas, Küçükçekmece 6. İş Mahkemesinin 2024/15 esas sayılı dosyalarında müvekkilleri adına dava açtıklarını, ancak yargılama sırasında dava konusu şirketin tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini öğrendiklerini, bu nedenlerle davalı şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sicil Müdürlüğü; tasfiye işleminin mevzuata uygun olarak yapıldığını, tasfiye sürecinden müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tasfiye memuru davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davacılar tarafından dava konusu şirket aleyhine Küçükçekmece İş Mahkemeleri nezdinde dava açıldığını, yargılamanın sürdürülebilmesi için dava konusu şirketin ihyasını istemekte davacıların hukuki yararı bulunduğunu, bu bağlamda açılan asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne, dava konusu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ... sicil numarası ile kayıtlı Tafiye Halinde ... Sanayi Ve Limited Şirketi'nin Küçükçekmece 9.İş Mahkemesinin 2024/17 esas, Küçükçekmece 8.İş Mahkemesinin 2024/14 esas, Küçükçekmece 6.İş Mahkemesinin 2024/15 esas sayılı dosyalarına münhasır olmak üzere TTK ' nın 547. Maddesi gereğince ihyasına, tasfiye memuru olarak ...'in görevlendirilmesine, şirket aleyhine dava açıldığı halde şirketi tasfiye eden tasfiye memurunun kusurlu olması nedeniyle birleşen dava yönünden yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İstinaf yoluna başvuran birleşen davada davalı tasfiye memuru vekili; vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin müvekkili üzerine yükletilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirketin 24/08/2023 tarihi itibariyle tasfiye sonucunda sicilden terkin edildiğini, şirket aleyhine ikame olunan Küçükçekmece 9. İş Mahkemesi 2024/17 Esas, Küçükçekmece 6. İş Mahkemesi 2024/15 Esas, Küçükçekmece 8. İş Mahkemesi 2024/14 Esas sayılı dosyalarının dava açılış tarihleri ise 22/01/2024 olduğunu, şirket sicilden terkin edildikten 5 ay sonra şirket aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin davalar ikame edildiğini, şirketin sicilden terkin tarihi itibariyle şirket hakkında açılmış dava bulunmadığından tasfiye memurunun kusurlu olmadığını, bu sebeplerden dolayı yargılama gideri ile vekalet ücreti kısmı yönünden birleşen davanın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir. TTK'nın 547. maddesinde "Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurlarının,YK üyelerinin, pay sahibi veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerde ki asliye ticaret mahkemesinden bu ek işlemler tamamlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemenin istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse ek tasfiye için yeniden tesciline ve bu işlemleri yapmaları için tasfiye memuru atayacağı düzenlenmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Ticaret Sicil kayıtlarında Tafiye Halinde ....San. ve Ltd. Şti.'nin tasfiyesinin sona erdiği 24/08/2023 tarihinde tescil edilerek sicil kaydının terkin edildiği, şirketin Küçükçekmece 9.İş Mahkemesinin 2024/17 esas, Küçükçekmece 8. İş Mahkemesinin 2024/14 Esas, Küçükçekmece 6. İş Mahkemesinin 2024/15 esas sayılı dosyalarında taraf olduğu; dava sonuçlanmadığından davacıların ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. HMK'nin 326-(1) maddesi gereğince; kanunda yazılı haller dışında, yargı gideri davada haksız çıkan taraftan alınmasına karar verilir. Tasfiyenin eksiksiz yapılmasından tasfiye memuru sorumlu olup dava da haksız çıkan davalı tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik yoktur.Terkinden sonra davacılar tarafından dava açılmış ise de ;

davacıların talebi terkinden önceki işçilik alacaklarına ilişkin olup ,terkinden sonra davanın açılmış olması tasfiyenin tam olarak kabulünü gerektirmez. Açıklanan nedenlerle;davada haksız çıkan tasfiye memuru aleyhine yargı giderine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Birleşen davada davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,8‬0-TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafça yapılan 370‬-TL istinaf yargı giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacılara verilmesine,davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/01/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/9557 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.