YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1598 E. 2023/4876 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ iptal davası↗ kâr dağıtımı↗ bilirkişi incelemesi↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/387 E., 2019/435 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/26846, 2016/26840, 2012/97879, 2010/51253,
2009/60455, 117949, 2010/51253, 2017/40041, 2005/01424, 2003/27450 sayılı ve "SARAYPEN", "SARAYBOND", "greenist SARAYGRUP+şekil", "SARAY", "İSTANBUL TİCARET SARAYI", "SARAY+şekil", "SARAY", "SARPLAS+şekil", "SAPLAS+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SARAYLINE” ibaresini 17 ve 19 uncu nice sınıflarında adına tescil istemiyle 21.12.2016 tarihinde 2016/103952 başvuru numarasıyla başvuruda bulunduğunu, marka yayınına yapılan itirazın Türk Patent Marka Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunma Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci, üçüncü dördüncü fıkraları ve 35 inci fıkrası gereğince itirazın reddine karar verildiğini, 03.09.2018 tarihli ve 2018-M-6237 sayılı YİDK kararı ile itirazın kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 19 uncu sınıftaki bir kısım emtianın çıkartılmasına karar verildiğini, oysa müvekkilinin "SARAY" ve "SARAYPEN" esas unsurlu markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davaya konu "SARAYLINE" ibareli başvurunun, müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanılmak istendiğini, davalının müvekkilinin müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalıya karşı müvekkili şirket tarafından açılmış birden çok dava bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 03.09.2018 tarihli ve 2018-M-6237 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016/103952 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarında koruma kapsamının salt altıncı sınıfta olduğunu, müvekkilin bu alanlarda faaliyetinin olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19, 35 inci sınıflara dahil bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, marka sınıfları farklı olan ürünlerde markaların karışmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “SARAYLINE” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 17 ve 19 uncu sınıftaki mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise "SARAYPEN", "SARAYBOND", "greenist SARAYGRUP+şekil", "SARAY", "İSTANBUL TİCARET SARAYI", "SARAY+şekil", "SARAY", "SARPLAS+şekil", "SAPLAS+şekil" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 06, 19, 35, 36, 37, 40, 41, 43 üncü sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, SARAY ibareli davacı markası kapsamındaki emtiaların, birbirinden farklı kod numaralı mal ve hizmet sınıflarını içerdiğini, sınıflandırma tebliği bağlayıcı olmayıp farklı sınıf kodlarındaki mal ve hizmet gruplarının da birbiri ile ilişkili olabileceğinin kabul edildiği, emtiaların birbirleri ile benzer mahiyette emtialar olduğu, “SARAY” esas unsurlu davacı markaları ile “SARAYLINE” ibareli davalı markası arasında marka işaretlerinin ve kapsamlarının benzerliği dolayısıyla ve de aralarında ilişkilendirilme ihtimali bulunması nedeniyle mülga 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında “karıştırılma ihtimali” ve tescil engeli bulunduğu, davacı tarafından tescilsiz kullanım ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle YİDK kararı iptali davası bakımından mülga 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin üçüncü fıkrası açısından değerlendirme yapılabilmesi imkânının bulunmadığı, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının somut olaya bir etkisi bulunmadığı, aynı KHK'nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrasının somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 2018-M-6237 sayılı kararının iptaline, 2016/103952 sayılı markanın hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru markası ile itiraza dayanak markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı "SARAYPEN" markasının 2016/26846 numarasıyla 06, 19, 40 ıncı sınıflarda tescilli olup, hükümsüzlük iddia etmiş oldukları 17 ve 35 inci sınıfta tescilli müvekkiline ait "SARAYLİNE" markasından tamamen farklı sınıfta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının başvurusu kapsamında kalan 17 inci sınıf mallar yönünden, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu "SARAYLINE" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar yönünden, 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer dağıtım kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ticaret unvanına dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17 inci sınıf mallarla 06/04 ve 19/19 uncu sınıf malları benzer gören 13.04.2010 tarih ve 2008/8851 E. 2010/4169 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesi, 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Tori Pvc San. Tic. A.Ş. vekili ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8629 E. 2023/2848 K.
Ortak:ticaret unvanı · iltibas
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «ticaret unvanına» dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… linin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin markalarının serisi içerisinde bulunan bir marka olarak algılanacağını, saray ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» kılavuz unsuru olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı şirketin markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalı eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini de ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/98200 sayılı "SARARPEN" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, marka hakkına tecavüz ve …
… 6 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğundan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, tescilli markaya bağlı bir hakkın kullanımının söz konusu olduğu durumlarda «haksız rekabetin» ve tecavüzün oluşmayacağı ve davalının markaya tecavüzü ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/98200 sayılı "SARARPEN" m …
… rkişi raporunda yeterli inceleme yapılmadığını, taraflara ait markaların hem görsel hem fonetik hem de bütünsel algılamada farklı olduğunu, markalar benzemediğinden «iltibas» oluşmayacağını, müvekkilinin "sararpen'' ismi altında yeni bir marka başvurusunda bulunduğunu ve söz konusu başvuruya davacı tarafından TPMK'da itirazda bulunduğun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · ortalama tüketici · haksız rekabet
Benzer bu kararda… linin bulunduğunu, davalı markasının müvekkilinin markalarının serisi içerisinde bulunan bir marka olarak algılanacağını, saray ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin «ticaret unvanının» kılavuz unsuru olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunu, marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı şirketin markayı kötü niyetle tescil ettirdiğini, davalı eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini de ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/98200 sayılı "SARARPEN" ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini, marka hakkına tecavüz ve …
… 6 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğundan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, tescilli markaya bağlı bir hakkın kullanımının söz konusu olduğu durumlarda «haksız rekabetin» ve tecavüzün oluşmayacağı ve davalının markaya tecavüzü ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2016/98200 sayılı "SARARPEN" m …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı markasının hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti ve tazminat istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2927 E. 2023/6861 K.
Ortak:ticaret unvanı · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «ticaret unvanına» dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11.
CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarında koruma kapsamının salt altıncı sınıfta olduğunu, müvekkilin bu alanlarda faaliyetinin olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19, 35 inci sınıflara «dahil» bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, marka sınıfları farklı olan ürünlerde markaların karışmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6309 E. 2011/9238 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
İncelediğiniz kararda… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca «ticaret unvanına» dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11.
Benzer bu kararda… davalı tarafından sunulan malı veya hizmeti, almayı yahut yararlanmayı düşündüğü davacıya ait ürün veya hizmet zannedebileceği, davacının “SARAY” ibareli markasını «taşıyan» ürün ve hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan davalının haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, başvuru kapsamında bulunan 35/8. sınıf hizmetler için, TPE’ nin davacı itirazını 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddeleri uyarınca kabul edip, davalı başvurusunu reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka uygun bulunmadığı, davacının “SARAYLI” ibareli markası 35/8. sınıf hizmetleri içermese de bu sınıf hizmetler ile aynı türden olduğu ve her iki kelimenin görsel, anlamsal ve sescil manada «iltibas» yaratabilecek derecede benzer olduğu anlaşıldığından, davacı itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunmadığı ve davacının bu kararın iptali ile …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyan
Benzer bu kararda… davalı tarafından sunulan malı veya hizmeti, almayı yahut yararlanmayı düşündüğü davacıya ait ürün veya hizmet zannedebileceği, davacının “SARAY” ibareli markasını «taşıyan» ürün ve hizmetler için tüketiciler ve yararlanıcılar nezdinde tesis ettiği imaj, güven ve hatırlanırlıktan davalının haksız olarak istifade etmesi sonucunu doğuracağı, başvuru kapsamında bulunan 35/8. sınıf hizmetler için, TPE’ nin davacı itirazını 556 sayılı KHK’ nin 7/b ve 8/b maddeleri uyarınca kabul edip, davalı başvurusunu reddetmesi gerekirken, itirazı kabul etmemesinin hukuka uygun bulunmadığı, davacının “SARAYLI” ibareli markası 35/8. sınıf hizmetleri içermese de bu sınıf hizmetler ile aynı türden olduğu ve her iki kelimenin görsel, anlamsal ve sescil manada «iltibas» yaratabilecek derecede benzer olduğu anlaşıldığından, davacı itirazlarının reddine dair YİDK kararının hukuka uygun bulunmadığı ve davacının bu kararın iptali ile …
1 benzer karar daha
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7183 E. 2023/6980 K.
Ortak:YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 10.05.2017 tarih, 2015/15581 E., 2017/2794 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, «uyuşmazlık konusu» markanın “SARAYLIM” kelimesinden oluştuğu, davacının itiraza dayanak 2002/04727 sayılı markanın asli unsurunun "SARAY", 1990/117431 tescil numaralı markasının asli …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1598 E. , 2023/4876 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/587 Esas, 2021/1639 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/387 E., 2019/435 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/26846, 2016/26840, 2012/97879, 2010/51253,
2009/60455, 117949, 2010/51253, 2017/40041, 2005/01424, 2003/27450 sayılı ve "SARAYPEN", "SARAYBOND", "greenist SARAYGRUP+şekil", "SARAY", "İSTANBUL TİCARET SARAYI", "SARAY+şekil", "SARAY", "SARPLAS+şekil", "SAPLAS+şekil" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SARAYLINE” ibaresini 17 ve 19 uncu nice sınıflarında adına tescil istemiyle 21.12.2016 tarihinde 2016/103952 başvuru numarasıyla başvuruda bulunduğunu, marka yayınına yapılan itirazın Türk Patent Marka Dairesi Başkanlığı tarafından 556 sayılı Markaların Korunma Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci, üçüncü dördüncü fıkraları ve 35 inci fıkrası gereğince itirazın reddine karar verildiğini, 03.09.2018 tarihli ve 2018-M-6237 sayılı YİDK kararı ile itirazın kısmen kabul edilerek, başvuru kapsamından 19 uncu sınıftaki bir kısım emtianın çıkartılmasına karar verildiğini, oysa müvekkilinin "SARAY" ve "SARAYPEN" esas unsurlu markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, davaya konu "SARAYLINE" ibareli başvurunun, müvekkilinin markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanılmak istendiğini, davalının müvekkilinin müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin olarak davalıya karşı müvekkili şirket tarafından açılmış birden çok dava bulunduğunu, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 03.09.2018 tarihli ve 2018-M-6237 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2016/103952 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının markalarında koruma kapsamının salt altıncı sınıfta olduğunu, müvekkilin bu alanlarda faaliyetinin olmadığı gibi davacının marka korumasının 17, 19, 35 inci sınıflara dahil bulunmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, marka sınıfları farklı olan ürünlerde markaların karışmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun “SARAYLINE” ibaresinden oluştuğu, kapsamında 17 ve 19 uncu sınıftaki mallarının bulunduğu, itiraza dayanak markanın ise "SARAYPEN", "SARAYBOND", "greenist SARAYGRUP+şekil", "SARAY", "İSTANBUL TİCARET SARAYI", "SARAY+şekil", "SARAY", "SARPLAS+şekil", "SAPLAS+şekil" ibarelerinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 06, 19, 35, 36, 37, 40, 41, 43 üncü sınıflardaki mal ve hizmetlerin yer aldığı, SARAY ibareli davacı markası kapsamındaki emtiaların, birbirinden farklı kod numaralı mal ve hizmet sınıflarını içerdiğini, sınıflandırma tebliği bağlayıcı olmayıp farklı sınıf kodlarındaki mal ve hizmet gruplarının da birbiri ile ilişkili olabileceğinin kabul edildiği, emtiaların birbirleri ile benzer mahiyette emtialar olduğu, “SARAY” esas unsurlu davacı markaları ile “SARAYLINE” ibareli davalı markası arasında marka işaretlerinin ve kapsamlarının benzerliği dolayısıyla ve de aralarında ilişkilendirilme ihtimali bulunması nedeniyle mülga 556 sayılı KHK’nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında “karıştırılma ihtimali” ve tescil engeli bulunduğu, davacı tarafından tescilsiz kullanım ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, bu nedenle YİDK kararı iptali davası bakımından mülga 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin üçüncü fıkrası açısından değerlendirme yapılabilmesi imkânının bulunmadığı, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının somut olaya bir etkisi bulunmadığı, aynı KHK'nın sekizinci maddesinin dördüncü fıkrasının somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, TPMK YİDK'in 2018-M-6237 sayılı kararının iptaline, 2016/103952 sayılı markanın hükümsüzlüğüne sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru markası ile itiraza dayanak markalar arasında karıştırılma ve ilişkilendirilme olasılığının bulunmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı "SARAYPEN" markasının 2016/26846 numarasıyla 06, 19, 40 ıncı sınıflarda tescilli olup, hükümsüzlük iddia etmiş oldukları 17 ve 35 inci sınıfta tescilli müvekkiline ait "SARAYLİNE" markasından tamamen farklı sınıfta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının başvurusu kapsamında kalan 17 inci sınıf mallar yönünden, tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu "SARAYLINE" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar yönünden, 6769 sayılı Kanun'un altıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "LINE" ibaresinin, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6 ve 19 uncu sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan 17 inci sınıftaki mallar arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer dağıtım kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine davacının bu mal ve hizmetler yönünden aynı Kanun'un sekizinci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca ticaret unvanına dayalı olarak da davalı markasının tescilini engelleyebileceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve 2014/11-696 E., 2016/778 K.
sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bu konuda yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmasına da gerek görülmediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17 inci sınıf mallarla 06/04 ve 19/19 uncu sınıf malları benzer gören 13.04.2010 tarih ve 2008/8851 E. 2010/4169 K. sayılı ilamının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş ve davalı TPMK vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Tori Pvc Sanayi Ticaret A.Ş vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı TPMK vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesi, 35 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Tori Pvc San. Tic. A.Ş. vekili ve davalı TPMK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954621900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz