6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2933 E. 2023/5183 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm hatır senedi avalist aval gerekçenin düzeltilmesi sahtelik yemin delili muvazaa lehtar bedelsizlik vekâlet ücreti yemin kambiyo senedi ispat yükü keşideci bono vade kaldırma ve yeniden hüküm menfi tespit yükleten (shipper) teminat istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 702

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2018/336 E., 2019/1165 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça icra takibine konu edilen 25.06.2013 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bononun ön yüzünde bulunan avalist imzasının olmasına rağmen bu bononun muvazalı olarak takibe konulduğunu, bononun bedelsiz olduğunu, hatır amacıyla bu imzanın atıldığını ileri sürerek senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı Serdar Baştuğ'un borcuna yönelik olarak avalist olarak bonoyu imzaladığını, kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bononun bedelsiz olduğu, muvazaalı olarak düzenlendiği hususlarının davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafın tanık dinletme talebinin bononun miktarı dikkate alındığında reddinin gerektiği, davacı tarafın yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların dinlenilmediğini, muvazaa iddiası üzerinde durulmadığını, bononun hatır senedi olarak tanzim edildiğini, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bononun lehtarı ile keşidecinin baba oğul olduğunu ve davalı babanın ...'un bononun keşidecisi yerine davalıyı borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bonoda avalist sıfatıyla imzasının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre aval veren kişinin teminat verdiği borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin tahahhütünün geçerli olacağı, dolayısıyla davacı avalistin imzasını inkar etmemiş olmasına, takibe konu bononun geçerli bir kambiyo senedi olmasına ve davacı tarafça atılan avalist imzasının sahteliğine ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunulmamış olmasına göre davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu biçimde lehine aval verilenin ileri sürebileceği defilere yönelik olarak kambiyo senedinin bedelsiz olduğunun ve muvazalı olarak düzenlendiği husususlarının yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıkların dinlenilmediğini, muvazaa iddiası üzerinde durulmadığını, bononun hatır senedi olarak tanzim edildiğini, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bononun lehtarı ile keşidecinin baba oğul olduğunu ve davalı babanın ...'un bononun keşidecisi yerine davalıyı borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11612 E. 2013/15914 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13480 E. 2011/1664 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2933 E.  ,  2023/5183 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/1053 Esas, 2021/1636 Karar

HÜKÜM

Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/336 E., 2019/1165 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 19.09.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça icra takibine konu edilen 25.06.2013 vade tarihli 300.000,00 TL bedelli bononun ön yüzünde bulunan avalist imzasının olmasına rağmen bu bononun muvazalı olarak takibe konulduğunu, bononun bedelsiz olduğunu, hatır amacıyla bu imzanın atıldığını ileri sürerek senet sebebiyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dışı Serdar Baştuğ'un borcuna yönelik olarak avalist olarak bonoyu imzaladığını, kötü niyetli olarak bu davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu bononun bedelsiz olduğu, muvazaalı olarak düzenlendiği hususlarının davacı tarafça yazılı delillerle kanıtlanamadığı, davacı tarafın tanık dinletme talebinin bononun miktarı dikkate alındığında reddinin gerektiği, davacı tarafın yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanıkların dinlenilmediğini, muvazaa iddiası üzerinde durulmadığını, bononun hatır senedi olarak tanzim edildiğini, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bononun lehtarı ile keşidecinin baba oğul olduğunu ve davalı babanın ...'un bononun keşidecisi yerine davalıyı borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bonoda avalist sıfatıyla imzasının olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin 2 nci fıkrasına göre aval veren kişinin teminat verdiği borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin tahahhütünün geçerli olacağı, dolayısıyla davacı avalistin imzasını inkar etmemiş olmasına, takibe konu bononun geçerli bir kambiyo senedi olmasına ve davacı tarafça atılan avalist imzasının sahteliğine ilişkin olarak herhangi bir iddiada bulunulmamış olmasına göre davacı tarafın istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, bu nedenlerle davanın reddi gerekirken, mahkemece yazılı olduğu biçimde lehine aval verilenin ileri sürebileceği defilere yönelik olarak kambiyo senedinin bedelsiz olduğunun ve muvazalı olarak düzenlendiği husususlarının yazılı delillerle kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanıkların dinlenilmediğini, muvazaa iddiası üzerinde durulmadığını, bononun hatır senedi olarak tanzim edildiğini, anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, bononun lehtarı ile keşidecinin baba oğul olduğunu ve davalı babanın ...'un bononun keşidecisi yerine davalıyı borçlu gösterdiğini, bilirkişi raporunun usulüne uygun olmadığını, ispat yükünün davalı üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, bono nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954476700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.