Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/5366 E. 2019/1928 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uygun illiyet bağı↗ objektif özen yükümlülüğü↗ özen yükümlülüğü↗ illiyet bağı↗ basiretli tacir↗ havale↗ tacir↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı ...'ın yetkili olmadığı halde sahte talimatla hesabına parayı aktardığının teftiş kurulu raporuyla ve soruşturmadaki ikrarıyla sabit olduğu, davalı ...'a banka tarafından kimliği sorulduğunda kurum mutemedi Emin Günay'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka görevlisinin yanılttığı gerekçeleriyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Bankalar aldıkları mevduatları özenle koruma yükümlülüğü içinde oldukları gibi objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumludurlar. Bankanın sorumluluğunun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Dosya kapsamında davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden teslim edilen havale talimatında şube müdür vekili Eylem Aksu'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan Emin Günay'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlem gerçekleştirilmiştir. Davalı banka, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğündedir. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu açıktır. Diğer taraftan, davacı kurum da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurludur. Bu durumda, yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilip gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davacı ... davalı bankanın müterafik kusurları belirlenip sunucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5213 E. 2023/5099 K.
Ortak:havale · tacir · teslim · görevli mahkeme
İncelediğiniz karardaDosya kapsamında davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili Eylem Aksu'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı banka, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğündedir.
… edi Emin Günay'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka «görevlisinin» yanılttığı gerekçeleriyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… rarı Dairemizin 11.03.2019 tarih, 2017/5366 E. ve 2019/1928 K. sayılı kararı ile davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden «teslim» edilen «havale» talimatında şube müdür vekili ...'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı, ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan ...'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlemin gerçekleştirildiği, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu …
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek «müterafik kusur» oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… m mutemedi ...'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka «görevlisinin» yanıltıldığı gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz edilmişti …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:resmi belgede sahtecilik · müterafik kusur · kusur oranı · sahtecilik · müteselsil sorumluluk · ikrar · dolandırıcılık · protokol
Benzer bu karardaAğrı Şubesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...'ın davaya konu olayı gerçekleştirdiğine dair «ikrarının» olmasına rağmen müvekkili bankanın sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin basiretli bir iş adamı gibi hareket ettiğini, davacının talimatı üzerindeki yetkili imzaların sahte olduğunu, ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlendiğini, davalı ...'ın Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/77 E. sayılı dosyasından «dolandırıcılık» ve «resmi belgede sahtecilik» suçundan ceza aldığını, bozma ilamında tazminatın indirilebileceği veya tamamen kaldırılabileceği belirtildiği halde mahkemece neredeyse hiç indirim yapılmadığı, lehlerine tarifeye göre en az 5.100,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken düşük «vekalet ücretine» hükmedildiği, ayrıca aleyhlerine fazladan «yargılama giderine» hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuyla, davalı bankanın, basiretli bir «tacir» olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, «havale» talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğünde olduğu, bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, davacı kurumun da banka ile ilişkilerinde hangi «görevlinin» evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurlu olduğu, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla davacı bankanın %80 oranında kusurlu bulunduğu, davacının gördüğü zararın, davalı banka ve diğer davalının hukuka aykırı fiilleriyle ortaya çıktığı, davacının da hal ve hareketleriyle, kendi zararının oluşmasında ve artmasında kusurlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 52 nci maddesi uyarınca hükmedilecek tazminat tutarından davacıya izafe edilecek «müterafik kusur» oranında indirim yapılması gerektiğinden davanın kısmen kabulüne, 25.344,13 TL'sinden davalı Türkiye Halk Bankası A.Ş. ile birlikte müştereken ve «müteselsilen sorumlu» olmak kaydıyla 28.160,14 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından davalı bankaya kimlerin yetkili olduğunun bildirildiğini, davalı banka ile yapılan 2012 tarihli «protokol»&sözleşmeye il müdür ve idari mali işler müdürü olarak imza atıldığını, yetkili kişilerin bunlar olduğunun banka tarafından bilindiğini, evrak getirip götüren kişi olarak bir kişinin bildirilmesinin banka tarafından istenilmediğini, bankanın imza ve imzada adı soyadı kısmında yazılanları kontrol etmesi gerektiğini, müvekkiline «kusur» atfı ile %20 oranında kusur indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporunda müvekkiline %10 oranında kusur atfed …
Davacının davalı ...'a yönelik temyizi yönünden ...'ın kusurlu olmasına, tazminattan sorumlu olmasına, ... hakkında mahkemece verilen 05.05.2016 tarihli kararın ... tarafından temyiz edilmemiş olmasına, bu davalı yönünden kararın kesinleşmiş olmasına rağmen davalı ... yönünden de «kusur oranına» göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11991 E. 2014/18303 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:vekil hamil · kıymetli evrak iptali · zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · hamil · bono · taraf ehliyeti
Benzer bu karardaDava, «bononun» «zayii nedeniyle iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece, davacının «kıymetli evrakın iptalini» isteyecek haklı «hamil» olmadığı, emin sıfatıyla çeki elinde bulundurduğu, aktif dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, davacının «kıymetli evrakın iptalini» isteyecek haklı «hamil» konumunda olmayıp, emin sıfatıyla çeki elinde bulunduran olduğu, dava şartı olan dava «ehliyeti» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı bankanın «vekil hamil» sıfatıyla dava konusu bonoyu tahsil amacıyla elinde bulundurduğu ve vekil hamilinde bu davayı açabileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/5366 E. , 2019/1928 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada...
2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05/05/2016 tarih ve 2015/743-2016/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğüne geçici görevle atanan davalı ...'ın imza yetkisi olmadığı halde idare ve mali şube müdürü ve il müdür vekilinin imzaların taklit etmek suretiyle, sahte talimat oluşturarak kurumun hesabının bulunduğu diğer davalı... Halk Bankası şubesinden kendi hesabına 35.200,17 TL para aktardığını, davalı ... hakkında ceza davası açıldığını, davalı bankanın da gerekli dikkati göstermediğini, evrakta ismi geçen şube müdür yardımcısının soy isminin bile yanlış yazıldığını, bankanın kurumdan teyit alması gerektiğini ileri sürerek 35.200,17 TL'nin olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka vekili, davalı ...'ın sahte imzalarla işlemi gerçekleştirdiğini, imzaların sahteliğinin ilk bakışta anlaşılamayacak mahiyette olduğunu, daha önce de kurum çalışanı birçok kişi tarafından evrak getirildiğini, diğer davalıya kimlik tespiti ile ilgili sorular sorulduğunu, kurum mutemedi Ekrem'in abisi olduğunu söylemesi üzerine evraktaki çift imza kontrol edilerek işlem yapıldığını, bankanın basiretli bir tacir gibi üzerine düşeni yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., paranın şube tarafından hesabına aktarıldığını, kendisinin bilgisi olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı ...'ın yetkili olmadığı halde sahte talimatla hesabına parayı aktardığının teftiş kurulu raporuyla ve soruşturmadaki ikrarıyla sabit olduğu, davalı ...'a banka tarafından kimliği sorulduğunda kurum mutemedi Emin Günay'ın abisi olduğunu söylemesi üzerine güven duyulduğu, imzaların sahte olduğunun ilk bakışta çıplak gözle ayırt edilemeyecek şekilde düzenlenerek banka görevlisinin yanılttığı gerekçeleriyle davalı ... hakkındaki davanın kabulüne, davalı banka hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Bankalar aldıkları mevduatları özenle koruma yükümlülüğü içinde oldukları gibi objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumludurlar. Bankanın sorumluluğunun doğması için objektif özen yükümlülüğünün ihlali ile meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması yeterlidir. Dosya kapsamında davalı ... tarafından sahte olarak hazırlanıp yine bu kişi tarafından bankaya elden teslim edilen havale talimatında şube müdür vekili Eylem Aksu'nun soyadının “AKSOY” olarak yazıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca, davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde açıklandığı üzere, davalı banka ...'a kimliğini sorduğunda aynı kurumda çalışan Emin Günay'ın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine kimlik kontrolü yapılmadan dava konusu işlem gerçekleştirilmiştir.
Davalı banka, basiretli bir tacir olarak yazıyı getiren diğer davalının kimliğini kontrol etme, havale talimatındaki yetkili kişilerin isim soyisim ve imzalarını da kontrol etme ve herhangi bir şüphe durumunda da kurumla irtibata geçerek teyit alma yükümlülüğündedir. Bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı bankanın da zararın meydana gelmesinde kusurlu olduğu açıktır. Diğer taraftan, davacı kurum da banka ile ilişkilerinde hangi görevlinin evrak getirip götürmede ve işlem yapmada yetkili olduğunu ihtilafa yer bırakmayacak şekilde belirlemesi gerekirken bu konuda ihmal gösterdiğinden müterafik kusurludur. Bu durumda, yukarıda açıklanan hususlar değerlendirilip gerekirse bilirkişi raporu da alınmak suretiyle davacı ...
davalı bankanın müterafik kusurları belirlenip sunucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 11/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/497003800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz