Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/5213 E. 2023/5099 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti↗ imza yetkisi↗ resmi belgede sahtecilik↗ sahtelik↗ müterafik kusur↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ kusur oranı↗ sahtecilik↗ müteselsil sorumluluk↗ vekâlet ücreti↗ ticari faiz↗ basiretli tacir↗ ikrar↗ dolandırıcılık↗ protokol↗ yargılama gideri↗ havale↗ tacir↗ yasal faiz↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 05.05.2016 tarih, 2015/743 E. ve 2016/456 K. sayılı kararı ile davalı ...'ın yetkili olmadığı halde sahte talimatla hesabına para aktardığının teftiş kurulu raporuyla ve soruşturmadaki ikrarıyla sabit olduğu, davalı ...'a banka tarafından kimliği sorulduğunda kurum mutemedi ...'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka görevlisinin yanıltıldığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden teslim edilen havale talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, bu durumda gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davacı ... davalı bankanın müterafik kusurları belirlenip sunucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından davalı bankaya kimlerin yetkili olduğunun bildirildiğini, davalı banka ile yapılan 2012 tarihli protokol&sözleşmeye il müdür ve idari mali işler müdürü olarak imza atıldığını, yetkili kişilerin bunlar olduğunun banka tarafından bilindiğini, evrak getirip götüren kişi olarak bir kişinin bildirilmesinin banka tarafından istenilmediğini, bankanın imza ve imzada adı soyadı kısmında yazılanları kontrol etmesi gerektiğini, müvekkiline kusur atfı ile %20 oranında kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda müvekkiline %10 oranında kusur atfedilmesine rağmen mahkemece %20 oranında kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın bilirkişi raporlarında %90 oranında kusurlu bulunmasına rağmen mahkemece davalı bankaya %80 oranında kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her iki davalının da müştereken ve müteselsilen %100 sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davaya konu olayı gerçekleştirdiğine dair ikrarının olmasına rağmen müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğini, davacının talimatı üzerindeki yetkili imzaların sahte olduğunu, ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlendiğini, davalı ...'ın Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/77 E. sayılı dosyasından dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığını, bozma ilamında tazminatın indirilebileceği veya tamamen kaldırılabileceği belirtildiği halde mahkemece neredeyse hiç indirim yapılmadığı, lehlerine tarifeye göre en az 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken düşük vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca aleyhlerine fazladan yargılama giderine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının davalı ...'a yönelik temyizi yönünden ...'ın kusurlu olmasına, tazminattan sorumlu olmasına, ... hakkında mahkemece verilen 05.05.2016 tarihli kararın ... tarafından temyiz edilmemiş olmasına, bu davalı yönünden kararın kesinleşmiş olmasına rağmen davalı ... yönünden de kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Dava, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi yönünden, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu davalı yönünden reddolunan tutar 9.856,04 TL'dir. Karar tarihinde (2022) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 nci maddesinin birinci fıkrası, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmünü haizdir. Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde göre asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek vekalet ücreti "5.100,00 TL" olarak belirlenmiştir. Bu durumda Mahkemece davalı Halk Bankası A.Ş. yararına "5.100,00 TL" vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, “reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.056,10 TL” vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/5366 E. 2019/1928 K.
Ortak:havale · tacir · teslim · görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… rarı Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek «müterafik kusur» oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… m mutemedi ...'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka «görevlisinin» yanıltıldığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmişti …
Benzer bu karardaDosya kapsamında davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili Eylem Aksu'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı banka, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğündedir.
… edi Emin Günay'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka «görevlisinin» yanılttığı gerekçeleriyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:uygun illiyet bağı · objektif özen yükümlülüğü · özen yükümlülüğü · illiyet bağı
Benzer bu karardaBankanın sorumluluğunun doğması için «objektif özen yükümlülüğünün» ihlali ile meydana gelen zarar arasında «uygun illiyet bağının» bulunması yeterlidir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2382 E. 2023/5970 K.
Ortak:yargılama gideri · havale · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaAğrı Şubesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davaya konu olayı gerçekleştirdiğine dair «ikrarının» olmasına rağmen müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğini, davacının talimatı üzerindeki yetkili imzaların sahte olduğunu, ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlendiğini, davalı ...'ın Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/77 E. sayılı dosyasından «dolandırıcılık» ve «resmi belgede sahtecilik» suçundan ceza aldığını, bozma ilamında tazminatın indirilebileceği veya tamamen kaldırılabileceği belirtildiği halde mahkemece neredeyse hiç indirim yapılmadığı, lehlerine tarifeye göre en az 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken düşük «vekalet ücretine» hükmedildiği, ayrıca aleyhlerine fazladan «yargılama giderine» hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… rarı Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek «müterafik kusur» oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta davalının Ağrı İcra Hukuk Mahkemesinde «ödeme emrinin» kendisine «usulsüz tebliğ» edildiğine ilişkin dava açtığı, bu dava sonucunda Mahkemece ödeme emrinin davalıya 02.06.2015 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği, davacı bankanın mevcut karara ilişkin gerekçeli kararı 23.11.2015 «havale» tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz ettiği, sonuca göre 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin icra mahkemesince verilen kararda düzeltilen 02.06.2015 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının temyiz edilmesinin «hak düşürücü sürede» herhangi bir etkisinin olamayacağı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine …
… ın iptali açma süresi de başlamış sayılamayacağına, davacının icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesi icra müdürlüğünce kendilerine tebliğ edilmediğini, aleyhlerine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden itirazın iptali davasının açma süresinin başlamayacağını, taraflarına «itirazın tebliğ» edilmediğini, süre başlangıcı olarak İcra Hukuk Mahkemesinin «tebliğ tarihinin» düzeltilmesi kararı alınacaksa kesinleşme tarihi olan 08.07.2017 tarihinden itibaren sürenin başlaması gerektiğini, davanın esasa girilerek incelenmesi gerektiğini, davanın tamamen reddedilmesi halinde karşı taraf lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın tebliği · öğrenme tarihi · usulsüz tebliğ · tebligat usulsüzlüğü · ödeme emri · tebliğ tarihi · icra hukuk mahkemesi · maktu vekalet ücreti
Benzer bu kararda… nuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ağrı İcra Müdürlüğü'nün 2013/2384 E. sayılı dosyası üzerinden davalı ... 'ya gönderilen «tebligatın» 02.10.2013 tarihinde yapıldığı, Ağrı İcra Hukuk Mahkemesi 'nin 2015/54 E.- 2015/85 K. sayılı kararı ile söz konusu «tebligatın usulsüz» olduğunun belirlenerek «öğrenme tarihinin» 02.06.2015 tarihi olarak belirlendiği, «icra hukuk» mahkemesinin söz konusu kararının davacı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş.'ye 12.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği dolayısı ile itirazın iptaline ilişkin bir yıllık dava açma süresinin 12.11.2015 tarihinde başladığı, ancak davacı alacaklı Türkiye Halk Bankası A.Ş.'nin davacı ... aleyhine 26.07.2018 tarihinde itirazın iptali davasını açtığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve itirazın iptali davasının açılması için kanunda belirlenen bir yıllık «hak düşürücü sürenin» geçirilmiş olması nedeniyle davanın reddi kararında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
… vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlunun itiraz dilekçesinin taraflarına tebliğ edilmeden itirazın iptali davasının açma süresinin başlamayacağını, taraflarına «itirazın tebliğ» edilmediğini, süre başlangıcı olarak İcra Hukuk Mahkemesinin «tebliğ tarihinin» düzeltilmesi kararı alınacaksa kesinleşme tarihi olan 08.07.2017 tarihinden itibaren sürenin başlaması gerektiğini, davanın esasa girilerek incelenmesi gerektiğini, davanın tamamen reddedilmesi halinde karşı taraf lehine «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut uyuşmazlıkta davalının Ağrı İcra Hukuk Mahkemesinde «ödeme emrinin» kendisine «usulsüz tebliğ» edildiğine ilişkin dava açtığı, bu dava sonucunda Mahkemece ödeme emrinin davalıya 02.06.2015 tarihinde tebliğ edildiğinin kabul edildiği, davacı bankanın mevcut karara ilişkin gerekçeli kararı 23.11.2015 «havale» tarihli temyiz dilekçesi ile temyiz ettiği, sonuca göre 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinde öngörülen bir yıllık sürenin icra mahkemesince verilen kararda düzeltilen 02.06.2015 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, İcra Hukuk Mahkemesinin kararının temyiz edilmesinin «hak düşürücü sürede» herhangi bir etkisinin olamayacağı ve itirazın iptali davasının hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre yönünden reddine …
-
Hava yolu taşıma sözleşmesinden manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9513 E. 2012/11823 K.
Ortak:görevli mahkeme
İncelediğiniz kararda… m mutemedi ...'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka «görevlisinin» yanıltıldığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmişti …
… rarı Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek «müterafik kusur» oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, bu Yasa'nın 23. maddesi uyarınca «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesinin olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliği», karar kesinleştiğinde dosyanın Ağrı Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak ticari dava · taşıma sözleşmesi · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı, bu Yasa'nın 23. maddesi uyarınca «görevli» mahkemenin tüketici mahkemesinin olduğu gerekçesiyle, mahkemenin «görevsizliği», karar kesinleştiğinde dosyanın Ağrı Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
1-Dava, Hava yolu ile yolcu «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yukarıda da açıklandığı gibi uyuşmazlık taşıma hukukunu ilgilendirmekte olup, TTK'nun 4. maddesinin 1. bendi uyarınca anılan yasada düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan hukuk davaları «mutlak ticari» dava sayılır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/3969 E. 2010/10068 K.
Ortak:teslim
İncelediğiniz kararda… rarı Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu …
Benzer bu karardaDavalının oğlu tarafından taşınan şeker pancarlarının Ağrı Şeker Pancarı Fabrikasına «teslim» edilmediği ileri sürülerek açılan itirazın iptali davasında, davalı tarafça, oğlunun bir başka yerde kaza yaparak hayatını kaybettiği ve ilgili teslim belgelerinin …
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu pancarların «teslim» edilip edilmediğinin belirlenmesi için Ağrı Şeker Fabrikasına yazı yazılmalı ve davalının oğlu olan araç sürücüsünün hayatını kaybettiği bildirilen kazaya yönelik …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · ticari avans faizi · mirasçılık · taşıma sözleşmesi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · eksik inceleme · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, «nakliye sözleşmesine» aykırı hareket edilmesi nedeni ile davacının zarara uğradığı, bu zararın, sözleşmeye aykırı hareket eden tarafça karşılanması gerektiği gerekçesi ile davalının itirazının iptaline ve davalının, borçlunun «mirasçısı» olması nedeniyle «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
… ka tarafından düzenlenen yazı içeriğine göre, pancar bedeline % 50 oranında ceza eklendiği de dikkate alınarak, gerekirse davacı ile Ağrı Şeker Fabrikası arasındaki «taşıma sözleşmesi» de getirtilip konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davaya konu pancar bedellerinin tespiti sonucunda oluşacak kanaate göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik inceleme» ile sonuca gidilmesi hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
2 – Kabule göre de, mahkemece takibin devamı yönünde hüküm kurulurken, «ticari avans faizi» oranının ne sebeple % 38 oranında belirlendiği hususunda kararda açıklık bulunmaması dahi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
1 - Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/5213 E. , 2023/5099 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/399 Esas, 2022/331 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ağrı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne geçici görevle atanan davalı ...'ın imza yetkisi olmadığı halde idare ve mali şube müdürü ve il müdür vekilinin imzalarını taklit etmek suretiyle, sahte talimat oluşturarak kurumun hesabının bulunduğu diğer davalı Halk Bankası Ağrı Şubesinden kendi hesabına 35.200,17 TL para aktardığını, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, davalı bankanın da gerekli dikkati göstermediğini, evrakta ismi geçen şube müdür yardımcısının soy isminin bile yanlış yazıldığını, bankanın kurumdan teyit alması gerektiğini ileri sürerek 35.200,17 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın sahte imzalarla işlemi gerçekleştirdiğini, imzaların sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamayacak mahiyette olduğunu, daha önce de kurum çalışanı birçok kişi tarafından evrak getirildiğini, diğer davalıya kimlik tespiti ile ilgili sorular sorulduğunu, kurum mutemedi ...'in abisi olduğunu söylemesi üzerine evraktaki çift imza kontrol edilerek işlem yapıldığını, bankanın basiretli bir tacir gibi üzerine düşeni yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., paranın şube tarafından hesabına aktarıldığını, kendisinin bilgisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.05.2016 tarih, 2015/743 E. ve 2016/456 K. sayılı kararı ile davalı ...'ın yetkili olmadığı halde sahte talimatla hesabına para aktardığının teftiş kurulu raporuyla ve soruşturmadaki ikrarıyla sabit olduğu, davalı ...'a banka tarafından kimliği sorulduğunda kurum mutemedi ...'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka görevlisinin yanıltıldığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden teslim edilen havale talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, bu durumda gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davacı ...
davalı bankanın müterafik kusurları belirlenip sunucuna göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek müterafik kusur oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş.
ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından davalı bankaya kimlerin yetkili olduğunun bildirildiğini, davalı banka ile yapılan 2012 tarihli protokol&sözleşmeye il müdür ve idari mali işler müdürü olarak imza atıldığını, yetkili kişilerin bunlar olduğunun banka tarafından bilindiğini, evrak getirip götüren kişi olarak bir kişinin bildirilmesinin banka tarafından istenilmediğini, bankanın imza ve imzada adı soyadı kısmında yazılanları kontrol etmesi gerektiğini, müvekkiline kusur atfı ile %20 oranında kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda müvekkiline %10 oranında kusur atfedilmesine rağmen mahkemece %20 oranında kusurlu kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın bilirkişi raporlarında %90 oranında kusurlu bulunmasına rağmen mahkemece davalı bankaya %80 oranında kusur atfedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her iki davalının da müştereken ve müteselsilen %100 sorumlu olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davaya konu olayı gerçekleştirdiğine dair ikrarının olmasına rağmen müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğini, davacının talimatı üzerindeki yetkili imzaların sahte olduğunu, ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlendiğini, davalı ...'ın Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/77 E. sayılı dosyasından dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan ceza aldığını, bozma ilamında tazminatın indirilebileceği veya tamamen kaldırılabileceği belirtildiği halde mahkemece neredeyse hiç indirim yapılmadığı, lehlerine tarifeye göre en az 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken düşük vekalet ücretine hükmedildiği, ayrıca aleyhlerine fazladan yargılama giderine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının davalı ...'a yönelik temyizi yönünden ...'ın kusurlu olmasına, tazminattan sorumlu olmasına, ... hakkında mahkemece verilen 05.05.2016 tarihli kararın ... tarafından temyiz edilmemiş olmasına, bu davalı yönünden kararın kesinleşmiş olmasına rağmen davalı ... yönünden de kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3.Dava, sahte talimat ve usulsüz işlemlerle davacının hesabından para çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi yönünden, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, bu davalı yönünden reddolunan tutar 9.856,04 TL'dir. Karar tarihinde (2022) yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 nci maddesinin birinci fıkrası, "Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir." hükmünü haizdir.
Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde göre asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için ödenecek vekalet ücreti "5.100,00 TL" olarak belirlenmiştir. Bu durumda Mahkemece davalı Halk Bankası A.Ş. yararına "5.100,00 TL" vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, “reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.056,10 TL” vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin ve davalı Halk Bankası A.Ş. Ağrı Şubesi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davalı Halk Bankası A.Ş.'ye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954439300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz