Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3716 E. 2023/4723 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 5 yıllık
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
5174 sayılı kanun↗ ilamlı icra takibi↗ ilamlı icra↗ usulüne uygun tebligat↗ resen terkin↗ ihya davası↗ şirket müdürlüğü↗ yasal hasım↗ şirketin tasfiyesi↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ vekâlet ücreti↗ ihya↗ tasfiye memuru↗ iptal davası↗ tüzel kişilik↗ hak düşürücü süre↗ alacak davası↗ ihtar↗ yargılama gideri↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ yetki↗ ek tasfiye↗ terkin↗ ihtarname↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ yükleten (shipper)↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/509 E., 2021/736 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan rücuan alacak davası sonunda verilen ilamının icrası için ilamlı icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında yapılan adres araştırması sonucunda şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, şirketin ihyası için takip dosyasından yetki alındığını, sonuç olarak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 248-Elmadağ sicil numarasında kayıtlı Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre ihya davası açmak için terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını istenebileceğini, işbu davada şirketin terkin tarihinin 23.01.2014, dava açılış tarihinin ise 07.09.2021 olduğunu ve 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, ihyası istenen şirketin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın "taşınmış" notuyla 23.11.2013 tarihinde iade edildiğini, ihtarın ayrıca 07.10.2019 tarihinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... Müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tebliğe çıkarılan ihtarda belirtilen adresin ihyası istenen şirketin kayıtlı adresinden farklı olduğu, hatalı adrese gönderilen ihtarın ilan yoluyla tebliğ edilerek kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin re'sen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığı gibi, resen terkin sebebi olarak "5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler" gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, bu nedenle usulsüz olarak yapılan terkin işleminin iptali ile davanın kabulüne, Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkinine ilişkin işlemin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanun'a göre Oda kaydının sicilden re'sen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemesi söz konusu olamayacağı, ilk derece mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/6431 E. 2024/362 K.
Ortak:resen terkin · şirket müdürlüğü · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · tüzel kişilik · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre «ihya davası» açmak için «terkin» tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını istenebileceğini, işbu davada şirketin terkin tarihinin 23.01.2014, dava açılış tarihinin ise 07.09.2021 olduğunu ve 5 yıllık «zamanaşımının» geçtiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" notuyla 23.11.2013 tarihinde iade edildiğini, «ihtarın» ayrıca 07.10.2019 tarihinde «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», müdürlükleri «yasal hasım» olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaCEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «terkin» edilen şirketin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, «şirketin müdürlüklerine» bildirilen adresine kapatılma nedenine ilişkin «tebligat» çıkarıldığını, yetersiz adres notuyla iade olduğunu, «ihtarın» ayrıca «ilan» edildiğini, yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», davada «yasal hasım» olunduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, oysa şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile «terkin» işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı, «resen terkin» «sebebinin» 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'na göre odaca «kaydı» silinenler olarak gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca «tasfiye memuru atanmasının» gerekmediği, terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · yargılama giderleri · vekalet ücreti · temsil
Benzer bu karardaŞti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği, taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, oysa şirketi «temsil» ve ilzama yetkili kişilere de ihtar gönderilmesinin zorunlu olduğu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce bu gereğe uygun hareket edilmediği dolayısı ile «terkin» işleminin yasada belirtilen usule uygun olmadığı, «resen terkin» «sebebinin» 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu'na göre odaca «kaydı» silinenler olarak gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, yasaya uygun olmayan terkin işleminin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmesi durumunda ayrıca «tasfiye memuru atanmasının» gerekmediği, terkin işlemini usulüne uygun olarak yapmayan davalının «yargılama giderlerinden sorumlu» olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ...
CEVAP Davalı «temsilcisi» cevap dilekçesinde; «terkin» edilen şirketin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğini, «şirketin müdürlüklerine» bildirilen adresine kapatılma nedenine ilişkin «tebligat» çıkarıldığını, yetersiz adres notuyla iade olduğunu, «ihtarın» ayrıca «ilan» edildiğini, yapılan ihtarın hukuka uygun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasına», davada «yasal hasım» olunduğundan tarafları aleyhine «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisinin» istinaf dilekçesinde özetle; «hak düşürücü sürenin» geçirildiğini, şirketin «terkin» tarihinde şirket adına kayıtlı taşınır ve taşınmazların müdürlük tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, müdürlüğün işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirketin hukuka uygun bir şekilde terkin edildiğini, müdürlüğün «zorunlu hasım» durumunda bulunduğunu, bu nedenle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacaklarını, şirkete «tasfiye memuru atanması» gerektiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Kararın davalı «temsilcisi» tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1394 E. 2023/1520 K.
Ortak:5174 sayılı kanun · ihya davası · şirket müdürlüğü · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre «ihya davası» açmak için «terkin» tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını istenebileceğini, işbu davada şirketin terkin tarihinin 23.01.2014, dava açılış tarihinin ise 07.09.2021 olduğunu ve 5 yıllık «zamanaşımının» geçtiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" notuyla 23.11.2013 tarihinde iade edildiğini, «ihtarın» ayrıca 07.10.2019 tarihinde «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», müdürlükleri «yasal hasım» olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Taraflar arasındaki «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaTemyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un gecici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında öngörülen «hak düşürücü sürenin» geçtiğini, aynı maddenin altıncı fıkrasının (b) bendi uyarınca sicil «kaydı» silinen şirketlerin borçlarının şirket unvanlarının silinmesine engel olmayacağından davacının işbu davayı açmakta «hukuki yararının» olmadığını, «terkin» tarihinde şirketin alacak veya borçlarının davalı Kurum tarafından bilinmesi mümkün olmadığından yapılan terkin işleminin hukuka uygun olduğunu, şirket yetkili temsilcisine yapılan «ihtar» ulaşmasa dahi Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilân ile mevzuatta öngörülen usulün yerine getirilmiş olduğunu, geçici 7 nci maddede sayılan sebeplerle terkin işleminin gerçekleştirildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince ek tasfiyeye ve «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı «yasal hasım» konumunda olduğu hâlde aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan şirkete bu maddeyi işlettiği anlaşıldığından yasada öngörülen 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, öte yandan, davacı tarafından daha önce aynı «şirketin ihya» edilmesi talebiyle açtığı davanın kabulüne dair kararın Yargıtay denetiminden henüz geçmediği ve kesinleşmediği dikkate alındığında davacının işbu davada «hukuki yararının» bulunduğu, davalının usulsüz «terkin» işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği, İlk Derece Mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle «usulden reddi» kararında isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılmasına, yeniden» hüküm tesisine, buna göre davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 61215 sicil numarasında kayıtlı iken «sicilden terkin» edilen Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «ticaret sicilinden terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar usulü · infisah · münfesihlik · re'sen terkin · geçici 7. madde · hukuki menfaat · ticaret sicilinden terkin · sicilden terkin
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ihyası» talep olunan Yakıtsan Yakıt Sanayi Madencilik Ticaret Limited Şirketi'nin «münfesih» sayılmasına rağmen 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca kendisine yapılan «ihtar» ve ilân üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen silindiği, «ihtarnamede» «infisah» «sebebi» olarak 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'na (5174 sayılı Kanun) göre odaca «kaydı» silinenler olarak yer aldığı, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde «tasfiye» ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta ihyası istenen şirket yetkilisine «tebligat» yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi, belge veya tebligat dosyaya sunulmadığı gibi ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın adresin kapalı olması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca «terkin» işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilân suretiyle yapılan «ihtarın usule» aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, öte yandan 5174 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında, "Oda «yönetim kurulu» kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla «ticaret sicil» kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna «ihbarda» bulunulur.
… LK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak şirketin silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, «ihyası» istenen şirketin sicilden 23.10.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 26.05.2021 tarihinde açıldığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Müdürlüğünce «ihyası» istenen şirketin oda kaydından re'«sen terkin» edilmesi «sebebi» ile silinme hususu Kanun'da tadadi olarak sayılan hâllerden olmadığından yapılan terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğu, 6102 sayılı Kanun'un geçici maddesinin on beşinci fıkrasının «son» cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve «hukuki menfaati» bulunanların, haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebilecekleri, eldeki davada 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolmuş ise de davalı ...
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «ihyası» istenen şirketin «terkin» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule göre gerçekleştirilmediğini, re'«sen terkin» işlemleri sırasında şirket «temsilcisine» «tebligat» çıkarılmadığını, terkin koşullarının oluşmadığını, aynı şirket için açılan başka bir ihya davasında yargılama yapılarak davalının «hak düşürücü süre» yönünden itirazlarının kabul edilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2976 E. 2023/3571 K.
Ortak:5174 sayılı kanun · usulüne uygun tebligat · resen terkin · ihya davası · yasal hasım · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · ihya · dava şartı · hak düşürücü süre
İncelediğiniz karardaCEVAP Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre «ihya davası» açmak için «terkin» tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını istenebileceğini, işbu davada şirketin terkin tarihinin 23.01.2014, dava açılış tarihinin ise 07.09.2021 olduğunu ve 5 yıllık «zamanaşımının» geçtiğini, ihyası istenen «şirketin müdürlüklerine» bildirilen «son» adresine kapatılma nedenine ilişkin 03.10.2013 tarihinde çıkarılan «tebligatın» "taşınmış" notuyla 23.11.2013 tarihinde iade edildiğini, «ihtarın» ayrıca 07.10.2019 tarihinde «ilan» edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde «tasfiye memuru atanmasını», müdürlükleri «yasal hasım» olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilmemesini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen «ihtarın» Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak «ihyası» istenen şirket yetkilisine herhangi bir «tebligat» çıkarılmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tebliğe çıkarılan ihtarda belirtilen adresin ihyası istenen şirketin kayıtlı adresinden farklı olduğu, hatalı adrese gönderilen ihtarın «ilan» yoluyla tebliğ edilerek kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin re'sen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığı gibi, «resen terkin» «sebebi» olarak "«5174 sayılı kanuna» göre odaca «kaydı» silinenler" gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, bu nedenle usulsüz olarak yapılan terkin işleminin iptal …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan «terkin» işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, «ihyası» istenen şirket yetkilisine «usulüne uygun tebligat» yapıldığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, «yargılama giderinin» davanın açılmasında «yasal hasım» olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını, ayrıca davanın kabulü halinde de «tasfiye memuru atanmasının» zorunlu olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Şti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret sicilinden resen terkin · zorunlu hasım · yargılama giderlerinden sorumluluk · re'sen terkin · rücuen tazminat · yargılama giderleri · hukuki yarar · vekalet ücreti
Benzer bu karardaŞti.'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi uyarınca 28.01.2014 tarihinde «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 28.01.2014 tarih ve 8495 sayısında «ilan» edildiğini, bu işlemin usulüne uygun yapıldığını, «ihyası» istenen şirketin zorunlu olmasına rağmen faaliyet gösterdiği «son» adresini tescil ettirmediğini, şirketin terkininin ve buna ilişkin «tebligatların» hukuka uygun olduğunu, «zorunlu hasım» olmaları sebebiyle aleyhlerine «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» hükmedilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini, aksi halde ek «tasfiye» için «tasfiye memuru atanmasını» istemiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; davanın «hak düşürücü süre» içerisinde açılmadığını, davada davacı ... «hukuki yararı» bulunmadığını, «terkin» sürecinde yapılan «ihtar» ve işlemlerin usulüne uygun olduğunu, yalnızca dava konusu edilen dava dosyası için ek «tasfiye» gerekeceğinden «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «yargılama giderlerinden sorumlu» olmadıklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İş Mahkemesinin 2018/290 E. sayılı dosyası ile açılan «rücuen tazminat» davasının yargılaması sırasında söz konusu dosyanın davalılarından ...
Şti.'nin 23.01.2014 tarihinde «resen terkin» edildiğinin bildirildiğini, mahkemece taraflarına «ihya davası» açmak için süre verildiğini ileri sürerek Ankara Ticaret Sicil tarafından re'«sen terkin» edilen ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3716 E. , 2023/4723 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/229 Esas, 2023/480 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2021/509 E., 2021/736 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti aleyhine Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan rücuan alacak davası sonunda verilen ilamının icrası için ilamlı icra takibi başlatıldığını, takip dosyasında yapılan adres araştırması sonucunda şirketin ticaret sicilinden silindiğinin öğrenildiğini, şirketin ihyası için takip dosyasından yetki alındığını, sonuç olarak Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 248-Elmadağ sicil numarasında kayıtlı Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine göre ihya davası açmak için terkin tarihinden itibaren 5 yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını istenebileceğini, işbu davada şirketin terkin tarihinin 23.01.2014, dava açılış tarihinin ise 07.09.2021 olduğunu ve 5 yıllık zamanaşımının geçtiğini, ihyası istenen şirketin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın "taşınmış" notuyla 23.11.2013 tarihinde iade edildiğini, ihtarın ayrıca 07.10.2019 tarihinde ilan edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 31 inci maddesine göre tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin tescil ettirilmesi gerektiği, sonuç itibariyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesindeki usule uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, davanın zamanaşımı yönünden reddini, şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasını, müdürlükleri yasal hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı ... Müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Birleşmiş Kardeşler Cam San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kayıtlı adresine gönderildiği ancak taşınmış olduğundan tebliğ edilemediği, tebliğ edilemeyen ihtarın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine herhangi bir tebligat çıkarılmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tebliğe çıkarılan ihtarda belirtilen adresin ihyası istenen şirketin kayıtlı adresinden farklı olduğu, hatalı adrese gönderilen ihtarın ilan yoluyla tebliğ edilerek kanunda belirtilen şartlar yerine getirilmeksizin şirketin re'sen terkinine gidilmesi kanun hükmüne uymadığı gibi, resen terkin sebebi olarak "5174 sayılı kanuna göre odaca kaydı silinenler" gösterildiği, oda kaydı silinmesinin kanunda belirtilen terkin sebepleri arasında bulunmadığı, bu nedenle usulsüz olarak yapılan terkin işleminin iptali ile davanın kabulüne, Birleşmiş Kardeşler Cam San.
ve Tic. Ltd. Şti.'nin sicilden terkinine ilişkin işlemin iptali ile şirketin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Müdürlüklerince yapılan terkin işleminin usulüne uygun olduğunu, müdürlüklerinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, ihyası istenen şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapıldığı, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, yargılama giderinin davanın açılmasında yasal hasım olmaları nedeniyle davalı üzerinde bırakılamayacağını ayrıca davanın kabulü halinde de tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin 5174 sayılı Kanun'a göre Oda kaydının sicilden re'sen silindiği, davalı yanın sicilden silme gerekçesi gözetildiğinde hak düşürücü sürenin işlemesi söz konusu olamayacağı, ilk derece mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954585100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz