Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2927 E. 2023/6861 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/423 E., 2019/545 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/26846, 2016/26840, 2012/97879, 2010/51253, 2009/60455, 117949, 66949, 2005/01424, 2003/27450, 2017/40041 sayılı "saraypen", "saraybond", "greenist saraygrup", "saray", "istanbul ticaret sarayı", "saray", "saray", "sarplas şekil", "saplas+şekil", "saraydoor" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SEREYPEN PVC DOOR AND WINDOW SYSTEMS" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı kuruma başvurduğunu, başvuru kapsamında 17 nci ve 19 uncu sınıf malların yer aldığını, 2017/109045 kod numarası alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 19 uncu sınıftaki malların çıkartıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, davacının "SARAY" ve "SARAYPEN" esas unsurlu markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, bu markaları uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız biçimde kullandığını, davalı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, ortalama tüketicinin markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin ticaret unvanının uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; YİDK'in 2018-M-7745 sayılı kararının 17 nci sınıftaki "Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı sınıfın alt gruplarında yer alan mallar yönünden benzerlik araştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, marka işaretleri benzer olduğu gibi başvuru kapsamında kalan tüm mallar yönünden de emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin söz konusu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olması nedeni ile itirazının haklı bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında bulunan 17 nci sınıf mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadıklarını, kanun hükümlerinde yer alan şartların oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "SEREYPEN" asıl unsurlu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, esasen bu hususun davalı kurumun da kabulünde bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 17 nci sınıftaki mallarının da davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer oldukları, bunun dışında başvuru kapsamında kalan "Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)." mallarının ise davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, bu mallar yönünden anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, ayrıca davacının ilgili kanun maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan koşullarını da ispat edemediği, yine dava konusu başvurunun kötü niyetli de olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirtmiş oldukları gerekçelerle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1620 E. 2023/5723 K.
Ortak:ortalama tüketici · dahili dava · iltibas
İncelediğiniz kararda… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ul Sarayline" ibareli marka başvurusu ile davacının "SARAY" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verildiğini, inşaat sektörünün çok kapsamlı bir alan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sektör uzmanı bilirkişinin görüşü alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun yetersiz bulunduğunu, “saray” ve "istanbul" esas unsurunu içeren binlerce marka başvuru «kaydının» yer aldığını, dava konusu olayda da markaların farklı sınıflarda bulunmasına rağmen, inşaat alanındaki faaliyetler olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin, müvekkilinin mülkiyet hakkının özüne müdahale niteliğinde bulunduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acente · istinaf incelemesi · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · bilirkişi incelemesi · fatura · ayırt edicilik · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… iyaçları giderip gidermediğinin, birbirlerinin yerine ikame edilebilme ve vekalet etme olanaklarının ve birinin diğerini tamamlama imkanının bulunup bulunmadığının, «dağıtım» kanallarının, kullanım yöntemlerinin ve amaçlarının ortak olup olmadığı ölçütlerinin, hedeflenen halk kesimleri dikkate alınarak incelenmesinin ve değerlendirilmesinin gerektiğini, somut olayda da bu nedenle tüm mal ve hizmet sınıflarını kapsar şekilde davanın tamamen kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketin "SARAY" ibareli markasının tanınmış markalar siciline «kaydının» yapıldığını, mahkemenin bu tanınmışlığın faaliyetleri ile benzer görülmeyen emtialara sirayet edecek nitelikte olmadığının söylenmesinin doğru bulunmadığını, marka başvurusu yapan davalı tarafın, müvekkili şirketin markaları ile karışıklık yaratarak kazanç sağlamak amacıyla kötü niyetli hareket etmekte olduğunu, benzer bir davalarda «uyuşmazlık konusu» bütün markalar ve bütün mallar yönünden «iltibas» tehlikesinin oluştuğu nedeni ile davaların kabulüne karar verildiğini belirterek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… krası anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı ve başvuruda farklı olarak yer verilen "İstanbul" ve "panel" ibarelerinin, başvuruya yeterli «ayırt ediciliği» sağlamadığı, öte yandan davacı markalarının kapsamlarında yer alan 6. ve 19. sınıftaki mallarla, dava konusu başvuru kapsamında kalan ve yukarıda anılan 17. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında da benzerliğin bulunduğu, çünkü bu malların genel olarak inşaat sektöründe kullanılan yapı malzemeleri oldukları, birbirlerini ikame eden, benzer ihtiyaçları karşılayan ve benzer «dağıtım» kanalları aracılığıyla tüketiciye ulaştırılan, aynı yerlerde satışa sunulan mallar olduğu, yine başvuru kapsamında kalan 17. sınıftaki "Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)." mallarının ise davacının markaları benzer olmadığının, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan ve aralarında inşaat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyeti raporunda açıkça belirtildiği, ayrıca davacının markalarının sektörel bir tanınmışlığa sahip olsa da, bu tanınmışlığın benzerlik tespit edilen emtianın ötesine geçecek mahiyette olmadığının da aynı bilirkişi raporunda bildirildiği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, dairece bu konuda yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılmasına da gerek görülmediği gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat «acente» hizmetleri, geçici personel «görevlendirme» (başkası adına «fatura» yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri.
… ul Sarayline" ibareli marka başvurusu ile davacının "SARAY" ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verildiğini, inşaat sektörünün çok kapsamlı bir alan olduğu göz önünde bulundurulduğunda, sektör uzmanı bilirkişinin görüşü alınmadan hazırlanan bilirkişi raporunun yetersiz bulunduğunu, “saray” ve "istanbul" esas unsurunu içeren binlerce marka başvuru «kaydının» yer aldığını, dava konusu olayda da markaların farklı sınıflarda bulunmasına rağmen, inşaat alanındaki faaliyetler olduğu gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin, müvekkilinin mülkiyet hakkının özüne müdahale niteliğinde bulunduğunu belirterek yerel mahkemenin kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/462 E. 2024/4090 K.
Ortak:dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · istinaf incelemesi · kötü niyet · feragat · yargılama gideri · ayırt edicilik · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, başvurunun tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddinin gerektiğini, markanın alınmasından vazgeçildiğini, müvekkilinin davadan haberdar olunca davacı ile iletişime geçerek «davadan feragat» edilmesi halinde «yargılama gideri» talep etmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
3.Diğer davalı şirket vekili, YİDK kararının iptali talepli davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline hükümsüzlük davası yönünden «husumet» yöneltilebileceğini, davacının her iki talebi yönünden müvekkili şirket aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının davacı tarafın kendi «kusuru» ile açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/462 E. 2024/4090 K.
Ortak:dahili dava · karar verilmesine yer olmadığına · iltibas
İncelediğiniz karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, «ortalama tüketicinin» markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla «iltibas» yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin «ticaret unvanının» uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konus …
CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Benzer bu karardaLastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." emtiaları bakımından YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davadan feragat · istinaf incelemesi · kötü niyet · feragat · yargılama gideri · ayırt edicilik · kusur · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2.Diğer davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, başvurunun tescil edilmemiş olması nedeniyle hükümsüzlük davasının reddinin gerektiğini, markanın alınmasından vazgeçildiğini, müvekkilinin davadan haberdar olunca davacı ile iletişime geçerek «davadan feragat» edilmesi halinde «yargılama gideri» talep etmeyeceklerini bildirdiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar «dahil»), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç).” malların davacının dayanak gösterdiği 2013/36280 sayılı “DURA KİM”, 2015/96070 sayılı “DURAFİX” ve 2015/93139 sayılı “DURADERZ” ibareli markaların kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında; görsel, işitsel ve kavramsal olarak «iltibas» tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacı markalarının esas unsurunu oluşturan "DURA" ibaresinin, davalı şirkete ait markada olduğu gibi yer aldığı, davalı markasında yer alan "NATURA" ibaresinin «ayırt ediciliği» bulunmayan, "natural" ibaresine çağrışımda bulunan ve atıfta bulunduğu çağrışım itibariyle "doğal" anlamsal karşılığına gelen bir ibare olduğu, "DURALEX" ibaresinde yer alan "-lex" ekinin iltibas tehlikesini bertaraf edecek yeterli ayırt edici gücünün bulunmadığı, zira davacıya ait, emtia aynılığı bulunan "DURA KİM", "DURAFİX" ve "DURADERZ" ibareli markaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, "DURA" ibaresi merkeze alınmak suretiyle bu ibarenin yanına yapılan çeşitli eklemeler ile birlikte "DURA" esas unsurlu davacı seri markalarının bulunduğundan bahsedilebileceği, taraf markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, tanınmışlığın ve «kötü niyetin» ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne,"Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yar …
3.Diğer davalı şirket vekili, YİDK kararının iptali talepli davada müvekkilinin taraf sıfatı bulunmadığını, müvekkiline hükümsüzlük davası yönünden «husumet» yöneltilebileceğini, davacının her iki talebi yönünden müvekkili şirket aleyhine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi gerektiğini, hükümsüzlük davasının davacı tarafın kendi «kusuru» ile açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili, 17. sınıf içerisinde yer alan "taşıtlar için sentetik malzemeden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)" emtiaları açısından da «iltibasın» oluştuğunu, söz konusu emtiaların da benzer alıcı çevresine hitap ettiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının «istinaf incelemesi» yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/2927 E. , 2023/6861 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/624 Esas, 2021/1707 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/423 E., 2019/545 K.
Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2016/26846, 2016/26840, 2012/97879, 2010/51253, 2009/60455, 117949, 66949, 2005/01424, 2003/27450, 2017/40041 sayılı "saraypen", "saraybond", "greenist saraygrup", "saray", "istanbul ticaret sarayı", "saray", "saray", "sarplas şekil", "saplas+şekil", "saraydoor" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SEREYPEN PVC DOOR AND WINDOW SYSTEMS" ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı kuruma başvurduğunu, başvuru kapsamında 17 nci ve 19 uncu sınıf malların yer aldığını, 2017/109045 kod numarası alan başvuruya müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 19 uncu sınıftaki malların çıkartıldığını, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, davacının "SARAY" ve "SARAYPEN" esas unsurlu markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, bu markaları uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız biçimde kullandığını, davalı tarafın “SEREYPEN” ibareli işareti müvekkili markaları ile aynı veya benzer ve bağlantılı sınıflar için marka olarak kullanmak istemesinin hukuka aykırı olduğunu, ortalama tüketicinin markaları müvekkili markalarının türevi olarak göreceğini ve karıştıracağını, davalının müvekkili şirketin markalarıyla iltibas yaratacak birden çok benzer marka başvurusu yapıp müşteri çevresini ele geçirme amacında olduğunu, bu hususa ilişkin davalı şirkete karşı açılmış birçok dava bulunduğu, davalının marka başvurusu kötü niyetli olduğundan başvurunun tüm mal ve hizmetler yönünden reddinin gerektiğini, yine müvekkili Şirketin "SARAY" ibaresini gerek marka olarak önce tescil etmesi gerekse İstanbul’da faaliyet göstermesi, faaliyetinin 1979’da başlaması ve davalı marka başvurusunda yer alan mal ve hizmetler yönünden de müvekkilinin faaliyette bulunması dikkate alındığında davalı markasının tüm mal ve hizmet sınıfları açısından reddi koşullarının oluştuğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olduklarını ve davalının açıkça bu markalardan haksız yarar sağladığını, müvekkilinin markalarının itibarının zarar gördüğünü, müvekkili şirketin ticaret unvanının uzun yıllardan beri tescilli olduğunu, bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını ileri sürerek YİDK'nin 2018-M-7745 sayılı kararın iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markaları arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; YİDK'in 2018-M-7745 sayılı kararının 17 nci sınıftaki "Kauçuk, gütaperka, lastik, amyant (asbest), mika veya bunlardan mamul toz, levha, çubuk ve folyo halinde yarı mamul sentetik malzemeler. Yalıtım, dolgu ve tıkama malzemeleri: yalıtım amaçlı kullanılan boyalar, yalıtım için kumaşlar, yalıtım amaçlı bantlar, yalıtım için örtüler, derz dolguları, contalar, o-ringler (motor, silindir contaları ve musluklar için contalar hariç). Lastikten, plastikten veya kauçuktan mamul bükülebilir borular, hortumlar (taşıtlar için kullanılanlar dahil), boru kılıf ve rakorları; tekstilden hortumlar, madeni olmayan boru kılıfları ve rakorları, hortum rakorları, taşıtlar için radyatör hortumları (yangın hortumları hariç)." malları yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; aynı sınıfın alt gruplarında yer alan mallar yönünden benzerlik araştırmasının usulüne uygun yapılmadığını, marka işaretleri benzer olduğu gibi başvuru kapsamında kalan tüm mallar yönünden de emtia benzerliği koşulunun gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış olduğunu ve bu nedenle de başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin söz konusu ibare üzerinde gerçek hak sahibi olması nedeni ile itirazının haklı bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında bulunan 17 nci sınıf mallarla davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin benzer olmadıklarını, kanun hükümlerinde yer alan şartların oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "SEREYPEN" asıl unsurlu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, esasen bu hususun davalı kurumun da kabulünde bulunduğu, başvuru kapsamında yer alan 17 nci sınıftaki mallarının da davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzer oldukları, bunun dışında başvuru kapsamında kalan "Taşıtlar için sentetik malzemelerden mamul profil çıtalar (dekorasyon amaçlı)." mallarının ise davacı markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle benzer olmadıkları, bu mallar yönünden anılan kanun maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, ayrıca davacının ilgili kanun maddesinin 3 üncü fıkrasında yer alan koşullarını da ispat edemediği, yine dava konusu başvurunun kötü niyetli de olmadığı gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde özetle; istinaf dilekçelerinde belirtmiş oldukları gerekçelerle kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı kurum vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacı ve davalı kuruma ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/984885100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz