Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/247 E. 2023/3788 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
seçimlik hak↗ kapora↗ ayıba karşı tekeffül↗ seçimlik haklar↗ sözleşmeden dönme↗ terditli dava↗ müteselsil sorumluluk↗ ispat yükü↗ yenileme↗ ihtar↗ havale↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ dosya masrafı↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/704 E., 2017/1311 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Mercedes Koluman adlı firmadan 1.500,00 TL kapora ve kalan bakiye 69.030 Euro ödemek suretiyle araç satın aldığını, aracın sıfıra yakın bir araç olduğunun belirtildiğini, araca değişik kalemlerde masraf yapıldığını, ancak araç seyir halinde iken yaşanan bir tehlike sonrasında araçta yaklaşık 60.000,00 TL'lik hasar kaydı olduğunun ortaya çıktığını, satışı yapan ve fatura kesenin davalı şirket olduğunu ileri sürerek ayıplı malın aynen iadesi ile araç bedeli olarak ödenen 223.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren noter masrafları 400,00 TL, trafik ve kasko masrafı 13.0327,82 TL, 250,00 TL plaka ve trafik işlemleri, 7.000,00 TL araç bakım - yenileme giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ilk fıkrasında alıcının seçimlik haklarından birini kullanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının dava açılmadan evvel satışa konu aracın misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını davalıya ilettiği, davacının kullanmış olduğu seçimlik hakkını değiştirerek yeni bir seçimlik hak kullanma hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında anlaşılan araç dışında başka bir araç verildiğini ve aracın tramer kaydında kazalı çıktığını, aracın ayıplı olmadığına dair ispat yükünün de aracı satan davalı firma olduğunu, davalı firmanın, malın ayıplı olmadığını ispatlayamayacağı için kendisinin satıcı olmadığı yönünde iddia da bulunduğunu ancak müvekkiline aracı fatura eden şirketin, davalı Hama Oto Kiralama ve Çevre Hizmetleri A.Ş. olduğunu, satış yapan ve fatura kesenin davalı olduğunu, ihtarnamenin müvekkili ile Mercedes Kolumanlar isimli şirketi arasında gönderildiğini, davalı tarafa karşı kullanılan bir seçimlik hakkın söz konusu olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Koluman şirketine paranın havale edildiğine ilişkin dekont bulunduğu, faturanın davalı tarafından kesildiği, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen ihtarla bağlı olmadığına ilişkin iddiasının geçerli olmadığı, davalı ve dava dışı şirketin müteselsilen sorumlu olduğu, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen ihtar ile bağlı olduğu ve davalıya karşı yeni bir seçimlik hak ileri süremeyeceği, vekalet ücretinin dava konusu değere göre belirlendiği, hesapta hata bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkilinin araçta ortaya çıkan gizli ayıbı satıcıya ilettiğini, satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunduğunu, terditli olarak açılan işbu davada alıcı müvekkilinin genel hükümlere göre tazminat talep hakkı bulunduğunu, pert aşamasına gelmiş aracın bilerek müvekkiline satıldığını, hasarlı araç satımından kaynaklanan müvekkili zararının bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden dönme ve araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3689 E. 2022/5490 K.
Ortak:seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · fatura · ihtarname · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Mercedes Koluman adlı firmadan 1.500,00 TL «kapora» ve kalan bakiye 69.030 Euro ödemek suretiyle araç satın aldığını, aracın sıfıra yakın bir araç olduğunun belirtildiğini, araca değişik kalemlerde «masraf» yapıldığını, ancak araç seyir halinde iken yaşanan bir tehlike sonrasında araçta yaklaşık 60.000,00 TL'lik «hasar» «kaydı» olduğunun ortaya çıktığını, satışı yapan ve «fatura» kesenin davalı şirket olduğunu ileri sürerek ayıplı malın aynen iadesi ile araç bedeli olarak ödenen 223.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren noter masrafları 400,00 TL, trafik ve kasko masrafı 13.0327,82 TL, 250,00 TL plaka ve trafik işlemleri, 7.000,00 TL araç bakım - «yenileme» giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… f dilekçesinde özetle; taraflar arasında anlaşılan araç dışında başka bir araç verildiğini ve aracın tramer kaydında kazalı çıktığını, aracın ayıplı olmadığına dair «ispat yükünün» de aracı satan davalı firma olduğunu, davalı firmanın, malın ayıplı olmadığını ispatlayamayacağı için kendisinin satıcı olmadığı yönünde iddia da bulunduğunu ancak müvekkiline aracı «fatura» eden şirketin, davalı Hama Oto Kiralama ve Çevre Hizmetleri A.Ş. olduğunu, satış yapan ve fatura kesenin davalı olduğunu, «ihtarnamenin» müvekkili ile Mercedes Kolumanlar isimli şirketi arasında gönderildiğini, davalı tarafa karşı kullanılan bir seçimlik hakkın söz konusu olmadığını, davalı lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ilk fıkrasında alıcının «seçimlik haklarından» birini kullanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının dava açılmadan evvel satışa konu aracın misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını davalıya ilettiği, davacının kullanmış olduğu seçimlik hakkını değiştirerek yeni bir «seçimlik hak» kullanma hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaNoterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı «ihtarnamesi» ile «ayıp» ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının «seçimlik haklarından» satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «fatura» bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli «masraflar» davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde, alıcının kullanabileceği «seçimlik haklardan» biri, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkı» olarak belirtilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dönme hakkı · eksik araştırma · gizli ayıp · ayıp · avans faizi · teslim
Benzer bu kararda… a uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre, sözleşmeye konu makinenin zamanında ve sözleşmeye uygun bir şekilde davacıya «teslim» edilmediği, tamir edilebilecek bir arızasının olmadığı, ancak PLC teknolojik ve yazılım hatası ile davacıya teslim edildiği, satın alınan malın ayıplı olduğu, ayıbın teslim sırasında davacı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığı, ayıbın makinenin kullanılması esnasında ortaya çıktığı, ayıbın niteliği itibariyle «gizli ayıp» olduğu, ayıbın teslim sırasında var olduğu, davacı tarafından Tekirdağ 1.
Noterliği'nin 25/07/2013 tarihli 6050 yevmiye numaralı «ihtarnamesi» ile «ayıp» ihbarında bulunulduğu, ihtarnamenin davalıya 30/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının «seçimlik haklarından» satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkını» kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, «fatura» bedeli olan 54.357,65 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusu TTP 55 CNC palet çakma makinesinin iade için gerekli «masraflar» davalıya ait olmak üzere davacı tarafından davalıya iadesine karar verilmiştir.
Hal böyle olunca, Mahkemece satım konusu makinede, ayıbın var olup olmadığı, varsa «gizli ayıp» olup olmadığı, ayıbın giderilebilmesi içinde maliyetinin ne olacağı hususlarında 6098 sayılı kanunun 227. ve 230. maddesi gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken, «eksik araştırma» ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
6098 sayılı Kanun'un 227. maddesinde satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde, alıcının kullanabileceği «seçimlik haklardan» biri, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek «sözleşmeden dönme hakkı» olarak belirtilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4003 E. 2022/7845 K.
Ortak:sözleşmeden dönme · fatura · ihtarname
İncelediğiniz kararda… f dilekçesinde özetle; taraflar arasında anlaşılan araç dışında başka bir araç verildiğini ve aracın tramer kaydında kazalı çıktığını, aracın ayıplı olmadığına dair «ispat yükünün» de aracı satan davalı firma olduğunu, davalı firmanın, malın ayıplı olmadığını ispatlayamayacağı için kendisinin satıcı olmadığı yönünde iddia da bulunduğunu ancak müvekkiline aracı «fatura» eden şirketin, davalı Hama Oto Kiralama ve Çevre Hizmetleri A.Ş. olduğunu, satış yapan ve fatura kesenin davalı olduğunu, «ihtarnamenin» müvekkili ile Mercedes Kolumanlar isimli şirketi arasında gönderildiğini, davalı tarafa karşı kullanılan bir seçimlik hakkın söz konusu olmadığını, davalı lehine hükmedilen «vekalet ücretinin» çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Mercedes Koluman adlı firmadan 1.500,00 TL «kapora» ve kalan bakiye 69.030 Euro ödemek suretiyle araç satın aldığını, aracın sıfıra yakın bir araç olduğunun belirtildiğini, araca değişik kalemlerde «masraf» yapıldığını, ancak araç seyir halinde iken yaşanan bir tehlike sonrasında araçta yaklaşık 60.000,00 TL'lik «hasar» «kaydı» olduğunun ortaya çıktığını, satışı yapan ve «fatura» kesenin davalı şirket olduğunu ileri sürerek ayıplı malın aynen iadesi ile araç bedeli olarak ödenen 223.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren noter masrafları 400,00 TL, trafik ve kasko masrafı 13.0327,82 TL, 250,00 TL plaka ve trafik işlemleri, 7.000,00 TL araç bakım - «yenileme» giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «sözleşmeden dönme» ve araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
Ayıplı «ifa» nedeniyle «sözleşmeden dönme» seçimlik hakkını kullanan ve bu sebeple ürün bedellerinden sorumlu olmadığı anlaşılan davalının, 6098 sayılı TBK’nın 227. maddesinin 1. fıkrasına göre ayıplı ürünleri davacıya iade etmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıp · satım sözleşmesi · icra takibine itiraz · ifa · ihbar · ticari defter · teslim · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tarafların «ticari defter» ve kayıtlarına göre, davacının davalıdan 118.000,00 TL alacaklı, davalının davacıdan 38.000,00 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafça davalıya satılan kalıplardan üç tanesinin ayıplı olduğu, kalıpların bir adedindeki ayıbın varlığının dahi diğer tüm kalıpları etkileyecek mahiyette bulunduğu, davalı tarafça davacıya elektronik posta yoluyla 04.06.2015 tarihinde süresi içinde «ayıp» ihbarında bulunulduğu, sözleşmeye ve «fatura» içeriğine konu tüm kalıpların gizli ayıplı olması nedeniyle davaya konu icra takibine dayanak fatura içeriği kalıpların ayıpları giderilmediği veya ayıplı kalıplar …
Bölge Adliye Mahkemesince; davacıdan satın alınan ürünlerin ayıplı olduğunu davalının ispatlaması gerektiği, satıma konu kalıplarda «ayıp» bulunduğu, ayıbın gizli olduğu, «ihbarının» süresinde yapıldığı ve ürünlerdeki ayıbın giderilmediği veya yenisi ile değiştirilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2- Dava, «satım sözleşmesinden» kaynaklanan alacağa dayalı «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Davacı şirket, davalıya sattığı 10 adet kalıp bedeli için icra takibine girişmiş, davalı şirket ise takip tarihinden önce davacıya gönderdiği 19.06.2015 tarihli «ihtarnamesi» ile ürünlerdeki «ayıplar» giderilmediği takdirde sözleşmeyi feshedeceğini bildirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5424 E. 2024/1867 K.
Ortak:seçimlik haklar · sözleşmeden dönme · terditli dava · ihtar · dosya masrafı · Alacak
İncelediğiniz karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Mercedes Koluman adlı firmadan 1.500,00 TL «kapora» ve kalan bakiye 69.030 Euro ödemek suretiyle araç satın aldığını, aracın sıfıra yakın bir araç olduğunun belirtildiğini, araca değişik kalemlerde «masraf» yapıldığını, ancak araç seyir halinde iken yaşanan bir tehlike sonrasında araçta yaklaşık 60.000,00 TL'lik «hasar» «kaydı» olduğunun ortaya çıktığını, satışı yapan ve «fatura» kesenin davalı şirket olduğunu ileri sürerek ayıplı malın aynen iadesi ile araç bedeli olarak ödenen 223.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren noter masrafları 400,00 TL, trafik ve kasko masrafı 13.0327,82 TL, 250,00 TL plaka ve trafik işlemleri, 7.000,00 TL araç bakım - «yenileme» giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… erece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ilk fıkrasında alıcının «seçimlik haklarından» birini kullanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının dava açılmadan evvel satışa konu aracın misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını davalıya ilettiği, davacının kullanmış olduğu seçimlik hakkını değiştirerek yeni bir «seçimlik hak» kullanma hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Koluman şirketine paranın «havale» edildiğine ilişkin dekont bulunduğu, faturanın davalı tarafından kesildiği, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen ihtarla bağlı olmadığına ilişkin iddiasının geçerli olmadığı, davalı ve dava dışı şirketin «müteselsilen sorumlu» olduğu, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen «ihtar» ile bağlı olduğu ve davalıya karşı yeni bir «seçimlik hak» ileri süremeyeceği, «vekalet ücretinin» dava konusu değere göre belirlendiği, hesapta hata bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle dav …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
2.Davalı ...-Benz Türk A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, «dava konusu» taleplerin açıklattırılması ve bu hususa ilişkin verilmiş süreye riayet edilmemesi durumunda «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın mezkur araçtaki «şikayetlerinin» varlığı kabul edilse dahi, davacının mevzuatın aradığı süreler dahilinde usulüne uygun ve süresinde bir «ayıp» ihbarında bulunmadığını, davanın dava konusu talep için kanunun aradığı şartlar bulunmadığından reddi gerektiğini, davacının sahip olduğu «seçimlik haklarından» onarım hakkını kullanmasından sonra ikame ettiği dava ile «terditli» olarak aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ve aracın «teslimi» ile «bedelinin iade» edilmesine dair talepte bulunmasının «hakkın kötüye kullanılmasını» teşkil ettiğini, davada talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin maddi ve hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek, davanın «görevsizlik» nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın hak düşürücü sürelere riayet edilmemiş olması nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini t …
… Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla «terditli» olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, «sözleşmenin feshi» yerine «bedelden indirim» ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda «seçimlik yetki» tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması «sebebi» ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık «kesin süre» verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:seçimlik yetki · bedelden indirim · usulden red · bedel indirimi · ön inceleme tutanağı · doğrudan zarar · ihtarat · ek mehil
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/123 E. sayılı dosyasında ön «inceleme tutanağında» taraflarına talep sonucunu açık bir şekilde belirtmeleri için tebliğden itibaren bir haftalık «kesin süre» verildiğini, bahsi geçen eksikliğin tamamlanmaması durumunda davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edilmesine karar verildiğini, söz konusu «ihtaratın» taraflarına tebliğ edildiğini, 04.07.2018 tarihli dilekçede; asıl taleplerinin malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi, «terditli» yardımcı taleplerinin bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile birlikte «bedelin iadesi», ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesi, yardımcı taleplerinin; «yargılama giderleriyle» satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi ile ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesi hususlarını kapsadığı şekilde beyanda bulunulduğunu, İlk Derece Mahkemesinin 15.05.2018 tarihli tensip «ara» kararları gereğince ek bir dilekçeyle söz konusu taleplerin taraflarınca yeniden bildirildiğini, ancak bu aşamadan sonra İlk Derece Mahkemesince «görevsizlik» nedeniyle «usulden red» kararı verildiğini, «görevli» mahkemede görülmeye başlanan davanın öncekinin devamı niteliğinde olduğunu, görevli mahkemece araç üzerinde yeniden «keşif» yapılmasına karar verildiğini, keşif esnasında aracın çalıştırılamadığını, davacının verilen sürede araç bakımını yapmış olması sebebiyle tekrar keşif yapılmasına karar verildiğini bu kez de keşif usulüne uygun yapılmadığından taraflarınca itiraz edildiğini, bu aşamada taleplerini açıklamaları hususunda ilk derece mahkemesince taraflara süre verildiğini bunun üzerine 04.07.2018 tarihli dilekçeyi sunduklarını, mahkemenin görevsizlik kararının «istinaf incelemesi» neticesi kaldırıldığını, kararın kaldırılmasından sonraki 17.12.2019 tarihli celsede davanın «usulden reddine» karar verildiğini, halbuki görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlerin, görevli mahkemede de geçerli olduğunu, bu bağlamda 04.07.2018 tarihli dilekçeyle talep etti …
… Kanun'un 227 nci maddesinde alıcıya tanınan haklar yenilik doğurucu, yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla «terditli» olarak talepte bulunamayacağı, kanun, alıcıya genel hükümlere göre tazminat talebinde bulunma hakkını tanıdığı gibi, maddenin 4 üncü fıkrasında hâkime, «sözleşmenin feshi» yerine «bedelden indirim» ya da satılanın onarılmasına karar verme konusunda «seçimlik yetki» tanındığı, bu nedenle, davanın terditli açılmasının mümkün olmadığı, mahkemece dava dilekçesinde talep sonucunun açık olmaması «sebebi» ile 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi gereğince davacıya talep sonucunu açıklaması için bir haftalık «kesin süre» verildiği, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının «ihtar» edildiği, davacı vekili tarafından söz konusu eksiklik tamamlanmadığından «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 08.06.2017 tarihinde davalı ...Ş.'den almış olduğu 2017 model ...Marka aracın «teslim» tarihinden sonra bir hafta geçmeden 13.06.2017 tarihinde motor soğukken araç rölantide ve seyir halinde titreme «şikayeti» ile aracı servise verdiğini, yazılım güncellemesi yapılmış olmasına rağmen 03.07.2017 tarihinde arıza «sebebi» ile aracın tekrar servise verildiğini, yine yazılım güncellemesi yapıldığını, fakat 12.07.2017 tekrar aracı servise götürüldüğünü, birden fazla servise götürülmüş olan araçta her defasında elektronik düzenin kontrol edilmesi amcı ile yazılım güncellemesi yapıldığını, araçta üretim hatası bulunuduğunun aşikar olduğunu, aracın hala serviste bulunduğunu, müvekkilinin «dava konusu» aracı ticari faaliyetinde kullanmak için aldığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, ödemiş olduğu satış bedelinin faiziyle birlikte geri verilmesi, satılanın tamamen zaptında olduğu gibi «yargılama giderleri» ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesine, ayıplı maldan doğan «doğrudan zararın» giderilmesine, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bedel iadesini de içeren «sözleşmeden dönme» ile bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… lı Kanun) 227 nci maddesinde alıcıya tanınan hakları yenilik doğurucu yani tüketilen haklardan olup alıcı bunlardan ancak birini kullanabilecek, başka bir anlatımla «terditli» olarak talepte bulunamayacağı, verilen «kesin sürede» seçimlik hakkını kullanmayan davacının lehine bir seçimlik hakka öncelik tanıyarak yargılamaya devam edilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddelerine açıkça aykırı olacağı, yasal «ihtarata» uygun olarak huzurdaki davacının 6100 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesinin birinci fıkrası (ğ) bendi uyarınca açık bir talep sonucu barındırmadığı gerekçesiyle aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/247 E. , 2023/3788 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/625 Esas, 2021/1365 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2016/704 E., 2017/1311 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı Mercedes Koluman adlı firmadan 1.500,00 TL kapora ve kalan bakiye 69.030 Euro ödemek suretiyle araç satın aldığını, aracın sıfıra yakın bir araç olduğunun belirtildiğini, araca değişik kalemlerde masraf yapıldığını, ancak araç seyir halinde iken yaşanan bir tehlike sonrasında araçta yaklaşık 60.000,00 TL'lik hasar kaydı olduğunun ortaya çıktığını, satışı yapan ve fatura kesenin davalı şirket olduğunu ileri sürerek ayıplı malın aynen iadesi ile araç bedeli olarak ödenen 223.500,00 TL'nin ödeme tarihi olan 18.03.2016 tarihinden itibaren noter masrafları 400,00 TL, trafik ve kasko masrafı 13.0327,82 TL, 250,00 TL plaka ve trafik işlemleri, 7.000,00 TL araç bakım - yenileme giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ilk fıkrasında alıcının seçimlik haklarından birini kullanabileceğinin hüküm altına alındığı, davacının dava açılmadan evvel satışa konu aracın misliyle değiştirilmesi yönünde seçimlik hakkını davalıya ilettiği, davacının kullanmış olduğu seçimlik hakkını değiştirerek yeni bir seçimlik hak kullanma hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında anlaşılan araç dışında başka bir araç verildiğini ve aracın tramer kaydında kazalı çıktığını, aracın ayıplı olmadığına dair ispat yükünün de aracı satan davalı firma olduğunu, davalı firmanın, malın ayıplı olmadığını ispatlayamayacağı için kendisinin satıcı olmadığı yönünde iddia da bulunduğunu ancak müvekkiline aracı fatura eden şirketin, davalı Hama Oto Kiralama ve Çevre Hizmetleri A.Ş. olduğunu, satış yapan ve fatura kesenin davalı olduğunu, ihtarnamenin müvekkili ile Mercedes Kolumanlar isimli şirketi arasında gönderildiğini, davalı tarafa karşı kullanılan bir seçimlik hakkın söz konusu olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin çok yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı Koluman şirketine paranın havale edildiğine ilişkin dekont bulunduğu, faturanın davalı tarafından kesildiği, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen ihtarla bağlı olmadığına ilişkin iddiasının geçerli olmadığı, davalı ve dava dışı şirketin müteselsilen sorumlu olduğu, bu durumda davacının dava dışı şirkete gönderilen ihtar ile bağlı olduğu ve davalıya karşı yeni bir seçimlik hak ileri süremeyeceği, vekalet ücretinin dava konusu değere göre belirlendiği, hesapta hata bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve istinaf dilekçesindeki beyanlarına ilaveten, müvekkilinin araçta ortaya çıkan gizli ayıbı satıcıya ilettiğini, satıcının ayıba karşı tekeffül borcu bulunduğunu, terditli olarak açılan işbu davada alıcı müvekkilinin genel hükümlere göre tazminat talep hakkı bulunduğunu, pert aşamasına gelmiş aracın bilerek müvekkiline satıldığını, hasarlı araç satımından kaynaklanan müvekkili zararının bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sözleşmeden dönme ve araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6098 sayılı Kanun'un 227 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/954303900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz