İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2896 E. 2023/3708 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
depo sorumluluğu↗ teminat mektubu komisyonu↗ teminat mektubu tazmini↗ yetkiye itiraz↗ depo talebi↗ banka teminat mektubu↗ yetki şartı↗ sözleşme serbestisi↗ sıfat yokluğu↗ komisyon alacağı↗ adli yardım talebinin reddi↗ adli yardım talebi↗ borca itiraz↗ husumet itirazı↗ muhtıra↗ vekile tebliğ↗ adli yardım↗ ticari dava niteliği↗ teminat mektubu↗ depo kararı↗ aktif husumet↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ icra takibine itiraz↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ tmsf↗ komisyon↗ temlik↗ kefil↗ temerrüt faizi↗ yetki↗ ek tasfiye↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ yetkisizlik kararı↗ avans faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ teminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 54 üncü maddesi gereğince İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine, TMSF tarafından 10 Mart 2006 tarihinde RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne temlik yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin TMSF tarafından tahsil edilecek komisyon tutarları ve teminat mektubu bedelleri ayrık tutulduğundan davalıların aktif husumete ilişkin itirazlarının reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 141 inci maddesi gereğince fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, aynı Kanun'un geçici 16 ncı maddesine göre bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği, alacağın muaccel olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2011/9933 E. sayılı takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin ... yönünden 3.44l,63 TL nakti asıl alacak üzerinden, diğer davalılar yönünden 3.613,21 TL nakti asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi ve diğer ferileri ile birlikte 3.988,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %44 oranında temerrüt faizi, sonrasında ise %44 oranı aşılmamak kaydıyla avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, l.610,00 TL bedelli gümrük teminat mektubunun takip tarihi itibariyle güncel bedeli olan 14.789,31 TL'nin bankanın faiz getirmeyen bir hesabında depo edilmesine, takip sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2023 tarihli kararı ile gerekli harçlar süresi içinde yatırılmadığından 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 434 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı Tasfiye Halinde Türkoğlu Demir Makina ve Press San. Tic. Ltd. Şti. yönünden mahkeme ilamının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili adli yardım talepli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankanın uyguladığı minimum komisyon oranının 30,00 TL olduğunu, bunun aksine verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların genel kredi sözleşmesini imzalayarak bütün hükümlerini kabul ettiklerini, ihtarname davalı ...'nun mernis adresine gönderildiğinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği kabul edilerek, aynı diğer davalılar gibi sorumluluğu olduğunun kabul edilerek bu yönde karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alacak ticari mahiyetteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 88 inci ve 120 nci maddesindeki sınırlamaların ticari kredilerde uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince yetki şartının kefil olan müvekkili açısından geçerli olmadığını, borcun 10.06.1998 tarihinde muaccel olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın zamanaşımına uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... ve ... vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; borcun 10.06.1998 tarihinde muaccel olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın zamanaşımına uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, davacı bankaya davaya konu teminat mektubunun hangi tarihli ve miktarlı genel kredi sözleşmesine dayandığının sorularak cevabı geldikten sonra kefalet şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, emekli banka müdürü bilirkişinin müvekkillerinin iddiaları hakkında görüş ve bilgi aktaramayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 141 inci ve geçici 16 ncı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebileceğinden, mahkemece taraflar arasındaki ilişkide uygulama imkanı bulunmayan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 inci ve 120 nci maddelerine göre, 01.07.2012 tarihi sonrasında asıl alacağa %44 oranı aşılmamak kaydıyla avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi işletilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3. Davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde diğer davalılar kefil olup, imzaladıkları sözleşmede gerçekleşecek nakit borç nedeniyle kefaletleri söz konusudur. Davalı kefillerin genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunmamaktadır. Gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu durumda depoya ilişkin talebin davalı kefiller yönünden reddine karar verilmesi gerekirken genel kredi sözleşmesi hükümlerinin yanlış yorumlanarak davalı kefillerin teminat mektubunun deposundan sorumlu tutulmaları doğru olmamış, hükmün davalı kefiller yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12826 E. 2012/18010 K.
Ortak:husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda… relerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine, TMSF tarafından 10 Mart 2006 tarihinde RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne «temlik» yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin TMSF tarafından tahsil edilecek «komisyon» tutarları ve «teminat mektubu» bedelleri ayrık tutulduğundan davalıların «aktif husumete» ilişkin itirazlarının reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 141 inci maddesi gereğince fon alacaklarında «zamanaşımı» süresinin 20 yıl olduğu, aynı Kanun'un geçici 16 ncı maddesine göre bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, mahkemece benimse …
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar davalı RCT Varlık Yönetim A.Ş. vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, «husumetin» Birleşik Fon Bankasına yöneltilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yönetici Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/7871 E. 2014/12799 K.
Ortak:temlik · zamanaşımı · dava şartı · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… relerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine, TMSF tarafından 10 Mart 2006 tarihinde RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne «temlik» yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin TMSF tarafından tahsil edilecek «komisyon» tutarları ve «teminat mektubu» bedelleri ayrık tutulduğundan davalıların «aktif husumete» ilişkin itirazlarının reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 141 inci maddesi gereğince fon alacaklarında «zamanaşımı» süresinin 20 yıl olduğu, aynı Kanun'un geçici 16 ncı maddesine göre bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, mahkemece benimse …
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince «yetki şartının» «kefil» olan müvekkili açısından geçerli olmadığını, borcun 10.06.1998 tarihinde «muaccel» olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın «zamanaşımına» uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın «sıfat yokluğundan» reddi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... ve ... vekili «adli yardım» talepli temyiz dilekçesinde özetle; borcun 10.06.1998 tarihinde «muaccel» olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın «zamanaşımına» uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın «sıfat yokluğundan» reddi gerektiğini, davacı bankaya davaya konu «teminat mektubunun» hangi tarihli ve miktarlı «genel kredi sözleşmesine» dayandığının sorularak cevabı geldikten sonra «kefalet» şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, emekli banka müdürü bilirkişinin müvekkillerinin iddiaları hakkında görüş ve bilgi aktaramayacağını …
Benzer bu karardaMahkemece, davalılardan ... hakkında mahkemece ....05.2007 tarihinde verilen karar kesinleşmiş olmakla yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta da mahkemece verilen ....04.2012 tarihli hüküm, Dairemizce ....2013 tarihli ilam ile onanmış, davacı tarafça noterden düzenlenen ....2013 tarihli sözleşme ile işbu davadan kaynaklanan alacağı, dava dışı RCT Varlık Yönetimi A.Ş.'ye «temlik» edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:müddeabih · üçüncü kişi · uyuşmazlık konusu · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaHüküm taraflarca temyiz edilir ve Yargıtayca onanırsa, «müddeabihi» devralmış olan «üçüncü kişi» hakkında da «kesin» hüküm teşkil eder (HGK ....04.1996 gün 14/137 E., 285 K).
Davaya karşı «üçüncü kişi» durumunda olanlar, sonradan «uyuşmazlık konusu» hakkı iktisap etmiş olsalar bile bu iktisaplarının, kararın bildirilmesinden veya somut uyuşmazlıktaki gibi onama kararından sonra olması halinde, HUMK'nın 186 (HMK'nın 125) maddesi hükmünden yararlanamazlar.
Diğer bir deyişle mahkemece verilen hüküm Yargıtayca onanırsa «müddeabihi» temyiz veya karar düzeltme aşamasında devralmış olan «üçüncü kişi» hakkında da kesinleşir (Prof.
Hüküm ancak Yargıtayca bozulursa, bozmadan sonra yapılacak yargılamada mahkemece incelenebilir ve «müddeabihi» hüküm verildikten sonra devralmış olan «üçüncü kişi» hakkında HUMK'nın 186 (HMK.'nın 125). maddesi hükümleri uygulanabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/20 E. 2013/6904 K.
Ortak:temlik · zamanaşımı · teminat · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… relerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine, TMSF tarafından 10 Mart 2006 tarihinde RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne «temlik» yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin TMSF tarafından tahsil edilecek «komisyon» tutarları ve «teminat mektubu» bedelleri ayrık tutulduğundan davalıların «aktif husumete» ilişkin itirazlarının reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 141 inci maddesi gereğince fon alacaklarında «zamanaşımı» süresinin 20 yıl olduğu, aynı Kanun'un geçici 16 ncı maddesine göre bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği, alacağın «muaccel» olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, mahkemece benimse …
3.Davalı ... ve ... vekili «adli yardım» talepli temyiz dilekçesinde özetle; borcun 10.06.1998 tarihinde «muaccel» olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın «zamanaşımına» uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın «sıfat yokluğundan» reddi gerektiğini, davacı bankaya davaya konu «teminat mektubunun» hangi tarihli ve miktarlı «genel kredi sözleşmesine» dayandığının sorularak cevabı geldikten sonra «kefalet» şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, emekli banka müdürü bilirkişinin müvekkillerinin iddiaları hakkında görüş ve bilgi aktaramayacağını …
İcra Müdürlüğünün 2011/9933 E. sayılı takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin ... yönünden 3.44l,63 TL nakti «asıl alacak» üzerinden, diğer davalılar yönünden 3.613,21 TL nakti asıl alacak, işlemiş «temerrüt faizi» ve diğer ferileri ile birlikte 3.988,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %44 oranında temerrüt faizi, sonrasında ise %44 oranı aşılmamak kaydıyla «avans faizinin» iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalılar aleyhine %40 «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine, l.610,00 TL bedelli gümrük «teminat mektubunun» takip tarihi itibariyle güncel bedeli olan 14.789,31 TL'nin bankanın faiz getirmeyen bir hesabında «depo» edilmesine, takip sırasında «teminat mektubunun tazmin» edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsilin …
Benzer bu karardaDavacı taraf tazminat istemini, açılan «çek» iştira hesabı için davalı bankaya «teminat» ve «rehin» olarak bırakılan .... şahıs çekinin davalı banka tarafından işleme konulmaması nedeniyle «zamanaşımına» uğratılmasına dayandırmıştır.
… rlüğü'nün 2000/9699 esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği şekilde 7.992,04 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan 31.07.2002 tarihli alacak «temlik sözleşmesi» ile bu icra dosyasındaki banka alacağının ...'ye temlik edildiği, ancak daha sonra aynı alacağın 14.02.2006 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik edildiği, bu durumda «menfi tespit» davasında icra dosyasındaki «alacağı temlik» alan RCT Varlık Yönetim A.Ş.'nin davalı olup, davacının menfi tespit davasının RCT Varlık Yönetim A.Ş. aleyhine görülmesi gerektiği, icra dosyasında talep edilen a …
1- Dava, davalı bankanın davacıya açtığı kredi karşılığı davacı tarafından «rehin» olarak verilen senedi (çeki) zamanında tahsile koymayarak ve/veya davacıya iade etmeyerek verilen senedi (çeki) «zamanaşımına» uğratmış olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temlik sözleşmesi · alacağın temliki · rehin · tazminat davası · denetime elverişlilik · keşideci · bono · ihtar
Benzer bu kararda… rlüğü'nün 2000/9699 esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği şekilde 7.992,04 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, dosyaya sunulan 31.07.2002 tarihli alacak «temlik sözleşmesi» ile bu icra dosyasındaki banka alacağının ...'ye temlik edildiği, ancak daha sonra aynı alacağın 14.02.2006 tarihli alacak temlik sözleşmesi ile RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye temlik edildiği, bu durumda «menfi tespit» davasında icra dosyasındaki «alacağı temlik» alan RCT Varlık Yönetim A.Ş.'nin davalı olup, davacının menfi tespit davasının RCT Varlık Yönetim A.Ş. aleyhine görülmesi gerektiği, icra dosyasında talep edilen a …
Doları bedelli senedinin tahsil edilmeyip zaman aşımına uğraması nedeniyle talep ettiği «tazminat davası» açısından da davalı bankanın ...'nın 738. maddesi uyarınca poliçe hükümlerine tabi olan senedin zaman aşımına uğramasında kusurlu bulunduğu zira davacıyı haberdar etmediği gibi senedi de iade etmediği, davacının da senedin tahsil edilip edilmediğini araştırmadığı ve kendisine banka tarafından gönderilen «ihtara» rağmen iade için her hangi bir girişimde bulunmadığı, buna göre, zaman aşımına uğramasında her iki tarafın de %50'şer oranında müterafik kusurlu olduğu, davacının …
Doları «bonoya» dayalı davanın kısmen kabulü ile 34.000 ...
1- Dava, davalı bankanın davacıya açtığı kredi karşılığı davacı tarafından «rehin» olarak verilen senedi (çeki) zamanında tahsile koymayarak ve/veya davacıya iade etmeyerek verilen senedi (çeki) «zamanaşımına» uğratmış olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2896 E. , 2023/3708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2012/145 Esas, 2013/317 Karar
HÜKÜM
Kısmen kabul
... vekili
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalılar Tasfiye Halinde Türkoğlu Demir Makina ve Press San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... vekili tarafından adli yardım talepli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, Dairemizin 26.04.2014 tarih, 2014/7876 E., 2014/11818 K. sayılı kararı ile davalılar ... ve ...'nun adli yardım taleplerinin kabulüne, davalı şirketin adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, davalı şirketin adli yardım talebinin reddi kararına yapmış olduğu itirazın Yargıtay (Kapatılan) 20. H.D.'nin 09.02.2017 tarih, 2016/1330 E., 2017/1020 K. sayılı kararı ile reddine karar verilmiş, dosya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 434 üncü maddesinin üçüncü fıkrası yollamasıyla işlem yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmiş, gönderilen muhtıraya rağmen harçların yatırılmaması üzerine davalı Tasfiye Halinde Türkoğlu Demir Makina ve Press San.
Tic. Ltd. Şti. yönünden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiş, karar davalı şirket vekiline tebliğ edilmiş ancak temyiz edilmeksizin kesinleşmekle Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ile Kentbank A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, davalı şirkete kullandırılan teminat mektubu kredisinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine davalılara gönderilen ihtarname sonuç vermeyince İstanbul 11. İcra Müdürlüğünün 2011/9933 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalıların haksız itirazları ile takibin durduğunu ileri sürerek davalıların icra dairesinin yetkisine ve borca itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığını, zira alacağın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne devredilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar Tasfiye Halinde Türkoğlu Demir Makina ve Press San. Tic. Ltd. Şti., ..., ... vekili cevap dilekçesinde; Ankara Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığını, zira alacağın TMSF tarafından RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne devredilmiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 54 üncü maddesi gereğince İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırıldığından, davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine, TMSF tarafından 10 Mart 2006 tarihinde RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ne temlik yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin TMSF tarafından tahsil edilecek komisyon tutarları ve teminat mektubu bedelleri ayrık tutulduğundan davalıların aktif husumete ilişkin itirazlarının reddine, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 141 inci maddesi gereğince fon alacaklarında zamanaşımı süresinin 20 yıl olduğu, aynı Kanun'un geçici 16 ncı maddesine göre bu hükmün geçmişe etkili olarak uygulanması gerektiği, alacağın muaccel olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddine, mahkemece benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne, davalıların İstanbul 11.
İcra Müdürlüğünün 2011/9933 E. sayılı takibine itirazlarının kısmen iptaline, takibin ... yönünden 3.44l,63 TL nakti asıl alacak üzerinden, diğer davalılar yönünden 3.613,21 TL nakti asıl alacak, işlemiş temerrüt faizi ve diğer ferileri ile birlikte 3.988,59 TL üzerinden devamına, asıl alacak miktarlarına takip tarihinden 01.07.2012 tarihine kadar yıllık %44 oranında temerrüt faizi, sonrasında ise %44 oranı aşılmamak kaydıyla avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmasına, davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, l.610,00 TL bedelli gümrük teminat mektubunun takip tarihi itibariyle güncel bedeli olan 14.789,31 TL'nin bankanın faiz getirmeyen bir hesabında depo edilmesine, takip sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde tazmin tarihinden itibaren avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak suretiyle davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2023 tarihli kararı ile gerekli harçlar süresi içinde yatırılmadığından 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 434 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı Tasfiye Halinde Türkoğlu Demir Makina ve Press San. Tic. Ltd. Şti. yönünden mahkeme ilamının temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili adli yardım talepli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bankanın uyguladığı minimum komisyon oranının 30,00 TL olduğunu, bunun aksine verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların genel kredi sözleşmesini imzalayarak bütün hükümlerini kabul ettiklerini, ihtarname davalı ...'nun mernis adresine gönderildiğinden, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği kabul edilerek, aynı diğer davalılar gibi sorumluluğu olduğunun kabul edilerek bu yönde karar verilmesi gerektiğini, davaya konu alacak ticari mahiyetteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 88 inci ve 120 nci maddesindeki sınırlamaların ticari kredilerde uygulanamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi gereğince yetki şartının kefil olan müvekkili açısından geçerli olmadığını, borcun 10.06.1998 tarihinde muaccel olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın zamanaşımına uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı ... ve ... vekili adli yardım talepli temyiz dilekçesinde özetle; borcun 10.06.1998 tarihinde muaccel olduğunu, 10 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra takip başlatıldığından alacağın zamanaşımına uğradığını, TMSF 10.03.2006 tarihli sözleşme ile işbu alacağı RCT Varlık Yönetim A.Ş.'ye devrettiğinden davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, davacı bankaya davaya konu teminat mektubunun hangi tarihli ve miktarlı genel kredi sözleşmesine dayandığının sorularak cevabı geldikten sonra kefalet şartlarının mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini, emekli banka müdürü bilirkişinin müvekkillerinin iddiaları hakkında görüş ve bilgi aktaramayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 141 inci ve geçici 16 ncı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebileceğinden, mahkemece taraflar arasındaki ilişkide uygulama imkanı bulunmayan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 inci ve 120 nci maddelerine göre, 01.07.2012 tarihi sonrasında asıl alacağa %44 oranı aşılmamak kaydıyla avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi işletilmesi doğru olmamış, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3. Davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı banka ile davalı şirket arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde diğer davalılar kefil olup, imzaladıkları sözleşmede gerçekleşecek nakit borç nedeniyle kefaletleri söz konusudur. Davalı kefillerin genel kredi sözleşmesinde gayri nakdi kredilere yönelik depo sorumluluğu bulunmamaktadır. Gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. Bu durumda depoya ilişkin talebin davalı kefiller yönünden reddine karar verilmesi gerekirken genel kredi sözleşmesi hükümlerinin yanlış yorumlanarak davalı kefillerin teminat mektubunun deposundan sorumlu tutulmaları doğru olmamış, hükmün davalı kefiller yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ...'na, ...'na ve ...'na iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954314400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz